ASAYİŞ - 07 Temmuz 2021 Çarşamba 09:48

'Tosuncuk' Mehmet Aydın’ın emniyet ve savcılık ifadesi ortaya çıktı

A
A
A
'Tosuncuk' Mehmet Aydın’ın emniyet ve savcılık ifadesi ortaya çıktı

Adliyeye sevk edilen Çiftlik Bank’ın kurucusu ‘Tosuncuk’ lakaplı Mehmet Aydın’ın emniyet ve savcılık ifadeleri ortaya çıktı. Çiftlik Bank sistemiyle kimseye kesin kazanç vaadinde bulunulmadığını belirten Aydın’ın, tüm mal varlığının bu sistemden zarar görenlerin mağduriyetinin giderilmesi için kullanılmasını istediği öğrenildi.

EMNİYETTEKİ İFADESİ!

Emniyet sorgusunda, Çiftlik Bank projesini öncelikle bir internet oyunu olarak tasarladığını, oyuna yüksek katılım olunca şirket kurmaya karar verdiğini söyleyen Aydın’ın, sistemi Kıbrıs’ta kurduğu şirket üzerinden yönetmeye başladığını, zamanla şarküteri ve çiftlikler açtığını söylediği öğrenildi. Aydın’ın, bazı şahısların para istemesi üzerine eşiyle yurt dışına çıktığını ve geri gelmediğini, yurt dışında bulunduğu süreçte de çeşitli ülkelerde firmalar açtığını, Türkiye’deki Çiftlik Bank işlerinin ise çalışanlarınca yürütüldüğünü söylediği bilgisine ulaşıldı.

“Kimseye kesin kazanç vaadinde bulunmadım”

Çiftlik Bank sistemiyle kimseye kesin kazanç vaadinde bulunulmadığını belirten Aydın, yatırımcılara sadece sistem herhangi bir şekilde kapanırsa sadece anapara iadesi garantisi verildiğini, oyuna üye olanların reel çiftliklerde payı olmadığını, binlerce üyenin de oyunda kazandığı paraları nakit olarak teslim aldığını beyan ettiği öğrenildi.

Çalışanlarını suçladı

Aydın, Çiftlik Bank’ın mucidi ve kurucusu olduğunu, bu sistemi asla dolandırıcılık amacıyla kurmadığını, her zaman iyi niyetli davrandığını, şirketin kapandığı son ana kadar anapara iadesi yapmasının da iyi niyetli olduğunu gösterdiğini, ancak sistemde görev alan şahısların kötü niyetli davranıp kendilerine haksız menfaat temin ederek kendisini de zarara uğrattıklarını anlattı.

“Tüm mal varlığım mağduriyetlerin giderilmesi için kullanılsın”

Tüm mal varlığının bu sistemden zarar görenlerin mağduriyetinin giderilmesi için kullanılmasını istediğini söyleyen Mehmet Aydın'ın, çiftlik bank mağdurlarının 64 milyon lira zarara uğradığına dair haberleri gördüğünü, Çiftlik Bank organizasyonundaki şirketlerin malvarlıklarının değerlerinin 200 milyon TL civarında olduğunu ve bu mağduriyeti karşılayacağından dolayı teslim olmaya karar verdiğini beyan ettiği öğrenildi.

SAVCILIKTAKİ İFADESİ

Aydın, savcılıktaki ifadesinde, ortaokulu bitirdikten sonra şirketlere internet sitesi yapmaya başladığını ve 2015 yılında bir tarım firmasında sosyal medya uzmanı olarak çalışmaya başladığını söyleyerek, “Bilgisayar yazılımcısı arkadaşımla beraber Çiftlik Bank oyununun yazılımını yaptık. Oyunla ilgili web sitesini kurduktan sonra 2015 yılı Ağustos ayında çiftlik oyun web sitesini faaliyete geçirdik. Çiftlik Bank oyun sitesi benim şahıs firmam üzerinden başladı. İlk başta çok yüksek beklentilerle başlamadım.

