TEKNOLOJİ - 14 Ocak 2014 Salı 15:00

Turkcell Dijital Akademi ile 'Dünyanın Bilgisi' Türkçe

A
A
A
Turkcell Dijital Akademi ile 'Dünyanın Bilgisi' Türkçe

Turkcell stratejik gelişim merkezi olarak 2006’dan bu yana, gerek şirket içi eğitimler gerekse sanayi-üniversite iş birlikleriyle ses getiren Turkcell Akademi dijitalleşerek, 'dünyanın bilgisini' milyonların erişimine açıyor.

Dünyanın önde gelen eğitim kuruluşlarıyla iş birliğine giden Turkcell Akademi, eğitim devlerinin içeriklerini Türkçeleştirerek sunuyor.
Turkcel Genel Müdürü Süreyya Ciliv'in düzenlediği basın toplantısıyla tanıtılan Turkcell Dijital Akademi, zaman ve mekândan bağımsız, dünyanın en güncel eğitim video ve modüllerini, ücretsiz ve tamamen Türkçe olarak sunuyor. Basın toplantısında konuşan Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, "Bundan 4 yıl önce 3G ile hızlı internetin hayatımıza girmesiyle birlikte, büyük bir hayalimiz olduğunu dile getirmiştik: İnsanlar bu teknolojiyle bilgiye her an her yerden ulaşabilecek, bilgiye erişimde tam bir fırsat eşitliği sağlanacak. Bugün Turkcell olarak bu hayali gerçekleştirmenin, bir yeniliği daha insanımıza taşımanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu yolculukta bizi en çok motive eden, bilgiye erişimde daha fazla fırsat eşitliği sunabilecek olmamız. İnsanlara daha çok bilgiyi ulaştırmanın yolu, taş tabletlerden dijital tabletlere uzandı. El yazması kitaplar ve matbaa bu yol içerisinde geçtiğimiz duraklar. Artık yeni matbaa internet. İnternetten sonsuz bilgiye her an her yerden ulaşmak mümkün. İnternetin fırsat eşitleyici bir boyutu var. Biz bu altyapıya ülkemizin sahip olması için büyük yatırımlar yaptık. Artık halkımız bilgiye ulaşmakta avantajlı. Bu projeyi hayata geçirirken insanlarımıza sorduk: “Nasıl bir eğitim hayal ediyorsunuz, hangi içeriklere ihtiyaç duyuyorsunuz?” Sonrasında bu bilgiler ışığında 2006’dan bugüne dek ortaya koyduğumuz müthiş bilgi birikimini dijitalleştirdik. Bu da yetmedi; dünyanın önde gelen eğitim kuruluşlarıyla birlikte çalışarak bu alandaki en üst düzey içeriği Türkiye’deki profesyonellerin ve gençlerin ihtiyaçlarına uygun ve tamamen Türkçe olarak geliştirdik. Artık Turkcell’liler, Turkcell’in üstün network altyapısı sayesinde dünyanın bilgisine 7 gün 24 saat, istedikleri yerden ulaşabilecekler. Kendini geliştirmek isteyen, farklı alanlardaki birçok eğitime ulaşmak isteyen gençlerimiz, profesyonellerimiz; dünyanın saygın eğitim kurumlarından, en iyi profesörlerinden, önde gelen fikir adamlarından eğitim ve tavsiyeler alacak. Profesyoneller, çalışanlarına kişisel gelişim imkânı sunmak isteyen şirketler, gençler, öğrenciler… Bu eğitimin kapısı başta 35 milyon Turkcell’li olmak üzere herkese açık. Turkcell Dijital Akademi’nin insanımız için değer yaratarak Turkcell’in farkını bir kez daha vurgulayacağına inancımız tam" dedi.

Turkcell Dijital Akademi, eğitim içeriğinde mükemmeliyete ulaşmak amacıyla bu alanda dünyaca ünlü eğitim kurumları ve portalleri ile de işbirliğine gitti. Dünyanın teknoloji alanında en önemli üniversitesi kabul edilen MIT (Massachusetts Institute of Technology) ile kurulan işbirliği kapsamında, 'inovasyon' ana başlığına MIT tarafından içerik oluşturuluyor. Ayrıca üniversitenin eğitim platformları Open Courseware ve EdX’de yayınlanan içeriklerin Turkcell Dijital Akademi platformu üzerinden Türkçe olarak yayınlanması konusunda anlaşmaya varıldı. Hali hazırda 'inovasyon' kategorisinde MIT eğitim videoları Türkçeleştirildi ve Turkcell Dijital Akademi portalinden sunulmaya başlandı.

