MAGAZİN - 10 Nisan 2018 Salı 11:52

Tuğba Özay: 'Ülkemi çok seviyorum, Bergama’ya aşığım'

A
A
A
Tuğba Özay: 'Ülkemi çok seviyorum, Bergama’ya aşığım'

Türkiye’nin tanınmış mankenlerinden, şarkıcı ve oyuncu Tuğbay Özay, özel bir gecede sahne almak için geldiği Bergama’da hayranlarıyla buluştu. Bergama’nın tarihi ve doğa güzelliklerini gezen Özay, kendisi ve sanat dünyasına ilişkin ilginç açıklamalarda bulundu.

Organizasyonunu Ümit Çevik ve Mehmet Akpak’ın, Menajerliğini Levent Adıgüzel ve sponsorluğunu Hasan Erik’in yaptığı gecede sahneye çıkan Tuğba Özay güzelliği kadar, şık elbisesi, dansı, enerjisi ile Bergamalılardan büyük ilgi gördü.

Yüzyılların medeniyeti var Bergama’da 

Güzel oyuncu ve şarkıcı Tuğba Özay konser için geldiği Bergama’da ilçenin dünyaca ünlü Kozak yaylasını gezdi. Özay, “Bergama’ya beni ilk kez babam getirmişti çok küçük yaşlarda. O yıllarda buranın tarihine hayran kalmıştım. Yüzyılların medeniyeti var aslında Bergama’da. Bergamalılar çok şanslı. Çünkü sahip çıkmaları gereken müthiş bir kültür var, müthiş bir hazine. Onun dışında doğal güzellikleri çok fazla sayıda. Bergama bence değeri az bilinen yerleşim yerlerimizden biri, ilçelerimizden biri. Halbuki yüzyıllar önce burası bir krallıkmış ve sonrasında da birçok kültürü barındırmış. Bu anlamda Bergama’nın daha çok öne çıkması gerekiyor” dedi.

“Sanatçı Arkadaşım Hüsnü Şenlendirici’yi Kutluyorum” 

Ünlü Klarnet Virtüözü Hüsnü Şenlendirici’yi Bergama’da iki yıldır düzenlediği ve uluslararası alanda sanatçıları Bergama’ya getirdiği için kutladığını ifade eden güzel oyuncu ve şarkıcı Tuğba Özay, “Dünya çapında, kendi alanlarında çok önemli sanatçıları Bergama’ya getirip ağırlıyormuş, bu çok güzel bir şey. Sanatçıların doğdukları yerlere bu vefayı göstermeleri çok takdire şayan bir durum. Tabi ki bu anlamda bu girişimlerde bulunan insanlara da destek vermesi gerekiyor, halkın da aynı şekilde." dedi.

“Bergama Halkı Çok Duyarlı, Çok İçten ve Misafirper” 

Bergama halkının çok duyarlı olduğunu, içten, çok sıcakkanlı, çok da misafirperver olduğunu belirten Özay, "Dün akşam burada özel bir gecede sahne aldım. Şarkılarımızla coştuk ve eğlendik, dans ettik. Çok güzel bir gece yaşadık hep beraber. Daha önce de birkaç ay öncesinde 'Kocamın Nişanlısı' isimli tiyatro oyunumuz ile gelmiş ve o zaman Bergamalıları güldürmüştük. Bergama’ya daha sık gelmek istiyorum açıkçası bu bölgeye daha sık gelmek istiyorum. İnsanlar sanata ve sanatçıya burada önem veriyor diye düşünüyorum. Bugün de çok güzel bir doğa manzarasının içerisindeyiz. Harika bir tabiat parkındayız esasında. Bir yanımızda dere akıyor, çiçekler, kuşlar, kelebekler ve ağaçlar. Hayat esasında bu kadar basit. Yani hayat çok çetrefilli gibi görünüyor ama o hayatı çetrefilli yapan insanın ta kendisi. Doğa bize çok güzel şeyler sunuyor. Şu kuş sesini dinlemek bile, şu derenin şırıltısını dinlemek bile, şu kelebeğin uçuşunu görüp ondan feyz almak bile başka dünyalara gitmek bile bence muazzam. Bunu da herkes yapamıyor çünkü insanca yaşayabilmek, yaşamının değerini bilmek çok önemli. Bergama’da iki gündür bulunuyorum ve buranın doğası, havası ve insanların sıcaklığı bana bu duyguları ve bu sıcaklığı yaşattınız. Çok teşekkür ediyorum. Birazdan da alışverişimizi yapacağız, çünkü Bergama’nın nesi meşhur? Tabi ki Bergama Tulum Peyniri, zeytinyağı ve çam fıstığı, bunları almadan gitmek olmaz." şeklinde konuştu.

