DÜNYA - 13 Ekim 2025 Pazartesi 22:23 | Son Güncelleme : 13 Ekim 2025 Pazartesi 22:29

Türkiye, ABD, Mısır ve Katar’ın imzaladığı Niyet Belgesi'nin içeriği belli oldu

A
A
A
Türkiye, ABD, Mısır ve Katar’ın imzaladığı Niyet Belgesi'nin içeriği belli oldu

Mısır’ın Şarm Eş-Şeyh kentinde düzenlenen Gazze için Barış Zirvesi’nde Türkiye, ABD, Mısır ve Katar'ın ımzaladığı "Niyet Belgesi"nde, "Kalıcı barışın geleceğine kendimizi adıyoruz" ifadelerine yer verildi.

Mısır’ın Şarm eş-Şeyh kentinde Gazze’deki ateşkesin korunması ve barış amacıyla düzenlenen "Barış Zirvesi" kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad Al Thani, Gazze için "Niyet Belgesi" imzaladı. Belgede, "Her birey için hoşgörü, haysiyet ve fırsat eşitliği talep ediyoruz. Irk, inanç veya etnik kökene bakılmaksızın bölgenin herkesin barış, güvenlik ve ekonomik refah içinde hedeflerinin peşinden gidebileceği bir yer olmasını güvence altına alıyoruz" ifadelerine yer verildi.

Bölgede karşılıklı saygı ve ortak gelecek ilkelerine dayanan, barış, güvenlik ve ortak refah için kapsamlı bir vizyon peşinde olunduğu belirtilen belgede, "Bu anlayışla Gazze Şeridi'nde kapsamlı ve kalıcı barış için kaydedilen ilerlemeyi ve İsrail ile bölgesel komşuları arasındaki dostane ve karşılıklı yarar sağlayan ilişkileri memnuniyetle karşılıyoruz. Bu mirası uygulamak ve sürdürmek için kolektif olarak çalışmayı, gelecek nesillerin barış içinde birlikte gelişebileceği kurumsal temeller oluşturmayı taahhüt ediyoruz. Kalıcı barışın geleceğine kendimizi adıyoruz" denildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Maltepe Belediyesinden arsa iddialarıyla ilgili açıklama Maltepe Belediyesinden, mülkiyeti belediyeye ait olan bir arsa için ortaya atılan iddialarla ilgili açıklama yapıldı. Bahse konu arsanın; izinsiz ve ruhsatsız şekilde oto yıkama tesisi olarak kullanıldığının tespit edildiği ve bu kapsamda gerekli yasal süreçlerin başlatıldığı belirtilen açıklamada, "Hiçbir kişi ya da grubun kamu alanlarını haksız ve hukuka aykırı şekilde kullanmasına müsaade edilmeyecektir" denildi. Maltepe Belediyesi, son günlerde bazı yazılı ve görsel basın organlarında, kurum ve bazı kurum yetkilileri hakkında ortaya atılan iddialarla ilgili açıklama yaptı. Mülkiyeti belediyeye ait olan Altayçeşme Mahallesi’nde bulunan (16739/1) arsaya ilişkin yapılan açıklamada arsanın imar planlarında "Park ve Yeraltı Otopark Alanı" olarak tanımlı olmasına rağmen, izinsiz ve ruhsatsız şekilde oto yıkama tesisi olarak kullanıldığının tespit edildiği belirtildi. Bu kapsamda gerekli yasal süreçlerin başlatıldığı belirtilen açıklamada şunlara yer verildi: "3 Haziran 2025 tarihinde bahsi geçen arsayla ilgili ‘Fuzuli İşgal Tespit Tutanağı’ düzenlenmiş, 2 Temmuz 2025 tarihinde Belediyemiz Ecrimisil Komisyonu’nun kararı ile 1.483.942 TL tutarında ecrimisil tahakkuk ettirilmiş, 24 Temmuz 2025 tarihinde işgalciye resmi ihbarname tebliğ edilmiş ve 8 Eylül 2025 tarihinde ise işgal edilen alanın tahliyesine ilişkin tebliğ yapılmıştır. İlgili şahıs, Belediyemiz tarafından gerçekleştiren işlemleri durdurmak amacıyla