Süreyya Ciliv’in ardından sözü MIT Dijital Öğrenme Platformu Direktörü ve Makine Mühendisliği Profesörü Sanjay Sarma aldı. Sarma, bilgiye erişimin tüm insanlık için önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Bugün zaman ve uzayda eşsiz bir noktadayız. Hemen her gün bir öğrencim ya da meslektaşım ‘bir fikrim var’ diye gelir, kimi zaman bu fikirler iki hafta gibi kısa bir sürede şirketleşerek gerçeğe dönüşür. Bundan 10 yıl önce olsa ‘iyi düşün, önce okulunu bitir’ derdim, şimdi ise ‘al sana bir girişimcinin telefonu’ diyorum. Yeni fikirleri birer ‘kıvılcım’a benzetebiliriz; teknolojinin çok hızlı ilerlemesi nedeniyle ‘ateş’e dönüşmeleri için yalnızca çok kısa bir vakitleri vardır. Artık bu sürecin bir parçası olabilmek için mutlaka MIT’de olmanıza gerek yok; dünyanın neresinde olursanız olun, siz de o kısa vakti değerlendirmek üzere ‘parçacık çarpıştırıcısı’na dâhil olabiliyorsunuz.”

Sarma, teknolojinin gelişmesiyle bireyin artık çok daha güçlü hale geldiğine dikkat çekerek Turkcell ile MIT’nin yaptığı iş birliğinin gerekçeleri ile ilgili "Girişimcilik sayesinde inovasyon destekleniyor ve yeni fikirlere alan açılıyor. Turkcell’de bu fırsatları görebilen dinamik bir liderlik anlayışı var. Bu bizim için çok değerli. İş birliğimizin ikinci nedeni ise Turkcell’in bir iletişim şirketi, yani insanları birbirine ve bilgiye bağlıyor olması. Son olarak, Türkiye dinamik bir ekonomi ve biz bu dinamizmden bir şeyler öğrenmek istiyoruz. Pek çok medeniyetin doğduğu bu topraklar bugün neden inovasyon üretmesin? Buraya gelmekten, Turkcell’den öğrenmekten büyük heyecan duyuyoruz. Dijital eğitim alanında Turkcell’le uzun soluklu pek çok projeyi hayata geçireceğimize yürekten inanıyorum" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Başkan Kul: "Ramazan ayının manevi iklimi Terme’de yaşanıyor" Samsun’un Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, hayata geçirilen Ramazan Sokağı’nın ilçedeki birlik ruhunu pekiştirdiğini belirterek;l, "Kadim geleneklerimizi meydanımızda yeniden canlandırıyor, çocuklarımızın yüzündeki tebessümle bu mübarek ayın ruhunu taçlandırıyoruz" dedi. Terme Belediyesi tarafından Terme Park Sosyal Yaşam Alanı’nda kurulan Ramazan Sokağı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. İlçede Ramazan ayının manevi atmosferini en güzel şekilde yaşatmak amacıyla hazırlanan etkinlik alanı, kurulan stantlar, kültürel gösteriler ve geleneksel ikramlarla vatandaşların büyük ilgisini topluyor. Ramazan’ın birlik ve beraberlik ruhuna vurgu yapan Belediye Başkanı Şenol Kul, bu mübarek ayın rahmet ve kardeşlik ayı olduğunu belirterek; "Ramazan ayı, rahmetin, mağfiretin ve kardeşliğin ayıdır. Bizler de Terme Belediyesi olarak bu manevi iklimi en güzel şekilde yaşatmak için buradayız. Bu etkinlikte emeği geçen tüm kardeşlerimize teşekkür ediyorum. Vatandaşlarımızın Ramazan ayını tebrik ediyor, bu mübarek ayın şehrimize, ülkemize ve tüm İslam alemine hayırlar getirmesini temenni ediyorum" dedi. Geleneksel değerlerin yaşatılmasının sosyal dayanışma için büyük bir fırsat olduğunu dile getiren Başkan Kul, "Kadimden gelen Ramazan geleneklerimizi meydanımızda yeniden canlandırıyoruz. Çocuklarımızın yüzü gülsün, Ramazan’ın manevi iklimini hep birlikte hissedelim istedik. Bu vesileyle etkinliklerimizin şehrimize birlik, beraberlik ve kardeşlik getirmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum" diye konuştu. "Ramazan Neşesi Terme’de" sloganıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında, 22 Şubat Pazar günü teravih namazının ardından özel bir program gerçekleştirilecek. Ünlü sanatçı Bahadır Özüşen, sevilen eserlerini Termeliler için seslendirecek. Ramazan ayı boyunca her akşam teravih namazı sonrası farklı bir programa ev sahipliği yapacak olan Ramazan Sokağı, çocuk oyunları, geleneksel gösteriler, dini dinletiler ve yöresel stantlarla her yaştan vatandaşa hitap etmeye devam edecek.
