TEKNOLOJİ - 24 Ekim 2014 Cuma 10:51

Turkcell 3. çeyrek finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı

A
A
A
Turkcell 3. çeyrek finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı

Turkcell, 2014 üçüncü çeyrek finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı.

Turkcell, 2014 üçüncü çeyrek finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. Turkcell Grup gelirleri, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6 oranında büyüyerek tarihinin en yüksek seviyesi olan 3 milyar 162 milyon TL’ye ulaştı. Bu büyümede yüzde 38 oranında artan mobil internet gelirinin ve yüzde 38,2 büyüyen Turkcell Superonline’nın katkısı etkili oldu. Grup AVFÖK, bir önceki yıla göre yüzde 3 artışla 1 milyar 50 milyon TL’ye ulaşarak rekor kırarken, net kâr ise 755 milyon TL olarak gerçekleşti. Operasyonel verimlilik ve pazardaki başarı açısından önemli bir gösterge olan VFÖK (Vergi-Faiz Öncesi Kâr) ise bir önceki yıla göre yüzde 2,7 artışla 647 milyon TL oldu.

Turkcell Türkiye, mobil internette 2014’ün üçüncü çeyreğinde 97 bin abone kazandı. Faturalı abone sayısı ise bir önceki çeyreğe göre 295 bin arttı. Böylece, faturalı abonelerin toplam abone içindeki payı yüzde 42,6’ya yükseldi. Turkcell’in Türkiye’deki toplam abone sayısı ise 34,7 milyon oldu.

Turkcell’in üçüncü çeyrek sonuçlarını yorumlayan Genel Müdür Süreyya Ciliv: “Önümüzde teknolojinin etkisiyle dönüşen yeni bir dünya var. Yeni dünyada, bir yanda mobil platformlar ve bulut üzerinde yükselen servis ve ürünler; diğer yanda ise bu alanları etkin ve kesintisiz olarak buluşturan network altyapısı var. Başarının anahtarı ise, bu güçlü networkü kullanarak yeni teknolojileri işine uyarlamakta yatıyor. Teknolojiyi kullanarak müşterileri için fark yaratanlar, rekabette öne geçerek şirketlerini başarıya taşıyabiliyor. Takım olarak Turkcell’in güçlü network altyapısını hem müşterilerimizin hem de tüm Türkiye’nin hizmetine sunuyor, yeni dünyada en iyi çözüm ortakları olarak onlarla birlikte yürüyoruz. Önümüzdeki dönemde de teknolojimizle, inovasyon gücümüzle ve üstün network’ümüzle müşterilerimizin yanında olmaya, onların işini geleceğe taşımaya devam edeceğiz” dedi.

Turkcell’in başarılı sonuçlarında grup şirketlerinin performansları etkili oldu. Turkcell iştiraklerinin gelirleri yüzde 11 artışla 685 milyon TL olurken, Grup gelirlerine katkısı yüzde 21,7’ye yükseldi. Gelirleri üçüncü çeyrekte bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 38,2 büyüyerek 327,6 milyon TL’ye ulaşan Turkcell Superonline, AVFÖK’ünü yüzde 51,4 arttırdı. Üçüncü çeyrekte, 69 bin yeni abone kazanan Turkcell Superonline’ın ADSL kullanıcıları dahil olmak üzere toplam abone sayısı 1.1 milyona ulaştı. Fiber internet abone sayısı ise 33 bin artışla 686 bin oldu. Fiber yatırımlarına devam eden Turkcell Superonline’nın fiber ağı yaklaşık 2 milyon haneye ulaştı.

