MAGAZİN - 17 Kasım 2017 Cuma 21:45

Türkiye'nin Oscar adayı ‘Ayla’ filminin Adana’da gala gösterimi yapıldı

A
A
A
Türkiye'nin Oscar adayı ‘Ayla’ filminin Adana’da gala gösterimi yapıldı

Türkiye’nin Oscar adayı 'Ayla'nın Adana galası, filme esin kaynağı olan Astsubay Süleyman Dilbirliği’nin Kore Savaşı’nda ölümden kurtardığı manevi kızı Ayla (Kim Eunja) ile çocukluğunu canlandıran Kim Seol’ün de katılımıyla yapıldı.

Yönetmenliğini Can Ulkay'ın üstlendiği, Kore Savaşı sırasında yaşanan gerçek bir hikayeyi anlatan Türkiye'nin Oscar adayı Ayla'nın galası Adana’da yapıldı. Gala için sabah saatlerinde Adana’ya gelen film ekibi geceye, filmin minik yıldızı Kim Seol ve Astsubay Süleyman Dilbirliği’nin ölümden kurtardığı ‘gerçek Ayla’ Kim Eunja ile Burç Kümbetlioğlu, İlber Gürtunca katıldı.

Gösterim öncesi film ekibi sahneye çıkarak seyircileri selamladı. Astsubay Süleyman Dilbirliği’nin Kore Savaşı’nda ölümden kurtardığı manevi kızı Kim Eunja, Türkiye’ye film çekimleri sırasında birkaç defa geldiğini ifade ederek, “Önceleri Türkiye hakkında hiçbir şey bilmiyordum ama beni bulup büyüten babam sayesinde Türkiye hakkında çok şey öğrendim. Türkiye’yi çok seviyorum, hepinizi çok seviyorum. Ben bu filmin insanlara barış getirmesini ve hiçbir ülkede savaş olmadan yaşanmasını diliyorum” dedi.

Kim Eunja, Astsubay Süleyman Dilbirliği’nin geçtiğimiz günlerde yoğun bakıma alınmasının ardından çok üzgün olduğunu belirterek, “Şu an Süleyman babam yoğun bakımda olduğu için yanımızda değil. Umarım bir an önce kendine gelir iyileşir. Aramıza gelip sizlerin karşısında dik bir şekilde çıkar. Çok dua edin” diye konuştu.
Film oyuncularından İlber Gürtunca ise filme gösterilen ilgiden dolayı çok mutlu olduklarını söyleyerek, “Çok teşekkür ediyorum şu an 2 milyonu geçmiş durumdayız. Süleyman amca hep şunu söyledi ‘iyilik yaparsanız iyilik bulursunuz.’ Süleyman amca iyilik yaptı ki karşısına hep iyi insanlar çıktı. İyi insanlarla iş yaptı. Özellikle Kore’de ve Kore’den sonra. Ben de onun yakın arkadaşı ‘İlhan’ karakterini oynadım çok zevkle ve mutlulukla oynadım” şeklinde konuştu.

Ayla’yı canlandıran Koreli minik oyuncu Kim Seol'ün ailesiyle katıldığı gecede minik oyuncu Seol, gösterilen aşırı ilgiden ve yorgun olmasından dolayı sahneden indikten sonra annesinin sırtına binerek salona filmi izlemeye gitti.
Galaya katılan yüzlerce Adanalı, Kore'ye giden binlerce Türk askerinden birisi olan Astsubay Süleyman Dilbirliği ve soğukta, donmak üzere bulup ölümden kurtardığı Koreli minik bir çocuğun sevgi ve bağlılığını anlatan Ayla'nın gerçek kahramanları ile filmi birlikte izledi.
Filmi izlemeye birkaç Kore gazisi de katılırken, Ayla'nın uluslararası yolculuğu Kasım ve Aralık ayı boyunca devam edecek. 