Bursa Mezbaha kanıyla besleniyor, birçok hastalığa şifa oluyorlar Son yıllarda birçok hastalığın tedavisinde şifasına başvurulan sülükler, kadınlar tarafından uzman gözetiminde yüz ve cilt bakımında tercih edilmeye başlanırken, Rusya başta olmak üzere birçok ülkede sülüklü cilt kremlerinin kullanımı giderek artıyor. Bursa’da sülük üretimi ve satışı yapan işletmenin sahibi Mustafa Çakmak, sülükle tedavinin sadece Türkiye değil dünya genelinde yayıldığını belirterek, özellikle Rusya başta olmak üzere ABD ve Almanya gibi birçok ülkede sülükle ilgili araştırmalar yapıldığını anlattı. Sülüklerin genellikle göl, sazlık gibi yerlerden toplandığını dile getiren Çakmak, bu canlıların dişi ve erkeğinin olmadığını, hepsinin birbiriyle çiftleşebildiğini aktardı. Kıl gibi neredeyse görünmeyecek ölçüde küçük olan yavruları belli bir boyuta ulaşması beslediklerini belirten Çakmak, şunlar söyledi: "Yavruları mezbahalardan aldığımız kanla besliyoruz. Bir ay arayla besliyoruz. 2-3 kez beslemeyle istenilen boyuta, yani tedavi için kullanılmaya uygun büyüklüğe ulaşıyor. Sülükler vücutta en sıcak yeri emmek isterler. O yüzden ilk ele aldığınızda parmak arasına yönelirler. Sülük, cilt hastalıklarında, varis, kangren, boyun ve bel fıtığı, göz hastalıkları gibi birçok rahatsızlığın tedavisinde uzman eşliğinde kullanılıyor. Birçok doktor tedavilerine sülüğü de ekledi. İyi sonuçlar aldıklarını duyuyoruz." Kadınlar cilt güzelliğini sülükte arıyor Son yıllarda yüz ve cilt bakımında kadınların sülükleri tercih etmeye başladığını vurgulayan Çakmak, "Sivilce tedavisinde sülük kullanılıyor. Yüz güzelliğinde yine uzman desteğiyle sülükle ilerleyenler var. Bu konuda Rusya’da sülüklerden cilt bakım kremleri yapıldı. Türkiye’de de yapılmaya ve kullanılmaya başlandı." dedi. Sülüklerin sadece pis kanı emmediğine dikkati çeken Çakmak, "Tek şifası pis kanı emmesi değil sadece pis kanı emmez, temiz kanı da emiyorlar. Sülüğün verdiği şifa kanı emmesiyle ilgili değil salgı ve enzimleriyle ilgili. Salgı ve enzimlerinde şifası sülüğün. Bu enzimleri kullanarak kremler yapılıyor." diye konuştu. Varisli hastalar başlarını döndürüyor Çakmak, sülüklerin varisli hastaları çok sevdiğini belirterek, "Varis görünce adeta başları dönüyor. Varisli hastadan çok hızlı kan emiyorlar. Kısa sürede sülük 2-3 katı büyüklüğe ulaşabiliyor." ifadesini kullandı. Bir hastada kullanılan sülüğü tekrar geldiğe yere doğaya bıraktıklarını dile getiren Çakmak, "Tekrar doğal ortamına salınması önemli. Zaten bilinçsiz toplayıcılıktan ve duyduğumuz kadarıyla kaçakçılıktan sayıları azaldı. Doğada, kendi ortamlarında üreyip çoğalmaları önemli" dedi.
