DÜNYA - 14 Ocak 2026 Çarşamba 11:19 | Son Güncelleme : 14 Ocak 2026 Çarşamba 11:27

Trump: "(İran'da) Ölümlerle ilgili doğru rakamları alacağız, ona göre hareket edeceğiz"

A
A
A
Trump: "(İran'da) Ölümlerle ilgili doğru rakamları alacağız, ona göre hareket edeceğiz"

ABD Başkanı Donald Trump, İran'daki protestolara ilişkin, "Çok kötü şeyler oluyor" dedi. Trump, "Ölüm olaylarıyla ilgili doğru rakamları alacağız. Ona göre hareket edeceğiz" ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump, Michigan eyaletinde Detroit Ekonomi Kulübü'ndeki konuşmasının ardından Washington'a dönüşü sırasında Joint Base Andrews Hava Üssü'nde gazetecilerine sorularını cevapladı. Trump, İran'da yaşanan can kayıplarına ilişkin güncel istihbarat raporlarını beklediklerini ve Beyaz Saray'da bu doğrultuda acil değerlendirmeler yapılacağını söyledi.

"Gerçekten çok kötü şeyler oluyor"

Trump, İran'daki protestolara yönelik sert müdahalelere dikkat çekerek, "Şimdi Beyaz Saray'a dönüyorum, İran'da olup biten tüm duruma bakacağız. Gerçekten çok kötü şeyler oluyor" dedi. İran'daki can kayıplarına ilişkin henüz net rakamlar olmadığını vurgulayan Trump, "Ölüm olaylarıyla ilgili doğru rakamları alacağız. Yaklaşık 20 dakikam var. Çok yakında öğreneceğim ve ona göre hareket edeceğiz" ifadelerini kullandı.

ABD hava saldırıları sorusu: "Asla bilemezsiniz"

Trump'a ABD'nin muhtemel hava saldırılarının protestocuları koruyup koruyamayacağı soruldu. Trump bu soruya, "Asla bilemezsiniz, değil mi? Asla bilemezsiniz. Şimdiye kadar benim sicilim mükemmeldi, ama yine de asla bilemezsiniz" cevabını verdi. Rusya'nın İran konusunda askeri mi yoksa siber mi bir adım atacağı sorusuna ise Trump, "Bunu size söyleyemem. Ne olacağını tam olarak biliyorum, ama bir karar vermemiz gerekiyor" dedi.

"İran yönetimi insanlık göstermeli"

Trump, İran'a doğrudan bir mesaj göndererek, "İnsanlık göstermeleri gerekiyor. Büyük bir sorunları var. Umarım insanları öldürmezler. Bana göre çok kötü davranıyorlar, ama bu henüz doğrulanmadı" ifadelerini kullandı. İran'ın ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlıklarına saldırması halinde misilleme yapacağı açıklamasına da değinen Trump, "İran, en son nükleer kapasitesiyle onu havaya uçurduğumu söyledi, ki artık o kapasiteye sahip değiller. En son seferinde de daha iyi davranmaları gerektiğini söylediler" dedi.

'ABD askerleri İran'a gönderilecek mi'

Bir muhabirin, "İran'a ABD askerleri göndermeyeceğinize söz veriyor musunuz?" sorusuna ise Trump net bir cevap vermedi. Trump, "Neden size bunu söyleyeyim? Bir muhabirle askeri strateji konuşmam" dedi. Trump ayrıca müttefiklerle yapılan temaslara ilişkin, "İranlıların bana ne söylediğini açıklamam" diyerek diplomatik görüşmelerin içeriğine girmedi.

"İran halkı özgürlüğü hak ediyor"

Trump, İran'da demokrasi isteyip istemediği yönündeki soruya, "Biz insanların öldürülmesini istemiyoruz. Bu insanlar için biraz özgürlük görmek istiyoruz. Uzun zamandır cehennemde yaşıyorlar. İran eskiden harika bir ülkeydi. İnsanları harikaydı, liderleri bile iyiydi. Şimdi ise cehennemde yaşıyorlar" cevabını verdi. İran yönetiminin protestoculara yönelik sert müdahalesini Venezuela ile karşılaştıran Trump, "Sadece birkaç gün oldu ve protestocuları öldürmeye devam ediyorlar. Bana karşı gelmediler, ama çok sayıda insanı öldürüyorlar gibi görünüyor. Ancak bu henüz doğrulanmadı, çok yakında öğreneceğim" dedi.

