EKONOMİ - 15 Kasım 2020 Pazar 15:51

Türkiye'den Rusya'ya 10 milyon dolarlık ihracat kapısı

A
A
A
Türkiye'den Rusya'ya 10 milyon dolarlık ihracat kapısı

Zonguldak'tan Rusya'ya 10 milyon dolarlık başlangıcı olan Ro-Ro seferi başlatıldı. Çakır Denizcilik Ticaret Limited Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Çakır, "Haftada iki seferle ayda tahminimiz sadece döviz getirisi 10 milyon civarındadır. Rusya'ya gidecek olan bölgeye Türkiye'den herhangi bir ihracat tırı normal şartlarda 8-10 günde gidiyor. Biz kurduğumuz Ro-Ro hattıyla bunu 1-2 güne indirdik. Bu daha çok ihracat, daha çok döviz demektir" diye konuştu.

Çakır Denizcilik Ticaret Limited Şirketi ile Krugozor Lines Şirketi'nin Rusya'daki bağlantıların ardından Türkiye'den Rusya'ya başlangıçta aylık 10 milyon dolarlık döviz getirisi olan Ro-Ro seferi başlatıldı. Mersin ve bölgesindeki anlaşmaların yapılmasıyla birlikte gemi, Rusya'ya ilk seferinde narenciye taşıyacak. Zonguldak Limanı'ndan geniş kapsamlı olarak başlatılan Ro-Ro seferinin haftada iki gün olarak sürdürülmesi planlanıyor.
Başlangıç sürecinde 10 milyon dolar ihracat getirisi olması planlanan seferlerde gemi sayılarının da arttırılması bekleniyor.

"Ülkemiz üreten, ürettiğini satan ülke konumuna gelmiştir"
Seferlerin kazasız bir şekilde gerçekleşmesi için adaklık kurbanın kesilmesi ve duaların yapılmasın ardından kurdele kesimi gerçekleştirildi. İstanbullines şirketine ait Birdeniz N adlı Ro-Ro gemisine geçen protokol üyeleri burada seferlerin hayırlı olmasını diledi. Türkiye'nin üreten; ürettiğini de satan ülke konumuna geldiğini belirten Vali Mustafa Tutulmaz, "İnşallah bu başlangıç başka başlangıçların da devamı olur. Kalıcı olur" diye konuştu.
Zonguldak'ın limanlarıyla ülke ekonomisine katkı sağladığını belirten Vali Mustafa Tutulmaz, şöyle dedi:

"Ülkemiz adına güzel bir faaliyetin başlangıcında hep beraberiz. Bugün ilimizden bir başka Ro-Ro seferini daha başlatıyoruz. Daha önce Ukrayna'ya ilimizden üç kez sefer yapılıyordu. Şimdi Mustafa Çakır kardeşimizin şirketiyle de Rusya'ya bir sefer başlatılıyor. Haftada iki sefer ile ülkemizin ürettiği malların Rusya'ya ulaşımı sağlanmış olacak. Son yıllarda yapılan çalışmalarla ülkemiz üreten, ürettiğini satan bir ülke konumuna gelmiştir. Emeği geçen herkese huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Burada ilimiz adına bu çok önemli. İlimiz Filyos Limanı ile inşallah önümüzde çok daha ülkemizin ekonomisine katkı sağlayacaktır. Şu anda da Ereğli Limanı, Eren Limanı ve Zonguldak Limanı'yla da ülkemize katkı sağlamaya devam ediyor. Ülkemizin zenginliği açısından bunlar önemli. Deniz yolunun kullanılması önemli. Bunu il olarak yapıyor olmaktan da duyduğum mutluluğu ifade ediyorum. İnşallah bu başlangıç başka başlangıçların da devamı olur. Hayırlı olsun, kalıcı olur."

Türkiye'den Rusya'ya 10 milyon dolarlık ihracat kapısı

Belediye Başkanı Ömer Selim Alan ve Milletvekili Hamdi Uçar da girişimci şirketlere teşekkür ederek başarılarının devamını dilediler. Krugozor Lines Şirketi'nin Genel Müdürü Elbrus Hüseynov da "Zonguldak'tan Türkiye'nin ürünlerini taşınmasını Mustafa Çakır ile tanıştıktan sonra Zonguldak şehrini, limanı bize buradan ticaretin Rusya'ya yapılması konusunda ve bu işte Mustafa bey ile tanıştık. Teşekkürlerimi bildiriyorum" şeklinde konuştu.

