DÜNYA - 19 Kasım 2025 Çarşamba 11:39 | Son Güncelleme : 19 Kasım 2025 Çarşamba 11:45

Trump, Suudi Arabistan'ı "NATO dışı önemli müttefik" ilan etti

A
A
A

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın onuruna verdiği akşam yemeğinde, Suudi Arabistan'ı resmen "NATO dışı önemli müttefik" ilan etti. Yemekte Suudi Arabistan ekibi Al Nassr'da forma giyen ünlü Portekizli futbolcu Cristiano Ronaldo ve Nisan ayında Trump yönetiminden ayrılmasından bu yana ilk kez Beyaz Saray'a gelen milyarder Elon Musk da yer aldı.

ABD Başkanı Donald Trump ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Beyaz Saray'da akşam yemeğine katıldı. Trump ve eşi Melania Trump, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ı kapıda karşıladı. Liderler daha sonra askeri bandonun çaldığı marşlar eşliğinde Doğu Odası'ndaki akşam yemeğine geçti.

Trump, Suudi Arabistan'ı

Suudi Arabistan'a "NATO dışı önemli müttefik" statüsü

Trump yemekte yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan ile ABD arasındaki güvenlik ve savunma iş birliğinin "tarihi" olduğunu belirtti. Trump, "Bu akşam Suudi Arabistan'ı resmi olarak NATO dışı önemli bir müttefik olarak belirleyerek askeri iş birliğimizde yeni bir sayfa açtığımızı duyurmaktan memnuniyet duyuyorum" ifadelerini kullandı. Trump, "Biraz önce imzaladığımız stratejik savunma anlaşması, her iki ülkenin çıkarlarını ilerletecek ve barışın en yüksek çıkarlarına hizmet edecek" dedi.

"Suudi Arabistan, ABD'ye yatırımını 1 trilyon dolara çıkarıyor"

Konuşmasının önemli bölümünü ekonomiye ve yatırımlara ayıran Trump, Suudi Arabistan'ın ABD'ye yatırımlarını hatırlatarak, "Suudi Arabistan, 600 milyar dolarlık yatırım taahhüdünde bulunmuştu. Bu, istihdam demek, fabrikalar, şirketler, yeni işler demek" şeklinde konuştu. Trump, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'a dönerek, "Bugün kendisine ‘Bunu artırabilirsiniz' dedim. O da ‘Bunu 1 trilyon dolara çıkaracağım' dedi. Yani Suudi Arabistan, ABD'ye 1 trilyon dolar yatırım yapıyor" şeklinde konuştu. Bu yatırımların sivil nükleer enerji, kritik mineraller, yapay zeka, ileri imalat ve savunma sanayii gibi alanları kapsadığını belirten Trump, "Daha önce hiç duyulmamış rakamlardan söz ediyoruz. Bu anlaşmalar, binlerce Amerikan işini destekleyecek ve ABD'nin teknoloji, sanayi ve iş gücü konusunda tartışmasız liderliğini pekiştirecek" diye konuştu.

Trump, Suudi Arabistan'ı

"Umarım Veliaht Prens, Gazze Barış Kurulu'nda yer alır"

Trump, konuşmasının kritik başlıklarından birini Gazze ve Orta Doğu barış planına ayırdı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin kabul ettiği Gazze barış planını işaret eden Trump, "Dün Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, barış planımı ve Gazze'yi kapsayacak Barış Kurulu'nu resmen onayladı" dedi. Trump, barış kurulunun yapısına ilişkin, "Bu kurulda tüm büyük ülkelerin liderleri yer alacak. Daha önce böyle bir şey görülmedi. Herkesin parçası olmak isteyeceği bir yapı olacak" dedi. Trump, kurulun başkanlığını üstlenmekten onur duyduğunu söyledi. Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman'a çağrıda bulunan Trump, "Umarım Majesteleri bu kurulda yer alır. Umarım kabul edersiniz" şeklinde konuştu. Trump, Gazze'de cenazelerin ailelere teslim edilmesi için gösterilen çabalara da değinerek, "Tüm yaşayan rehineler ailelerine döndü, kimsenin mümkün görmediği adımlar atıldı. Gazze'de yaşayan insanlar evlerine dönmeye başladı ve yıllardır ilk kez bu kadar güvende olduklarını söylüyorlar" ifadelerini kullandı.

