TEKNOLOJİ - 26 Ağustos 2022 Cuma 09:22

Türk oyun sektörü Köln'de bir araya geldi

A
A
A
Türk oyun sektörü Köln'de bir araya geldi

Dünyanın en büyük dijital oyun fuarı olan ‘Gamescom’, Almanya’nın Köln şehrinde kapılarını açtı. Dijital oyun alanında dev firmaların yer aldığı fuara, YTÜ Yıldız Teknopark’ın önderliğinde Türkiye’den önemli şirketler ve kurumlar da katıldı.

13 yıldır düzenlenen ve alanında dünyanın en büyük dijital oyun fuarı olarak sayılan ‘Gamescom’, uluslararası birçok oyun şirketinin katılımıyla kapılarını oyunseverlere açtı. Türkiye’den de 21 oyun şirketinin yer aldığı fuara; 53 ülkeden bin 100 şirket katıldı. Oyun alanındaki son gelişmelerin duyurulduğu, sektörle ilgili konferanslar ve etkinliklerin gerçekleştirildiği fuar, dinamik yapısıyla dikkat çekiyor. YTÜ Yıldız Teknopark liderliğinde Türkiye’nin önde gelen kurum ve şirketlerin temsilcilerinin yerlerini aldığı fuara; YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdürü Orhan Tanışman ve Genel Müdür Yardımcısı İsa Turgut İnci de katıldı.

“Türkiye oyun sektörüne liderlik yapan ülkeler arasında”
Dijital oyun alanında ulusal girişimleri uluslararası şirketlerle bir araya getirerek iş birliğini kuvvetlendirdiklerini belirten YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdürü Orhan Tanışman, “Türkiye, dünyada oyun sektörünü büyüten ve bu sektöre liderlik yapan ülkeler arasında. Gençlerimiz artık teknolojiyi kullanmakla kalmıyor, üreterek bu ekosistemin genişlemesini sağlıyor. Biz de 3 yıldır teknoparklar arasında lider konumdayız. Ülkemizdeki katma değeri yüksek, ileri teknolojiler üreten girişimleri besleyen ilk durak olmaktan gurur duyuyoruz. Doğamız teknoloji ve bilişim olduğu için bu eksendeki tüm yeniliklerin ilki olmaya da özen gösteriyoruz. Bu yüzden dijital oyun dünyası da önemsediğimiz konuların başında geliyor. GamesUp projemizle İstanbul’daki en büyük kuluçka merkezini faaliyete geçirdik. Burada e-spor ve oyun teknolojileri alanında girişimcilerimize; mentorlük vererek, ihracat yapabilecek büyümeyi sağlamalarına yardımcı oluyoruz. Bu destekle ortaya çıkacak ürün ve markaların, alanında dünyanın en güçlü şirketleri arasına gireceğine inancım tam” dedi.

“Girişimcilerimizi dünya sahnesine çıkaracağız”
YTÜ Yıldız Teknopark olarak 300’den fazla Ar-Ge firmasına, 100’den fazla kuluçka şirketine ve 8 binden fazla kalifiye Ar-Ge ve yazılım personeline ev sahipliği yaptıklarını vurgulayan Orhan Tanışman, dijital oyun sektörü hakkında şunları söyledi; “Özellikle son yıllarda oyun dünyasının göstermiş olduğu ivme, bu sektörün milyar dolarlık bir hacme ulaşmasına neden oldu. Ülkeler arasındaki sınırları ortadan kaldıran dolayısıyla globalleşme yolunda önemli bir değere sahip dijital oyun dünyasında, bu gelişim trendini yakalayabilen şirketler kazananlar listesine adını yazdırıyor. Fikirleri ürünlere dönüştüren girişimcilere kapılarımızı açtığımız için bu anlamda yaptığımız iş çok önemli. GamesUP ile girişimcilerin ihtiyaçlarını fazlasıyla karşılıyoruz. Globalleşmeyi önemsiyoruz ve bu doğrultuda girişimcilerimiz ile destek verdiğimiz şirketleri, bu tür geniş organizasyonlarda bir araya getirmeye devam edeceğiz ve Türkiye'de daha fazla başarılı oyun şirketi ve unicornları dünya sahnesine çıkaracağız."

