DÜNYA - 25 Nisan 2025 Cuma 20:14 | Son Güncelleme : 25 Nisan 2025 Cuma 22:49

Trump’tan İran’a gözdağı: "Anlaşma yapamazsak, oldukça istekli bir şekilde savaşa girebilirim"

A
A
A
Trump’tan İran’a gözdağı: "Anlaşma yapamazsak, oldukça istekli bir şekilde savaşa girebilirim"

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile gerçekleştirilen nükleer konulu müzakerelere ilişkin açıklamalarda bulunarak, "Eğer bir anlaşma yapamazsak, oldukça istekli bir şekilde savaşa girebilirim. Eğer anlaşma sağlayamazsak, öncülüğü üstlenen ben olacağım" dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, Time dergisine röportaj verdi. ABD Başkanı, 22 Nisan’da gerçekleştirilen ve bugün yayınlanan röportajda başkanlığının ilk 100 gününü "oldukça başarılı" olarak değerlendirdi.

"Masayı yeniden kuruyoruz"

ABD’nin halihazırda bir geçiş dönemi içerisinde bulunduğunu ifade eden Trump, "Biliyorsunuz, masayı yeniden kuruyoruz. Ticarette, yılda 2 trilyon dolar kaybediyorduk. Bu yapılamaz. Yani, bir noktada birinin çıkıp buna dur demesi gerekiyordu. Çünkü bu sürdürülebilir değil. Ticarette korkunç rakamlar söz konusuydu ve bunu değiştirdik. Diğer ülkeleri sırtımızda taşıyorduk" dedi.
Piyasanın oldukça dalgalandığını kaydeden Trump, "Bugün bin veya bin 200 puan yükseldi. Yukarı ve aşağı hamleler yapıyor, fakat dengelenecek. Büyük miktarda para topluyoruz. Bildiğiniz gibi, otomobiller için yüzde 25, çelik ve alüminyum için de yüzde 25 vergi uyguluyoruz" diye konuştu.

"Ülkemiz kısa sürede çok zengin olacak"

ABD’nin kısa süre içinde çok zengin olacağını vurgulayan Trump, "Bunu 3 aydır yapıyorum ve elde ettiğimiz rakamlara ve işlere, daha da önemlisi şirketlere bir bakın. Çip şirketleri, otomobil şirketleri, Apple. Apple, fabrikalar kurmak için 500 milyar dolar yatırım yapıyor. Daha önce hiç bu ülkede yatırım yapmamışlardı" ifadelerini kullandı.

"Gümrük vergileri nedeniyle birçok şirket üretimini ABD’ye kaydırmaya başladı"

Gümrük vergisi politikasını savunan Trump, "Çin’in bize yaptığına bir bakın. Bize yüzde 100 uyguluyorlar. Hindistan’a bakarsanız, Hindistan yüzde 100 ila 150 uyguluyor. Brezilya’ya bakın, diğer birçok ülkeye bakın. Bunu uygulayarak hayatta kalıyor, zengin oluyorlar. Sıfır gümrük vergisi kolay olurdu. Sıfır çok kolay olurdu ama o halde hiçbir şirket yatırım yapmak için gelmezdi. Şimdi geliyorlar çünkü gümrük vergisi ödemek istemiyorlar. Unutmayın, üretimi burada yapmaları halinde gümrük vergisi yok" dedi.
Gümrük vergileri nedeniyle birçok şirketin üretimini ABD’ye kaydırmaya başladığını vurgulayan Trump, "Kuzey Carolina’da tekrar mobilya üretimine başlıyorlar. Hatta başladılar bile. Meksika’da kurulum aşamasında olan birçok araç fabrikası bu süreci durdurdu. Tamamı buraya geliyor" şeklinde konuştu.