İstanbul İdare Mahkemeleri’nde (13., 7. ve 10. İdare Mahkemeleri) 6 ayrı dava açmıştır. Yıkım işleminin gerçekleştirildiği tarihte, Belediyemiz aleyhine açılan davalar kapsamında yürütmenin durdurulmasına ilişkin herhangi bir karar bulunmamaktadır. Maltepe Kaymakamlığı’nın 16/10/2025 tarih sayılı yazısı dikkate alınarak; sonraki aşamada, 04.11.2025 tarihli ve 1100 sayılı Encümen Kararı ile 775 sayılı Gecekondu Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca ruhsatsız/kaçak yapıların kaldırılmasına yönelik işlem tesis edilmiştir. 6 Şubat 2026 tarihinde verilen süre sonrasında 9 Şubat 2026 tarihinde alanın boşaltıldığı görülmüş ve kaçak yapıların yıkımı gerçekleştirilmiştir." Konuyla ilgili yürütülen işlemlerinin tamamen kamu arazisinin işgalden arındırılması ve kaçak yapılaşmanın ortadan kaldırılmasına yönelik olduğu ifade edilen açıklamada, yapılan işlemlerin mevzuata uygun ve rutin idari uygulamalardan ibaret olduğu ve "rüşvet" olarak ifade edilen tutarın, kamu arazisinin haksız kullanımından kaynaklanan ve ilgilinin ödemekle yükümlü olduğu yasal bir borç olduğu açıklandı. "Kamusal alanları işgal ettirmeyeceğiz" Belediye tarafından yürütülen; işgal tespiti, ecrimisil tahakkuku, tahliye ihtarı ve kaçak yapıların kaldırılmasına ilişkin süreç tamamen hukuki prosedürlerden oluştuğuna vurgu yapılırken; ilgili şahsın kamu arazisini haksız kullanımı nedeniyle ödemekle yükümlü olduğu, tamamen yasal borca ilişkin hukuki sürecin çarpıtılarak ‘rüşvet’ iddiasına dönüştürülmesinin kabul edilemez olduğu belirtildi. Açıklamada ilgili şahsın iddiaları yargıya taşınmış olduğu ve belediye tarafından gerekli hukuki süreçlerin başlatıldığı ve "Kamusal alanları korumak, halkın ortak kullanımına ait yerleri işgallerden arındırmak ve kamu yararını gözetmek belediyemizin temel sorumlulukları arasındadır. Bu kapsamda, hiçbir kişi ya da grubun kamu alanlarını haksız ve hukuka aykırı şekilde kullanmasına müsaade edilmeyecektir" ifadelerine yer verildi.
Bursa Bursaspor Başkanı Enes Çelik’ten şampiyonluk açıklaması Bursaspor Başkanı Enes Çelik Somaspor maçı öncesi kutlama programı, saha zemini ve kombine satışlarındaki rekor rakamlar hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Bursaspor Başkanı Enes Çelik, pazar günü oynanacak Somaspor maçı ve sezonun geri kalanına dair kapsamlı bir bilgilendirme yaptı. Çelik, takımın ciddiyetle hedefe ilerlediğini vurgularken, son günlerde yaşanan üzücü olaylar nedeniyle pazar günü maç sonunda herhangi bir kutlama yapılmayacağını duyurdu. Başkan Enes Çelik sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Değerli Bursasporlular, 1- Bildiğiniz gibi sezonun sonuna gelmek üzereyiz. Bursa şehri olarak yöneticisinden taraftarına güzel bir kenetlenme ile başladığımız bu yolculuğun ikinci kısmı da tamamlanmak üzere. Tabii ki maçlar oynanmadan kazanılmıyor. Eminim ki teknik heyetimiz ve futbolcu kardeşlerimiz bugüne kadar olduğu gibi yine aynı ciddiyetle sorumluluklarını ifa edip mutlu sona hep birlikte ulaşacağız. 