TEKNOLOJİ - 14 Ekim 2019 Pazartesi 11:03

Türkiye, Avrasya'nın veri merkezi oluyor

A
A
A
Türkiye, Avrasya'nın veri merkezi oluyor

Avrupa, Asya ve Afrika arasında veri trafiğinin saklanması ve taşınması konusunda kilit bir öneme sahip olan Türkiye, önümüzdeki günlerde sektör profesyonellerinin buluşmasına ev sahipliği yapacak.

İletişimden eğlenceye, finansal hizmetlerden kamu bilgilerine kadar her alanda büyük bir önemi olan “veri”lerin saklanması “dijital ekonomi” çağında büyük bir önem taşıyor. Türkiye'de yapılan veri merkezi yatırımları da her geçen gün artıyor. Bu gelişmelerle Türkiye, bölgesel bir üs haline getirme yolunda ilerliyor.

35 ülkeden yaklaşık 250 marka, İstanbul’da ilk kez düzenlenecek Data Center Expo Eurasia Fuarı’nda son teknolojilerini sergileyecek. 28 Kasım-1 Aralık 2019 tarihleri arasında dört gün boyunca İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan fuar, Türkiye’yi bölgesel bir güç olarak konumlandırmada önemli bir buluşma olarak tanımlanıyor.

Dünyada veri trafiğini saklayan, yönlendiren irili ufaklı merkez sayısının 9 milyona yaklaştığı belirten Data Center Expo Eurasia Proje Müdürü Savaş Kemal Burkay, Türkiye’de bu alandaki yatırımların hızla çoğaldığını söyledi. Bin 650 ayrı sektörün doğrudan tedarikçisi olduğu “Veri Merkezi” sektörünün “Dijital Ekonomi”nin ana damarı olduğunu belirten Burkay, “Türkiye’de bu alanda çok önemli yatırımlar yapılıyor. Coğrafi avantajımız nedeniyle doğru yatırımlarla tüm Orta Doğu, Doğu Avrupa, Balkanlar, Körfez ülkeleri ve Kuzey Afrika’nın en önemli merkezi olacağız. Bu nedenle ilk kez düzenlenecek olan Data Center Expo Eurasia Fuarı, bu ülkelerdeki yatırımcıların ve profesyonellerin büyük ilgisini çekti” dedi.

Mevcut veri trafiğinin yüzde 95’ini dışarıdan sağlayan Türkiye’nin 2016 yılından itibaren veri merkezi sektöründe dünyada en hızlı büyüyen ülkelerden biri olduğunu söyleyen Burkay, “Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı’nda, Türkiye’nin bölgesel veri merkezi üssü olması ve bulut bilişiminin yaygınlaştırılması hedefi yer aldı. Bu önemli bir fırsat. Data Center Expo Eurasia ile veri merkezleri konusunda bölgemizde ilgili tüm tarafları bir araya getireceğiz ve yeni yatırımların oluşmasına aracılık edeceğiz. 35 ülkeden 100 firma, 250 marka ve yaklaşık 10 bin ziyaretçiyi İstanbul’da ağırlayacağız. Ülkemiz için çok önemli iş birliklerine imza atılacağına inanıyoruz” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.