Dilek Kaya 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Türk çam balının dünya pazarındaki ekonomik payı arttırılacak Türkiye, 100 bin tona yaklaşan üretimiyle dünyanın en büyük ikinci bal üreticisi konumunda bulunurken, çam balında ise yüzde 90’lık payla dünya üretiminin büyük bölümünü karşılıyor. Çam balı üretimindeki bu güç, ihracata aynı ölçüde yansımıyor. Türkiye 33,5 milyon dolarlık tutarla bal ihracatında dünya sıralamasında 18’inci sırada yer alıyor. Türk bal sektörü, ihracatta da dünya genelinde ilk üç ülke arasında yer almak için ‘Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak’ isimli Ar-Ge projesi için kolları sıvadı. Bal ihracatında Türkiye lideri olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 24 ay süreli projeyi Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle gerçekleştirmek için harekete geçti. İhracatta 250 milyon dolarlık potansiyele sahibiz Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle konuyu görüştüklerini ve destek sözü aldıklarını dile getiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türkiye’nin 100 bin tona yaklaşan bal üretimiyle 33,5 milyon dolarlık ihracat rakamından çok daha fazlasını hak ettiğini vurguladı. Türkiye’nin bal ihracatında ortalama fiyatın 3,9 dolar olduğu bilgisini veren Girit, "Dünyada üretimde ikinci sıradayız, ancak ihracatta 18’inci sırada yer alıyoruz. Üretim gücü ile ihracat geliri arasındaki bu makas artık kapanmak zorunda. Çin 265 milyon dolar, Yeni Zelanda 250 milyon dolarlık bal ihraç ediyor. Biz de bal ihracatımızı 250 milyon dolarla bu ülkelerin seviyesine çıkmak istiyoruz. İhracatımız arttığında arıcılık sektörümüzde zincirin tüm halkaları bu refahtan payını alacak" şeklinde konuştu. Kalpaklıoğlu: "Çam balı bilimsel olarak yeterince tanımlanmamış" Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Kalpaklıoğlu, Türkiye’de Muğla başta olmak üzere, Aydın, Antalya, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Çanakkale illerinde yıllık 25 bin ton çam balı üretildiğini çam balının uluslararası pazarda düşük fiyatla konumlanmasının temel nedeninin bilimsel altyapı eksikliği olduğunu söyledi. Kalpaklıoğlu, çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşenlerin yeterince tanımlanmadığını, uluslararası kabul görmüş standardizasyon ve sınıflandırma sisteminin bulunmadığını belirterek "Çam balında bulunan protokateşik asit, alfa-pinen ve beta-pinen gibi bileşenler yüksek biyolojik potansiyele sahip. Ancak bu potansiyel bilimsel yayınlarla ve uluslararası referanslarla desteklenmediği sürece ürün premium segmente taşınamıyor" dedi. Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek ‘Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak’ adlı Ar-Ge projesinin nihai hedefinin, Türkiye çam balını yüksek katma değerli ve rekabetçi bir ihracat ürünü haline getirmek olduğunun altını çizen Kalpaklıoğlu, "Çam balı, doğru bilimsel altyapı ve stratejik konumlandırma ile küresel pazarda hak ettiği yere ulaşabilecek potansiyele sahiptir. Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek. Manuka balıyla rekabet edecek seviyeye çıkarmak" diye konuştu. Balın kalitesini ve özgünlüğünü belirleyen temel unsurlardan birisi olan Protokateşik Asit (PCA) varlığının Türk çam balının en önemli biyoaktif marker bileşenlerinden biri olduğu bilgisini de veren Kalpaklıoğlu, projede çam balının PCA varlığının ortaya konulacağını vurguladı. Kalpaklıoğlu, "Türk çam balının kimyasal olarak standardizasyonu, otantik ürün doğrulaması, fonksiyonel gıda olarak konumlandırılması, uluslararası bilimsel ve ticari değerinin artırılması açısından kritik bir bilimsel gelişmedir. Bu bulgu, Türk Çam balının yalnızca geleneksel bir doğal ürün değil, aynı