Trump, Suudi Arabistan'ı

80 yıllık ittifak vurgusu

Trump, konuşmasında ABD-Suudi ilişkilerinin tarihine de özel bir bölüm ayırdı. Bu yıl bir ABD Başkanı ile Suudi Arabistan lideri arasındaki ilk görüşmenin 80. yıl dönümünün kutlandığını hatırlatan Trump, 1945'te dönemin ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt ile Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın dedesi, Suudi Arabistan'ın kurucusu Kral Abdülaziz'in bir ABD donanma kruvazörü güvertesinde bir araya geldiğini hatırlattı. Trump, "O toplantı tüm dünyada tanındı. İkisi hemen sıcak dost olmuştu. O günden bu yana ülkelerimiz dayanıklı ortaklar haline geldi" dedi. Başkanlık Şöhretler Yolu'nda yürürken Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın, "Suudi Arabistan'ın en büyük dostu kimdi?" diye sorduğunu anlatan Trump, "O da Roosevelt'i söyledi. O harika bir dosttu. Ancak bugün geldiğimiz noktada Suudi Arabistan'ın şimdiye kadarki en iyi dostuna sahip olduğunu düşünüyorum" diyerek kendi dönemindeki yakın iş birliğine vurgu yaptı. Trump, "Siz ve ben, bu ittifakı güçlendiriyoruz ve yeniliyoruz. 80 yıl öncesine göre çok daha üstün bir seviyeye taşıdığımıza inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Trump, Suudi Arabistan'ı

Orta Doğu barışı ve Gazze ateşkesine destek

Trump, konuşmasının devamında Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın Gazze'deki savaşın sona erdirilmesi ve Orta Doğu barışı sürecindeki rolünü övdü. "Veliaht Prens'e geçtiğimiz ay imzalanan barış anlaşmasında ve Gazze'deki savaşı sona erdirmek için atılan adımlarda oynadığı rol için teşekkür ediyorum" diyen Trump, Gazze'de son haftalarda kaydedilen ilerlemeyi "olağanüstü" şeklinde nitelendirdi. Trump, "Uzun yıllar Orta Doğu'da barış konuşuldu ama gerçekleşmeyecek deniyordu. Şimdi, kalıcı bir ateşkesin gerçek ve kalıcı bir barışa dönüşmesi için kimsenin mümkün görmediği şeyleri planlanandan çok daha önce hayata geçiriyoruz" ifadelerini kullandı.

Trump, Suudi Arabistan'ı

Veliaht Prens Selman: "Ekonomik iş birliğinin ufku genişliyor"

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ise konuşmasında, iki ülke arasındaki ilişkilerin neredeyse 90 yıldır devam ettiğini hatırlatarak, "Bu ilişki, Suudi Arabistan'ın modern modelinin oluşmasını sağlayan temel sütunlardan biri oldu" dedi. İkinci Dünya Savaşı, Soğuk Savaş ve sonrasındaki dönemlerde petrol ve enerji alanında yürütülen iş birliğine dikkat çeken Veliaht Prens, bugün ise ekonomik ilişkilere yeni boyutlar eklendiğini belirtti. Veliaht Prens, "Bugün Suudi Arabistan ve ABD arasındaki ekonomik iş birliğinin ufkunun birçok alanda genişlemeye başladığını düşünüyoruz. Halklarımız için yeni kapılar açacak çok sayıda anlaşma imzaladık. Fırsatların çok büyük olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle uygulamaya ve bu fırsatları artırmaya odaklandık" ifadelerini kullandı. Konuşmasının sonunda espri de yapan Veliaht Prens, bazı medya organlarının kıyafeti üzerinden spekülasyon yaptığını hatırlatarak, "Eğer siyah takım elbiseyle gelirseniz birileri mutlaka hikaye uydurmak ister. Biz işimize, ilişkilerimize ve geleceğe odaklanıyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.