"Haftada iki seferle ayda 10 milyon döviz getirisi"
Çakır Denizcilik Ticaret Limited Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Çakır, Covid-19 salgını sebebiyle küresel piyasaların İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ilk defa bu kadar dar boğaza girdiğinin altını çizdi. Limanların da tarih boyunca turizm ve ekonomik açıdan merkezi konumda olduğunu belirten Çakır, Zonguldak Limanı'ndan Rusya'ya başlatılan seferler hakkında şunları söyledi:

Türkiye'den Rusya'ya 10 milyon dolarlık ihracat kapısı

"Dünya ekonomik küresel piyasalar Covid-19 salgını sebebiyle İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk defa bu kadar dar boğaza girdi. O yüzden bu tür ihracat, ithalat, sanayi, işlemler ticaretler bu aralar daha çok önemini arttırdı. Tarih boyunca bilindiği üzere limanlar o ülkenin hem turizm, hem ekonomiksel açıdan merkezi durumundadır. Çok önemlidir. Çünkü o liman o ülkenin dışarıya açılan kültürel, ekonomik ve sosyal kapısıdır. Biz bu değer yargılarımızın farkındayız. Üç tarafımız denizlerle çevrili. Bunları değerlendiriyoruz. Hacim olarak yüksek, maliyet olarak düşük deniz yolu ticaretin ülke ekonomisine katkısı çok büyük. Rusya-Zonguldak, Rusya-Türkiye arasında Kavkas Limanı arasında bir hat kurduk. Bu ülkemize büyük katkı sağlayacaktır. Döviz getirisi olacaktır. Şu an tek gemiyle başladık. Haftada iki seferle ayda tahminimiz sadece döviz getirisi 10 milyon civarında. İnşallah biz bu gemi seferlerimizi ikiye, dörde çıkartma aşamasındayız. Mersin Çukurova tarafında anlaşmalarımız sağlandı. Rusya'da bağlantılarımız oldu. Şu an gemimiz kalkacak. Yüklerimiz, tırlarımız hazır. Buradan mülki idare amirimiz Valimiz, milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız, Liman Başkanımız, idari kuruluşlar, müdürlerime, siyasi kuruluş, sivil toplum kuruluş olsun hepsine teşekkür ediyorum. Normalde Rusya'ya gidecek olan bölgeye Türkiye'den herhangi bir ihracat tırı normal şartlarda 8-10 günde gidiyor. Biz kurduğumuz Ro-Ro hattıyla bunu 1-2 güne indirdik. Bu daha çok ihracat, daha çok döviz demektir."

Gemi, narenciye yüklerinin tamamlanmasının ardından Rusya'nın Kavkas Limanı'na hareket edecek.