Köln etkinlikleri çerçevesinde, oyun alanında firma temsilcileri katma değerli ticari iş birlikleri yaparken, bilişim sektöründe faaliyet gösteren yerli oyun şirketleri ise YTÜ Yıldız Teknopark ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyonda bir araya gelecek. Resepsiyona Türkiye’den resmi kurum temsilcileri olmak üzere, Türkiye’nin önemli şirket ve üniversiteleri de katılacak. Resepsiyon yemeğinde yeni iş birliklerinin oluşturulması ve var olan ilişkilerin kuvvetlendirilmesi amaçlanıyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul 2025 Türkiye Patent Raporu açıklandı: İGÜ ticarileştirmede ilk sırada Patent Effect tarafından hazırlanan 2025 Türkiye Patent Raporu’na göre İstanbul Gelişim Üniversitesi, patent ticarileştirme alanında Türkiye birincisi oldu. Üniversite, hem sözleşme sayısı hem de lisanslanan/devir edilen patent sayısında ilk sırada yer aldı. Patent Effect tarafından yayımlanan "2025 Türkiye’nin Patent Raporu" açıklandı. Rapora göre İstanbul Gelişim Üniversitesi, patent üretiminin yanı sıra bu çıktıları ekonomik değere dönüştürme alanında da Türkiye’de ilk sırada yer aldı. Üniversite, "Patent Ticarileştirme Şampiyonu Üniversite" unvanını aldı. Ticarileştirme verilerinde ilk sırada Rapora göre İGÜ, "Ticarileştirme Sözleşme Sayısı" ve "Lisanslanan/Devir Edilen Patent Sayısı" kategorilerinde zirvede yer aldı. Üniversite, 23 ticarileştirme sözleşmesi ile listedeki diğer üniversitelerin önünde yer aldı. Listede Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi gibi üniversiteler de yer aldı. Patent yönetimi ve ticarileştirme modeli Üniversitenin geliştirdiği sistem ile patent portföyünün yönetimi, sektörlerle eşleştirme ve lisanslama/devir süreçlerinin koordinasyonu sağlandı. Yapay zekâ teknolojilerinde dört yıllık liderlik İGÜ, son dört yıldır yapay zekâ teknolojileri alanında Türkiye birincisi oldu. Üniversite, 2025 yılında da bu alandaki liderliğini sürdürdü. Üniversitenin AR-GE altyapısı ve disiplinler arası proje yapısı kapsamında öğrenci ve akademisyenlerin dahil olduğu çalışmalarla yapay zekâ alanında projeler geliştirildi. 20 teknoloji alanının 16’sında yer aldı İGÜ, 2025 yılında 20 teknoloji alanının 16’sında sıralamaya girdi, 9’unda ise lider oldu. Öne çıkan alanlar arasında gıda ve içecek, tarım, finans, otomotiv, enerji, robotik teknolojiler, havacılık ve savunma ile otonom teknolojiler yer aldı. Üniversite, üniversiteler ve araştırma merkezleri sıralamasında bu alanların tamamında ilk sırada yer aldı. Türkiye’de en çok patent başvurusu yapan üniversitelerden biri İGÜ, Türkiye’de en fazla patent başvurusu yapan üniversiteler arasında da üst sıralarda yer aldı. Bu durum, üniversitenin AR-GE kapasitesi ve inovasyon çalışmalarını ortaya koydu. İnovasyon ve ticarileştirme süreci Üniversitenin Teknoloji Transfer Ofisi aracılığıyla akademik bilginin ticarileştirilmesi ve girişimcilik süreçlerinin yürütüldüğü belirtildi. İGÜ’nün AR-GE faaliyetleri, uluslararasılaşma çalışmaları ve inovasyon odaklı eğitim modeliyle faaliyetlerini sürdürdüğü ifade edildi.
Mardin Mardin’de MovaPark AVM’deki kazada 3 yaşındaki çocuk parmağını kaybetti Mardin’in Kızıltepe ilçesindeki MovaPark Alışveriş Merkezi’nde yürüyen merdivene sıkışan parmağı kopan 3 yaşındaki çocuğun ailesi adalet istiyor. Mardin’in Kızıltepe ilçesinde bulunan MovaPark AVM’de yaklaşık iki hafta önce meydana gelen olayda, 3 yaşındaki T.B. ailesiyle birlikte alışveriş merkezinde bulunduğu sırada talihsiz bir kaza geçirdi. Küçük çocuğun parmağı yürüyen merdivene sıkışarak koptu. Ailenin avukatı Sibel Çelik, yaptığı açıklamada olayın yaklaşık iki hafta önce meydana geldiğini söyledi. Çelik, kazanın müvekkillerinin çocuklarının yürüyen merdivene yöneldiği esnada yaşandığını belirterek, "Olaydan sonra ihmaller zinciri başladı. Müvekkillerim yürüyen merdiveni kendi imkanlarıyla durdurdu, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni kendileri aradı. İlk müdahale gelene kadar çocuğu sakinleştirmeye çalıştılar’’ dedi. "AVM hemşiresi uzuv kaybı yok dedi" AVM’de görevli sağlık personelinin yaraya tampon uyguladığını ancak "uzuv kaybı yok" denilerek ailenin yanlış yönlendirildiğini iddia eden Çelik, bu nedenle ailenin ilk etapta hastaneye gittiğini ifade etti. Doktorların parmağın koptuğunu söylemesi üzerine yeniden AVM’ye dönüldüğünü aktaran Çelik, "Geri döndüğünde hiçbir tedbir alınmamış, merdivenler aynı şekilde bırakıldığı gibi güvenlik şeridi çekilmemiş durumdaydı. Teknik personelin hiçbir tesisatı yok, kendi imkanlarıyla alışveriş merkezinden belirli cihazları satın alıp merdivenlerde parmağı arıyorlar. Saatler süren kendi mücadeleleri sonrasında uzuv bulunuyor’’ diye konuştu. Bulunan uzuvla ilgili sürece değinen Çelik, şunları kaydetti: "Uzuv ile ilgili yapılan doktor tespiti ile ’Yüzde 1 belki kurtarılabilir’ denmesine rağmen parmak yerine dikiliyor fakat geldiğimiz noktada şu aşamada bile çocuğumuz iki ameliyat geçirmiştir. Ve bu ameliyatların devamı maalesef gelecektir. Maalesef olaydan 2 saat sonra geç kalındığı için çocuğumuz uzuv kaybı yaşadı. Bu haliyle de ömür boyu unutamayacağı bir eksikliğe sahip olmuştur." Görüntü alınmasının engellendiği ve ekipmanın olmadığı iddiası Avukat Çelik, "Bu süreçte özellikle olay sonrası AVM’nin sağlık personellerinin ve yönetiminin süreci iyi yönetememesi ve ihmaller zinciri sonrasında bu aşamaya gelinmiştir. Biz bu süreci yakından takip edeceğiz. İhmali olan herkesle ilgili gerekli takiplerimizi yapacağız. Süreç sonrası maalesef alışveriş merkezi yetkilileri de konuyla ilgili duyarlı davranmamışlardır. Hatta alışveriş merkezinin imajı sarsılmasın diye görüntü alınmasını engellemişlerdir. Sadece telefonla ışık tutma ile yetinilmiştir. Bu haliyle de maalesef çocuğumuzun geleceğiyle ilgili ciddi bir sonuç ortaya çıkmıştır" dedi. Çelik, güvenli bir ortam sağlamakla yükümlü işletmenin hem olay anı hem de sonrasında bu denli yetersiz ve sorumsuz davranmasının bu olayın münferit bir kaza değil, zincirleme ihmal sonucu meydana geldiğini gösterdiğini belirtti. Çelik, sorumluların tespiti, ihmalin tüm yönleriyle ortaya çıkması, gerekli cezai ve hukuki yaptırımların sonuna kadar takipçisi olacaklarını sözlerine ekledi. Öte yandan olayla ilgili MovaPark AVM yönetimi tarafından yazılı bir açıklama yapıldı. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Alışveriş merkezimizde 8 Nisan 2026 tarihinde yaşanan talihsiz olay hepimizi derinden üzmüştür. Öncelikle yaralanan çocuğumuza acil şifalar diliyor, ailesine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Olay anına ilişkin kamera kayıtları ve teknik incelemeler açıkça göstermektedir ki yürüyen merdivenlerimiz düzenli bakımları yapılmış, tüm güvenlik ve teknik gereklilikleri eksiksiz şekilde sağlayan durumda olup, olay öncesinde herhangi bir arıza veya kusur bulunmamaktadır. Bu husus, bağımsız iş sağlığı ve güvenliği raporlarıyla da teyit edilmiştir. Olayın meydana geliş şekli incelendiğinde küçük yaştaki çocuğun ailesinin kontrolünden çıkarak yürüyen merdivene yönelmesi sonucu kazanın gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede olayın oluşumunda alışveriş merkezimize atfedilebilecek bir ihmal veya kusur bulunmamaktadır. Bununla birlikte olayın hemen ardından sağlık ve teknik ekiplerimiz süratle müdahale etmiş, yaralı çocuk ivedilikle sağlık ekiplerine teslim edilerek, gerekli tüm süreçler titizlikle yürütülmüştür. Kamuoyuna yansıyan bazı iddialar gerçeği yansıtmamakta olup, olay üzerinden haksız bir kusur isnadı oluşturulmaya çalışıldığı görülmektedir. Hukuki süreçlerde tüm gerçekler, yetkili merciler ve bilirkişi incelemeleri ile ortaya konulacaktır. MovaPark Alışveriş Merkezi olarak ziyaretçilerimizin güvenliği en öncelikli hassasiyetimizdir. Bununla birlikte yaşanan bu üzücü olay nedeniyle insani ve vicdani sorumluluğumuzu da göz ardı etmeksizin süreci yakından takip ettiğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz."
