BASKETBOL - 18 Haziran 2010 Cuma 15:03

Türk Telekom, Orhan Hacıyeva ile sözleşme imzaladı

A
A
A
Türk Telekom, Orhan Hacıyeva ile sözleşme imzaladı

Transfere hızlı bir giriş yapan Beko Basketbol Ligi takımlarından Türk Telekom, Darüşşafa Cooper Tires'dan Orhan Hacıyeva ile sözleşme imzaladı.

ENGİN KOCABIYIK/ANKARA

Geçtiğimiz sezon kadrosunda bulunan tüm oyuncularla yollarını ayıran Türk Telekom, kısa bir süre önce renklerine kattığı dört oyuncunun ardından, Efes Pilsen altyapısından yetişen ve geçen sezonu Darüşşafa Cooper Tires'da geçiren 21 yaşındaki genç oyuncu Orhan Hacıyeva ile de sözleşme imzaladı. Orhan Hacıyeva kendisini Türk Telekomlu yapan resmi sözleşmeyi Basketbol Şube Sorumlusu Gökhan Bozkurt ve Genel Menajer Ahmet Arif Turhan ile birlikte imzaladı.

Asbaşkan Gökhan Bozkurt, "Yeni ekibimiz ve yeni oyuncularımız ile sezona büyük bir değişim ile başlıyoruz. Takımımıza, vizyonumuza ve amaçlarımıza uygun oyuncuları katmak için çabalıyoruz. Bu çabamızı, yetenekli ve hırslı oyunuyla dikkat çeken Orhan Hacıyeva'yı Ankara'ya getirerek sürdürüyoruz. Genç oyuncumuzun ve takım arkadaşlarının gelecek sezonda takımımızda verecekleri mücadeleyi destekliyoruz ve onlara güveniyoruz. Mücadeleci bir takım oluşturmak istiyoruz, salonda kaybedilse bile ayakta alkışlanacak bir basketbol seyrettirmek istiyoruz. Transferlerimiz Türk sporuna ve Ankara basketboluna hayırlı olsun" şeklinde konuştu.

Genç oyuncu ise, teni sezonda Türk Telekom'da oynayacağı için büyük heyecan duyduğunu, yeni oluşan takıma ve ekibe destek vermek için elinden geleni yapacağını belirterek resmi sözleşmeyi imzaladı.