"200 anlaşma yaptım"

ABD Başkanının ticaret ve üretimden sorumlu kıdemli danışmanı Peter Navarro’nun 90 günlük ara dönemde 90 anlaşma yapılabileceğini duyurduğunu, ancak şimdiye kadar hiçbir anlaşma yapılmadığını söyleyen gazeteciye cevap veren Trump, "Hayır, birçok anlaşma söz konusu. Tüm şirketlerle ve dost ülkelerle görüşüyorum. Çin ile de görüşüyoruz. Herkesle durum iyi" ifadelerini kullandı.

Şu ana kadar hiçbir anlaşmanın duyurulmadığı ve bunların ne zaman duyurulacağı yönündeki soruya Trump, "200 anlaşma yaptım" diye cevap verdi.

"Çok uzak olmayan bir gelecekte, farklı ülkeler için gümrük vergisi seviyeleri belirleyeceğim"

Ülkelere gümrük vergisi uyguladığını dile getiren Trump, "Bazıları geçmişte bize çok kötü muamele etmiş. Bazılarının durumu idare eder. Fakat hiçbir ülkenin bize muamelesi harika değil. Hiçbiri. Herkes bizi kullanmış. Çok uzak olmayan bir gelecekte, farklı ülkeler için adil gümrük vergisi seviyeleri belirleyeceğim. Bu ülkelerden bazıları bizden yüz milyarlarca dolar kazandı" dedi.

"Askeri harcamaları, ayrı bir kalem olarak tutacağım"

ABD’nin dış ticarette neredeyse dünya üzerindeki her ülke tarafından zarara uğratıldığını savunan Trump, "Bu yüzden fiyatı ben belirleyeceğim ve bunu istatistiklere ve diğer faktörlere göre adil bir şekilde belirleyeceğim. Örneğin KDV sistemleri var mı? Bize gümrük vergisi uyguluyorlar mı? Bize ne kadar gümrük vergisi uyguluyorlar. Geçmiş yıllarda bize ne kadar gümrük vergisi uyguladılar. Birçok farklı faktör söz konusu. Söz konusu ülke bize nasıl davranıyor? Sonra bir gümrük vergisi belirleyeceğim. Askerlerini bizim finanse ediyor olmamız da önemli. Mesela, Güney Kore’yi ele alın. Ordu için milyarlarca dolar ödüyoruz. Japonya ve diğerleri için milyarlar ödüyoruz. Ama bunu, yani askeri harcamaları, ayrı bir kalem olarak tutacağım" diye konuştu.
Trump, sağlanan anlaşmaları 3 veya 4 hafta içerisinde açıklayacaklarını duyurdu.

"7 trilyon dolarlık yatırım geliyor"

ABD’yi dev bir mağaza ve dünya tarihindeki en büyük pazar olarak tanımlayan Trump, "İnsanlar geliyor ve daha önce hiç görmediğiniz seviyelerde yatırım yapıyorlar. ABD’ye 7 trilyon dolarlık yeni tesisler, fabrikalar ve diğer yatırımlar geliyor. Geçmiş başkanlara bakarsanız, kimsenin bunun yanına dahi yaklaşamadığını görürsünüz. Üstelik bunlar sadece 3 ay içinde oldu" ifadelerini kullandı.

Trump, Çin Devlet Başkanı Xi’nin kendisini aradığını söyledi

Röportajda Trump ayrıca, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in kendisini aradığını duyurdu. Trump, "Kendisi aradı. Ayrıca bunun kendisi adına bir zayıflık göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini düşünüyorum" dedi.

Xi ile yapılan görüşme sonrasında Çin ile daha verimli bir yönde ilerlendiği hissinin söz konusu olup olmadığı yönündeki soruya Trump, "Onların kendilerini rahat hissedecekleri bir rakam var. Fakat onların bizim sırtımızdan bir trilyon dolar kazanmasına izin veremezsiniz. 750 milyar dolar kazanmalarına izin veremezsiniz. Bakın, sürdürülemez olan şey esas olarak bu" diye konuştu.