Sanal hayvanlardan elde ettiğim sanal ürünler ve bu sanal ürünlerin satılabileceği bir pazar oluşturmuştum. Faaliyetime başladıktan sonra bir ay içerisinde yaklaşık 10 bin üyeden 30 bin TL kadar para benim hesabıma geçmişti. Daha fazla kişiye ulaşmam gerekiyordu. Bu elde ettiğim kazançla daha fazla reklam yapmaya başladım. Faaliyetlerinde 3. Aya geldiğimizde üye sayım 20 bine ulaşmıştı. Bu üyelerden 500’ü yatırımcıydı. Bu nedenle sistemle ilgileri üyelerin isteklerine yetişemez hale geldim ve yanıma eleman aramaya başladım” dedi.

Bir süre sonra üye sayısının artmasıyla birlikte şirket kurmaya karar verdiğini söyleyen Aydın, “Bu şirket üzerinden bir üyemizin tavsiyesi üzerine çiftlik hayvanlarının ürünlerinin satışına ilişkin şarküteri açmayı planladım ve akabinde Çiftlik Bilgi İşlem Tarım Hayvancılık San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı firmayı Bursa ili Beşevler semtinde kurdum ve şarküteri olarak işletmeye başladım. Bu şirketime genel müdür olarak ağabeyim Fatih Aydın’ı atadım. Ağabeyim ürün tedarikini çevre civarlarda bulunan çiftliklerden yapmaktaydı. Bu ürünleri normal bir esnaf gibi vatandaşa şarküteri olarak satışını yapmaktaydık. Ayrıca Çiftlik Bank oyunumuzla ilgili üyelerimiz oyun parası satın almak istediklerinde şarküteriye gelerek nakit veya kredi kartıyla ödeme yaparak üyeliğine bu parayı aktarabiliyordu” diye konuştu.

Bu oyun üzerinden yaptığı sanal satışlarla ilgili yüksek miktarlı vergiler çıkması nedeniyle muhasebecimin yönlendirmesi üzerine sabit vergi ödeyebilmek amacıyla Kıbrıs'ta aynı dönemde 2016 yılı başlarında Fame Game Software Ltd. unvanlı şirketi ağabeyi Fatih Aydın ile birlikte kurduğunu anlatan Aydın, “Çiftlik Bank oyun işlemlerini bu Kıbrıs firmanın üzerinden sürdürmeye devam ettim” dedi.

“Açılış töreninden sonra üye sayım ve gelirim arttı”

İki kişinin İstanbul’da bayi açmak için kendisine teklifte bulunduğunu söyleyen Aydın, “Hatırladığım kadarıyla 10-15 bin TL karşılığında bayilik verebileceğimi söyledim. Bu iki şahısta İstanbul Bakırköy'de Çiftlikbank logosunu kullanarak şarküteri açtılar. Daha sonra bayiilerimiz hızla artmaya başladı. Yine 2016 yılının başlarında hayallerimi gerçekleştirmek adına Bursa Karacabey'de bir çiftlik kiraladım ve bu çiftliğe hayvan alarak üretim yapmaya başladık. Yaklaşık iki-üç ay sonra yine Bursa ili İnegöl ilçesinde ikinci bir çiftlik kiraladım. Büyükbaş hayvanlar aldık ve Karacabey'de bulunan büyükbaş hayvanları da buraya taşıdık. İnegöl'de kiralamış olduğum çiftliğin açılışı için tüm üyelerimi davet ettim burada bir açılış töreni gerçekleştirdik” diyerek bu açılıştan sonra üye sayısı ve gelirinin arttığını anlattı.

Daha sonra Manisa’da tavuk çiftliği satın aldığını söyleyen Aydın, “İlk başta birçok prosedür bulunduğundan çiftliğe hayvan satın alamadım işlemleri tamamladıktan sonra hayvanları aldım. Bu çiftlikte günlük 5 milyon yumurta üretim kapasitesi bulunmaktaydı. 7 milyon TL'ye bu çiftliği satın aldım. 14 milyon TL kafesler ve hayvanlar için ödeme yaptım. Toplam hayvan adedi 400 bindi ve faaliyetlerime devam etmeye başladım. Birçok çiftlik açtıktan sonra kapasitemiz genişledi, faaliyet alanımız arttı ve işleri tek başıma yürütemez hale geldim. Üye sayımız arttı ve daha geniş kapsamlı çalışma ofisi kurmamız gerekiyordu. Şarküteri üzerinde bulunan ofisimizi; Bursa Özlüce'de bulunan Biaport İş Merkezinin 21. Katındaki ofisi kiralayarak Çiftlik Bilgi İşlem unvanlı şirketimizin merkezini hatırladığım kadarıyla 2016 yılı Şubat ayında taşıdık” dedi.