Geçtiğimiz sezon Pertevniyal ve Darüşşafaka'da forma giyen Orhan Hacıyeva, Türkiye Basketbol İkinci Ligi'nde ribaund ve top çalma istatistiklerindeki liderliği ile göze çarpmıştı. Genç oyuncu, Beko Basketbol Ligi'nin 2009-2010 sezonunda Darüşşafaka'da fazla süre alamamasına rağmen sezonun son iki maçta gösterdiği performansla göz doldurmuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Sivas’ta 10 öğrenciye hafızlık belgesi verildi Sivas İl Müftülüğüne bağlı Kur’an kursları ile Hafızlık Proje İmam Hatip okullarında eğitimlerini başarıyla tamamlayan öğrenciler için hafızlık belge takdim töreni düzenlendi. Hafızlık belgesi almaya hak kazanan öğrencilere belgeleri, Müftülük Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen programla verildi. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen 2026 Yılı 1. Dönem Hafızlık Tespit Sınavı’nda başarılı olan 2’si erkek, 8’i kız olmak üzere toplam 10 öğrenci, düzenlenen törenle belgelerini aldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda konuşan Sivas İl Müftüsü Hasan Limon, hafızlığın sadece bir ezber süreci değil, aynı zamanda hayatı Kur’an ile inşa etme yolculuğu olduğunu vurguladı. Limon, "Hafızlık sabır, azim ve büyük bir teslimiyet isteyen müstesna bir gayrettir. Kur’an-ı Kerim’i kalbine nakşeden siz kıymetli evlatlarımızı gönülden tebrik ediyorum. Rabbimizden niyazımız, muhafaza ettiğiniz ayetleri hayatınıza rehber kılmanız, ahlakınıza yansıtmanız ve Kur’an ile yaşayan, Kur’an ile istikamet bulan kullardan olmanızdır. Sizler, Allah kelamını taşıyan ve onu yaşatarak insanlığa örnek olacak bir emaneti omuzladınız. Bu yolda istikamet üzere olmanızı temenni ediyorum. Sizleri yetiştiren fedakâr ailelerinize ve büyük bir özveriyle emek veren hocalarımıza da ayrıca teşekkür ediyorum" dedi. Limon’un konuşmasının ardından öğrencilere hafızlık belgeleri takdim edildi.
Sivas Veremin tanısı kolay, tedavisi ucuz, ihmali ise ölümle sonuçlanabiliyor Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefa Levent Özşahin, 24 Mart Dünya Tüberküloz Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Şahin, "144 yıl önce Robert Koch tarafından M. Tuberculosis Basilinin keşfedildiği ve hastalığın teşhis ve tedavisinin yolunu açan 24 Mart 1882 gününe ithafen her yıl 24 Mart ‘Dünya Tüberküloz Günü’ olarak anılmaktadır" dedi. Verem hastalığının tanı ve tedavisi hakkında bilgiler aktaran Prof. Dr. Özşahin, "Verem mikrobik bir hastalıktır. Tanısı kolay, tedavisi ucuz ve ülkemizde parasızdır. Hastalık kesin olarak tedavi edilebilmektedir. Ancak yine de dünyada her yıl yaklaşık 10 milyon kişi verem olmakta ve bunların 1/4’ü bu hastalıktan ölmektedir. Yoksulluk, sağlık alt yapısının olmayışı, sağlık personeli eksikliği vb. bu sorunun nedenleridir" diye konuştu. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) verem hastalığı için 1993 yılında acil durum ilan ettiğine ve Doğrudan Gözetimli Tedavi Stratejisini geliştirdiğine dikkat çeken Özşahin, "Balgam incelemesine dayalı kesin tanı, düzenli sağlanan ilaçlar ile en az 6 ay süre tedavi, ilaçların hastaya gözetim altında yutturulması ve uygun bir kayıt kontrol sistemi, bu stratejinin bileşenleridir. DSÖ’nün hedefi 2050 yılında tüberkülozdan arınmış bir dünyaya kavuşmaktır" dedi. Ülkemizde her yıl, her 100 bin kişiden yaklaşık 15’inin vereme yakalandığının altını çizen Özşahin, "Bu hastalar Verem Savaş Dispanserlerinin takibinde tedavi edilmektedir. Ülkemizde nüfus hareketlerinin yoğunluğu bu sorunun günümüzde ve ileride kontrol altına alınmasını zorlaştırmaktadır. Öksürük, balgam çıkarma, iştahsızlık, zayıflama, terleme gibi yakınmaları olan hastaların sağlık kuruluşlarına başvurmaları tanı ve tedavideki ilk basamaktır" ifadelerini kullandı.
Sivas Özdemir: "İşletmeler finansmana erişimde sorun yaşıyor" Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, kentte faaliyet gösteren kamu ve özel bankaların temsilcileriyle bir araya gelerek kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan Başkan Özdemir, işletmelerin finansmana erişim konusunda ciddi sıkıntılar yaşadığını belirterek banka temsilcilerine sitemde bulundu. Özdemir, özellikle mevcut ekonomik şartlarda işletmelerin destek beklediğini ifade ederek bankaların daha yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini söyledi. Özdemir, "Üyelerimiz finansmana erişim noktasında önemli zorluklar yaşıyor. Sahadan gelen geri bildirimlerde krediye ulaşmanın her geçen gün daha da zorlaştığını görüyoruz. Bankalarımızın bu süreçte iş dünyasının yanında daha güçlü bir şekilde yer almasını bekliyoruz. İşletmelerimizin yatırım yapabilmesi, üretimini sürdürebilmesi ve istihdamını koruyabilmesi için finansmana erişimin kolaylaştırılması büyük önem taşıyor" dedi. Bankaların reel sektörün en önemli paydaşlarından biri olduğuna dikkat çeken Özdemir, "Bizler üretmezsek, istihdam oluşturamazsak ve ihracatı artırmayı başaramazsak, bu durum yalnızca sanayiciyi değil bankacılık sektörünü de doğrudan etkiler. Bu nedenle bankalarımızdan üyelerimizin yaşadığı sıkıntılara daha duyarlı yaklaşmalarını ve çözüm konusunda daha fazla inisiyatif almalarını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.