"Ukrayna’daki savaşı birinci günde bitirme" vaadi soruldu

Seçim kampanyası sırasında başkan seçilmesi halinde görevinin birinci gününde Ukrayna’daki savaşı bitireceği yönündeki seçim vaadi hatırlatılan Trump, "Bunu mecazi anlamda, biraz da abartarak söylemiştim" dedi.

"Rusya ile anlaşmaya çok yakınız"

Bunu yapmanın niçin uzun zaman aldığı ve savaşın ne zaman sona ereceği yönündeki soruya Trump, "Bana sorarsanız uzun değil. Bakın, ben göreve 3 ay önce geldim. Bu savaş, 3 yıldır devam ediyor. Bu, başkanlık koltuğunda ben olsaydım hiç başlamamış olan bir savaş. Bu, Biden’ın savaşı. Benim savaşım değil. Bu savaşın benimle hiçbir alakası yok" ifadelerini kullandı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile barışın mümkün olup olmadığı yönündeki bir soruya Trump, "Bana sorarsanız, Putin’e kalsa kendisi çok daha farklı bir yol izlerdi. Bence, Ukrayna’nın tamamını almayı tercih ederdi" şeklinde konuştu.
Putin’le müzakere edebilecek tek kişinin kendisi olduğuna inandığını söyleyen Trump, "Bence çok ilerledik. Çok iyi görüşmeler yaptık ve bir anlaşmaya çok yaklaştık. Başka kimsenin böyle bir anlaşma yapabileceğine inanmıyorum" dedi.

"Ukrayna NATO’ya asla katılamayacak"

Ukrayna’nın NATO’ya katılma umuduna ilişkin bir soruya Trump, "Bence asla NATO’ya katılamayacaklar. Bu en başından beri böyleydi. Bence savaşın başlamasına sebep olan şey de Ukrayna’nın NATO’ya katılmayı gündeme getirmesi oldu. Bu konu açılmasaydı, savaşın hiç başlamama ihtimali çok daha yüksek olurdu" şeklinde cevap verdi.

"Ruslar, Kırım’ı zaten aldı"

Kırım’ın Rusya’ya verilmesi konusunda bir soru alan Trump, "Ruslar, Kırım’ı zaten aldı. Kırım, Barack Obama tarafından Ruslara verildi. Veren ben değilim" dedi.

Rusların uzun yıllardır Kırım’da olduğunu ve Kırım’daki halkın büyük bir çoğunluğunun Rusça konuştuğunu söyleyen Trump, "Kırım, Rusya’nın kontrolünde kalacak. Ve Zelenskiy de bunu anlıyor. Herkes, Kırım’ın uzun zamandır Ruslarda olduğunu anlıyor. Bu, Trump sahneye çıkmadan çok önce de öyleydi" şeklinde konuştu.

Grönland ve Kanada konusunda şaka yapmadığını söyledi

"Grönland’ı satın almaktan, Panama Kanalı’nın kontrolünü ele geçirmekten ve Kanada’yı ABD’nin 51. eyaleti yapmaktan söz ettiniz. Belki de şaka yapıyorsunuz diye düşünüyorum" şeklindeki soruya Trump, "Aslında hayır, şaka yapmıyorum" diye cevap verdi.

Grönland’ın ABD için hem ulusal güvenlik hem de uluslararası güvenlik açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Trump, "Kanada konusunda, ‘Belki o konuda şaka yapıyordur’ dediniz ama gerçekten şaka yapmıyorum. Kanada, ilginç bir vaka. Kanada’yı desteklemek için yılda 200 ila 250 milyar dolar kaybediyoruz. Ben de Başbakan Trudeau’ya, ki ben kendisine Vali Trudeau diyorum, şunu sordum, ‘Biz sizi desteklerken niçin bu kadar para kaybediyoruz? Bunun doğru olduğunu mu düşünüyorsunuz? Bir ülkenin ayakta kalmasını başka bir ülkenin mümkün kılmasının uygun olduğunu mu düşünüyorsunuz?’ Tabii, bana bir cevap veremedi" dedi.