Aydın, ofisi taşıdıktan sonra Çiftlik Bank oyunuyla ilgili 6 kişilik çağrı merkezi kurduklarını, daha sonra eşiyle birlikte Uruguay'a gittiğini söyleyerek, “Uruguay'da hayvan fiyatları ucuzdu. Hayvanları Türkiye'ye getirmek için araştırma yaptım. Ancak getiremedim. Uruguay'da bir ay kaldıktan sonra tekrar Türkiye'ye işimin başına döndüm” diye konuştu.

“Bitcoine de merakım vardı”

Çiftlik Bank oyunu, şarküteri, hayvan besiciliği faaliyetlerime devam ettiği sırada aynı zamanda bitcoine de merakı olduğunu söyleyen Aydın, “Bu alanda da faaliyet göstermek istiyordum. Bu doğrultuda internetten araştırma yaptım. Hatırlamadığım Uruguay vatandaşına bitcoin işi yapmak istediğimden bahsettim. O şahısta bitcoin işinden anladığını bu işi Paraguay'da daha ucuz maliyetlerle yürütebileceğimizi söyledi. O dönem 3 milyon dolar ödeme yaptım. Hatırladığım kadarıyla 800-900 adet bitcoin üretim cihazı aldılar” dedi.

Bütün yapmış olduğum faaliyetlerin yolunda gittiğini ve paralar kazanmaya başladığını anlatan Aydın, “Çiftlik Bank üyesi olan şahısların paralarını düzenli yapmaktaydım. Elde ettiğim kârlardan onlara da vermekteydim. Ancak bütün bunlar devam etmekteyken sosyal medyada bir takım haberler dolanmaya başladı. Bu haberler bizim çiftliklerimizin, hayvanların olmadığı, insanların gözünü boyadığımız şeklindeydi. Daha sonra bu haberlerin ardından Gümrük ve Ticaret Bakanlığı gerekli incelemelere başladı. Hakkımızda soruşturma başlattı. Daha sonra bir - bir buçuk ay sonra çiftlik bank ismi ile reklamlarımızı yasakladı.

Biz de üyelere bağlı bir sistem olmadığımızı yani ponzi sistemi olmadığımızı ispatlamak amacıyla üye alımımızı durdurduk ve var olan üyelerimizle devam ettik. Yayılan bu haberlerin ardından ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığının bize soruşturma açmasının ardından Türkiye'de bulunan bankalar bizimle çalışmayacağını söyleyerek hesaplarımızı kapattılar. Biz de bunun üzerine sıkıntıya gireceğimizi gördüğümüz için sistemi geçici olarak durdurduk. Soruşturma sonucunda tekrar faaliyetlerimize devam etmeyi düşünüyorduk. Bütün bu anlattıklarım 2018 yılı başlarında olmuştu” dedi.

“Uruguay’dan iadem talep edilince Brezilya’ya yerleştim”

Üyelerimizden talep eden ve noterden ihtarname gönderen herkese yatırdıkları ana paralarını banka hesaplarına yatırarak iade ettiklerini söyleyen Aydın, “Bunların hepsi de kayıtlıdır. Bu esnada çiftlik faaliyetleri, şarküteri ve bitcoin üretme faaliyetlerine devam ediyorduk. Sadece Çiftlik Bank oyun faaliyeti durmuştu. Hatırladığım kadarıyla 24 Ocak 2108 tarihinde ben Dubai'ye geçmiştim. Buradaki amacım Dubai'deki şirketimin son kuruluş prosedürünü gerçekleştirmekti. Burada da aynı şekilde çiftlikbank oyun şirketi kurmuştum. Amacım dünyanın birçok ülkesinde bu şekilde faaliyetlerimi yürüterek buradan elde ettiğim gelirle Türkiye'de açmış olduğum çiftlik ve şarküterileri büyütmekti.