"Ülkemizi çok seviyorum ama Bergama’yı ayrı seviyorum" 

Güzel oyuncu Tuğba Özay, “Ülkemizin her yeri çok güzel, her yerinde farklı bir kültür, farklı bir inanç, farklı bir ezgi, farklı bir tını ve farklı bir lezzet var. O yüzden ülkemizin kıymetini bilmemiz gerekiyor. Ülkemizi çok seviyorum ama Bergama’yı ayrı seviyorum diyebilirim." dedi. 

Sahne çalışmalarının çok yoğun bir şekilde devam ettiğini belirten Özay, şöyle devam etti: “Konserler veriyorum, şarkılar besteliyor, yazıyor ve söylüyorum. Üç albüm çıkardım şimdiye kadar bir de Single çalışmam olmuştu Yunus Emre’nin 'Gel Gör beni aşk neyledi' eserini tek eser olarak çıkarmıştık. Ama onun dışında üç albümde de kendi şarkılarım, kendi sözlerim ve kendi bestelerim mevcut. Geçtiğimiz günlerde çok kıymetli bir müzisyeni kaybettik, çok değerli bir insan, benim hocam, ustam, yol arkadaşım albümlerimde benim olmayan tüm şarkılarımın bestecisi Göksel Sönmezocak‘ı geçtiğimiz günlerde kaybettik maalesef kanser illeti yüzünden. Çok büyük bir üzüntü yaşadım ve hala daha alışabilmiş değilim. Çünkü bir şarkı sözü yazsam hemen onu arardım hocam nasıl olmuş diye. Ve çok ilginçtir ki onunla vefat etmeden üç ay öncesinde telefon ile konuşmuştuk, aramıştım. En son söylediğim bir şarkı sözümün girişi 'Bir gün öleceğiz dostum' diye başlıyordu. Çok güzel bir şarkı sözü ve şiirdi. Hoca da çok beğenmişti. 'Ne kadar duygulu bir şiir yazmışsın, bu harika bir eser olur' demişti. Ama maalesef 'Bir gün öleceğiz dostum' isimli şarkı sözümü bestesini yapamadan aramızdan ayrıldı"

“Yaşadığımız dünyaya sahip çıkalım” 

Tuğba Özay, “Diyeceğim o ki yaşamak çok güzel ve bu hayata bir defa geliyor insan. Bu güzelliklerin, bu doğa harikası yerlerin, dünyanın, yaşamanın, dostluğun, sevginin değerini bilelim. Yaşadığımız dünyaya sahip çıkalım. İş her zaman olur. İşleri anlatmakla bitiremeyiz belki ama sevgi çok başka bir şey. Sevgi bütün kapıları açan bir anahtar. Ve sevgi sadece karşı cinse duyduğunuz bir duygu değildir. İşte uçan kuşa, öten böceğe, kelebeğe, akan dereye, yaşadığın dünyaya, yaşadığın ülkeye, yaşadığın topraklara karşı duyduğun hisler de sevgidir. O yüzden yaşamayı sevin, dünyayı sevin, yaşamayı seçin, Bergama’yı sevin.” diye konuştu.

"Kocamın Nişanlısı" turneleri devam ediyor 

“Kocamın Nişanlısı“ isimli oyunun turnelerinin devam ettiğini anlatan Özay, önümüzdeki günlerde Bolu’da daha sonra da İstanbul’da Caddebostan Kültür Merkezi'nde olacaklarını söyledi.