2- Pazar günü saat 17.00 itibarı ile tüm taraftarlarımızla birlikte takımımızla güzel bir sevinç yaşayacak ancak maalesef son günlerde yaşadığımız bu çok üzücü olaylar neticesi sebebiyle herhangi bir kutlama yapmayacağız. 3- Kupayı inşallah önümüzdeki hafta pazar günü, Aliağa maçımızdan bir gün sonra sahamızda yine taraftarımızla beraber yapacağımız törenin ardından alacağız. 4- Soma maçı sonrasında sahaya girmememiz, çimlerin durumu açısından çok önemli. Bir ay maç yapmadığımız süre zarfında çimlerimiz ciddi manada toparlandı ve iyi seviyeye geldi. O yüzden sahaya girmek demek kulübümüze ek külfet getirecek. 5- Bugün başlattığımız şampiyonluk primi seferberliği ile alakalı da şunu söylemek istiyorum: Öncelikle destek olan firma ve kişilere tekrardan teşekkür ediyorum. Şampiyonluk primi kulüplerde sözleşmede belirtilen bir yükümlülüktür. O yüzden kulübümüzden bu yükü almaları adına gelen destekler bizim için çok önemlidir. 6- Son olarak bugün kombine yenilemeleri için son tarih. Şu saat itibarı ile 18.000’i de geçtik. Geçen sene yenilemenin son gününde 7.000 civarı idi. Bu rakamlar gösteriyor ki taraftarımızın 40.000 kombineyi bitirecekleri açıktır. Ben kombinesini yenileyen ve 20 Nisan’dan sonra ikinci kombine döneminde kombineleri alacak olan taraftarlarımıza şimdiden teşekkür ediyorum. Takımımızın kaliteli yerli iskeletini koruyarak size layık bir takım oluşturacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın."
Nevşehir Nevşehir’de kaza sonrası kaçan alkollü sürüsü, saklandığı evde yakalandı Nevşehir’de ehliyetsiz ve 183 promil alkollü olduğu belirlenen sürücünün neden olduğu kazada 1 kişi yaralandı. Kaza sonrası kaçan sürücü, saklandığı evde polis ekiplerince yakalandı. Kaza, Kapucubaşı Mahallesi Yücelyol Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 51 HR 638 plakalı otomobilin sürücüsü Yasin D., seyir halindeyken önündeki aracı sollamak istedi. Virajda hatalı sollama yapan sürücü, karşıdan gelen araca çarpmamak için manevra yaptığı sırada Adnan İ. idaresindeki 50 AEN 972 plakalı araca çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan araç yol kenarındaki beton bariyerlere çarparak yan yattı. Kazada araç içerisinde bulunan sürücü hafif yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Araçta sıkışan yaralı, itfaiye ekiplerinin çalışmasıyla bulunduğu yerden çıkarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Kazaya neden olan sürücü ile araçta bulunan iki kişi ise olay yerinden kaçtı. Polis ekipleri, KGYS kameraları üzerinden yaptığı inceleme sonucu şüphelilerin izini sürdü. Kaçan sürücü ve beraberindekiler, saklandıkları arkadaşlarının evinde yakalanarak gözaltına alındı. Yapılan kontrollerde sürücünün 183 promil alkollü olduğu ve ehliyetinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye çeşitli ihlallerden toplam 110 bin lira idari para cezası uygulanırken, otomobil trafikten men edildi. Öte yandan, kazada 1 kişinin yaralanmasına neden olan olay anı çevredeki bir vatandaşın cep telefonu kamerasına yansıdı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Bolu Tanju Özcan’ın şantaj davasına damga vuran iddia: "Narven Termal Kasaba’ya şoförü