Dubai'de şirketi kurduktan 5-6 gün sonra Brezilya'ya geçtim. Brezilya'da birkaç gün durduktan sonra Arjantin üzerinden feribotla Uruguay'a geçtim. Ben Uruguay'dayken Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Çiftlik Bank ponzidir şeklinde açıklama yaptı. Üyeler çiftliklere gittiler, tüm bu konular basına yansıdı. Üyeler savcılıklarla suç duyurusunda bulunmaya başladılar. Ben bunların hepsini Uruguay'dayken öğrendim. Uruguay'da bir hafta kadar durdum. Türkiye Uruguay'dan benim iademi talep edince ben tekrar Brezilya'ya geçtim ve oraya yerleştim” ifadelerini kullandı.

Uruguay yetkili makamlarınca hakkında kapa para aklama suçundan soruşturma açıldığını söyleyen Aydın, “Tüm mal varlıklarıma el konuldu. Uruguay’da Ferrari marka lüks aracıma, eşime ait hummer marka araca el konuldu” dedi.

“Çiftlik bank oyunundaki üyeler gibi mağdur oldum”

Aydın savunmasının devamında, özellikle birilerini dolandırmak, paralarını alıp kaçmak kastıyla hareket etmediğini belirterek, “Anlattığım gibi noterden ihtar çeken herkesin parasını yatırdım. Yurt dışında bulunduğum sürece de kendi imkanlarımla mağdurların paralarını ödemeyi hep düşündüm. Ben örgüt kurup yönettiğim ve insanları dolandırdığım iddiasını kabul etmiyorum. Her şeyi samimiyetimle anlattım. Kimseyi dolandırmak niyetiyle başlamadım. Bazı hatalarım oldu, yanlış insanlarla tanıştım, yanlış insanlarla çalıştım. Bu nedenle ben de çiftlik bank oyunundaki üyeler gibi mağdur oldum. Üzerime atılı suçları işlemediğimden etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemiyorum. Ancak mağdurların zararlarının Türkiye makamlarınca el konulan tüm mal varlığımdan karşılanmasını istiyorum” diye konuştu.

Ne Olmuştu

‘Çiftlik Bank’ isimli sistemle binlerce kişiyi dolandıran ‘Tosuncuk’ lakaplı Mehmet Aydın, 2018 yılında 77 bin kişiden aldığı 511 milyon lirayla yurt dışına kaçmıştı. İnterpol'ün en çok arananlar listesine dahil edilen Aydın, geçtiğimiz Cumartesi günü Brezilya’dan getirilerek teslim edilmişti.

Gamze Erdemir - Beyza Cömert - Halit Arslan - Aykut Zor - Metin Başar - Cüneyt Sevindik
 