Tokat Vakıf geleneği Tokat’ta akademik olarak ele alındı Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen sempozyumda; Tokat, Amasya ve Çorum’daki vakıf geleneği tarihi ve toplumsal yönleriyle ele alınarak, vakıf sisteminin günümüze uzanan etkileri akademik yaklaşımla değerlendirildi. Tokat’ta vakıf geleneğinin tarihi ve toplumsal boyutları kapsamlı bir sempozyumla ele alındı. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) ev sahipliğinde, Vakıflar Genel Müdürlüğü iş birliği ve Amasya ile Hitit üniversitelerinin katkılarıyla düzenlenen "Türk-İslam Kültüründe Vakıf Geleneği ve Tokat Bölgesi Vakıfları (Tokat-Amasya-Çorum) Sempozyumu" yoğun katılımla gerçekleştirildi. Sempozyumun açılışına Tokat Milletvekilleri Dt. Cüneyt Aldemir, Av. Mustafa Arslan, Kadim Durmaz, TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi, Vali Yardımcısı Osman Güven, İl Jandarma Komutanı J. K. Albay Ahmet Çetin, Vakıflar Bölge Müdürü Sebahattin Erdoğan, müdürler, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Sempozyumla Tokat, Amasya ve Çorum’daki vakıf eserleri çok yönlü incelendi Program öncesinde konuklar, Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz’ı makamında ziyaret etti. Akabinde 15 Temmuz Kongre ve Kültür Merkezi Milli İrade Salonundaki programa geçildi. Vakıflar Bölge Müdürü Sebahattin Erdoğan konuşmasında vakıf geleneğinin köklü geçmişine dikkat çekerek, bu yapının yalnızca bir yardım sistemi olmadığını vurguladı. Erdoğan, vakıf anlayışının insanı merkeze alan, toplumsal dayanışmayı esas alan ve tarihi süreçte sosyal devlet anlayışının önemli bir yansıması olduğunu ifade etti. Düzenlenen sempozyumun Tokat, Amasya ve Çorum illerindeki vakıf eserlerinin çok yönlü incelenmesine katkı sağlayacağını belirten Erdoğan, etkinliğin akademik çalışmalara da ışık tutacağını dile getirdi. "Vakıf bir kurumdan öte, bir değerler sistemidir" Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi ise konuşmasında vakfın yalnızca kurumsal bir yapı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Vakfın aynı zamanda bir inanç ve ahlak sistemi olduğuna dikkat çeken Turabi, "Vakıf, insanın faniliğini kalıcı iyiliğe dönüştürme çabasıdır. Vakıf ruhu toplumda canlıysa merhamet de canlıdır. Merhametin olduğu yerde ise medeniyet vardır" ifadelerini kullandı. Rektör Yılmaz: "Vakıf kültürü günümüzde de yaşayan bir değerdir" TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz ise vakıf geleneğinin yalnızca geçmişe ait bir miras olmadığını, günümüzde de toplumsal gelişim açısından önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Vakıf kültürünün Türk-İslam medeniyetinin en köklü değerlerinden biri olduğunu ifade eden Yılmaz, bu geleneğin toplumsal dayanışmayı güçlendiren sürdürülebilir bir yapı sunduğunu belirtti. Tokat başta olmak üzere bölgede vakıf eserlerinin ihya edilmesinin önemine dikkat çeken Yılmaz, sempozyumda bu eserlerin hem tarihi hem de güncel işlevlerinin ele alınacağını söyledi. Akademik panel yoğun ilgi gördü Açılış konuşmalarının ardından Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu başkanlığında gerçekleştirilen panelde Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haşim Şahin ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Gökçe panelist olarak yer aldı. Alanında uzman akademisyenler vakıf geleneğini farklı yönleriyle değerlendirdi. Panelde, vakıf sisteminin tarihi gelişimi ve Anadolu’daki yansımaları ele alındı. Vakıf geleneği çok boyutlu ele alındı Sempozyumda, vakıf geleneğinin tarihi süreçteki gelişimi, toplumsal hayattaki yeri ve bölgesel örnekleri kapsamlı şekilde incelendi. Alanında uzman akademisyenlerin sunumlarıyla zenginleşen etkinlikte, vakıf sisteminin eğitimden sağlığa, şehirleşmeden sosyal yardımlaşmaya kadar geniş bir etki alanına sahip olduğu vurgulandı.