BASKETBOL - 19 Aralık 2016 Pazartesi 11:18

THY Euroleague'de 13. hafta heyecanı

A
A
A
THY Euroleague'de 13. hafta heyecanı

THY Euroleague’de 13. hafta heyecanı yarın oynanacak Unics Kazan - Galatasaray Odeabank karşılaşmasıyla başlayacak.

THY Euroleague’de 13. hafta heyecanı yarın ve 21 Aralık Çarşamba günü oynanacak karşılaşmalarla devam edecek. Geçtiğimiz hafta Abdi İpekçi Spor Salonu’nda EA7 Olimpia Milano’yu 83-80 mağlup eden Galatasaray Odeabank deplasmanda Unics Kazan ile karşılaşacak. Brose Basket Bamberg’e 91-83 mağlup olan Anadolu Efes, evinde Zalgiris Kaunas’ı ağırlayacakken, Fenerbahçe’nin rakibi ise Darüşşafaka Doğuş olacak.
THY Euroleague’in 13. haftasında oynanacak karşılaşmaların programı şöyle:

Yarın
18.00 Unics Kazan - Galatasaray Odeabank
20.30 Anadolu Efes - Zalgiris Kaunas
21.00 Olympiakos - Kızılyıldız
21.45 Real Madrid - Brose Basket Bamberg

21 Aralık Çarşamba
20.45 Fenerbahçe - Darüşşafaka Doğuş
21.00 EA7 Olimpia Milano - Panathinaikos Superfoods
21.05 Maccabi FOX - CSKA Moskova
21.30 Baskonia - Barcelona Lassa 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Karaçoban’da bir sofra kuruldu, mesafeler kardeşliğe dönüştü Erzurum’un Karaçoban ilçesinde Meslekî ve Teknik Anadolu Lisesi tarafından "Gelenekten Geleceğe" sloganıyla sürdürülen "Geleneksel Pilav Günü", bu yıl "Maarifin Kalbinde Akademi ile Sofra Kardeşliği" temasıyla bambaşka bir anlam kazandı. Aynı sofrada yalnızca öğrenciler ve öğretmenler değil; akademi ile Anadolu’nun sıcaklığı da buluştu. Sabah saatlerinde yaklaşık 180 kilometrelik yolu aşarak ilçeye gelen Erzurum Teknik Üniversitesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümü öğretim üyeleri ve öğrencileri, okul girişinde alkışlarla ve içten bir misafirperverlikle karşılandı. Programa; Karaçoban Belediye Başkanı Kazım Erhan, İlçe Milli Eğitim Müdürü Muhlis Karakurt ve AK Parti İlçe Başkanı Alihan Işık başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı. Etkinliğin en özel ayrıntılarından biri ise Karaçoban Meslekî ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin kendi atölyelerinde hazırladıkları hediyeleri misafirlere takdim etmesi oldu. Program boyunca okul bahçesinde yükselen görüntüler, son zamanlarda yorgun düşen eğitim dünyasına adeta umut oldu. Çünkü bugün Karaçoban’da bir okul, yalnızca eğitim veren bir kurum değil; insanları birbirine yaklaştıran bir gönül köprüsü olduğunu gösterdi. Bu anlamlı buluşmaya öncülük eden Okul Müdürü Reşat İpek yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: "Anadolu kültüründe aynı sofraya oturmak yalnızca yemek paylaşmak değildir; gönül paylaşmaktır. Biz bugün burada akademiyle halkı, öğrencilerle öğretmenleri, gençlerle büyükleri aynı sofrada buluşturduk. Çünkü inanıyoruz ki aynı sofrada buluşabilen insanlar, aynı geleceği de birlikte kurabilir." Günün sonunda ise okul bahçesinde halaylar çekildi. Öğrenciler, öğretmenler, akademisyenler ve vatandaşlar omuz omuza aynı ritimde yürüdü. Program sonunda Erzurum Teknik Üniversitesi öğretim üyeleri ve öğrencileri Karaçoban’dan yüzlerinde tebessümle ayrılırken, Karaçoban Meslekî ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencileri ise misafirlerini ağırlamanın huzurunu ve mutluluğunu yaşadı.