Mobil genişbant gelirlerinin artışında temel etken olan Turkcell şebekesindeki akıllı telefon sayısı üçüncü çeyrekte 923 bin artarak, toplam 11,9 milyona yükseldi. Böylece Turkcell şebekesindeki akıllı telefon penetrasyonu yüzde 37 seviyesine ulaştı.
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Kütahya’da öğretmenlere yönelik TÜBİTAK proje hazırlama eğitimi başladı Kütahya İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından, öğretmenlere yönelik "TÜBİTAK Proje Hazırlama Yöntem ve Uygulamaları Kursu" başladı. Öğretmenlerin bilimsel araştırma ve proje geliştirme yeterliklerini artırmak, TÜBİTAK proje çağrılarına nitelikli başvurular yapılmasını sağlamak amacıyla İl Milli Eğitim Müdürlüğü Zafer Salonunda başlayan ve toplam 4 hafta sürecek TÜBİTAK Proje Hazırlama Yöntem ve Uygulamaları Kursu", 4 farklı öğretmen grubuna yönelik olarak planlandı. Her grup için 3 gün sürecek yoğunlaştırılmış eğitim modeli uygulanacak. Bu planlama ile farklı branşlardan öğretmenlerin programa aktif katılım sağlaması ve eğitimlerin uygulama odaklı şekilde yürütülmesi hedefleniyor. Program kapsamında öğretmenlere; bilimsel araştırmanın temel ilkeleri, araştırma problemi belirleme süreçleri, amaç ve yöntem kurgusu, veri toplama ve analiz planlama, etik kurallar ve akademik dürüstlük ile TÜBİTAK proje formatına uygun başvuru dosyası hazırlama aşamaları hakkında kapsamlı eğitim verilecek. Ayrıca sorumlu yapay zekâ kullanımı başlığı altında, yapay zekâ araçlarının proje geliştirme süreçlerinde etik ve bilinçli kullanımına yönelik uygulamalı içerikler sunulacak. Eğitim sürecinde daha önce yürütülmüş başarılı TÜBİTAK projeleri incelenecek, iyi uygulama örnekleri ve yaygın hatalar analiz edilecek, katılımcı öğretmenler tarafından örnek proje taslakları hazırlanarak uygulamalı çalışmalar gerçekleştirilecek. Programda bir konuşma yapan İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Mustafa Topuz, proje kültürünün sürdürülebilir hale gelmesinin önemine dikkat çekerek öğretmenlerin proje süreçlerine aktif katılımının hem öğrencilerin akademik gelişimi hem de bilimsel vizyon kazanmaları açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Proje süreçlerinde öğrencilerin sunum yapma, fikirlerini savunma ve bilimsel düşünme becerilerini geliştirdiğini ifade eden Topuz, yıllar içinde yürütülen çok sayıda projenin önemli dereceler elde ettiğini ve bu birikimin yeni projeler için güçlü bir zemin oluşturduğunu belirtti. Müdür Yardımcısı Topuz, ayrıca, proje hazırlık süreçlerinin yalnızca başvuru döneminde değil, yıl boyunca planlı şekilde yürütülmesi gerektiğini, kurum içi proje yarışmaları ve üniversite iş birlikleri ile proje kalitesinin artırılabileceğini ifade etti. Kurs sonunda öğretmenlerin; proje fikri geliştirme, bilimsel yöntemi doğru kurgulama, araştırma basamaklarını etkin şekilde uygulama ve proje başvuru süreçlerini profesyonel düzeyde yönetme yetkinliği kazanmaları amaçlanıyor. Bu doğrultuda eğitim, öğretmenlerin bireysel mesleki gelişimlerinin yanı sıra okullarda sürdürülebilir proje kültürünün oluşmasına da katkı sunması öngörülüyor. Yetkililer, TÜBİTAK destekli projelerde Kütahya’nın temsil gücünü artırmayı hedefleyen eğitim programının, öğretmenlerin bilimsel üretim süreçlerine daha aktif katılım sağlamalarına ve öğrencilerine bu alanda rehberlik edebilecek düzeye ulaşmalarına önemli bir zemin hazırladığına vurgu yaptı.