“Bu Bir Davetiyedir“ isimli şiir kitabı 

Güzel şarkıcı ve oyuncu Tuğba Özay, “Daha birkaç gün önce 'Bu Bir Davetiyedir' isimli şiir kitabım piyasaya çıktı. Çok yeni ve çok taze, 140 sayfadan oluşuyor ve içerisinde 71 şiirim var. Okumak güzel şeydir ve o yüzden lütfen kitap okuyun, okutturun. Şiir çok güzeldir, şiir esasında çok yoğun duyguların, çok, çok, çok fazla sayıda kurabileceğiniz cümlelerin kısaltılmış halidir. O yüzden şiir daha net anlaşılır ve daha çabuk okunur, okumayı sevmeyenler için söylüyorum ben bunu. Şiirden başlayabilirsiniz efendim okumaya." dedi.

“Azrail'le Dans“ ve “Elim Sende “ isimli filmler Mayıs ayında vizyonda 

Geçtiğimiz yaz iki tane sinema filmi çektiğini belirten Tuğba Özay, “Azrail'le Dans filmim bu bölgede çekildi, komedi filmi ama içerisinde aşk var. Bademli, Çandarlı ve Dikili'de çekmiştik. Mayıs ayında vizyona giriyor. Ayrıca 'Elim Sende' isimli bir sinema filminde rol aldım. O filmi de Düzce tarafında çekmiştik. Mayıs ayında vizyona girecek. Ayrıca beni heyecanlandıran bir şey var; iki sinema filmde de benim iki şarkım film müziği olacak. Biri 'İnançsız Aklar' diğeri 'Pes Etme'." diye konuştu.

Bu yaz yeni single çıkacak 

Normalde albüm yapmayı sevdiğini söyleyen Tuğba Özay, “Yine müzisyen bir dostum ile beraber sürpriz olsun bir Single çalışmamız olacak. Daha doğrusu bir şarkıyı cover yapacağız. Eski bildiğiniz ve sevdiğiniz bir şarkı cover olacak. Hepimizin bereketi bol olsun. Huzurumuz, neşemiz yerinde olsun. Ülkemizde ve dünyada barış olsun. Daha ne olsun, sağlık olsun." dedi.

“Tuğba Özay dünyaca ünlü Kızılavlu’ya hayran kaldı 

Tuğba Özay, Bergama’da tamamen tuğladan yapıldığı içi “Kızılavlu” olarak bilinen Mısır Tanrısı Serapis’e armağan olarak yapılan ve aynı zamanda Anadolu’da bilinen yedi kiliseden biri olan Serapis Tapınağını gezerek sosyal medya üzerinden hayranlarına bilgi verdi. İki gün süren ve ilçenin her anını doyasıya yaşayan Tuğba Özay Bergama’da işletmesini Öner Köse’nin yaptığı kafede henüz birkaç gün önce piyasaya çıkan “Bu Bir Davetiyedir“ isimli şiir kitabını Bergamalı hayranlarına imzaladı. Güzel oyuncuya burada Bergama’ya özgü Parşömenden yapılmış Atatürk hediye edildi.  