Elon Musk ve Cristiano Ronaldo dikkat çekti

Beyaz Saray'ın balo salonunda düzenlenen akşam yemeğinin davetlileri arasında Nisan ayında Trump yönetiminden ayrılmasından bu yana ilk kez Beyaz Saray'a gelen milyarder iş insanı Elon Musk ve Suudi Arabistan ekibi Al Nassr'da forma giyen dünyaca ünlü Portekizli futbolcu Cristiano Ronaldo da yer aldı. Trump, konuşması sırasında Ronaldo'dan da bahsederek oğlu Barron Trump'ın ünlü futbolcuya hayranlığını dile getirdi. Trump'ın, "Oğlum Ronaldo'nun büyük hayranı. Barron onunla tanıştı ve sanırım artık babasına biraz daha fazla saygı duyuyor, sizi tanıştırdığım için" ifadelerini salonda gülüşmelere neden oldu.
Yemeğe Suudi heyeti, Trump yönetimindeki bakanlar, ABD'li ve Suudi iş insanları, teknoloji ve finans dünyasından önde gelen isimler ve spor camiasından davetliler katıldı.

Dilek Kaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir Körfezi’in temizliği için takviye güç İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Körfezi’ndeki temizlik çalışmalarını güçlendirmek için beş amfibi aracı hizmete alıyor. Sığ ve erişilmesi zor kıyı alanlarında da çalışabilen araçlarla deniz marulu yoğunlaşmalarına hızlı müdahale edilerek ekolojik dengenin korunması hedefleniyor. İzmir Körfezi’nde temizlik çalışmalarını yoğunlaştıran İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu doğrultuda filosunu güçlendirmeyi sürdürüyor. Belediyenin iştiraki İZDENİZ, körfezde yürütülen temizlik çalışmalarını desteklemek ve deniz marulu yoğunlaşmalarına daha hızlı müdahale edebilmek amacıyla beş adet amfibi temizlik aracını bünyesine kattı. Gediz Nehri’nin taşıdığı kirleticiler ve havza kaynaklı besin yükü nedeniyle son yıllarda körfezde deniz marulu (makroalg) yoğunlaşmaları daha sık görülürken, yeni araçlarla bu yoğunlaşmanın önüne geçilmesi hedefleniyor. Alg patlamalarına neden oluyor Gediz Nehri’nin su kalitesi, Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü verilerine göre 3. sınıf, yani kirli su seviyesinde bulunuyor. Özellikle azot ve fosfor gibi besin maddelerindeki artış, deniz marulu gelişimini hızlandırarak kıyı alanlarında geniş yayılımlara yol açıyor. Yapılan saha çalışmalarında, sığlaşmanın belirgin olduğu Mavişehir ile Foça arasında yaklaşık 4 milyon metrekareyi aşan alanın köksüz deniz marullarıyla kaplandığı tespit edildi. Deniz marulları parçalanıp ayrıştığında suya önemli miktarda besin yükü bırakıyor; bu durum da mikroalg patlamaları (alg bloom) olarak adlandırılan çevresel olayları tetikleyebiliyor. Alg patlamaları ise su kalitesinin bozulmasına, kötü koku oluşumuna ve balık ölümlerine neden oluyor. Yeni alınan amfibi temizlik araçlarıyla deniz marulu yoğunlaşmalarına erken müdahale edilmesi ve kıyı bölgelerinde oluşabilecek çevresel etkilerin azaltılması hedefleniyor. Denizde ve karada hareket edebiliyor Denizde ve karada hareket edebilme özelliğine sahip olan bu araçlar, paletli yapıları sayesinde özellikle sığ kıyı alanlarında ve erişilmesi zor bölgelerde yüksek manevra kabiliyetiyle çalışabiliyor. Araçların ön kısmında bulunan süzgeç tipi kepçe sistemi, su yüzeyinde biriken deniz marulu ve benzeri organik materyallerin etkin biçimde toplanmasını sağlıyor. Toplanan