Kanada’ya bakmanın ABD’ye yılda 200 milyar doların üzerinde bir maliyeti olduğunu söyleyen Trump, "Ordularını biz destekliyoruz. Hayatlarının her yönünü biz destekliyoruz. Bu işin gerçekten yürümesinin tek yolu, Kanada’nın bir eyalet olmasıdır" şeklinde konuştu.

ABD’nin topraklarını genişleten başkan olarak hatırlanmak isteyip istemediği sorusuna ise Trump, "Buna itirazım olmaz" şeklinde cevap verdi.

Gazze’de ölen çocuklardan eski Başkan Biden’ı sorumlu tuttu

Gazze’de ateşkesin bozulduğu 18 Mart tarihinden bu yana 300’den fazla çocuğun hayatını kaybettiği ve bu ölümlerden kimin sorumlu olduğu yönündeki soruya Trump, "Bence en büyük sorumlu Biden’dır. Çünkü biliyorsunuz, İran, iflas etmiş haldeydi ve onun sayesinde tekrar zengin oldu" ifadelerini kullandı.
Eski ABD Başkanı Joe Biden’ın göreve geldiğinde tüm yaptırımları kaldırdığını belirten Trump, "Çin ve diğer herkesin İran’dan petrol almasına izin verdi ve İran, dört sene içinde 300 milyar dolar nakit elde etti. Terörü yeniden finanse etmeye başladılar" dedi.

İran liderleriyle görüşmeye açık olduğunu söyledi

ABD’nin İran ile doğrudan görüşmeler gerçekleştirdiğini ve kendisinin de İran Cumhurbaşkanı veya Dini Lideri ile görüşmeye açık olup olmadığı yönündeki soruya Trump, "Elbette açığım" cevabını verdi.

İsrail’in İran’ın nükleer tesislerine saldırısını kendisinin engellediği yönündeki iddiaları ise reddeden Trump, "Hayır, bu doğru değil. Onları durdurmadım. Ama onlara rahat hareket edebilecekleri bir ortam da sunmadım. Çünkü bir saldırıya gerek kalmadan anlaşma sağlayabileceğimize inanıyorum. Belki de saldırmak zorunda kalacağız. Çünkü, İran’ın nükleer silah sahibi olmasına izin verilmeyecek" diye konuştu.

Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ABD’yi savaşa sürüklemesinden endişe edip etmediği yönündeki soruyu ise "Hayır" diye yanıtladı. Bu durumda, İsrail’in saldırması durumunda ABD’nin bunun dışında mı kalacağı yönündeki soruya Trump, "Hayır, bunu söylemedim. Siz bana, Netanyahu’nun beni savaşa sürükleyip sürüklemediğini sordunuz. Yani isteksiz bir şekilde savaşa girip girmeyeceğimi. Hayır. Eğer bir anlaşma yapamazsak, oldukça istekli bir şekilde savaşa girebilirim. Eğer anlaşma sağlayamazsak, öncülüğü üstlenen ben olacağım" ifadelerini kullandı.

"Suudi Arabistan, ekonomimize 1 trilyon dolar yatırım yapmayı kabul etti"

Önümüzdeki ay planlanan Orta Doğu ziyareti ve Arap ülkeleri ile İsrail arasındaki ilişkiler hakkında soru üzerine Trump, "Suudi Arabistan’ı ve halkını gerçekten çok seviyorum. Veliaht Prensi de Kralı da seviyorum. Ekonomimize 1 trilyon dolar yatırım yapmayı kabul ettiler. 1 trilyon dolar. Sonrasında Katar’a ve ardından Birleşik Arap Emirlikleri’ne gideceğim" şeklinde konuştu.
Önceki yönetimin Arap-İsrail normalleşmesine ilişkin İbrahim Anlaşmaları konusunda hiçbir şey yapmadığını vurgulayan Trump, "Biz 4 ülkeyle anlaşmıştık. Her şey hazırdı. Tamamen bitirilmiş olabilirdi. Şimdi yeniden başlayacağız. İbrahim Anlaşmaları büyük bir başarıydı ama Biden onu olduğu gibi bıraktı" dedi.