Sertan Ergit

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yurtta hava durumu Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara’nın kuzey ve doğusu, Kuzey Ege, İç Anadolu (Konya ve Karaman hariç), Batı ve Orta Karadeniz, Doğu Karadeniz(Artvin hariç) Doğu Anadolu’nun doğusu ile Balıkesir, Aydın, Adana, Erzincan, Tunceli, Bingöl, Malatya, Batman ve Siirt çevreleri, Mersin’in doğusu, Kahramanmaraş, Osmaniye, Hatay’ın batı kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Marmara’nın doğusu, Batı ve Orta Karadeniz, İç Anadolu’nun kuzeyi, Kütahya’nın kuzey kesimlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın; Güney ve İç Ege, Batı Akdeniz ile İç Anadolu’nun güneybatısında güneyli yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor. Hava sıcaklığı: Hava sıcaklıklarının kuzey ve iç kesinlerde 2 ila 4 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor. Rüzgar: Batı kesimlerde güneyli, doğu kesimlerde kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara’nın güneybatısı, Güney ve İç Ege, Batı Akdeniz ile İç Anadolu’nun güneybatısında güneyli yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle: Ankara: Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yerel kuvvetli olması bekleniyor. 23 İstanbul: Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 22 İzmir: Parçalı zamanla çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 26 Adana: Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 26 Antalya: Parçalı çok bulutlu, batı ve iç kesimleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 25 Samsun: Parçalı yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların akşam saatlerinden sonra kuvvetli olması bekleniyor. 22 Trabzon: Parçalı yer yer çok bulutlu, gece saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 20 Erzurum: Parçalı ve çok bulutlu, doğu kesimleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 17 Diyarbakır: Parçalı ve çok bulutlu 26
Hatay Yeni aldığı lüks aracının tadını çıkarmak isterken 140 bin TL ceza yiyen sürücü, çok sevdiği aracına 60 gün sonra kavuştu Hatay’da 3 buçuk milyon TL’ye satın aldığı lüks aracıyla drift atıp 140 bin TL trafik cezası yiyen Adem Kılınç, trafikten men edilen aracına 60 gün sonra kavuştu. Drift attığı için pişman olan Kılınç, aracını otoparkta her gün gidip gördüğünü ve temizlediğini söyledi. Antakya ilçesinde yaşayan Adem Kılınç, geçtiğimiz aylarda Antalya’dan 3.5 milyon TL değerinde yeni bir spor araba almıştı. Yeni arabasıyla turlayan Kılınç, Güzelburç Mahallesi’ndeki sanayi sitesi içerisinde drift attığı anlarda polis ekiplerine yakalanmıştı. Drift atan sürücüye; 140 bin idari para cezası uygulanmış, sürücü belgesine 60 gün süreyle el konulmuş ve araç 60 gün trafikten men edilmişti. Gaza gelerek drift attığınu söyleyen Kılınç, geride kalan 60 günün ardından çok sevdiği aracına kavuştu. Aracını yediemin otoparkında her gün ziyaret ettiğini ifade eden Kılınç, cezaların yüksek olmasından dolayı drfit atmayı kimseye tavsiye etmediğini söyledi. "Arabam bağlıyken 60 günün 58 günü boyunca her gün gidip başında durdum, arabayı yıkadık ve temizledik" Aracına günler sonra kavuşmanın heyecanını yaşayan Adem Kılınç, "Arabamızı yeni almıştık. Sanayi sitesinde bir anlık gazla iki tur döndük, polis ekipleri arabamızı 60 gün bağladı ve ehliyetimizden de olduk. Drift atmaktan 140 bin TL ceza yedik. Drift attığım için pişmanım, böyle şeyleri asla kimseye kesinlikle tavsiye etmiyoruz. Arabama 60 gün süren bir süreçten sonra kavuştum, kimseye tavsiye etmiyoruz böyle şeyler. Arabam bağlıyken 60 günün 58 günü boyunca her gün gidip başında durdum, arabayı yıkadık ve temizledik. Drift atmak isteyenler, trafiğe kapalı alanlarda ve fuar alanları harici hiçbir yerde dönmelerini tavsiye etmiyoruz. Kesinlikle böyle şeyleri bir daha kesinlikle yapmasın kimse. Böyle durumların cezaları yüksek oluyor. Burada ilerleyen zamanlarda cezalar 2 kat oluyor. Mesela şu an ben tekrardan yaparsam; ehliyetime 5 yıl el konulacak ve 280 bin TL ceza yiyeceğim ama bir daha olmayacak" ifadelerini kullandı.