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Altıntepe Kalesi geçmişin izlerini bugüne taşıyor Altıntepe Kalesi, barındırdığı Urartu dönemi kalıntıları ve çok katmanlı tarihî yapısıyla Anadolu arkeolojisinin önemli merkezleri arasında yer almayı sürdürüyor. Üzümlü ilçesi sınırlarında bulunan ve Urartu, Bizans ile Osmanlı dönemlerinde yerleşim alanı olarak kullanılan kale, drone ile görüntülendi. Erzincan Ovası’nın kuzeydoğu kesiminde, ova seviyesinden yaklaşık 60 metre yükseklikteki volkanik bir tepe üzerine kurulu Altıntepe’nin adı ilk kez 1938 ve 1956 yıllarında gerçekleştirilen yasa dışı kazılarla duyuldu. Bölgedeki ilk bilimsel kazılar ise 1959 yılında Tahsin Özgüç başkanlığında başlatıldı. 1967 yılına kadar süren çalışmalarda Urartu dönemine ait iç kale kapısı, tapınak-saray kompleksi, surlar, apadana, depo binası ve açık hava tapınağı gün yüzüne çıkarıldı. Kalenin güney yamacında tespit edilen taş örme mezarların da dönemin gömü geleneklerine ilişkin önemli veriler sunduğu belirtildi. Kazı çalışmalarının ardından alan Kültür Bakanlığı’na devredilirken, bir bölümünün zamanla defineciler tarafından tahrip edildiği ifade edildi. Bölgede 2002 yılında ise Mehmet Karaosmanoğlu öncülüğünde yeniden kazı ve koruma çalışmaları gerçekleştirildi. Yaklaşık 200 metre genişliğe sahip tepe üzerinde Bizans dönemine ait sur kalıntılarının, bazı Urartu yapılarının üzerine inşa edildiği ve bu nedenle eski yapıların kısmen zarar gördüğü belirlendi. Erzincan Müze Müdürlüğü yetkilileri, Altıntepe’nin Urartu’nun batıdaki en önemli eyalet merkezlerinden biri olduğunu belirterek, kalede yürütülen ilk sistematik kazılarda ortaya çıkarılan saray kompleksi, tapınak, havuzlar, kanalizasyon sistemi ve çeşitli arkeolojik eserlerin, o dönemde kentte müze bulunmaması nedeniyle Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne götürüldüğünü ifade etti. Altıntepe kazılarında elde edilen seramik parçaları, at koşum takımları, metal mobilya aksamları ve ok uçları gibi eserler bugün Erzincan Müzesi’nde sergileniyor.
Erzincan Erzincan ekoturizm potansiyeliyle öne çıkıyor Erzincan, gölleri, akarsuları, kaplıca suları, dağları, yaylaları ve vadileriyle bölgenin önemli ekoturizm merkezleri arasında yer alıyor. Anadolu’nun önemli geçiş güzergâhlarından birinde bulunan Erzincan’ın, sahip olduğu jeolojik yapı ve dört mevsimin yaşanabildiği iklim özellikleri sayesinde birçok doğa ve spor turizmi faaliyetinin yapılmasına elverişli olduğu belirtildi. Ekoturizm alanlarında bulunan mağara, şelale ve doğal oluşumların yanı sıra sportif faaliyet alanlarında çevre düzenlemeleri ile altyapı çalışmalarının artırılması gerektiği kaydedildi. Ayrıca bölgede yaşayan vatandaşlara pansiyonculuk, işletme yönetimi, servis kalitesi ve hediyelik eşya üretimi gibi alanlarda eğitim verilmesinin önemine dikkat çekildi. Yeşil alan varlığı açısından yüksek potansiyele sahip Erzincan’ın, doğa sporları ve alternatif turizm açısından önemli kaynaklar barındırdığı ifade edildi. Kentte öne çıkan ekoturizm faaliyetleri arasında dağcılık, rafting, kano, yamaç paraşütü, kayak, buzul tırmanışı, kampçılık, trekking, dağ bisikleti ve offroad sporları yer alıyor. Yaklaşık 25 kilometre uzunluğa ve yer yer 1000 metreyi aşan derinliğe sahip Karanlık Kanyon, dağcılık ve kanyoning için önemli merkezler arasında gösteriliyor. Bölgede ayrıca Acemoğlu Boğazı kaya tırmanışı için tercih edilen alanlar arasında bulunuyor. Rafting faaliyetleri genellikle Karasu Nehri üzerinde gerçekleştirilirken, kentin daha önce Türkiye Rafting Şampiyonası’na ev sahipliği yaptığı belirtildi. Yamaç paraşütü açısından da önemli merkezlerden biri olan Erzincan’da, Keşiş Dağları ve Munzur Dağları ise bu spor için uygun alanlar arasında yer alıyor. Kış turizmi açısından öne çıkan Ergan Dağı Kış Sporları ve Doğa Turizmi Merkezi, çeşitli zorluk derecelerindeki pistleriyle kayak severlere hizmet veriyor. Kentte ayrıca Girlevik Şelalesi kış aylarında donan yapısıyla buzul tırmanışına olanak sağlıyor. Doğa yürüyüşü, kamp ve trekking faaliyetleri için ise Yedigöller, Aygır Gölü, Refahiye Dumanlı Ormanları ve Ergan Dağı’nın öne çıkan rotalar arasında bulunduğu bildirildi.