Suudi Arabistan ile İsrail arasında bir normalleşme inşa edilmesinin mümkün olup olmadığına ilişkin soru üzerine Trump, "Şunu söyleyeyim, bence Suudi Arabistan, İbrahim Anlaşmalarına katılacak. Bu çok hızlı bir şekilde tamamlanacak" dedi.

Trump'a Türk doktora öğrencisi Rümeysa Öztürk sorusu

ABD’de kampüs protestolarına katıldıkları gerekçesiyle 300 öğrencinin vizelerinin iptal edildiğine ve bunun ifade hürriyetine baskı olarak görüldüğüne ilişkin soruya Trump, "Bu gösterilerin her birinde muazzam boyutta anti-semitizm vardı. Çok büyük bir anti-semitizm. İfade hürriyetini destekliyorum fakat ABD’deki her üniversitede çıkan isyanları destekleyemem" cevabını verdi.
Trump, öğrencilerin protesto gösterisi yapabileceğini fakat Columbia ve diğer yerlerde olduğu gibi okulları tahrip edemeyeceklerini söyledi.

Röportaj sırasında Trump’a Filistin'e destek verdiği gerekçesiyle gözaltına alınan Tufts Üniversitesi doktora öğrencisi Rümeysa Öztürk'ün durumu da soruldu. ABD hükümetinin Öztürk’ün Hamas bağlantılı olduğu yönündeki iddiası sonrasında Adalet Bakanlığı’nın bu konuda delilleri paylaşıp paylaşmayacağı sorulan Trump, "Bunda hiçbir sakınca görmem. Bu konuyu inceleyeceğim. Söz konusu olayı bilmiyorum" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Nazilli Belediyesi’nden 23 ayda 23 yeni araç Nazilli Belediye Başkanı Dr. Ertuğrul Tetik, göreve geldiği günden bu yana yürüttüğü tasarruf politikasıyla hem belediyenin borç yükünü büyük ölçüde hafifletti hem de 23 yeni aracı ilçenin hizmetine sundu. 56 bin metrekare asfalt ihalesi, yeni barınak projesi ve Ahmet Şensan Kültür Merkezi’nin bulunduğu 6 bin metrekarelik alanın yenilenmesi gibi adımların yanı sıra araç filosunun güçlendirilmesi için de kalıcı adımlar atan Başkan Tetik, gerçekleştirdiği mahalle buluşmalarıyla da sık sık vatandaşların taleplerini yerinde dinleyerek halkın takdirini kazandı. Son dönemde esnaf odası ziyaretlerini artırarak her kesimden vatandaşın ilçe yönetimine ve yatırımlara ilişkin taleplerini bizzat ilk ağızdan dinleyen Tetik, belediyenin mali gücünün artırılmasıyla hizmetlerin de hız kazanacağına dikkat çekti. Mart ayı itibariyle 4 yeni aracı Temizlik İşleri Müdürlüğü bünyesinde kullanılmak üzere hizmete sunduklarını kaydeden Tetik, özellikle ara sokakların hijyen standartlarının artırılması için 10 işçinin 1 saate yaptığı işi yarım saatte tek başına yapan yeni araç alımı gerçekleştirdiklerini ifade etti. Söz konusu araçların sayısının artırılarak şehrin temizlik sorununu tamamen çözeceklerini belirten Başkan Tetik; "Nazilli’nin iki temel sorunu var; yol ve temizlik. Yol sorununu büyük ölçüde çözecek ihalemiz için ilanlarımız yayınlandı. Temizlik sorununu çözüme kavuşturmak için işçi alım girişimlerimiz ne yazık ki Ankara’dan bir sonuç alamadı. Biz de çözümü teknolojiden yana kullandık ve yeni araçlarımızı şehrimize kazandırdık. Bu araçların sayısını artırarak bu sorunu da çözmüş olacağız. Halkımız sabırlı olsun. Tüm sorunları el birliğiyle çözüme kavuşturacağız" dedi.