zamanda güçlü biyoaktif bileşenler içeren bilimsel temelli bir fonksiyonel gıda olduğunu göstermektedir" dedi. 24 aylık Ar-Ge yol haritası planlanan proje kapsamında; çam balına özgü biyoaktif ve marker birleşiklerin ileri analiz yöntemleriyle tanımlanması, canlı organizmada (in vivo) veya laboratuvar ortamında (in vitro) biyolojik etkinlik testlerinin yapılması, kimyasal yapı-biyolojik aktivite ilişkisinin ortaya konması, marker birleşiklere dayalı bilimsel sınıflandırma sistemi geliştirilmesi ve en az 10 SCI makale ve 15 uluslararası bilimsel sunum hedefleniyor.
Muğla MUSKİ binalarına yeni GES tesisleri kuruluyor MUSKİ Genel Müdürlüğü, Muğla genelinde bugüne kadar kendi tesislerinde kurduğu güneş enerjisi sistemi ile 53 Milyon TL tasarruf sağlarken, güneş enerjisi santrallerine (GES) yenilerini eklemeye devam ediyor. Bu kapsamda Turgutreis Atıksu Arıtma Tesisi çatısına kurulan 200 kilovat gücündeki GES ile yılsonuna kadar yaklaşık 1 Milyon TL tasarruf sağlanması hedefleniyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın çevre dostu ve sürdürülebilir enerji vizyonu doğrultusunda, enerjinin verimli kullanılması ve tasarruf sağlanması amacıyla il genelinde güneş enerjisi yatırımlarını sürdürüyor. Bu kapsamda, 7’nci çatı tipi uygulama olarak Bodrum Turgutreis Atıksu Arıtma Tesisi’nin çatısına kurulan güneş enerjisi sistemi devreye alındı. Kurulan sistemle yıllık yaklaşık 1 milyon TL tasarruf sağlanması hedefleniyor. Yenilenebilir enerjiyle sürdürülebilir tasarruf MUSKİ Genel Müdürlüğü, çevreye zarar vermeyen yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak bugüne kadar yaklaşık 53 milyon TL tasarruf elde etti. Bu tasarrufla tesislerin tükettiği elektriğin büyük bir bölümü karşılanırken, temiz enerji kullanımı sayesinde hava kirliliği ve karbon salınımı da azaltılmış oldu. Planlı yatırımlar kapsamında il genelindeki atıksu arıtma tesislerine güneş enerjisi sistemleri kurulmaya devam ediyor. Bugüne kadar, Fethiye, Menteşe ve Milas’ta beş çatı tipi güneş enerjisi sistemi devreye alınırken; en büyük yatırımlardan biri olan Denizova’daki arazi tipi güneş enerjisi tesisi hizmete girdi. Son olarak Bodrum Turgutreis Atıksu Arıtma Tesisi’nin çatısına kurulan GES projesi tamamlanarak faaliyet göstermeye başladı ve tesisin enerji ihtiyacının büyük bir kısmını karşılayarak yaklaşık 1 milyon TL tasarruf sağlaması hedefleniyor. Tüm bu güneş enerjisi sistemleriyle yaklaşık 17 Milyon kilowat elektrik üretildi ve yaklaşık 53 Milyon TL tasarruf sağlandı. Bu üretim, 2025 yılı içerisinde Dalaman, Datça, Seydikemer ve Ula ilçelerimizde idaremizin faaliyet alanlarında kullandığı elektrik ihtiyacını karşılayabilecek düzeyde bulunuyor. Sistemler ayrıca tesislerin enerji ihtiyacının büyük bölümünü güneşten karşılayarak hem maliyetleri düşürüyor hem de temiz enerji kullanımını destekliyor. 2026 yılında da ges yatırımları sürecek MUSKİ Genel Müdürlüğü 2026 yılında da dört adet arıtma tesisinin çatılarına daha güneş enerjisi santrali kurulumunu gerçekleştirmeyi planlıyor. Bu projelerle hem tesislerin enerji maliyetlerinin düşürülmesi hem de çevre dostu üretim modelinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Güneş enerjisi yatırımları, sadece elektrik üretmekle kalmıyor; aynı zamanda sürdürülebilir enerji kullanımının ve çevre koruma bilincinin vatandaşlar için uygulamalı olarak önemli bir örneği oluyor. Kurulacak olan bu dört yeni santral, yenilenebilir enerji kullanımını artırarak karbon salınımını azaltacak ve hava kirliliğinin önüne geçecek. Ayrıca üretilecek enerji, tesislerin elektrik ihtiyacını büyük ölçüde karşılayacak ve maliyetlerde önemli tasarruf sağlayarak ileride hayata geçirilecek projeler için kaynak oluşturulmuş olacak.