götürdü, Tanju Özcan’la birlikte olurken izledi" Bolu’da ’icbar suretiyle irtikap’ suçundan tutuklu bulunan ve İçişleri Bakanlığı tarafından Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan’ın hem ’müşteki’ hem de ’sanık’ sıfatıyla yer aldığı şantaj davasının ilk duruşması görüldü. Duruşmada mağdur Öznur Ç., "Narven Termal Kasaba’ya beni Tanju Özcan’ın şoförü götürdü. Orada alkol alırken Tanju Özcan’la birlikte olduk. Birlikte olduğumuz esnada yanımızda şoförü de vardı ve bizi izledi" dedi. Geçtiğimiz şubat ayında, Tanju Özcan’ın Mehmet Eren Akgüney hakkında şantaj iddiasıyla bulunduğu suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturmada, 13 sayfalık iddianame Bolu 6’ncı Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 28 Şubat’ta Akgüney gözaltına alınıp tutuklanırken, Tanju Özcan da farklı bir dosya olan "icbar suretiyle irtikap" kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. İddianamede, Özcan’ın belediye personeli Öznur Ç.’ye gönderdiği mesajların kadının eski sevgilisi Mehmet Eren Akgüney’in eline geçtiği; Akgüney’in bu mesajlar karşılığında Özcan’dan 20 milyon lira, lüks otomobil ve oto yıkama tesisi talep ettiği belirtildi. Şantaja aracılık ettikleri iddiasıyla Boluspor Kulüp Başkanı Erdal Bayrak ve CHP’li Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin de dosyada yer aldı. Aynı dosyada, Öznur Ç.’ye yönelik eylemleri ve makam odasındaki sözleri nedeniyle Tanju Özcan’ın da "şantaj" suçundan 3 yıla kadar hapsi isteniyor. Tanju Özcan’ın avukatı hakimin üzerine yürüdü Bolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına, başka bir suçtan dolayı tutuklu bulunan Tanju Özcan sağlık sorunları sebebiyle katılmazken, dosyada adı geçen Özgür Yıldız da mazeret bildirerek duruşmada yer almadı. Duruşmanın başında Özcan’ın avukatı Uğur Poyraz, mahkeme hakimine yönelik "Tanju Özcan’a hasım olmuş bir kişisiniz" diyerek reddi hakim talebinde bulundu. Hakimin üzerine yürüyen avukat Poyraz, CMK 203/2 maddesi gereğince salondan çıkarılmasına karar verilince direndi. Kolluk kuvvetleri ve mübaşirle yaşanan arbedenin ardından duruşmaya ara verildi. "Bu konuyu kapatmamız lazım, Tanju Özcan siyasi olarak güçlü" Tanju Özcan’ın Özel Kalemi Özgür Yıldız’ın kendisine ‘Konuyu kapatmamız lazım Tanju Özcan siyasi olarak güçlü’ dediğini söyleyen tutuklu sanık Mehmet Eren Akgüney, "Hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Öznur benim kız arkadaşımdı. Ara sıra aramızda sorunlar oluyordu ama görüşmeye devam ediyorduk. Zorla görüşmedik, aramız kötü değildi. Öznur Ç. evimdeyken telefonunun çalması ya da mesaj gelmesi sonrasında durumu fark ettim. Bana Tanju Özcan’la görüştüğünü söyledi. Belediyeye kendisiyle alakalı bir ses kaydı atılmış. Bunu da Tanju Özcan’ın öğrendiğini ve kendisini çağırdığını anlattı. Tanju Özcan, Öznur’a, ’Bu ses kaydını Eren duyarsa sıkıntı olur’ demiş ve Öznur da bundan dolayı görüşmek zorunda kaldığını söyledi. Ben de bu durumdan etkilendim. Benim üzerimden mağdur ediliyor. Ses kaydının içeriğinde Öznur Ç.’nin çocuk aldırdığı söylenmiş. Ben Tanju Özcan’ı milletvekilliği döneminden beri tanırım. Tanju Özcan’ı aradım ve ’Biz insanları belediyeye birileri kız arkadaşımızla, kardeşimizle, kızımızla birlikte olsun diye mi işe aldırdık?’ dedim. Tanju Özcan da bana, ’Sen benimle böyle konuşamazsın, haddini bil, bu konuşmanın hesabını sana sorarım’ dedi. Öznur’un bana karşı olan suçlamalarını kabul etmiyorum. Bu beyanları baskı altında verdiğini düşünüyorum. Tanju Özcan benimle konuştuktan sonra Erdal Bayrak ve Hüseyin Ekrem Serin’i aramış. Benim söylemlerimle alakalı konuşup bu konuyu kapatmalarını istemiş. Erdal Bayrak ve Hüseyin Ekrem Serin’e durumu izah ettim, araya girmemelerini istedim. Onlar da bir şey demediler. Konu bel altı olduğu için dahil olmak istemediler. Tanju Özcan’ı daha sonra tekrar aradım. Ona, ’Sen beni tanıyorsun, yüzüme bakıyorsun ama böyle bir şeyi de yapabiliyorsun’ dedim. Tanju Özcan bana sinirlenerek telefonu başkasına verdi. Telefonu Özel Kalem Müdürü Özgür Yıldız aldı. Özgür bana ’Yarın görüşelim’ dedi. Ertesi gün beni aradı ve belediyenin tesisine davet etti. Gittiğimde konuyu kendisine de anlattım. Özgür bana, ’Bu konu bizi sıkıntıya sokar, bu konuyu kapatmamız lazım. Kapanmazsa sen de sıkıntı yaşarsın abi. Tanju Özcan siyasi olarak güçlü’ dedi. Ben de ’Yanlışı ben yapmadım, neden sıkıntıyı ben yaşayayım?’ diye karşılık verdim. Kimseden herhangi bir şey istemedim. O da bana bir şey teklif etmedi. Başka kimseyi de aramadım. Öznur’la görüşüyordum ama bu tehdit meselesiyle alakalı olarak kimseyle görüşmedim" dedi. "Ben bunun kesinlikle siyasi manevra olduğunu düşünüyorum" Mehmet Eren Akgüney’in savunmasından sonra verilen aranın ardından ilk olarak davada tutuksuz olarak yargılanan CHP’li Bolu Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin savunma yaptı. Tanju Özcan ile abi-kardeş ilişkilerinin olduğunu ve soruşturma esnasında sanık olduğunu öğrendiğinde şoke olduğunu dile getiren Hüseyin Ekrem Serin, "71 yaşındayım, 3 dönemdir belediye meclis üyeliği yapıyorum. CHP’nin grup başkanvekiliyim. 20 yıldır Tanju Özcan’la siyaset yapıyorum. Gece saat 23.00 sıralarında Tanju Bey beni aradı. Mehmet Eren’in kendisini telefonla aradığını söyledi. Ne demek istediğini anlamadım. Bu nedenle Mehmet Eren ile benim görüşmemi istedi. Mehmet Eren’in rahmetli babası benim çocukluk arkadaşımdı. Eren’i de yıllardır tanırım. Tanju Bey’le görüştükten sonra ben Eren’i telefonla aradım. Telefonda Eren’e durumu sordum. Bana söylediği şey çok netti; ’Hüseyin Amca konu çok hassas, telefonda görüşülecek bir konu değil’ dedi ve telefonu kapattık. Benim daha sonra öğrendiğim bilgiye göre, Tanju Özcan Erdal Bayrak’ı aramış. Ne konuştuklarını bilmiyorum. Ben daha sonra Erdal Bayrak ile görüştüm. Eren bu konuyu Erdal Bey’e detaylı olarak anlatmış. Bu konuda Eren konuşmak istememiş ve ’Bana bu konuda herhangi bir şey söylemeyin’ demiş. Tanju Bey, bizimle görüşmek istediğini Özgür Yıldız’a bildirmiş. Belediyede Özgür de bana söyledi. Destek Hizmetleri Müdürlüğü binasında ben, Erdal Bayrak, Tanju Özcan ve Özgür Yıldız görüştük. Bu görüşmede ’konuyu halledelim’ şeklinde bir konuşma