Elif Ayşenur Bay - Serkan Çetinkaya - Süleyman Cenk İdaye
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’da üretici don nöbetinde Antalya’da hava sıcaklıklarının gece saatlerinde düşmesiyle birlikte üreticiler, ürünlerini dondan koruyabilmek için seralarında sabaha kadar nöbet tuttu. Üreticiler, sobaları yakarak gece boyunca seraları ısıttı, ürünlerinin zarar görmemesi için gözlerini kırpmadan mücadele etti. Aksu İlçesi Yeşilkaraman Mahallesi’nde yaklaşık 13-14 yıldır kapya biber üretimi yapan Hasan Arslan, don tehlikesine karşı ilk nöbeti 5 dekarlık serasında başlattığını söyledi. Toplamda 10 dekar serası bulunduğunu belirten Arslan, "İlk don nöbetini buradan başlattım. Allah’ın izniyle diğer seralarımı da sırayla yakacağım. Sabah 07.30’a kadar seranın içindeyiz, bitkilerimiz üşümesin diye nöbet tutuyoruz" dedi. Soğuk havanın etkisini erken saatlerde hissettirdiğini ifade eden Arslan, "Dün gece sobaları 23.30-00.00 civarında yaktık. Bugün ise hava daha erken soğuduğu için 20.00- 20.30 gibi sobaları faaliyete geçirdik. Sabaha kadar don nöbetimiz devam edecek" diye konuştu. Don nöbetinin ailece tutulduğunu dile getiren Arslan, üretimin büyük bir özveri gerektirdiğini vurguladı. "Eşim ve çocuklarım da burada. Odun taşımada, sobaların kontrolünde bana yardımcı oluyorlar. Bu serada 9 soba yakıyoruz. Sabaha kadar sürekli kontrol etmek zorundayız" ifadelerini kullandı. Akdeniz bölgesinde olunmasına rağmen üreticinin soğukla mücadele ettiğini belirten Arslan, "Doğuda insanlar karda kışta yollarla mücadele ediyor. Biz de Antalya’da, sahil kesiminde ürettiğimiz ürünü dondan koruyabilmek için sabaha kadar serada bekliyoruz. Bitkiler üşümesin diye gözümüzü kırpmıyoruz" dedi. Don nöbetinin üreticiye ciddi bir yük getirdiğini belirten Arslan, maliyetlerin her geçen yıl arttığına dikkat çekti. Bir sobaya sabaha kadar defalarca odun atıldığını ifade eden Arslan, "Her sobaya gecede yaklaşık 150 kilo odun yakıyoruz. Odunun tonu 7 bin lira. Geçen yıl 19 ton odun aldım. Bu şartlarda üretim yapmak giderek zorlaşıyor" sözleriyle yaşadıkları zorluğu dile getirdi. "Yazın sıcağa karşı, kışın dona karşı mücadele ediyoruz" Kurşunlu Mahallesi’nde domates üreticisi Songül Çimen’de dondan korunmak için gece boyunca serasını terk etmeyen üreticiler arasında yer aldı. 5,5 dekarlık alanda domates üretimi yaptığını belirten Çimen, sobaları akşam saatlerinden itibaren yakmaya başladıklarını söyledi. Çimen, "Saat 20.30 gibi sobalarımızı yaktık. Sabaha kadar, saat 07.00’ye kadar don nöbeti bekliyoruz. Dün de sabaha kadar buradaydık" dedi. Don nöbetinin uykusuz ve yoğun bir çalışma gerektirdiğini ifade eden Çimen, "Bugün hiç yatmadık desek yeridir. Odunlarımızı, kömürlerimizi taşıdık, sobaların başında bekledik. Çalışmasak olmuyor. Bu iş kolaylıkla olmuyor" diye konuştu. Domates üretiminin hem yazın sıcakla hem de kışın soğukla mücadele gerektirdiğini vurgulayan Çimen, "Yazın sıcağa karşı, kışın dona karşı mücadele ediyoruz. Domates zor ama biz seve seve yapıyoruz. Zorluklarla yetiştiriyoruz" ifadelerini kullandı. "Üretici kadın olarak devletimize çok teşekkür ediyorum" Serasındaki domateslerin henüz bir kez hasat edildiğini belirten Çimen, "Domatesimiz bir sefer toplandı, geri kalanı duruyor. Bugün piyasa 45 lira olarak okunmuş. İnşallah umduğumuz gibi olur, yüzümüz güler" dedi. Çiftçinin ayakta kalmasının herkes için önemli olduğunu vurgulayan Çimen, "Çiftçinin yüzü gülerse Türkiye’nin yüzü güler. İlaççının da, komisyoncunun da yüzü güler. Hepimiz mutlu oluruz. Bütün don nöbeti bekleyen kardeşlerime kolaylıklar diliyorum. Mücadele edelim, üretmeye devam edelim. Türkiye’mizi biz doyuruyoruz" ifadelerini kullandı. Devletin verdiği desteklere de değinen Çimen, "Üretici kadın olarak devletimize çok teşekkür ediyorum. Destek oldu, yardımcı oldu. Fiyatlar yükseldi" diyerek sözlerini tamamladı.