materyaller daha sonra uygun yöntemlerle bertaraf edilerek çevreye yeniden karışmasının önüne geçiliyor. Bu araçların en önemli avantajlarından biri de, kıyıya yakın sığ alanlarda ve lagün benzeri bölgelerde karadan denize kesintisiz şekilde çalışabilmeleri ve temizlik faaliyetlerinin sürekliliğini sağlamaları. Ekolojik dengenin korunmasına katkı sağlayacak Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren 2 amfibi araca ilave olacak 5 amfibi temizleme aracı kısa bir süre sonra Körfez’de hizmet vermeye başlayacak. Deniz suyu seviyesinin hızlı değiştiği dönemlerde yüzeye çıkan deniz marullarının hızlı bir şekilde toplanması, tekrar deniz su seviyesi yükselmeden müdahale edilmesi önem taşıyor. Su seviyesi yükseldiğinde deniz marulları parçalanıp mikro alg patlamasını tetikliyor. Bu nedenle deniz suyu seviyesinin düştüğü dönemde hızlı bir şekilde daha çok araç ile müdahale edilmesi önem arz ediyor. Deniz maruluna hızlı müdahale İZDENİZ Genel Müdürü Gökhan Marım, "Körfezde ciddi miktarda deniz marulu oluşuyor. Bunun başlıca nedeni Gediz Nehri ve eski yatağı olan Ağıl Deresi. Ağıl Deresi’nden Gediz Nehri’nin ana yatağına kadar uzanan hatta yıllardır sediment birikiyor. Bu birikim; sığlaşma ve su kalitesi sorunlarıyla birlikte deniz marullarının oluşması için elverişli bir ortam yaratıyor. Deniz marulları çürüdüğünde balık ölümlerine ve kötü kokuya yol açan mikroalg patlamalarını tetikliyor. Bu nedenle yüzeye çıkan marulların hızla toplanması gerekiyor. Sürenin kısıtlı olması nedeniyle araç kapasitemizi artırdık ve bu kapsamda amfibi araçları filomuza dahil ettik. Bu araçlarla birlikte toplam amfibi sayımız 7’ye ulaştı. Önümüzdeki yaz, balık ölümleri ve koku sorunlarının önüne geçmek için deniz marullarını düzenli olarak toplayacağız. Deniz marulları genellikle bahar aylarında oluşup kasım ayında dağılıyor; yaz boyunca ise sık sık yüzeye çıkıyor ve suyun rengini olumsuz etkiliyor. Deniz marulu oluştuğu anda müdahaleye hazırız" dedi.
Kütahya Kütahya’da "Türk Dünyasının Ortak Değerleri" sahnelendi Kütahya Gençlik Merkezi ev sahipliğinde düzenlenen "Türk Dünyasının Ortak Değerleri" programı, yoğun katılımla gerçekleştirildi. "Geleneksel Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla hazırlanan etkinlikte, Adriyatik’ten Çin Seddi’ne uzanan geniş Türk coğrafyasının kültürel mirası sahneye taşındı. Açılış konuşmalarında Türk kültürünün köklü geçmişine ve milletleri birbirine bağlayan güçlü bağlara vurgu yapıldı. Etkinlik, İsmail Gaspıralı’nın "Dilde, fikirde, işte birlik" şiarından ilham alınarak hazırlandı. Anadolu’dan Kazakistan’a, Özbekistan’dan Kırım’a uzanan geniş bir coğrafyanın gelenekleri tek sahnede buluşturuldu. Konuşmalarda, kültürel değerlerin korunmasının bir sorumluluk olduğuna dikkat çekilerek "Türk’ün töresi yaşarsa, cihan nefes alır" mesajı verildi. Program kapsamında, Türk tarihinin ritüellerinden biri olan demir dövme geleneği canlandırıldı. Protokol üyeleri örs üzerinde demir döverek birlik ve beraberlik mesajı verdi. Bu anlar katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Etkinlikte ayrıca "Anadolu Bereket Sofrası" kuruldu. Türkiye, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Kırım