İzmir Ay’da yaşamın anahtarı: Uzay tarımı Uzayda sürdürülebilir yaşamın anahtarı olarak görülen "Ay tarımı", İzmir’de uluslararası bir bilim buluşmasına sahne oldu. Yaşar Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen sempozyumda Türk ve Japon bilim insanları, Ay’da yaşamın mümkün kılınmasına yönelik tarım, ekosistem ve üretim modellerini masaya yatırdı. Yaşar Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi tarafından düzenlenen "Uzay Biliminde Gelecek Yönelimler ve Ay Tarımı" konulu mini-sempozyumda Türk ve Japon bilim insanları, uzay bilimi ile sürdürülebilir tarımı ele alırken, geleceğin üretim modellerine ışık tuttu. Küresel ölçekte önem kazanan uzay tarımı alanında düzenlenen buluşma, Yaşar Üniversitesi Selçuk Yaşar Kampüsü’nde yapıldı. Etkinlikte; Ay’da tarım sürdürülebilir geleceğe dair yeni perspektifler ortaya kondu. "Mesele beslenmek değil, ekosistem kurmak" Sempozyumun açılışında konuşan Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, uzay misyonlarında gıda üretiminin ötesine geçilmesi gerektiğini vurguladı. Kandiller, Ay’da ya da Ay yörüngesinde yerleşik hayata geçmenin temel şartının üçlü bir denge kurmak olduğunu belirtti. Prof. Dr. Kandiller, "Ay’a ayak basılmasından bu yana 50 yıl geçti. Bugünlerde insanoğlu yeniden Ay’a gitmeye, hatta Ay üzerinde ya da Ay yörüngesindeki bir uyduda yerleşik hayata geçerek Mars’a yapılacak bir uzay yolculuğuna zemin hazırlamaya odaklanmış durumda. Eğer Ay’da yerleşik hayata geçmeyi planlıyorsak çözmemiz gereken çok önemli bir sorun var; Kolonistleri orada nasıl doyuracağız? Yaşamı sürdürebilmek için yeterli ve sağlıklı gıdayı orada üretmek zorundalar. Ayrıca bu bitkiler sadece insanları beslemek için değil, aynı zamanda oksijen üretmek ve atıkları arıtmak için de kullanılacak. Yani artık mesele sadece beslenmek değil; bu üç sorunu (gıda, oksijen, atık geri dönüşümü) birlikte çözmek" dedi. Uzay misyonuna katkı Türkiye’nin insanlı ilk uzay misyonuna gönderilen bitki deneyi "Extremophyte" tasarlayan üç kişilik ekibin üyesi olan Yaşar Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Türkan da yürüttükleri projeyi anlattı. Prof. Dr. Türkan şu bilgileri verdi: "2023 yılında, TÜBİTAK ve Türkiye Uzay Ajansı (TUA), Uluslararası Uzay İstasyonu’na yapılacak ilk insanlı uzay uçuşu için bir çağrı açtı ve Alper Gezeravcı’nın ISS’de gerçekleştirebileceği deney önerileri istedi. Bu çağrı sonucunda komiteler tarafından 13 deney seçildi. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Rengin Özgür Uzilday, Doç. Dr. Barış Uzilday ve benim yer aldığım ekibin Extremophyte’ adını verdiğimiz çalışmamız da bunlardan biriydi. Deney kapsamında, Dünya’da sadece Tuz Gölü’nde yayılış gösteren ve yüksek tuzlu ortamlara dirençli bir bitki olan "Schrenkiella parvula"yı uazaya gönderdik. Bu bitki kuraklığa, tuzluluğa, lityum ve bor yüksekliğine, ayrıca yüksek sıcaklığa dayanıklılık gibi sıra dışı adaptasyon özelliklerine sahiptir. Yani Rektörümüzün de belirttiği gibi, Ay veya gelecekte