Onur Altındağ - Ahmet Bilal Hamzaçebi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Türkiye’nin dijital geleceğini, güçlü fiber altyapı ve 5G odaklı yerli teknolojilerle bugünden inşa ediyoruz" Türk Telekom, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları, öncü 5G çalışmaları ve teknoloji üretme vizyonuyla tamamlarken, 2026’yı 5G ile iletişimde dönüşümün yılı haline getirmek üzere stratejik adımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Türk Telekom, Türkiye’nin her köşesini yeni nesil altyapılarla birbirine bağlarken, yerli ve milli ürün ve projeler geliştirmeyi sürdürüyor. Yeni yıla girerken değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları ile tamamladıklarını, 2026’yı ise 5G ile iletişimde dönüşümün yılı yapma vizyonuyla hareket edeceklerini belirterek şu açıklamada bulundu: "Ülkemizin her köşesini fiberle birbirine bağlayarak dijital geleceği bugünden inşa ediyoruz" "Şirket olarak köklü geçmişimizden aldığımız güçle Türkiye’nin dijital dönüşümüne yön verirken, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye hedefiyle milli kalkınmanın lokomotifi olmayı sürdürüyoruz. 2025 yılı, ülkemizin dijital geleceği açısından kritik eşiklerin aşıldığı bir yıl olurken; ağustos ayında, 2026 yılı Şubat ayında dolacak olan sabit hizmetler imtiyazımızın 2050 yılına kadar uzatılmasıyla stratejik bir adım attık. Bu tarihi imza, Türkiye’nin dijital dönüşümünü tamamlama hedefimiz doğrultusunda en büyük güvencemizdir. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar fiber erişimimizi 37 milyon haneye, fiber abone sayımızı 17 milyona yükseltmeyi ve bağlantı hızımızı 7 kat artırmayı hedefliyoruz. İmtiyaz sözleşmesi süresince Türkiye ekonomisine sağlayacağımız 20 milyar dolarlık doğrudan katkının yanı sıra; bu yatırımların teknoloji tabanlı tüm endüstriler üzerindeki çarpan etkisi çok daha yüksek ölçekte hissedilecektir. 2005 yılından bu yana Türkiye’nin dijitalleşmesi yolunda gerçekleştirdiğimiz yatırımlar 22 milyar doları aştı. Bugün 81 ilimizi uçtan uca saran ve 535 bin kilometreye ulaşan fiber altyapımız, 34,3 milyon hane kapsamasına (FFTH/B ve FTTH/C) ulaştı. Fiberle bağlı baz istasyonu oranımızı yüzde 58 seviyelerine taşıyarak, dünya için 2030 hedeflerini şimdiden geçmiş durumdayız. Güçlü altyapımız ve fiber istasyonlarımız, 5G’ye geçiş sürecinde ülkemizin dijital omurgasını oluşturuyor. Uzun yıllardır 5G ile sağlıktan tarıma, ulaşımdan sanayiye, spordan sanata kadar tüm alanlarda öncü çalışmalar gerçekleştirdik. 5G ile ilk çevrimiçi uzaktan ameliyat, 5G ile akıllı tarım, 5G ile limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşım, 5G Haptic (Dokunsal) Eldivenli VR Kukla Tiyatrosu, 5G ile ilk canlı maç yayını, ilk milli endüstriyel 5G şebeke, 5G altyapısı ile Atatürk Kültür Merkezi’nde VR gözlükle yenilikçi sanat deneyimi gibi çeşitli uygulamalar hayata geçirdik. Hem altyapımız hem de uygulamadaki deneyimimiz ile Türkiye’yi her yönüyle 5G çağına hazır hale getirmiş bulunuyoruz." "5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli çözümler geliştirdik" 5G’yi yalnızca daha hızlı internet değil; üretimde, sağlıkta, eğitimde ve yaşamın her alanında verimliliği artıracak stratejik bir dönüşüm olarak gördüklerinin altını çizen Şahin, "Mobil Numara Taşıma pazarındaki lider konumumuzu sürdürürken, 5G frekans ihalesinde istediğimiz frekansları alarak mobildeki abone başına en yüksek kapasiteye sahip operatör konumumuzu pekiştirdik. Aldığımız kapsamlı frekanslarla ise ülke ekonomisine 1 milyar doların üzerinde ek katkı sunacağız. Elde ettiğimiz bu güçlü pozisyon ve 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı baz istasyonu oranımızla Nisan 2026’dan itibaren Türkiye’nin her noktasında en kapsayıcı mobil deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Yerli teknolojilerimiz ve Ar-Ge gücümüzle Türkiye’nin 5G’de de öncü ülkelerden biri olması için çalışıyoruz. Uzun yıllardır yürüttüğümüz saha testleri, pilot uygulamalarımız ile yerli ve millî teknoloji üretme vizyonumuzla 5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik çözümler geliştirdik. İştirak şirketlerimiz Argela ve Netsia’nın geliştirdiği yenilikçi çözümler ile 70’in üzerinde uluslararası patenti bulunuyor. Dünyaya kazandırdığımız yeni teknolojilerle ülke ekonomisine katma değer sağlıyoruz. Silikon Vadisi’ndeki şirketimiz Netsia ile geliştirdiğimiz SEBA ve RIC gibi ileri teknolojileri küresel pazara taşıyarak ülkemizin teknoloji üretme ve ihraç etme vizyonuna katkı sunuyoruz. Şirket olarak 2026 yılında fiber yatırımlarını büyütmeyi, 5G’nin günlük yaşama entegrasyonunu hızlandırmayı ve Türkiye’yi kendi teknolojisini üreten ve ihraç eden bir dijital güç haline getirme hedefiyle yolumuza devam edeceğiz" dedi.