Tatarları, Uygur ve Kırgız kültürlerine ait bahar ritüelleri; semeni, boyalı yumurta, kırmızı elma ve bereket suyu gibi sembollerle tanıtıldı. Geleneksel niyet manileriyle kadim kültür yaşatıldı. Program boyunca sahnelenen gösteriler izleyicilere unutulmaz anlar yaşattı. Mistik Şaman dansları, Kazak ezgisi "Akkuşum" ve Azerbaycan’a özgü müzikler büyük beğeni topladı. Ayrıca Azerbaycan’ın "Naz Eyleme" dansı ile Anadolu’nun simgesi zeybek oyunu sahnelendi. Şiir konserinde ise Abdurrahim Karakoç’un "Anadolu’da Bahar" şiiri ile Ziya Gökalp’in "Ergenekon" eseri izleyicilerle buluştu. Programın finalinde sahne alan Azerbaycan Halk Tiyatrosu; Bahar Kızı, Köse ve Keçel gibi karakterlerle izleyicilere hem eğlenceli hem düşündürücü anlar yaşattı. Etkinlik, Türk dünyasının birlik ve beraberliğini belgeleyen eserlerin seslendirildiği konserle sona erdi.
Diyarbakır Zerzevan Kalesi yağışlı havaya rağmen bayramda 13 bin kişi ağırladı Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde, Roma İmparatorluğu döneminde "askeri yerleşim" olarak kullanılan, arkeolojik kazılarla geçmişe ışık tutan 3 bin yıllık Zerzevan Kalesi, 3 günlük bayram tatilinde yağışlı havaya rağmen 13 bin kişi ağırlarken, 35 kadın ise toprak altındaki tarihi yapıyı gün yüzüne çıkartıyor. Zerzevan Kalesi, Çınar ilçesi Diyarbakır-Mardin kara yolu üzerinde yer alıyor. Kazı - restorasyon çalışmaları Prof. Dr. Aytaç Coşkun’un başkanlığında 2014 yılında başladı. Roma’nın sınır garnizonu olan Zerzevan Kalesi’nin tarihi 3 bin yıl öncesine Asur Dönemine (MÖ 882-611) kadar gidiyor. Pers Döneminde de (MÖ 550-331) Kral Yolu üzerinde bulunan yerleşim alanı yol güvenliğinin sağlanması amacıyla kullanılmış. Buluntular, alanın Parth (MÖ 140-85), Geç Hellenistik ve Erken Roma Dönemlerinde MÖ 2. yüzyıldan MS 3. yüzyıla kadar kullanıldığına işaret ediyor. Roma Döneminde MS 3. yüzyılda Severuslar Döneminde (MS 198-235) asıl büyük askeri yerleşim inşa edildi. Yerleşimin surları ve yapıları Anastasios I (MS 491-518) ve Justinianos I (MS 527-565) dönemlerinde onarılarak, bazı yapılar ise yeniden inşa edilerek mevcut son haline getirildi. 639 yılında İslam ordularının fethine kadar yerleşim kesintisiz kullanılmış. Yeni başlayan çalışmalar ulusal ve uluslararası alanda büyük yankı uyandırmış, şu anda yerli ve yabancı turistlerin yoğun ziyaret ettiği bir ören yeri haline geldi. Dünyanın en iyi korunmuş askeri yerleşimde dünyanın en iyi korunmuş Mithras Kutsal Alanı ortaya çıkarıldı. Bu yapılar kompleksi Roma’nın doğu sınırındaki ilk kutsal alanı olarak biliniyor. Bin 200 metre uzunluğunda, 15-18 metre yüksekliğinde surlarla çevrelenmiş askeri yerleşimde, kamu yapılarının bulunduğu güney alanda, 24 metre yüksekliğinde gözetleme ve savunma kulesi (güney kule), kilise, yönetim binası, Arsenal, kaya sunağı gibi mimari kalıntılar yer alıyor. Kuzeyinde ise cadde-sokaklar ve konutlar takip ediyor. Konutların bulunduğu alanda aynı zamanda su sarnıçları, yeraltı kilisesi, yeraltı kutsal yapısı, dünyada bulunmuş son, Roma’nın doğu sınırındaki ilk Mithras kutsal alanı tespit edildi. Surların dışında ise yerleşime su sağlayan kanallar, sunu çanakları ve taş ocakları, nekropol alanında ise kaya mezarları