EKONOMİ - 01 Eylül 2021 Çarşamba 10:16

Türkiye ikinci çeyrekte yüzde 21,7 büyüdü

A
A
A
Türkiye ikinci çeyrekte yüzde 21,7 büyüdü

Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 21,7 büyüdü.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2021 yılı ikinci çeyreğine ilişkin Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla verisini açıkladı. Buna göre, Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2021 yılı ikinci çeyreğinde yüzde 21,7 arttı.
Hizmetler 2021 yılı ikinci çeyreğinde yüzde 45,8 arttı

GSYH'yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2021 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; hizmetler yüzde 45,8, sanayi yüzde 40,5, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 32,4, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 32,3, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 25,3, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 8,5, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 3,7, inşaat yüzde 3,1 ve tarım, ormancılık ve balıkçılık yüzde 2,3 arttı. Finans ve sigorta faaliyetleri ise yüzde 22,7 azaldı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,9 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2021 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 21,9 arttı.

GSYH 2021 yılının ikinci çeyreğinde cari fiyatlarla 1 trilyon 581 milyar 120 milyon TL oldu

Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2021 yılının ikinci çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 52,4 artarak 1 trilyon 581 milyar 120 milyon TL oldu. GSYH'nin ikinci çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 188 milyar 566 milyon olarak gerçekleşti.

Yerleşik hanehalklarının tüketim harcamaları 2021 yılı ikinci çeyreğinde yüzde 22,9 arttı

Yerleşik hanehalklarının tüketim harcamaları, 2021 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 22,9 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 4,2, gayrisafi sabit sermaye oluşumu yüzde 20,3 arttı.

Mal ve hizmet ihracatı 2021 yılı ikinci çeyreğinde yüzde 59,9, ithalatı ise yüzde 19,2 arttı

Mal ve hizmet ihracatı, 2021 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 59,9, ithalatı ise yüzde 19,2 arttı.

İşgücü ödemeleri 2021 yılı ikinci çeyreğinde yüzde 36,1 arttı

İşgücü ödemeleri, 2021 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 36,1, net işletme artığı/karma gelir ise yüzde 78,2 arttı.

İşgücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı yüzde 32,9 oldu

İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın ikinci çeyreğinde yüzde 37,0 iken bu oran 2021 yılında yüzde 32,9 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 42,8'den yüzde 49,8'e yükseldi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bahar ve Nihal Candan’ın aralarında bulunduğu 21 sanıklı dolandırıcılık davasında karar: Örgüt liderine 231 yıl 8 ay hapis cezası Dolandırıcılık ve suç örgütüne üye olmak suçlarından Bahar Candan’ın 44, ablası Nihal Candan’ın ise 24 yıla kadar hapsi istenen 21 sanıklı dolandırıcılık davasında karar açıklayan mahkeme, örgüt lideri Onur Apaydın’ın 231 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Tutuksuz sanık Bahar Candan’ın 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hayatını kaybeden Nihal Candan hakkında açılan davanın düşürülmesine kararı verildi. Onur Apaydın ve İlker Oflu’nun liderliğinde hareket ederek ucuza araç sattığını söyleyip vatandaşları sazan sarmalı yöntemi ile dolandırdığı iddia edilen 2’si tutuklu 21 sanıklı çete davasında karar duruşması görüldü. Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, örgüt lideri olduğu öne sürülen tutulu sanık Onur Apaydın ve İlker Oflu, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Müşteki Bayram Serkan Zağlı ile bir kısım tutuksuz sanıklar da duruşma salonunda hazır bulundu. Tutuksuz sanık Bahar Candan ise duruşmaya katılmadı. "Birkaç kişinin cezaevinden çıkmak için adımı vermesiyle dosyaya dahil oldum" Son beyanı sorulan müşteki Bayram Serkan Zağlı, "Şikayetim devam etmektedir, zararım bugüne kadar giderilmemiştir, sanıkların cezalandırılmasını talep ederim" dedi. Son sözü sorulan örgüt yöneticisi tutuklu sanık İlker Oflu, "Yaklaşık iki yıldır tutukluyum, bu dosya nedeniyle mağdurum, tahliyemi talep ederim. Sağlık problemlerim vardır, tansiyon hastasıyım, dikkate alınmasını talep ederim. Birkaç kişinin cezaevinden çıkmak için adımı vermesiyle dosyaya dahil oldum" ifadelerini kullandı. Tutuklu sanık örgüt lideri Onur Apaydın ise son sözünde, "Bilirkişi raporunu inceledim, raporda Ömer Şeker’in tarafları yönlendirdiği, baskı altına aldığı açıktır. Suç duyurusunda bulunulmasını isterim, bu aşamada başka bir diyeceğim yoktur" şeklinde konuştu. Örgüt lideri hakkında 231 yıl 8 ay hapis cezası Kararını açıklayan mahkeme heyeti, örgüt lideri tutuklu sanık Onur Apaydın hakkında, ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme’ ile ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçlarından, 231 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Heyet, örgüt yöneticisi olduğu öne sürülen tutuklu sanık İlker Oflu için, ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma’ suçundan 2 yıl 6 ay, 35 ayrı dolandırıcılık suçuna ilişkin ise, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği gerekçesiyle beraatına ve tahliyesine karar verdi. Nihal Candan hakkındaki davanın düşürülmesi kararı Mahkeme, tutuksuz sanık Alisya Bahar Candan hakkında, ‘suç işlemek amacıyla kuruşmuş örgüte üye olma’ suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Heyet, tutuksuz sanıklar Ayhan Güldan, Ömer Çapan ve Şahin Baran’ın ise üzerine atılı tüm suçlarından ayrı ayrı beraatına hükmetti. Öte yandan mahkeme heyeti, 21 Haziran 2025 tarihinde geçirdiği rahatsızlık nedeniyle hayatını kaybeden ve dosya kapsamında tutuksuz yargılanan Nihal Candan’ın, hayatını kaybettiği gerekçesiyle üzerine atılı suçtan davanın ‘düşürülmesine’ karar verdi. Heyet, diğer sanıkların da değişen oranlarda hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. İddianameden Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 38 müşteki, 1 müşteki şüpheli ve Nihal ile Bahar Candan’ın aralarında bulunduğu 21 sanık yer almıştı. İddianamede tutuklu Gülnihal Çiçek’in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak adli kontrol şartıyla tahliye edildiği de aktarılmıştı. İddianamede Onur Apaydın ve İlker Oflu’nun liderliğindeki şebekenin ucuza araç sattıklarını söyleyerek vatandaşları sazan sarmalı yöntemiyle dolandırdığı belirtilmişti. Bahar ve Nihal Candan’ın suç örgütünün hiyerarşik ve organik yapısı içerisinde yer aldığı iddianamede kaydedilmişti. İddianamenin devamında "Nihal ve Bahar Candan’ın önceki tarihlerde çeşitli televizyon programlarına uzun süre katıldığı, ünlü olduktan sonra magazin programlarında da yer aldığı, sosyal medya platformunda çok sayıda takipçiye ulaşması sebebiyle günümüzde sosyal medya fenomeni ve ekran yüzü olarak tabir edilen bir sıfatının bulunduğu, dolayısıyla toplumun geniş kesimleri tarafından tanınan bir sima olduğu, bu özelliği sebebiyle de suç örgütü tarafından dolandırıcılık eylemlerine yönelik düzenlenen özel toplantılarda mağdurların kandırılmasında etkin rol oynadığı" ifade edilmişti. İddianamede örgüt lideri Onur Apaydın’ın örgüt içerisinde ‘gizli muhasebeci ve kasa’ konumunda olan Alisya Bahar Candan üzerinden bankacılık faaliyetlerini gerçekleştirdiği ve elde edilen suç gelirinin aklandığı belirtilmişti. Öte yandan mağdur temin etme görevlisi olan şüpheli Hacı İsrafil Sağlam iddianamede yer verilen ifadesinde örgüt toplantılarına katıldığını söyleyerek "Toplantılara üst kademeden herkes katılıyordu. Saha elemanları ve alt kademe asla katılamazdı. Örgütün üst yönetimindeki herkes iştirak ediyordu. Toplantıların ikisinde Nihal Candan’ı gördüm. Nihal Candan örgüt lideri Onur Apaydın’ın sevgilisiydi. Diğer şahıslar Nihal Candan’a saygı gösteriyor ve mesafeli davranıyordu. Nihal Candan’ın yanında örgütün iç işleyişine ilişkin konular araba alım satım işler konuşuldu" şeklinde beyanda bulunduğu da iddianamede ifade edilmişti. İddianamede Bahar Candan’ın ’suç örgütüne üye olmak’ suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar ’kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık’ suçundan ise 2 kez 12 yıldan 40 yıla kadar olmak üzere toplamda 14 yıldan 44 yıla kadar hapisle, Nihal Candan’ın ise aynı suçlardan 8 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Öte yandan diğer 20 şüpheli hakkında ise değişen oranlarda hapis cezası istenmişti. Bahar Candan 20 Eylül 2024 tarihinde görülen duruşmada tahliye edilmişti.
Elazığ Genel Cerrahi Uzmanı Yılmaz: "40 yaş üzerindeki bireylerde mide kanseri riski daha yüksektir" Özellikle 40 yaş üzerindeki bireylerde mide kanseri riskinin daha yüksek olduğunu aktaran Genel Cerrahi Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Serkan Yılmaz, "Midede yanma, ekşime, halsizlik ve aşırı kilo kaybı gibi şikayetlerin önemsenmesi gerekiyor" dedi. Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Serkan Yılmaz, mide kanseri hakkında uyarılarda bulunarak açıklamalarda bulundu. Elazığ ve çevre illerde mide kanserinin yaygın görüldüğünü belirten Yılmaz, "Hastalar genellikle şişkinlik, hazımsızlık, erken doyma hissi, ağızdan kan gelmesi ve dışkıda kan görülmesi gibi şikayetlerle başvuruyorlar. Bu tür belirtilerin mide kanserinin habercisidir. Tanı sürecinde endoskopi yöntemiyle mide içerisindeki lezyonlar görünmüyor. Buradan alınan parçalarla kesin teşhisin konuluyor. Fırat Üniversitesi Hastanesi’nde mide kanseri ameliyatlarının çoğunlukla kapalı yöntemlerle gerçekleştiriliyor. Bu yöntemin hastada daha az ameliyat izi bırakması, kesilerin daha hızlı iyileşmesi ve iş hayatına dönüşün daha erken olmasını sağlıyor. Özellikle 40 yaş üzerindeki bireylerde mide kanseri riskinin daha yüksek oluyor. Midede yanma, ekşime, halsizlik ve aşırı kilo kaybı gibi şikayetlerin önemsenmesi gerekiyor. Bu tür şikayetleri olanların vakit kaybetmeden endoskopi yaptırmaları erken teşhis ve tedavi açısından hayati önem taşıyor" diye konuştu.