Hatay Evin camından çıkarak kayıplara karışan Uğur için arama çalışmaları günler sonra yeniden başladı Hatay’da evin camından çıkarak kayıplara karışan 27 yaşındaki Uğur Çalışkan’dan 87 gündür haber alınamıyor. Ailesinin günlerdir haber alamadığı Uğur için İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatıyla yeniden arama çalışmaları başlatıldı. Van’dan çalışmak için Hatay’a gelen ve Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi’nde yaşayan 27 yaşındaki Uğur Çalışkan, 3 yıl önce psikolojik rahatsızlığı nedeniyle ilaç kullanmaya başlamıştı. Çalışkan, 19 Şubat günü sabah saatlerinde misafir olarak kaldığı dayısının evinde penceredeki sinekliği parçalayıp evden ayrıldı ve sırra kadem bastı. Ailesinin kayıp başvurusu sonrası Çalışkan’ı bulmak için AFAD liderliğinde arama çalışması başlatılmıştı. Sahadaki taramalarda taş üzerinde Çalışkan’ın; elbiseleri, telefonu ve cüzdanı ile terliği bulundu. Günler süren arama çalışmalarında herhangi bir ize rastlanmaması üzerine çalışmalar durdurulmuştu. Uğur Çalışkan’ın abisi Tarık Çalışkan’ın sosyal medya üzerindeki paylaşımına cevap veren İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatıyla, arama çalışmaları yeniden başlatıldı. Arama çalışmalarında; AFAD 24 personelle, Jandarma 35 personelle, Sivil Toplum Kuruluşları 14 olmak yer alırken toplamda 73 kişiyle arama çalışmaları gerçekleştirildi. Arama çalışmalarında ekiplere hassas burunlu köpekte eşlik etti. Kayıp Çalışkan’ın kıyafetlerinin bulunduğu noktada yeniden başlayan arama çalışmalarında vadi ve dağ noktaları olmak üzere Fırnız yaylasında gerçekleştirildi. Arama çalışmalarının önümüzdeki günlerde de süreceği öğrenildi.
Hatay Atmaya kıyamadığı ahşapları sanat eserine çeviren 50 yıllık ustanın oyuncak arabaları ilgi görüyor Hatay’da atmaya kıyamadığı ahşap parçaları değerlendirmek için oyuncak ahşap oyma arabalar yapan 50 yıllık mobilya ustası Heybet Kaya’nın ürettiği el emeği ahşap arabalar ilgi görüyor. İskenderun ilçesinde çocuk yaşlardan itibaren mobilya atölyesinde çırak olarak çalışmaya başlayan 58 yaşındaki Heybet Kaya, 50 yıldır ahşaba şekil veriyor. Mobilya atölyesinde artan ahşap parçaları çöplere atmaya kıyamayan Kaya, son 5 yıldır hobi olarak oyuncak arabalar yapmaya başladı. Atmaya kıyamadığı ahşaplardan ortaya çıkardığı ahşap arabalar yoğun ilgi gören Kaya, zamanla hobi olarak araba üretimini arttırdı. Türkiye’nin birçok ilinden kişiye özel sipariş alan Kaya’nın ürettiği el emeği ahşap arabalar talep görüyor. Mobilya atölyesinde atmaya kıyamadığı ahşapları değerlendirmek isterken ahşap oyuncak yapmaya başladığını ve ardından gelen taleplerle üretimi sürdürdüğünü ifade eden Heybet Kaya, "Burası sanayide mobilya atölyesi ve burada mobilya işi yapıyoruz, artan ahşap parçalarını değerlendireyim dedim. Atmadım, atamadım, kıyamadım atmaya. Bunlardan böyle ahşap maket arabalar yapmaya başladım. Derken böyle bazı modeller yaptım. Güzel şeyler çıkmaya başladı ortaya. Talep oldu, bazı siparişler oldu, isteyenler oldu ve hediyelik olarak yaptım. Ondan sonra böyle devam ettim. Şu anda baya bir model var elimde. İsteyen oluyor, satın alan oluyor, sipariş veren oluyor. Böyle ekstradan bu işleri de yapıyorum. Ben yaklaşık 50 yıldır bu işin içindeyim, çocukluğumdan beri mobilya işi yapıyordum. Yani 20 yıl oldu bu tarz şeyler yapıyorum, en son 5 yıl önce işte bu ahşap araba işine başladım" dedi. Hobi olarak ürettiği ahşap araçların insanlarda hayranlık uyandırdığına ve Türkiye’nin birçok noktasından özel siparişler aldığını ifade eden Kaya, "Geçenlerde sergi açtım anıt alanında çok ilgi gördü. İnsanlar bayağı ilgi gösterdi. İşte burada yapıldığına inanamadılar, Hatay İskenderun’da mı yapılıyor dediler. Böyle değişik şeyler yapınca, işçilik verince ahşaba ortaya böyle güzel şeyler çıkıyor. Sipariş verenler oluyor, işte çocuğunu almak isteyen oluyor. Doğum günü için hediye alanlar oldu. Firmasına, arabanın üzerine amblem yazdırıyoruz lazerle. Öyle siparişler oldu. İstanbul’a, Bursa’ya Karabük’e, Adana’ya siparişler oldu, yaptım ve gönderdim. İnsanlar bayağı beğendiler yani bu işleri. Ek iş olarak gidiyor. Ama ileride tamamen mobilyayı bırakıp sırf bu işi yapmak istiyorum" dedi.