ve tonozlu mezarlar dikkati çekiyor. Zerzevan Kalesinde hem yer üstü hem de büyük bir yer altı şehri bulunuyor. Zerzevan Kalesi ve Mithras Kutsal Alanı 2020 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesine girdi. Asıl liste için de çalışmalar Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Karacadağ Kalkınma Ajansı tarafından yürütülüyor. Yapının bu yıl Dünya Mirası olması planlanıyor. Tarihi yapı, yılda 400 bin yerli ve yabancı turist ağırlarken kale, 3 günlük bayram tatilinde ise yağışlı havaya rağmen 13 bin kişi ağırladı. Yapıya her geçen gün ziyaretçiler gelirken, kazı alanında ise 35 kadın, proje kapsamında tarihi yapıdaki eserleri gün yüzüne çıkartıyor. Kazı Başkanı Prof. Dr. Aytaç Coşkun, bu yıl ilk defa İŞKUR’un "İş Gücü Uyum Projesi" kapsamında 35 kadının Zerzevan Kalesinde çalıştığını söyledi. Bu kadınların yanı baştaki köylerden geldiğini belirten Kazı Başkanı Prof. Dr. Aytaç Coşkun, hem ilk olması hem de kadın istihdamı açısından projenin oldukça önemli olduğunu ifade etti. Coşkun, İŞKUR ve Çınar Kaymakamlığının ortaklaşa projesi olduğunu belirterek, "35 kadın, tarihe ışık tutuyor. Kadın istihdamı ülkemizde ve bölgemizde oldukça önemli. Hem iş gücü uyum programı, hem aldıkları eğitimler, bunula birlikte tabii ki tarihe ışık tutmaları, bununla birlikte yine ekonomik açıdan evlerine katkı sunmaları oldukça önemliydi. Zerzevan Kalesinin en hassas noktasında çalışıyorlar. Burası askerlerin ve sivillerin kaldığı konutlar. Aslında en çok arkeolojik bulgunun ortaya çıkarıldığı yerler. Oldukça hassas çalışılması gereken yerler. Şu an buraya kadın eli değdi" dedi. "Önümüzdeki yıldan itibaren 700 bin ziyaretçi bekliyoruz" Zerzevan Kalesinin yılda ortalama 400 bin kişinin ziyaret ettiği bir yer olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Coşkun, "Bu yıl ziyaretçi sayısının artmasını bekliyoruz. Bayramda bölgemiz yağışlıydı. Ama buna rağmen çok sayıda tur Zerzevan Kalesindeydi. Çünkü Zerzevan Kalesi birçok tur programında. Türkiye’nin her yerinden ve yurt dışından turlar Zerzevan Kalesini ziyaret etti. Önümüzdeki yıldan itibaren 700 bin ziyaretçi bekliyoruz. Bu sayı giderek artacak en az 1 milyona ulaşacağını düşünüyoruz. 3 günlük bayram sürecinde yaklaşık 13 bin kişi Zerzevan Kalesini ziyaret etti. Bu yoğun yağışa rağmen" diye konuştu. "Kadınlar her şeye meraklı, daha detaycıyız" Kazı ekibindeki kadınlardan Eylem Atan, Demirölçek köyünde oturduğunu, mahallede böyle bir işin sunulmasının kendileri için çok iyi olduğunu söyledi. Ailelerine katkıda bulunduklarını kaydeden Atan, "Ayaklarımızın üzerinde duruyoruz. Bu, bize mutluluk veriyor. Buranın tarihi yer açısından önemli bir yere sahip olduğunu biliyorduk. Ama bu kadarını bilmiyorduk. Kazı işleri başladıktan sonra daha çok ünlendi. Eserler bulundu, bu eserlerin bize de mutluluk heyecan veriyor. Ayrıca o döneme ait eserler bulabileceğimiz için biz de mutluyuz, heyecanlıyız. Kadınlar her şeye meraklı, daha detaycıyız. Çalışabilir miyiz dedik. Şimdi görüyoruz, hepimiz çalışıyoruz, yapabiliyoruz. Bazılarımız kazma ile kazıyor, kürek, mala ile kovalarımıza dolduruyoruz. O işlemeleri yaparken çok yavaş, çok detaylı bir şekilde yapıyoruz" şeklinde konuştu.