Kayseri büyükşehir konservatuvarı 2025 yılında 5 bin 655 kişiye sanatla dokundu Kayseri Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı 2025 yılında 3 bin 413 yetişkin, 2 bin 242 çocuk olmak üzere 5 bin 655 kişiye hizmet verdi. Şehrin kültür ve sanat hayatına adeta nefes olan Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı, iki şubesinde 3 farklı dönemde toplam 19 branşta kurs verdi. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılında da çocuklar ve gençler başta olmak üzere tüm Kayserililere sanat dolu bir dünyanın kapılarını ardına kadar açtı. Bu kapsamda müzikten tiyatroya, resimden korolara kadar birbirinden farklı alanlarda vatandaşlara kurs imkânı sunan Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı, 2025 yılında 3 bin 413 yetişkin (16 yaş üzeri) 2 bin 242 çocuk (9-15 yaş) olmak üzere 5 bin 655 kişiye hizmet verdi. İki şubesinde 3 farklı dönemde toplam 19 branşta kurs hizmeti sunan Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı, Türk Sanat Müziği, Tasavvuf Müziği, Türk Halk Müziği, ud, keman, bağlama, gitar, piyano, ney, yan flüt, klarnet, bateri, tiyatro, resim, şan, Kadınlar ve Türk Sanat Müziği Kent Koroları ile Güzel Sanatlar Hazırlık Kursları-müzik ve resim branşlarında sanatsal eğitim faaliyetleri gerçekleştirdi. Büyükşehir Konservatuvarı’nın bu eğitimleri, konser, sahne ve sergi etkinlikleriyle desteklenerek şehir kültür ve sanat hayatına katkı sağlandı. Şehrin sanat ve kültür yaşamına canlılık katan ve vatandaşlardan yoğun ilgi gören Kayseri Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı, dönemler halinde açılan kursları ile tüm sanatseverleri bekliyor.
Kilis Kilis’in yöresel lezzetleri kış sofralarının vazgeçilmezi Kilis’te kış aylarının vazgeçilmez yöresel lezzetlerinden müceddere, öcce ve lebeniye yemekleri, vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görüyor. Kilis mutfağının köklü lezzetleri müceddere, öcce ve lebeniye, kış aylarında vatandaşların sofralarında yerini alıyor. 31 yıldır Kilis’te yöresel lezzetler sunan işletmeci Erdoğan Aktaş, yemeklerin yapılışını anlattı. Mesleğe endüstri meslek lisesinden mezun olduktan sonra bulaşıkçılıkla başladığını ifade eden Aktaş, "Komi, garsonluk, şeflik ve müdürlük derken yaklaşık 31 yıldır bu mesleğin içerisindeyim" dedi. "Müceddere hem garibanın hem de zenginin yemeğidir’’ Mücedderenin Arap kökenli bir yemek olduğunu vurgulayan Aktaş, "Kilis mutfağının önemli bir kısmı Arap mutfağından gelmektedir. Müceddere hem garibanın hem de zenginin yemeğidir. Her sofrada yer alan en özel yemeklerimizden biridir. Mercimek önce haşlanır, ardından bulgur eklenir. Kıvamını bulduktan sonra zeytinyağı ve soğanla kavrulur. Ortaya çok özel bir lezzet çıkar" şeklinde konuştu. Kabağın biraz sert olması önemlidir Bir diğer yöresel lezzetin öcce olduğunu söyleyen Aktaş, "Öcce yumurta ve unla yapılan, Kilis’in zeytinyağıyla pişirilen bir kış yemeğidir. Mücverle karıştırılır ama farkı şudur: Öcce’de havuç yoktur, mücverde vardır. Kabak, soğanla yapılır ve kabağın biraz sert olması önemlidir. Genelde haşlanmış nohut ve etle servis edilir" ifadelerini kullandı. ‘’Bulgur pilavıyla takım elbise gibidir" Zeytinyağının Kilis mutfağının vazgeçilmezlerinden biri olduğunu belirten Aktaş, "Her yemeği süsleyen tırnaklı ekmeğimiz vardır, sofralarımızdan eksik olmaz. Lebeniye ise mısır kökenli bir yemektir. Biz çorba demiyoruz, yemek diyoruz. Düğünlerde, bayramlarda ve özel günlerde yapılır. Bulgur pilavıyla takım elbise gibidir" dedi. ‘’Annemin yemeğini yemiş gibi hissediyorum’’ Müşterilerden Mustafa Yıldız ise yöresel yemeklere hayran olduğunu belirterek, "Harika bir lezzet. Lebeniye yediğim zaman annemin yemeğini yemiş gibi hissediyorum. Müceddere ve üzerine öcce, kış aylarında benim için vazgeçilmezdir. Severek ve beğenerek yiyoruz" diye konuştu.
