VOLEYBOL - 01 Mayıs 2016 Pazar 17:23

TVF'den Galatasaray'a cevap

A
A
A
TVF'den Galatasaray'a cevap

Türkiye Voleybol Federasyonu, Galatasaray Spor Kulübü'nün Bayanlar Voleybol 1. Lig Final Etabı 1. turnuvasıyla ilgili yaptığı eleştirilere cevap verdi.

Türkiye Voleybol Federasyonu'nun resmi internet sitesinden konuyla ilgili yapılan açıklamada, "2015-2016 Voleybol sezonu lig faaliyetleri, 1’inci Voleybol Ligi’nde 30 Nisan 2016 tarihinde oynanan Bayanlar Final Müsabakaları ile son bulmuştur. Tüm liglerimizde son maça kadar heyecanın devam ettiği, rekabetin sahaya olumlu yansıdığı bir sezon yaşadık. Öncelikle, liglerimizde mücadele eden tüm kulüp, antrenör ve sporcularımızı, müsabakalarda görev alan hakem ve gözlemcilerimizi, müsabakaların sorunsuz geçmesi için çalışan tüm personeli, desteklerini esirgemeyen basın mensuplarını ve voleybol ailesini kutlar, herkese teşekkür ederiz.

Bununla beraber, Galatasaray Spor Kulübü’nün 27 Nisan 2016 tarihinde resmi internet sitesinden yayınladığı duyuruyla ilgili kamuoyunu bilgilendirme gereği duyulmuştur.

Federasyonumuz bugüne kadar yaptığı tüm iş ve işlemlerde yetki ve sorumluluk sınırlarını bilerek belirlenen kurallar çerçevesinde hareket etmiş, 2012 yılında yönetime gelirken benimsediği şekilde voleybol ailesinin tüm bireylerinin iletişimine açık, saygılı ve eşit mesafede yaklaşmıştır.

Hiçbir kurum ve birey üzerinde hakimiyet kurma gibi bir gayesi bulunmayan Federasyonumuz, Türkiye’de oynanan tüm voleybol faaliyetlerinin en üst yetkilisi sıfatıyla çeşitli platformlarda voleybol ailesine mensup her bir bireyin ve kulüplerin hakkının korunmasını önemsemektedir.
A Milli takımı uzun yıllardan sonra Türk antrenöre emanet etmiş, Türk antrenörlerin yetişmesi amacıyla milli takım oyuncularını antrenörlük yapmaları için teşvik etmiş olan Federasyonumuzun, Türk antrenör ve diğer spor elemanlarına karşı olduğu gibi bir algı oluşturulmak istenmesine ise hiç bir anlam verilememiştir.
Sporun etik ilkelerine hassasiyetle yaklaşan Federasyonumuzun eşitlik ve adalet konusunda alacağı bir ders yoktur. Federasyonumuz, diğer kulüplerle olduğu gibi Galatasaray Spor Kulübü ile de mesai kavramı olmaksızın işbirliği içerisinde olmuş, diğer kulüpler gibi gerek projeleri gerekse ihtiyaçları konusunda Galatasaray Spor Kulübünü de desteklemiştir.

Bugüne kadar Federasyonumuzca yapılan tüm açıklama ve yazışmalarda kanun ve kuralların yanı sıra sporun tüm bileşenleri ve hassas noktaları dikkate alınmasına rağmen Galatasaray Spor Kulübü’nce İzmir’de oynanan müsabakaların üzerinden 11 gün geçtikten sonra final etabının 2’nci tur müsabakalarından bir gün önce bu tür açıklama yapılmasına da ayrıca anlam verilememiştir. Sporda şiddetin her hafta manşetlerde yer aldığı göz önünde bulundurulduğunda kulüplere ve yöneticilerine oldukça önemli bir görev düştüğü gerçektir. Galatasaray Spor Kulübü ve tüm kulüplerimizin bundan sonra da, bu hususa daha fazla dikkat edeceğine olan inancımız tamdır.

