SAĞLIK - 17 Eylül 2019 Salı 10:48

Türkiye’de üretilen margarinlerde trans yağ olmadığı bilimsel olarak açıklandı

A
A
A
Türkiye’de üretilen margarinlerde trans yağ olmadığı bilimsel olarak açıklandı

Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Laboratuvarı’nda analiz edilen, piyasadan rastgele toplanan margarinlerde trans yağ seviyesi bilimsel olarak yok kabul edilen yüzde 1 limitinin de altında (yüzde 0,18-0,76) çıktı. "Trans yağ yoktur" logosunun 2008 yılından bu yana MÜMSAD’a tescilli olduğunu söyleyen MÜMSAD Genel Koordinatörü Ebru Akdağ, 2007’den bu yana raflarda bulunan MÜMSAD üyesi firmaların margarinlerinin trans yağsız olduğunu belirtti.

Mutfak Ürünleri ve Margarin Sanayicileri Derneği (MÜMSAD), oto kontrol projesi kapsamında analiz ettirdiği margarinlerle ilgili son raporu kamuoyuyla paylaştı. MÜMSAD, gerek üyelerinin gerekse üyesi olmayan firmaların margarinlerini farklı zamanlarda raflardan toplayarak akredite üniversite laboratuvarlarında kontrol ettiriyor. Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Laboratuvarı’nda yapılan son analizlerde 24 farklı marka margarinde trans yağ seviyesinin yüzde 0,18-0,76 aralığında çıktığını açıklayan MÜMSAD Genel Koordinatörü Ebru Akdağ, bu oranın bilim dünyası tarafından "trans yağ yoktur" kabul edilen yüzde 1 seviyesinin de altında olduğuna dikkat çekti.

"Dünyada ilk trans yağsız margarin üreten ülkelerden biriyiz"

MÜMSAD’ın kurulduğu 2004 yılından bu yana gıda alanındaki bilgi kirliliği ile aktif bir şekilde mücadele ettiğini söyleyen Akdağ, "Saygın bilim insanlarımızın rehberliğinde dernek üyesi firmalarımızla birlikte trans yağın elimine edilmesi konusunda ülkemizde herhangi bir regülasyon olmadan, gönüllü olarak 2006 yılı sonunda dönüşümü tamamladık. Yani üreticiler eski kısmi hidrojenasyon yöntemini bırakarak, dünyada ilk trans yağsız margarin üretimini gerçekleştiren ülkeler arasına girdi. Böylelikle 2007 yılında Türkiye’de margarinlerde trans yağsız dönem başlamış oldu. Bu konuda farkındalık oluşturarak tüketicilerin doğru tercihleri yapabilmesini sağlamak için Tarım ve Ormancılık Bakanlığımızın izniyle, yüzde 1’in altında trans yağ içeren ürünlere "trans yağ yoktur" logosu konulmaya başlandı. "Trans yağ yoktur" logosu 2008 yılından bu yana bu girişimin mimarı olan MÜMSAD’ın üzerine tescillidir" dedi.

Trans yağ yoktur logosunun sorumluluğunu taşıdıkları için farklı dönemlerde akredite üniversite laboratuvarlarında margarinlerde trans yağ analizi yaptırdıklarını belirten Akdağ; "Oto kontrol projesi kapsamında raflardan topladığımız gerek üyelerimizin gerekse üye olmayan firmaların ürettiği margarinleri analiz ettiriyoruz. 2007’de Ege Üniversitesi’nde başladığımız bu proje kapsamında bu yana hiçbir örnekte yüzde 1’in üzerinde trans yağ bulunmadı. 28 Ağustos 2019 tarihli son raporun sonuçları da margarinlerde trans yağ olmadığını bir kez daha kanıtlıyor" diye konuştu.

Ankara Üniversitesi onayladı

MÜMSAD’ın trans yağ seviyesi kontrolü projesi kapsamında son 5 yıldır margarin ve gıda ürünü analizlerini gerçekleştirdiği belirtilen Ankara Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi, Yağ Bilim ve Teknolojisi Derneği (YABİTED) Kurucu Başkanı ve Euro Fed Lipid (Avrupa Yağ Birliği) Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Aziz Tekin de şunları söyledi; "2014 yılından bu yana Ankara Üniversitesi bünyesinde gerçekleştirdiğimiz analizlerde tarafımıza gönderilen margarin örneklerinde trans yağ oranlarının yüzde 1’in altında olduğunu görüyoruz. Birçok gelişmiş ülkede olduğu gibi Türkiye’de de uygulanması planlanan yasal üst limit yüzde 2’dir. Ayrıca ülkemizde 2007’den bu yana kullanılmasına izin verilen "Trans Yağ Yoktur" logosu için gerekli olan maksimum trans yağ limiti yüzde 1’dir. MÜMSAD üyesi firmaların margarinlerinde elde ettiğimiz bulgular, ürünlerin gerek yasal limitlerine gerekse gönüllü bir uygulama olan "Trans Yağ Yoktur" logosunu kullanmaya uygun üretildiğini göstermektedir".