Ankara TÜRKYED Genel Başkanı Çelik: "Kırsalda Bereket - Küçükbaşa Destek Projesi, üreticimizin yükünü hafifleten önemli bir projedir" Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri Genel Merkezi (TÜRKYED) Genel Başkanı Nihat Çelik "Kırsalda Bereket-Küçükbaşa Destek Projesi, üreticimizin yükünü hafifleten, maliyet baskısını azaltan ve üretim kapasitesini artırmayı hedefleyen önemli bir projedir" dedi. TÜRKYED Genel Başkanı Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan ‘Kırsalda Bereket - Küçükbaşa Destek Projesi’ ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Çelik, yaptığı açıklamada projesi kapsamında çiftçilere 150 bin küçükbaş hayvanın uygun şartlarda verilecek müjdesini sektör olarak büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, projenin üreticilere umut verecek tarihi bir destek olduğuna işaret etti. Projeden faydalanacak her üreticiye 95 dişi ve 5 erkek küçükbaş temin edileceğini ve bu hayvanlar için aylık 15 bin lira, yıllık 180 bin lira bakım ve besleme desteği yanında projenin finansmanı için üreticilerin Ziraat Bankasından faizsiz kredi kullanabileceğini hatırlatan Çelik, faydalanan üreticilerin alacakları küçükbaşların sigortasını 1 yıl devlet tarafından karşılanacağını ifade etti. Çelik, öte yandan projede kadın ve genç üreticilere öncelik verileceğini oldukça değerli bulduklarını belirterek ayrıca veteriner hekimlik, ziraat ve gıda mühendisliğinden yeni mezun gençlere de bu projeye başvurmaları halinde öncelik sağlanacak olmasının hem istihdama hem de sektöre büyük güç katacağını kaydetti. "Kırsalda Bereket - Küçükbaşa Destek Projesi, üreticimizin yükünü hafifleten önemli bir projedir" Özellikle küçük aile işletmelerinin desteklenmesi açısından projenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Çelik, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Küçükbaş hayvancılık, bu milletin kadim geleneğinin, alın terinin ve kırsal kalkınmasının temel direklerinden biridir. Anadolu’nun bereketi, meralarımızın zenginliği ve üreticimizin emeği ile hayat bulmaktadır. Bu nedenle küçükbaş hayvancılığı güçlendiren her adım, aslında ülkemizin gıda güvenliğine, kırsal istihdamına ve ekonomik bağımsızlığına yapılan stratejik bir yatırımdır. Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından hayata geçirilen ‘Kırsalda Bereket - Küçükbaşa Destek Projesi’, üreticimizin yükünü hafifleten, maliyet baskısını azaltan ve üretim kapasitesini artırmayı hedefleyen önemli bir projedir. Projenin sahada karşılık bulmaya başlaması, üreticimizin moral ve motivasyonunu da güçlendirmiştir. Özellikle küçük aile işletmelerinin desteklenmesi, gençlerin ve kadınların üretime kazandırılması ve kırsalda sürdürülebilir bir ekonomik modelin oluşturulması açısından bu proje büyük önem taşımaktadır. Bu destekler sayesinde hem hayvan varlığımız artacak hem de yerli ve milli üretim anlayışı daha da güçlenecektir." "Üreticimizin kazancının çoğalması ve ülkemizin tarımsal gücünün yükselmesi en büyük temennimizdir" Çelik, TÜRKYED olarak sektörün güçlenmesi adına her türlü yapıcı katkıyı sunacaklarını belirterek "Bizler, Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri olarak üreticimizin sesi olmaya, sahadaki gelişmeleri yakından takip etmeye ve sektörümüzün güçlenmesi adına her türlü yapıcı katkıyı sunmaya devam edeceğiz. Kırsalda bereketin artması, üreticimizin kazancının çoğalması ve ülkemizin tarımsal gücünün daha da yükselmesi en büyük temennimizdir" ifadelerini kullandı. Genel Başkan Çelik, açıklamasının sonunda desteklerinden dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya teşekkür ederek kırsalda üretimin güçlenmesine yönelik adımların artarak süreceğine olan inançlarının tam olduğunu ifade etti.