geçti. Görüşmemizde Erdal Bayrak, konunun hassas olduğunu belirterek bu konuya kendilerinin dahil edilmemesini istediğini söyledi. Bunun üzerine Tanju Özcan, Erdal Bayrak’a gerekirse hukuki yollardan hakkını arayacağını söyledi. Muhabbet esnasında kesinlikle en ufak bir şekilde para konusu konuşulmadı. Sonrasında benim hiçbir görüşmem olmadı. Daha sonra ise Özgür Yıldız bana birkaç defa bu konuyu çözmemizi istedi. Tanju Özcan’ın siyasi geleceği olduğunu belirtti. Özgür Bey otogarda yapılan görüşmede, ’Aracımı satıp üzerine de 3-5 kuruş ekleyip Eren’e vereyim’ dedi. Biz de ’Verirsen biz karışmayız’ dedik. Tanju Özcan ile abi kardeş gibiydik. Bana böyle ithamlarda bulunması beni çok şaşırttı. Ben Erdal Bayrak’ı da çocukluğundan bilirim. Erdal ile de abi kardeş gibiyiz. Biz bu konuyla alakalı Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na çağrıldığımızda ben tanık olarak çağrıldığımı düşünmüştüm. Fakat başsavcılıktan şüpheli olduğumu öğrenince çok şaşırdım. Tanju Özcan bizden şikayetçi olmuş. Ben bunun kesinlikle siyasi manevra olduğunu düşünüyorum" dedi. "Tanju Özcan araya girmem konusunda ısrarcı oldu, hassas konu olduğu için ‘beni bulaştırmayın’ dedim" Davada tutuksuz sanık olarak yargılanan Boluspor Başkanı Erdal Bayrak ise, "Gece saatlerinde Tanju Özcan beni arayarak, ’Senin şoförün bana ileri geri konuştu’ dedi. Ancak Eren’in kendisine tam olarak ne dediğini söylemedi. Bunun üzerine Eren’i aradım ve ’Senin Tanju Özcan’la ne işin var?’ diye sordum. Eren de bana ’Maviş’ lakaplı Öznur Ç. ile olan mesajlarını yakaladığını, konuyu yarın daha detaylı anlatacağını söyledi. Ertesi sabah Eren beni almaya geldiğinde otogara gittik. Orada ne olduğunu sorduğumda Eren bana olayın detaylarını anlattı. Ardından Tanju Özcan’ı aradım, ancak kendisi ’Sonra konuşuruz’ diyerek telefonu kapattı. Daha sonra Hüseyin Ekrem Serin’le yaptığımız görüşmede, o da bana Tanju Özcan’ın kendisini aradığını söyledi. Ben de beni de aradığını belirttim. Hüseyin Amca ile bu durumu konuştuk. Sonrasında Tanju Özcan’ı tekrar aradım ve Hüseyin Amca’yı da yanıma alarak yanına gideceğimizi söyledim. Bolu Belediyesi Ek Hizmet Binasına, Tanju Özcan’ın yanına gittik. İçeri girdiğimizde Özgür Yıldız da oradaydı. Tanju Özcan, Eren konusunu açtı. Ben kendisine, ’Eren konusu biraz bel altı bir mevzu, bizi bu konuya dahil etme’ dedim. Ancak Tanju Özcan bu konuda biraz ısrarcı oldu. Hatta bana, ’Özgür’le senin aranda böyle bir şey olsa ben hallederdim’ şeklinde bir ifade kullandı. Ben de bunun üzerine, verdiği örneğin doğru bir örnek olmadığını belirttim. Ben Boluspor Başkanı olduğum için ve Özgür ile Tanju Bey’in belediyede görev yapmaları sebebiyle, Boluspor ile ilgili konularda kendileriyle ara ara görüşüyorduk. Keza Ali Sarıyıldız’ın da belediyede olması sebebiyle zaman zaman görüşmelerimiz oluyordu. İlerleyen süreçte Hüseyin Amca’yı aramışlar. Özgür ile beraber otogara geldiler. Otogarda Boluspor ile ilgili konuşurken konu yine Eren’in ’Maviş’ (Öznur Ç.) meselesine geldi. Özgür, bu konunun kendileri için çok önemli olduğunu belirtti. Bana, ’Eren’e yıkama