DÜNYA - 21 Mayıs 2025 Çarşamba 08:13 | Son Güncelleme : 21 Mayıs 2025 Çarşamba 08:16

Trump’tan "Altın Kubbe Füze Savunma Sistemi" açıklaması: "Bu, Amerika’nın hayatta kalma sistemidir"

A
A
A

 ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis’te yaptığı açıklamada, hipersonik ve balistik füzelere karşı geliştirilen yeni savunma sistemi "Altın Kubbe" projesini duyurdu. Projenin, ABD tarihinin en gelişmiş füze savunma sistemi olacağı belirtildi.

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında, "Altın Kubbe" olarak adlandırılan yeni bir savunma sistemi kuracaklarını açıkladı. Proje kapsamında, ABD topraklarına yönelik her türlü füze tehdidine karşı çok katmanlı, entegre ve uzay destekli bir savunma mimarisi inşa edilecek. Trump, sistemin yalnızca savunma değil, aynı zamanda teknoloji, sanayi, ekonomi ve dış politika açısından da ABD için "tarihi bir hamle" olduğunu vurguladı.
Trump, Altın Kubbe’nin karadan, denizden ve uzaydan fırlatılabilecek tehditlere karşı önleyici kabiliyete sahip olacağını açıkladı. Sistem; hipersonik füzeler, gelişmiş seyir füzeleri, balistik füzeler ve insansız hava araçlarına karşı entegre sensör ve önleme teknolojileri kullanacak.

Sistemin, radarlar ve yapay zeka destekli izleme sistemleriyle gerçek zamanlı müdahale yapabileceği, düşman füzelerini atmosfer içinde veya dışında yok edebileceği belirtildi. Trump, "Düşünün, mermileri havada vurabiliyorsunuz. Bu teknoloji şimdiye kadar yapılanların çok ötesinde" diye belirtirken, sistemin Amerikan topraklarına dönük saldırı risklerini büyük oranda azaltacağını savundu.

Reagan’dan miras, Trump’la tamamlanıyor

Trump, projenin ilham kaynağının 1980’li yıllarda Başkan Ronald Reagan tarafından ortaya atılan ancak teknolojik kısıtlar nedeniyle hayata geçirilemeyen "Stratejik Savunma Girişimi" olduğunu belirtirken, "O zaman bu teknoloji yoktu. Şimdi biz bunu gerçekleştirecek kapasitedeyiz" diyen Trump, bu vizyonun 40 yıl sonra nihayet tamamlandığını söyledi.

Kanada’nın projeye ilgisi: "Müttefiklerle entegrasyon mümkün"

Trump, Kanada’nın da bu projeye katılmak istediğini belirterek, görüşmelerin başlayacağını söyledi. Kanada’nın sistemde yer alması halinde, diğer NATO müttefiklerinin de entegrasyon sürecine katılabileceği yorumları yapılıyor. Bu durumun, ABD’nin füze savunmasını sadece ulusal değil, küresel boyutta da şekillendireceği değerlendiriliyor.

25 milyar dolarlık başlangıç bütçesi, 175 milyar dolara kadar çıkacak

Trump, Altın Kubbe’nin inşası için ilk etapta 25 milyar dolarlık kaynak tahsis edildiğini, sistemin tamamının yaklaşık 175 milyar dolara mal olacağını açıkladı. Projenin bütçesi, Senato Silahlı Hizmetler Komitesi tarafından onaylanan "Kubbe Yasası" ile güvence altına alındı. Trump, sistemin tüm parçalarının ABD’de üretileceğini ve bunun savunma sanayii ile teknoloji sektörüne önemli katkı sağlayacağını vurguladı. Trump konuşmasında, "Bu sistem, sadece güvenlik değil, istihdam ve sanayi açısından da Amerika’ya büyük kazanımlar sağlayacak" ifadelerini kullandı.