Mars gibi uzay ortamlarıyla doğrudan ilgili olan çoklu stres faktörlerine karşı koyabilen bir bitkidir. Bu deneyi yapana kadar, mikroçekim altında tuz stresine verdiği yanıtların ve adaptasyon özelliklerinin korunup korunmadığı bilinmiyordu; bu çalışma bu açıdan çok bilgilendirici olacak. Ayrıca bu deneye kadar ISS’ye hiçbir halofitik (tuzcul) bitki gönderilmemişti. Bu, uzaya gönderilen ilk ’extremophyte’ oldu." Ay toprağı yapıldı Japonya’dan Chiba Üniversitesi Uzay Tarımı ve Bahçe Bitkileri Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hideyuki Takahashi "Bitki uzay deneyleri ve ayda tarım" konulu bir sunum gerçekleştirdi. Tohoku Üniversitesi Yaşam Bilimleri Lisansüstü Okulu üyesi Prof. Dr. Atsushi Higashitani de stres şartlarında bitki büyümesi ve hayvan refahı üzerine yürüttükleri çalışmaları anlattı. Ekibi ile Apollo 14 göreviyle getirilen Ay toprağıyla birebir aynı özelliklere sahip ’Ay toprağı ve tozu’ (simülanı) üreten ilk öncü çalışmayı gerçekleştiren İstanbul Aydın Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Cengiz Toklu da bu toprağın yapısını, özelliklerini paylaştı.
Çorum Evde anne, sokakta motokurye: Azmiyle örnek oluyor Çorum’da 8 yıldır, çalıştığı restoranda motokuryelik yapan 52 yaşındaki Sibel Üzgün, hem motosikletle yemek taşıyarak aile ekonomisine katkı sağlıyor hem de çocuklarına bakıyor. Çorum’da yaşayan evli ve iki çocuk annesi Sibel Üzgün, 2018 yılında başladığı motokuryelik mesleğini aşkla yapıyor. 8 yıl önce kendi işyerini işletirken motokuryelere kızarak motosiklet kullanmayı öğrenen 52 yaşındaki Üzgün, daha sonra restoranlarda çalışarak motokuryelik yapmaya başladı. Bir yandan 2 çocuğuyla ilgilenen Üzgün, bir yandan da yağmur, kış demeden işini aşkla yapıyor. Çorum’da ilk kadın motokurye olduğunu dile getiren Üzgün, çocuklarına faydalı olabilmek için çalışmaya devam ettiğini ve işini çok sevdiğini ifade etti. Üzgün’e çalıştığı iş yerinde patronuyla birlikte sürpriz yapan çocukları, çiçek vererek Anneler Günü’nü kutladı. "Çorum’da kadın olarak ilk kuryeyim" Motosiklet kullanmayı çok sevdiğini dile getiren Sibel Üzgün, "Bir kızım ve bir oğlum var. 2018 yılından beri kuryelik yapıyorum. Kendi dükkanımda kuryelere sinirlendim. Motosikleti öğrenmeye karar verdim ve sürmeye başladım. Ondan sonra da ’kendi işimi kendim yapmak istiyorum’ dedim. Kuryeler vaktinde gelmiyorlardı. Ben de kendi işimi kendim yapmaya başladım. Adreslerin hepsini öğrendim. Şu an bir sıkıntım yok. İşimi çok severek yapıyorum. Çorum’da kadın olarak ilk kuryeyim. Benden sonra bu işi yapmak için uğraşanlar oldu ama yapamadılar. Başlayanların çoğu bıraktılar. Ama ben hiçbir zaman bırakmadım. Çünkü motosiklet kullanmayı çok seviyorum, işimi seviyorum. İnsanlarla uğraşmak biraz zor. Mutlu olan da var, mutlu olmayan da var. Ama ben elimden geldiğince bütün müşterilerimize iyi davranmaya çalışıyorum. Onları mutlu etmeye çalışıyorum" dedi. "Çocuklarıma faydalı olmak için uğraşıyorum" Kuryelik yaparak geçimini sağlayan ve evlatlarına