Yapılan bilgilendirmede; geçen yıl gıdalarda bulunan trans yağın 2023 yılına kadar kaldırılması için dünya çapında bir seferberlik başlatan Dünya Sağlık Örgütü (WHO) hazırladığı raporda, bu konuda en büyük gelişmeyi Türkiye’den beklediğini duyurdu. Tarım ve Orman Bakanlığınca hazırlanan ve Türkiye’de 2020 yılından itibaren geçerli olacak yeni mevzuata göre de ülkemizde gıdalarda trans yağ için, AB ülkelerinde olduğu gibi, yüzde 2 limiti belirlendi. Trans yağların elimine edilmesinde ABD’den 11, Kanada’dan 13, AB’den 14 yıl ileride bulunduğunu belirten MÜMSAD, Türkiye'nin margarin sanayisi başarısı ile 2007 yılından bu yana üyesi firmaların margarinlerinde trans yağ oranı yüzde 1’in de altında bulunduğu bildiriliyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Üniversiteler Arası Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması düzenlendi Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) ev sahipliğinde düzenlenen "Üniversiteler Arası Erkekler Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Doğu Anadolu Bölge Yarışması", yoğun katılımla gerçekleştirildi. EBYÜ Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen program, EBYÜ İlahiyat Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Kurra Hafız Yavuz Mutlu’nun Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından protokol konuşmalarına geçildi. Programda konuşan Vali Hamza Aydoğdu, yarışmanın önemine vurgu yaparak Kur’an-ı Kerim’in hayatımızdaki yerine dikkat çekti. Gençlere hitaben yaptığı konuşmada, Kur’an’ın yalnızca okunmak için değil, yaşanmak için gönderildiğini belirten Aydoğdu, gençlerin büyük bir emaneti taşıdığını ifade etti. Konuşmasının devamında gençlerin toplum için taşıdığı öneme değinen Aydoğdu, günümüz dünyasının bilgi açısından zengin ancak anlam bakımından eksik olduğuna dikkat çekerek Kur’an’ın her zamankinden daha fazla yaşanmaya ihtiyaç duyduğunu söyledi. Program sonunda yarışmaya katılan üniversite öğrencileri Kur’an-ı Kerim tilavetlerini gerçekleştirdi. Yarışmanın ardından tüm katılımcıları tebrik eden Vali Aydoğdu ve protokol üyeleri, dereceye giren öğrencilere ödüllerini takdim etti. Vali Aydoğdu, yarışmanın Erzincan’da düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek emeği geçen herkese teşekkür etti.
Ankara Bakan Göktaş: "Tek bir hedefimiz vardı: Hiç kimseyi geride bırakmamak" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "2002’den bu yana, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonla attığımız her adımda tek bir hedefimiz vardı: Hiç kimseyi geride bırakmamak. Çeyrek asra sığdırdığımız çalışmalarla sosyal hizmetlerimizi ülkemizin dört bir yanına ulaştırdık. Çok şey yaptık. Çok daha fazlasını yapacağız" dedi. Bakan Göktaş sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "2002’den bu yana, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonla attığımız her adımda tek bir hedefimiz vardı: Hiç kimseyi geride bırakmamak. Çeyrek asra sığdırdığımız çalışmalarla sosyal hizmetlerimizi ülkemizin dört bir yanına ulaştırdık. Çok şey yaptık. Çok daha fazlasını yapacağız. Bazılarını sayalım: Uluslararası alanda örnek gösterilen Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi ile 86 milyon vatandaşımıza dokunuyoruz. 1 milyon 120 bin engelli, engelli yakını ve yaşlı vatandaşımıza düzenli destek sağlıyoruz. 517 bin engellimizi evde bakım yardımıyla destekliyoruz. Sadece geçtiğimiz Mart ayında; 9,8 milyar TL yaşlı ve engelli aylığı, 7,1 milyar TL evde bakım yardımı ödemesini vatandaşlarımızın hesaplarına yatırdık. Doğum yardımlarıyla bugüne kadar 923 bin 64 anneye 13,9 milyar TL destek sağladık. Ayrıca yüz binlerce çocuğumuz için düzenli ödemelerimizi sürdürüyoruz. Aile ve Gençlik Fonu ile gençlerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Bugüne kadar 132 bin 688 gencimize 10,7 milyar TL destek verdik. Kadına yönelik şiddetle mücadelede 81 ilde hizmet veren 86 ŞÖNİM ile 7/24 sahadayız. Kadınlarımızın yanında, güçlü bir destek mekanizmasıyla duruyoruz. Çocuklarımız için koruyucu aile modelini büyüttük. Bugün yaklaşık 11 bin evladımız, sevgi dolu ailelerin yanında büyüyor. Engelli bireylerimizin istihdama katılımını artırıyor, ailelerine hem maddi hem rehberlik desteği sunuyoruz. Yaşlılarımız için yalnızca kurum bakımını değil, yerinde ve onurlu yaşamı esas alıyoruz. Bu nedenle gündüz bakım merkezlerimizi yaygınlaştırıyoruz. Biz bu yola sadece hizmet etmek için değil, gönüllere dokunmak için çıktık. İnancımız bir, niyetimiz bir, yolumuz bir. Daha güçlü, daha müreffeh bir Türkiye için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.