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı böyle görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dron ile havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum ETSO Mart ayı Meclis Toplantısı yapıldı: UR-GE projelerinde Türkiye birinciliği vurgulandı Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı, ETSO Meclis Başkanı Gökhan Yılmaz başkanlığında yapıldı. Toplantıda, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın tarafından aylık faaliyet raporu meclis üyelerine sunuldu. Toplantının en önemli gündem maddelerinden biri Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi (UR-GE) projeleri oldu. Başkan Saim Özakalın meclise yaptığı sunumda, ETSO’nun UR-GE projelerinde Türkiye genelinde birinci sırada yer aldığını belirterek, bu istikrarlı başarının firmalarımızın yeni teknolojilerle tanışmasına, vizyonlarını genişletmesine ve küresel pazardaki yeni ufuklara adapte olmasına ivme katacağını ifade etti. Ankara Temasları ve Stratejik Kazanımlar Meclise Aktarıldı Saim Özakalın’ın meclis üyelerine sunduğu faaliyet raporunda, geride kalan ay boyunca Ankara’da ve Erzurum’da yürütülen yoğun temaslar detaylandırıldı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala ile yapılan görüşmelerde, Erzurum’un 2. OSB genişleme süreci, 6. Bölge teşvikleri ve mesleki eğitim yatırımları için alınan destek sözleri meclis üyeleriyle paylaşıldı. Rapor kapsamında ayrıca, ETSO heyetinin Erzurum Valisi Aydın Baruş ziyareti, Model Fabrika Projesi hazırlıkları, Ziraat Bankası ve Halkbank bölge müdürlükleriyle yapılan finansmana erişim toplantıları ile Kadın ve Genç Girişimciler kurullarının yürüttüğü çalışmalar değerlendirildi. Toplantı, meclis üyelerinin sektörel taleplerini dile getirmesi ve Ramazan ayı gıda yardımları gibi sosyal dayanışma faaliyetlerinin istişare edilmesinin ardından sona erdi.
Balıkesir Havran ölüm kavşağına ışıklandırma yapıldı Balıkesir’in Edremit ile Havran ilçeleri arasındaki D230 karayolu üzerinde bulunan Çamdibi Kavşağı’na trafik sinyalizasyon sistemi kuruldu. Yıllardır çok sayıda trafik kazasının meydana geldiği ve onlarca kişinin hayatını kaybettiği ya da yaralandığı kavşakta yapılan trafik sinyalizasyon düzenlemesi sonrası trafik akışı kontrollü hale getirildi. Edremit-Havran karayolu üzerinde yer alan Çamdibi Kavşağı, özellikle orta refüjden yapılan dönüşler ve tali yoldan ana yola kontrolsüz çıkışlar nedeniyle uzun süredir bölgenin en riskli trafik noktalarından biri olarak gösteriliyordu. Ana yol üzerinde yüksek hızla ilerleyen araçlarla kavşağa giren araçların karşı karşıya gelmesi sonucu yıllar içinde çok sayıda ciddi kaza meydana geldi. Bölge sakinlerinin ve sürücülerin ifadelerine göre kavşakta bugüne kadar onlarca kaza yaşandı, birçok kişi hayatını kaybetti ve çok sayıda vatandaş da yaralandı. Özellikle gece saatlerinde görüş mesafesinin düşmesi ve kavşakta herhangi bir sinyalizasyon sisteminin bulunmaması kazaların en önemli nedenleri arasında gösteriliyordu. Uzun süredir kamuoyunda tartışma konusu olan kavşakta karayolları ekipleri