Ankara Ankara’da korsan otoparkçılık yaptığı belirlenen 32 şüpheli gözaltına alındı Ankara’da, sürücülere araçlarını koruduklarını öne sürerek haksız kazanç sağlayan ve halk arasında ‘değnekçi’ olarak bilenen korsan otoparkçılara yönelik düzenlenen operasyonda 32 şüpheli gözaltına alındı. Ankara Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, sokak ve caddelerdeki mekanların önünde korsan otoparkçılık yapan kişileri yakalamak için çalışma başlattı. İcra edilen operasyonlarda ‘değnekçi’ olarak tabir edilen 32 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Yakalanan zanlıların, sürücülerden araçlarını korumak için para istedikleri, kendilerine ait olmayan park alanlarını kullandıkları ve bu yöntemlerle haksız kazanç elde ettikleri tespit edildi. Şüphelilerin alınan ifadelerinde ise sadece bahşiş aldıklarını iddia ettiklerini öğrenildi. Öte yandan, Ankara Emniyet Müdürlüğü ekipleri, vatandaşlara benzer durumlarla karşılaşmaları halinde polise ihbarda bulunması gerektiği yönünde uyarıda bulundu. "Sokaklar temizlenmiş oldu" Vatandaşlar, gerçekleştirilen operasyonları olumlu bulduklarını söyledi. Furkan Yıldırım isimli vatandaş, "Burada eskisi gibi öyle kişiler kalmadı. Eskiden yol kenarında para isteyenler vardı. Artık öyle bir durum kalmadı. Sokaklar öyle kişilerden temizlenmiş oldu" dedi. Avni Aydoğdu ise, "Artık öyle kişiler yok burada, kesildi hep. Bu durumdan gayet memnunuz. Bu şekilde devam etmesini isteriz" ifadelerine yer verdi. Gökhan Al, isimli vatandaş ise, "Polisimize teşekkür ederiz. Allah devletimize zarar vermesin. Böyle bir şey yapmaları çok iyi oldu. İnsanları rahatsız ederek zorla bir şeyler yaptırmaya çalışıyorlardı. Şu an her şey yolunda bir sıkıntı yok" dedi.
Manisa Seyit Onbaşı’nın yazarı öğrencilerle buluştu İzmir Sarıgöllüler Kültür ve Dayanışma Derneği, yazar Vicdan Efe’yi Sarıgöllü öğrencilerle buluşturdu. Çanakkale ruhunun anlatıldığı söyleşide duygu dolu anlar yaşandı. İzmir Sarıgöllüler Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından Ahmetağa Neslihan Urgancı Ortaokulu ile Çanakçı Ortaokulu’nda düzenlenen etkinlikte, Çanakkale kahramanlarından Seyit Onbaşı’nın hayatını kaleme alan yazar Vicdan Efe öğrencilerle bir araya geldi. İzmir Sarıgöllüler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Halil Yıldırım, gerçekleştirilen söyleşilerin oldukça verimli geçtiğini belirterek, "Öğrencilerimiz yazarımıza, ‘Koca Seyit vatan savunmasını canını ortaya koyarak yaptı. Bugün bize düşen görev nedir?’ diye sordu. Yazarımız da öğrencilere, ‘Kendinizden, dürüstlüğünüzden ve bir işi en iyi yapma kararınızdan vazgeçmeyin. Ortamı geldiğinde zaten başaracaksınız. Koca Seyit, kendi kişiliğinden ödün vermeyip kahramanlığını çıkarı için kullanmamıştır’ şeklinde cevap verdi." dedi. Sarıgöl köylerinde 10’uncu söyleşiyi gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Yıldırım, önümüzdeki günlerde de öğrencilere kitap hediye etmeye ve yazar buluşmalarını sürdürmeye devam edeceklerini söyledi. Etkinlik kapsamında İzmir Sarıgöllüler Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından iki okulda toplam 150 kitap öğrencilere hediye edildi. Öğrenciler, yazar Vicdan Efe ile uzun süre sohbet etme fırsatı bulurken, Efe kitaplarını da imzaladı.