tesisi açalım, bir arabam var, 3-5 kuruş da birikmiş param var, onu falan versek’ şeklinde bir teklifte bulundu. Ben de kendisine cevaben, ’Eren ölmedi, telefonu da açık. Kendisini arayın, beni bu konuya bulaştırmayın’ dedim. Daha sonra Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı‘na ifade vermeye geldiğimizde ben Tanju Özcan‘ın benden şikayetçi olmasına çok şaşırdım" diye konuştu. "Tanju Özcan’la birlikte olduğumuz esnada yanımızda şoförü de vardı ve bizi izledi" Duruşmada müşteki sıfatıyla yer alan Öznur Ç., savunması sırasında salondaki kalabalık nedeniyle rahat beyanda bulunamayacağını ifade ederek, partililerin ve gazetecilerin dışarı çıkarılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, bu talebi değerlendirerek gazetecilerin ve izleyicilerin salondan çıkartılmasına karar verdi. Salonun boşaltılmasının ardından kapalı oturumda dinlenen Öznur Ç., ifadesinde şok edici iddialarda bulundu. Öznur Ç. mahkemedeki beyanında, "Tanju Özcan belediyeye gelen ses kaydından sonra beni yanına çağırdı ve bu ses kaydını ‘Eren duyarsa ne olur?’ dedi. Benim ile arkadaşlık isteğinde bulundu. Ben bunu kabul etmememe rağmen işten çıkarılma korkusu ve zaten kendisiyle sıkıntı yaşadığım Mehmet Eren ile sıkıntılar yaşamamak için istemeyerekte olsa Tanju Özcan ile iletişim kurmak zorunda kaldım. Hatta Tanju Özcan benimle WhatsApp üzerinden arama ve mesajlar ile iletişim kurmaya çalıştığında ben bunlara cevap vermiyordum bunun üzerine şoförü Suat beni arayarak, ‘başkan sana mesaj attı, ona cevap ver’ dedi. Başkanın bu zorlama ilişkileri sırasında şoförü Suat’ta sürekli aktif bir şekilde işin içindeydi. Narven Termal Kasaba’ya beni Tanju Özcan’ın şoförü götürdü. Orada alkol alırken Tanju Özcan’la birlikte olduk. Birlikte olduğumuz esnada yanımızda şoförü de vardı ve bizi izledi" ifadelerini kullandı. "Eren tarafından mesajların siyasi rakiplere satılacağını söylediler" Başka bir suçtan dolayı cezaevinde tutuklu bulunan ve duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılan tanık Ali Sarıyıldız ise ifadesinde şunları kaydetti: "Ben Eren’i tanımıyorum. Hüseyin Ekrem Serin, Erdal Bayrak ve Özgür Yıldız ile bir kere görüştüm. Bir restoranda dördümüz bir araya geldik. Erdal Bayrak ve Hüseyin Ekrem Serin, bize bu olayın çok uzatılmaması ve kapatılması gerektiğini söyledi. Konuşmalar esnasında para mevzusu geçti. 20 milyon TL, bir araba ve oto yıkama yeri istendiği söylendi. Bunları Ekrem Serin ve Erdal Bayrak dile getirdi. Bu talepler karşılanırsa Eren’in konuyu kapatacağını ifade ettiler. Ayrıca Hüseyin Ekrem Serin ve Erdal Bayrak, Eren’in elinde mesajlar olduğunu ve bunların Eren tarafından siyasi rakiplere satılacağını söylediler. Ben o masadan kalkarak bu konuya girmek istemediğimi belirttim. Ben akşam saat 6’da işinden evine giden birisiyim." Şantaj duruşmasında 1 sanık tahliye edildi Savunmaların ve tanık beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Mehmet Eren Akgüney’in tahliyesine hükmetti. Dosyadaki eksikliklerin giderilmesi ve diğer tanıkların dinlenmesi amacıyla duruşma 4 Mayıs tarihine ertelendi.