destek çıkan Üzgün, "Anne olmak çok güzel bir duygu. İsterim ki herkes bu duyguyu yaşasın. Hem anne olmak hem de çalışan bir kadın olmak gerçekten çok zor. Ama elimden geleni yaparak çocuklarıma faydalı olmak için uğraşıyorum. Kazandığım paralarla onları mutlu etmek için uğraşıyorum. Bir kadın için, bir anne için çalışmak çok güzel bir duygu. İsterim ki bütün anneler çalışıp çocuklarına ellerinden geldiğince yardımcı olabilsinler. Ben mutluyum. Çocuklarımı da mutlu etmek için elimden geleni yapıyorum. Annelik her kadına yakışır. Bana da yakıştığını düşünüyorum. Bütün annelerin ya da anne adayı olanların anneler gününü en içten dileklerimle kutluyorum. Dilerim her zaman bunun ne kadar güzel bir şey olduğunu unutmazlar. Anneliklerini güzel bir şekilde yerine getirirler" diye konuştu. "Tüm annelerimizin anneler gününü kutluyoruz" Üzgün’ün patronu Burak Karaca ise kadın istihdamına önem verdiklerini belirterek, "Sibel Hanım da bunlardan bir tanesi. Kuryelerimizden Sibel Hanım bize çok fayda sağlıyor. Uzun yıllardır bizimle beraber çalışıyor. Sibel hanıma ve bütün annelerimize teşekkür ediyoruz. Onların ellerinin her zaman bizim üzerimizde olmasını isteriz. Tüm annelerimizin anneler gününü kutluyoruz" ifadelerine yer verdi. Sibel Üzgün’e çalıştığı iş yerine gelerek sürpriz yapan çocukları Furkan Taha Üzgün ile Selya Üzgün kardeşler ise annelerinin çok cefakar olduğunu ve kendisini çok sevdiklerini ifade etti.
Aydın Priene Antik Kenti’nde ünlü sanatçıdan konser Aydın’ın Söke ilçesinde bulunan tarihi miras Priene Antik Kenti, unutulmaz bir geceye ev sahipliği yaptı. 2. Priene Kültür Festivali kapsamında antik tiyatroda sahne alan dünyaca ünlü Yunan sanatçı Alexandra Gravas, performansıyla izleyicileri adeta büyüledi. Sökeliler adına sanatçıya teşekkür eden Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan, Alexandra Gravas gibi uluslararası bir sanatçıyı ağırlamaktan dolayı onur duyduklarını ifade etti. Başkan Arıkan sanatçının Söke ile ailevi bağlantısından da bahsederken, Atalarının yaşadığı Kemalpaşa Mahallesi’ndeki evin restore çalışmalarının sona yaklaştığını ve Eylül ayında açmayı planladıklarını söyledi. Tarihin ve sanatın aynı sahnede buluştuğu gecede, antik taşların arasında yükselen ezgiler dinleyicilere eşsiz bir atmosfer yaşattı. Geniş ve uluslararası repertuarıyla dikkat çeken Alexandra Gravas, farklı kültürlerden eserleri güçlü yorumu ve etkileyici sahne performansıyla seslendirdi. Türkçe eserlerle izleyicilere hoş sürprizler yapan Gravas, dinleyicilerden büyük alkış aldı. Antik tiyatroyu dolduran sanatseverler zaman zaman şarkılara eşlik ederken, Priene’nin binlerce yıllık tarihi atmosferinde gerçekleşen konser, festivalin en özel etkinliklerinden biri olarak hafızalara kazındı. Katılımcılar, yıldızların altında müzikle buluşmanın keyfini yaşarken, gece sonunda sanatçıyı uzun süre ayakta alkışladı. Priene Kültür Festivali, kültür, sanat ve tarihin iç içe geçtiği etkinlikleriyle bölgeye renk katmaya devam ediyor.