TEKNOLOJİ - 10 Ağustos 2018 Cuma 11:14

Türkiye’nin yüzde 83,8’i evden internete erişebiliyor

A
A
A
Türkiye’nin yüzde 83,8’i evden internete erişebiliyor

Türkiye’nin evden internete erişim oranı 2018 yılı Nisan ayı itibarıyla yüzde 83,8 olarak belirlenirken, geçen yıla göre bu oranın yüzde 3,1 arttığı saptandı.

Medya ve raporlama ajansı PRNet, Türkiye’deki hane halklarının internet erişimini konu alan araştırmayı inceledi. PRNet’in Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, 2018 yılı Nisan ayı itibarıyla Türkiye’nin evden internet erişim oranı yüzde 83,8 olarak belirlendi. Bu oran 2017 yılının aynı ayına göre kıyaslandığında da yüzde 3,1 arttığı saptandı. Bu yıl içindeki bilgisayar ve internet kullanımı ise 16-74 yaş grubundaki bireylerde sırasıyla yüzde 59,6 ve yüzde 72,9 olarak görüldü.

Erkekler internetten daha çok alışveriş yapıyor

PRNet ve Ajans Press’in konuyla ilgili gerçekleştirdiği medya araştırmasında yazılı basına yansıyan haber adetleri de belli oldu. Gerçekleştirilen incelemede, 2018 yılı içerisinde online alışveriş başlığı altında 2 bin 859 haber çıkışı tespit edildi. Yine aynı yıl içerisinde internet kullanımlarıyla alakalı da 5 bin 371 haber çıkışı saptandı. İnternetten alışveriş yapma oranı cinsiyet bakımından ayrıştırıldığında, erkeklerde yüzde 33,6 olarak görülürken, kadınlarda yüzde 25 olarak kaydedildi.

Raporda, internetten yapılan alışveriş oranlarına yer verilirken, alışveriş yapanların en çok ne satın aldığı da saptandı. Böylelikle, internet üzerinden alışveriş yapan bireylerin yüzde 65,2 oranıyla en çok giyim ve spor malzemesi satın aldığı görüldü. Giyim ve spor malzemelerini yüzde 31,9 ile seyahat bileti ve araç kiralama, yüzde 26,8 ile ev eşyası, yüzde 22,1 ile gıda maddeleri ve günlük gereksinimler, yüzde 20,6 ile de kitap, dergi, gazete takip etti.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Başkan Memduh Büyükkılıç: "Üretenin yanında yer almaya özen gösteriyoruz" Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, büyükşehir belediyesi tarafından arıcılıkta üretimi destekleme adına 750 üreticiye 2’şer kovan arı desteğinin verildiğini söyleyerek, "Üretenin yanında yer almaya özen gösteriyoruz" dedi. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, arıcılıkta üretimi destekleme adına 750 üreticiye 2’şer kovan arı desteğinde bulundu. Belediye tarafından toplam bin 500 kovan arının dağıtıldığı destek programına Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç da katıldı. 3 bin başvurunun arasında kura ile seçilen 750 üreticiye arılar teslim edildi. Kadir Has Kongre Merkezi otoparkında düzenlenen dağıtıma vatandaşlar erken saatlerde gelerek, sıra aldı. Otoparkın neredeyse tamamı arı desteği almak için alana gelen üreticilerin araçlarıyla doldu. Belediye personelinin de yardımıyla sırası gelen vatandaş arılarını alarak, alandan ayrıldı. Üreticilerin araçlarıyla dolan otopark havadan dronla görüntülendi. Alana gelerek, vatandaşlarla konuşan ve üretimlerinde bereket dileyen Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, "Bugün görüldüğü gibi sabahın erken saatlerin de arılar uyanmadan, güneş doğmadan dağıtımını sağlamak amacıyla vatandaşlarımızın araçlarına yüklemek suretiyle çalışmalarımızı yapıyoruz. Bu yıl 750 vatandaşımıza arıcılık desteğini vermek üzerine çabamızı sürdürdük. Destekten faydalanacak vatandaşlarımızın, ya sertifikası olacak ya Tarım İl Müdürlüğü’nde kaydı olacak ya da bu işin yüksekokulunda mezun olmuş olacak. Önüne gelene arıları dağıtma mantığında bir yaklaşım söz konusu değil. Amacımız üretenin hizmetkarı olmak. Üretenin yanında yer almak. Şükürler olsun, tarım ve hayvancılığa en çok destek veren büyükşehir olarak arıcılıkla ilgili çalışmalarımızı da sürdürmeye devam ediyoruz. Vatandaşımız biraz önce söyledi. ‘Arıcılıkta bu hizmeti tek yapan bir belediyeden bahsediyoruz’ diyor. Tarım ve hayvancılıkta ön plana çıkan bir il olmaya başladık. Kayseri denince ticaret ve sanayi akla gelir ama artık tarım ve hayvancılıkta bizde varız mantığı ve anlayışı içerisinde şehrimizi iyi bir noktaya taşımaya özen gösteriyoruz. Üretenin yanında yer almaya özen gösteriyoruz. Yapılan çalışmalar hayırlı ve uğurlu olsun" ifadelerinde bulundu. Üreticiler de büyükşehir belediyesinin yapmış olduğu üretim desteğinde ötürü ilgililere teşekkür etti.
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.