tarafından trafik ışıklandırma ve sinyalizasyon sistemi kuruldu. Yeni sistemle birlikte ana yol ve tali yol geçişleri ışıklarla kontrol altına alınırken, orta refüj dönüşleri de daha güvenli hale getirildi. Işıklandırma sisteminin devreye girmesiyle birlikte bölgede trafik akışının daha düzenli hale geldiği görülürken, sürücüler de kavşaktan daha kontrollü şekilde geçiş yapmaya başladı. Ancak yıllardır çok sayıda kazanın yaşandığı kavşağa trafik ışıklarının ancak şimdi konulması, "Bu önlem kavşak ilk yapıldığında neden alınmadı?" sorusunu da beraberinde getirdi. Bölge halkı, onlarca can kaybı ve yaralanmanın yaşandığı noktada yapılan düzenlemenin geç kalınmış ancak önemli bir adım olduğunu ifade ediyor.
İstanbul Dirençli mantar enfeksiyonlarına karşı yeni tedavi yaklaşımı geliştiriliyor Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Dr. Yağmur Ekenoğlu Merdan, yürütücülüğünü üstlendiği projede, son yıllarda hastanelerde daha sık görülen ve tedavisi zorlaşan "candidozyma auris" adlı mantara karşı yeni bir tedavi yaklaşımının araştırıldığını söyledi. TÜBİTAK-ARDEB 1002-A Hızlı Destek Modülü kapsamında desteklenmeye değer bulunan çalışmada, mevcut mantar ilaçlarının etkinliğini artırmaya yönelik yenilikçi bir yöntem laboratuvar ortamında inceleniyor. Projede ele alınan candidozyma auris’in, özellikle bağışıklık sistemi zayıf hastalarda ciddi enfeksiyonlara yol açabildiğini belirten Dr. Ekenoğlu Merdan, bu mantar türünün birçok yaygın ilaca karşı direnç geliştirebildiğine dikkat çekti. Dr. Ekenoğlu Merdan, "Hastane enfeksiyonları açısından önemli bir sorun haline gelen candidozyma auris, mevcut tedavilere her zaman yeterli yanıt vermeyebiliyor. Bu da yeni ve destekleyici tedavi yaklaşımlarını gerekli kılıyor" dedi. Mevcut ilacın etkisini güçlendiren bir yaklaşım Araştırma hakkında bilgi veren Dr. Ekenoğlu Merdan, "Mantarların çoğalma ve iletişim mekanizmalarını baskılayabilen farnesol adlı bir maddenin, özel taşıyıcı yapılarla birlikte kullanılması ve yaygın olarak kullanılan flukonazol adlı mantar ilacıyla oluşturduğu birlikte etkinin değerlendirilmesini hedefliyoruz. Bu yaklaşımın, ilacın mantar üzerindeki etkisini artırarak daha etkili ve güvenli tedavi seçeneklerine katkı sağlayabileceğini öngörüyoruz" dedi. Laboratuvar sonuçlarıyla etkinlik değerlendiriliyor Çalışma kapsamında geliştirilen bu yeni kombinasyonun, mantarın çoğalmasını ne ölçüde baskıladığı ve tedaviye katkı potansiyeli laboratuvar ortamında test edildiğini söyleyen Dr. Ekenoğlu Merdan, "Amacımız mevcut antifungal ilaçların etkinliğini artırabilecek, uygulanabilir ve güvenli yeni yaklaşımlar ortaya koymak. Bu tür çalışmalar, dirençli enfeksiyonlarla mücadelede önemli bir bilimsel zemin oluşturuyor" diye konuştu. Gelecek çalışmalara bilimsel altyapı sunması bekleniyor Araştırmadan elde edilecek bulguların, dirençli mantar enfeksiyonlarına yönelik yeni tedavi stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlaması ve ileride yapılacak daha kapsamlı çalışmalara yol göstermesi amaçlanıyor.