Trump, Altın Kubbe’nin operasyonel yönetimi için General Goodline’ın atandığını açıkladı. Savunma alanında uzun yıllar görev yapmış olan Goodline’ın, Uzay Kuvvetleri’nin en yüksek rütbeli komutanlarından biri olduğu belirtildi. Trump proje ile ilgili Goodline için "Bu görev için ondan daha nitelikli bir isim yok" diyerek, projenin hızlı ve etkin biçimde ilerleyeceğini kaydetti. Trump, "savunmada etkili olmanın yolunun gerektiğinde saldırıdan geçtiğini" belirterek, Altın Kubbe’nin yalnızca pasif bir sistem olmadığını, erken uyarı ve caydırıcılık özellikleriyle aynı zamanda stratejik üstünlük sağlayacağını söyledi.

"Amerika’ya yönelik tehditler artıyor"

Toplantıda Rusya ve Çin’in hipersonik füze, çoklu savaş başlıklı balistik füze ve radar sistemlerini aşabilen seyir füzesi teknolojilerini geliştirdiğini, bu nedenle yeni sistemin acil bir ihtiyaç olduğunu dile getirildi. Savunma sistemi ile ilgili "Altın Kubbe, sadece bugünün değil, gelecek on yılların tehditlerine karşı da bir kalkan olacaktır" belirtildi.

Eleştirilere yanıt: "Bu bir savunma projesidir, silahlanma değil"

Trump, projenin yeni bir "silahlanma yarışı" başlatabileceği yönündeki eleştirilere de yanıt verdi. Trump, "Bu sistem caydırıcıdır. Kullanmak zorunda kalmamayı umut ediyoruz. Ancak tehditler karşısında hazırlıksız kalamayız" dedi. Trump, sistemin Rusya’nın son dönemdeki uzay tabanlı silah denemeleri ve Avrupa sınırlarında artan askeri varlığı karşısında da stratejik önem taşıdığını ifade etti. Başkan Putin’le iki buçuk saatlik bir görüşme yaptığını söyleyen Trump, "Durumu dikkatle izliyoruz, gerekli adımları zamanında atacağız" dedi.

"Bu, nesiller boyu sürecek bir yatırım"

Basın toplantısına katılan Senatör Dan Sullivan, Kevin Cramer ve Pete Sessions, Altın Kubbe’nin sadece bugünün güvenliği için değil, gelecek nesillerin korunması adına da büyük bir yatırım olduğunu söyledi.
Sullivan, "Savunma sistemimiz artık sadece yeryüzüyle sınırlı değil, uzayda da caydırıcı güç haline geliyor" dedi.

Dilek Kaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı dron ile görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dronla havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile akademik iş birliği görüşmesi gerçekleştirildi Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu ve küresel akademik iş birliklerini güçlendirme hedefi doğrultusunda önemli bir akademik temasa daha ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda, Azerbaycan Tıp Üniversitesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Kamandar Yaqubov, Doç. Dr. Gülbeniz Hüseynova ve Doç. Dr. Aydın Aliyev ile Pato-Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sevinç Hacıyeva, Atatürk Üniversitesini ziyaret ederek bir dizi görüşmede bulundu. Ziyaret programı çerçevesinde konuk akademisyenler, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede; iki üniversite arasında bilimsel iş birliğinin geliştirilmesi, ortak araştırma projelerinin hayata geçirilmesi, akademik personel ve öğrenci değişim programlarının artırılması ile disiplinler arası çalışmaların teşvik edilmesi gibi başlıklar ele alındı. Oldukça verimli bir atmosferde gerçekleşen toplantıda, özellikle farmakoloji ve patofizyoloji alanlarında yürütülebilecek ortak bilimsel çalışmaların stratejik önemi vurgulandı. Taraflar, bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, uluslararası fon kaynaklarına yönelik projelerde birlikte yer alınması ve sürdürülebilir akademik iş birliklerinin tesis edilmesi konusunda karşılıklı mutabakat sağladı. Rektör Hacımüftüoğlu, nazik ziyaretlerinden dolayı Azerbaycan Tıp Üniversitesi heyetine teşekkür ederek, iki köklü kurum arasında tesis edilen bu temasların, önümüzdeki süreçte somut iş birliklerine dönüşeceğine olan inancını ifade etti. Ziyaret, iyi niyet temennilerinin ardından sona erdi.