Gümüşhane Hastaneden randevu alamayınca doktora taşlama şiir yazdı Gümüşhane Devlet Hastanesi’nde muayene için tercih ettiği doktorun yoğun olması nedeniyle bir türlü randevu alamayan Türkçe öğretmeni, yaşadığı süreci taşlama türünde yazdığı şiirle anlattı. Gümüşhane’nin merkeze bağlı Tekke Ortaokulu’nda Müdür Yardımcısı ve Türkçe öğretmeni olarak görev yapan Sait Karakaş, yaklaşık 6 ay önce başlayan sağ bacak ağrısı nedeniyle Gümüşhane Devlet Hastanesi’nde görevli Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Süleyman Kasım Taş’tan randevu almak istedi. Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) ve hastanedeki kiosk cihazlarından defalarca denemesine rağmen yoğunluk nedeniyle randevu alamayan Karakaş’ın muayene süreci uzadı. Yaşadığı bu durumu mizahi ve edebi bir dille ele alan Karakaş, süreci taşlama türünde kaleme aldığı şiirle ölümsüzleştirdi. Şiirde yer alan ifadelerde, yaşanan yoğunluğun doktora gösterilen ilgi ve hizmet kalitesinden kaynaklandığına dikkat çekti. Bir süre sonra muayene olan Karakaş, yazdığı şiiri doktora da okudu. Yoğun çalışma temposunun edebiyatla buluştuğu olay, hasta ile hekim arasındaki samimi ilişkiyi ortaya koydu. Yazılan şiir, hem yaşanan sürecin hem de duyulan memnuniyetin kalıcı bir hatırası olarak hafızalarda yerini aldı. "Şiirin başlangıcında ufak bir sitem var" Tedavi süreçlerinin ardından hastaların kendisine farklı şekillerde teşekkür ettiğini ama ilk defa böyle bir olayla karşılaştığını ifade eden Gümüşhane Devlet Hastanesi’nde görevli Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Süleyman Kasım Taş, "Sait hocam ilk olarak şikâyetiyle ilgili bizim MHRS sistemimizden randevu almak istedi. Yoğunluğu ve sürecin uzadığını görünce, sosyal yaşamda da görüştüğümüz için bu durumu şiir yoluyla aktaracağını söyledi. Mizansen bir yaklaşımla durumu ifade etti. Bizim için kalıcı bir eser oldu. Aynı zamanda tedavi sürecinin ve yaşanan yoğunluğun tercih edilmemizden kaynaklandığını da kendisi belirtti. Bu durum bizi çok mutlu etti. Şiirin başlangıcında kendi tabiriyle ufak bir sitem var. Ancak bunun sebebinin yaptığımız hizmetin iyi olması, güler yüzlü yaklaşımımız ve tercih edilmemiz olduğunu da kendisi ifade etmekte. Bu da bizi ayrıca mutlu ediyor. Kendi edebiyat tarzıyla, aslında iyi ve kaliteli bir iş yaptığımızı söylemek için yazdığını belirtti. Şiirle karşılaşmak bizim için her zaman kıymetlidir. En büyük hediye hastanın memnuniyetini ifade etmesidir. Ancak bunu kalıcı bir eser olarak almak bizi daha da mutlu ediyor. Bunun her zaman bizim için büyük ve kalıcı bir hatıra olduğunu düşünüyoruz" dedi. "Doktoru eleştirmek için değil gösterilen ilginin yoğunluğundan dolayı yazdım" Uzun süredir tedavi olmak için sıra almaya çalıştığını fakat Op. Dr. Taş’a gösterilen yoğun ilgiden dolayı sıra alamadığını söyleyen Tekke Ortaokulu Müdür Yardımcısı ve Türkçe öğretmeni Sait Karakaş, "Bundan yaklaşık 6 ay önce sağ bacağımda bir ağrı başladı. Önce MHRS sistemi üzerinden kendisinden randevu almayı denedim ancak birkaç kez girmeme rağmen sistem her seferinde çok çabuk doluyordu. Daha sonra hastanede kiosk denen makineyi denedim. Okula giderken bazı sabahlar uğradım fakat oradan da sıra bulamadım. En son kendisini aradım. ‘Hocam bu nasıl bir teveccüh? Ne MHRS’den ne de kiosktan sıra bulamıyorum’ dedim. Aradan birkaç gün geçti, ben habersiz geldim ameliyat günüymüş, boş döndüm. Birkaç gün sonra tekrar aradık. Bu kez de bir çalıştaya gideceğini söyledi. Süre uzadıkça ben de bunu şiir, taşlama yoluyla yazmaya başladım. Kendi aramızda şakalaştık. Şiir bu şekilde ortaya çıktı. Bugün sıramızı bulduk. Kasım hocamın odasından içeri girdim. Daha önce şiirin bazı bölümlerini kendisiyle paylaşmıştım. Oturdum ve şiirin bölümlerini okudum. Kendisi de çok onore oldu, ben de çok mutlu oldum. Aramızda dostane bir ortam oluştu, ikimiz de mutluyuz diyelim. Edebiyatta taşlamalar meşhurdur. Taşlamalarda karşı tarafa iğneli yollarla bazı şeyler anlatılır. Benim bu şiiri yazmaktaki amacım asla Süleyman Kasım hocamızı eleştirmek değildi. Sistemin yoğunluğu ve kendisine gösterilen teveccüh yanlış anlaşılmasın diye sonunda kendimce güzel toparlamalar yapmaya çalıştım" diye konuştu.