Son olarak, Federasyonumuzun 2016 yılında yapılacak seçimleri dikkate alarak bugüne kadar yaptığı iş ve işlemlerin aksine davrandığını ve ilişkilerini bir seçim kaygısıyla yürüttüğünü değerlendirenler büyük bir yanılgı içerisindedirler. Federasyonumuz, kendisine kurallarla çizilen yetkiler çerçevesinde görevini sürdürmeye devam edecektir" denildi. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Yıllardır süren gelenek bozulmadı, Sivas’ın ‘Leylekli okulu’ misafirlerine kavuştu Sivas’ta ‘Leylekli okul’ olarak bilinen Şehit Erdal Çetin İlkokulu’nda öğrencilerin heyecanla beklediği leylekler, baharla birlikte yuvalarına döndü. Sivas’ta ‘Leylekli okul’ olarak anılan Şehit Erdal Çetin İlkokulu, bu yıl da baharın habercisi olan misafirlerini ağırlamaya başladı. Kardeşler Mahallesi’nde bulunan ve yaklaşık 42 yıldır leyleklere ev sahipliği yapan okulun çatısındaki yuvalar, havaların ısınmasıyla birlikte yeniden hareketlendi. Her yıl olduğu gibi bu yıl da leyleklerin gelişini sabırsızlıkla bekleyen öğrenciler, leyleklerin yuvalarında görülmesiyle büyük sevinç yaşadı. Öğrenciler, uzun süredir boş kalan yuvaların yeniden dolmasıyla birlikte özlemlerini giderdi. Maskot haline gelen leylekler, öğretmen ve öğrenciler tarafından da ilgiyle takip ediliyor. "Üzerimizde uçuyorlar" 3. sınıf öğrencisi Melih Sert, leyleklerin gelmesiyle çok mutlu olduklarını belirterek, "Leylekler geldiği için çok mutluyum. Bu sene biraz geç geldiler ve gelmeyeceklerini düşündüm. Daha sonra leylekleri yuvalarında görünce çok mutlu oldum. Her gün buradalar ve üzerimizde uçuyorlar. Leylekler ile tanışmak istiyorum" dedi. "Leylekleri çok seviyorum" Öğrenci Ceylin Coşkun ise "Leylekleri çok seviyorum. Üzerimizde sürekli uçuyorlar. Leylekleri görünce çok mutlu oluyorum" diye konuştu.
Muğla Muğla’nın özel sporcuları Ege’ye damga vurdu Manisa’da düzenlenen Özel Olimpiyatlar Türkiye Ege Bölge Oyunları’na katılan Muğlalı özel sporcular, Bocce branşında elde ettikleri derecelerle şehre gururla döndü. Şampiyonada bir altın ve iki bronz madalya kazanan sporcular, azimleriyle herkese örnek oldu. Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde yetişen özel sporcular, başarılarına bir yenisini daha ekledi. Manisa’nın Kula ilçesinde gerçekleştirilen Özel Olimpiyatlar Türkiye Ege Bölge Oyunları’nda Muğla’yı temsil eden kafile, Bocce sahasında sergiledikleri performansla büyük beğeni topladı. Organizasyon boyunca disiplin ve sportmenlik ruhunu elden bırakmayan Muğla ekibinde, Murat Karatepe tüm rakiplerini geride bırakarak kürsünün zirvesine çıktı. Birincilik elde eden Karatepe, altın madalyayı boynuna takarak bölge şampiyonu oldu. Şampiyonada mücadele eden diğer başarılı sporcular Miraç Koçar ve Serkan Özdemir ise zorlu karşılaşmaların ardından üçüncülük basamağında yer aldı. Bronz madalya kazanarak Muğla’nın başarısını perçinleyen sporcular, hem ailelerine hem de antrenörlerine büyük mutluluk yaşattı. Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, elde edilen başarının sadece bir madalya değil, aynı zamanda kararlılık ve azmin zaferi olduğu vurgulanarak "Özel sporcularımızın spora olan bağlılığı, Muğla’da yürüttüğümüz sportif faaliyetlerin ne kadar kapsayıcı olduğunun en güzel kanıtıdır. Sporcularımızın gelişimine katkı sunmaya ve onların başarı hikâyelerini desteklemeye devam edeceğiz" ifadeleri kullanıldı.
Kütahya KUTSO’da ’Yeşil Dönüşüm: Avrupa Birliği Politikaları ve Türkiye’de Uyum Süreci Eğitimi’ Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası’nda (KUTSO) düzenlenen "Yeşil Dönüşüm: Avrupa Birliği Politikaları ve Türkiye’de Uyum Süreci Eğitimi", akademisyen Zeynep Hiçdurmaz’ın sunumuyla yoğun katılımla gerçekleştirildi. Eğitimde yeşil dönüşüm süreci kapsamlı şekilde ele alınırken; iklim-nötr, net sıfır emisyon ve karbonsuzlaşma gibi temel kavramlar katılımcılara aktarıldı. Üretimden tüketime kadar tüm süreçleri kapsayan karbon ayak izi yaklaşımının önemi vurgulanarak, işletmelerin çevresel etkilerini ölçme ve yönetme gerekliliğine dikkat çekildi. Programda, Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat çerçevesinde ortaya koyduğu politikalar da değerlendirildi. 2050 yılına kadar iklim-nötr kıta olma hedefi, 2030 emisyon azaltım planları ve "Fit for 55" paketi hakkında bilgiler paylaşılırken; Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) gibi uygulamaların özellikle ihracatçı firmalar açısından maliyet ve rekabet unsuru oluşturduğu ifade edildi. Türkiye’deki yeşil dönüşüm sürecine ilişkin gelişmelerin de ele alındığı eğitimde, 2025 yılında yürürlüğe giren İklim Kanunu ile 2053 net sıfır emisyon hedefinin yasal zemine kavuştuğu belirtildi. Emisyon ticaret sistemine yönelik altyapı çalışmalarının başlatıldığı ve karbon piyasalarının oluşturulması için önemli adımlar atıldığı aktarıldı. 2026 itibarıyla CBAM uygulamasının fiilen başlayacak olmasıyla birlikte yeşil dönüşümün artık bir zorunluluk haline geldiği vurgulandı. Eğitimde ayrıca yeşil dönüşümün sanayi ve KOBİ’ler üzerindeki etkileri de değerlendirildi. Enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yenilenebilir enerji kullanımı ve döngüsel ekonomi uygulamalarının işletmelere hem maliyet avantajı sağladığı hem de uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırdığı ifade edildi. Sürdürülebilirlik kriterlerine uyum sağlamayan firmaların ise finansmana erişimde zorluk yaşayabileceği ve raporlama yükümlülüklerinin artacağına dikkat çekildi. Program kapsamında işletmelerin karbon ayak izini azaltmaya yönelik yöntemler de paylaşıldı. Fosil yakıt kullanımının azaltılması, yenilenebilir enerjiye yönelim, üretim süreçlerinde dijitalleşme, enerji ve kaynak verimliliğinin artırılması ile karbon yakalama ve depolama teknolojileri gibi başlıklar ele alındı. Eğitimin önemli başlıklarından biri de finansman ve destek mekanizmaları oldu. Çeşitli kurumlar tarafından sağlanan destekler ile Avrupa Birliği fonları hakkında katılımcılara bilgi verildi. Katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından eğitim sona erdi.