Manisa Yağışlar çiftçiyi umutlandırdı Manisa’da etkili olan yağışların ardından konuşan Şehzadeler Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Altındağ, barajlar ve yeraltı sularının kritik seviyeden döndüğünü belirterek, taşkınlara rağmen yağışların tarım için hayati olduğunu söyledi. Şehzadeler Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Altındağ, Manisa’da son günlerde etkili olan yağışların tarımsal üretim açısından büyük önem taşıdığını belirterek, her ne kadar bazı çiftçilerin su baskınlarından zarar görmüş olsa da, genel anlamda yağmurların kuraklık riskini ortadan kaldırarak bölge tarımı için hayati bir kazanç sağladığını söyledi. Yağmur ve su baskınlarından zarar gören çiftçilere geçmiş olsun dileklerini ileten Altındağ, uzun süredir beklenen yağışların bereket getirdiğini vurguladı. Altındağ, "Yaklaşık 4-5 yıldır beklediğimiz bir yağmurdu bu. Eğer bu yağışlar olmasaydı, bu sene ciddi bir kuraklıkla karşı karşıya kalacaktık. Barajlarımız, yeraltı sularımız neredeyse tamamen boştu. Çok şükür bu yağışlar geldi ve hepimiz için büyük bir umut oldu" dedi. "Gediz taşkınları yeraltı suyuna can veriyor" Gediz Nehri’nde yaşanan taşkınların yeraltı su kaynaklarını beslemesi açısından önemli olduğunu ifade eden Altındağ, bu durumun uzun vadede tarımsal verimliliğe olumlu yansıyacağını belirtti. Altındağ, "Bugün gördüğümüz Gediz Nehri taşkınları, yeraltı sularını beslemek için birebir. Bu suların tarlalara girmesi, yeraltı su seviyelerinin yükselmesine katkı sağlıyor ve bu da üretim açısından son derece değerli" diye konuştu. "Sular boşa akmamalı, kalıcı önlemler alınmalı" Suların denize ya da boşa akıp gitmemesi gerektiğine dikkat çeken Altındağ, Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından kalıcı yatırımlar yapılması çağrısında bulundu. Altındağ, "Bu sular Gediz Nehri’nden akıp gidiyor. Devletimiz ve DSİ tarafından göletler mi yapılacak, yeni barajlar mı inşa edilecek, mutlaka bu konuda önlemler alınmalı. Bu suları tutacak yapılar yapılmalı ki, böyle dönemlerde gelen suyu depolayabilelim. Çünkü bugün akan suyu, yarın bulamıyorsunuz" ifadelerini kullandı. Hasar gören çiftçilere destek çağrısı Bazı üreticilerin su baskınlarından zarar gördüğünü hatırlatan Altındağ, özellikle buğday, arpa ve diğer kışlık ürün eken çiftçiler için destek talebinde bulundu. Altındağ, "Hasar gören çiftçilerimizin, Sayın Cumhurbaşkanımız ve Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından desteklenmesini talep ediyoruz. Buğday, arpa ve diğer kışlık ürün eken üreticilerimizin zararlarının karşılanması büyük önem taşıyor" dedi. "Ekili olmayan arazilere giren su fayda sağlıyor" Altındağ, ekili olmayan arazilere giren suların tarım açısından zarar değil, fayda sağladığını da vurgulayarak, "Şu anda ekili olmayan hiçbir araziye giren suyun zararı yok, aksine faydası var. Bu sular yeraltı su kaynaklarını daha fazla besliyor. Taşkın sularının tarlalara girmesi, yeraltı suları açısından daha da verimli bir süreci beraberinde getiriyor" şeklinde konuştu.