SAĞLIK - 04 Haziran 2022 Cumartesi 10:58

Uzman doktor uyardı: "Genel vücut ağrılarının altındaki neden yanlış ayakkabı seçimi"

A
A
A
Uzman doktor uyardı: "Genel vücut ağrılarının altındaki neden yanlış ayakkabı seçimi"

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Emine Kolu, uzun mesai nedeniyle ayakta duran vatandaşların yanlış ayakkabı seçimlerinin topuk dikenine neden olduğunu belirtti.

Memorial Dicle Hastanesi'nde görevli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Emine Kolu, uzun mesai yapan meslek guruplarında en fazla görülen ve yanlış ayakkabı seçimlerinin şikâyetlerinin başını çeken, halk arasında topuk dikeni olarak bilinen kalkaneusla ilgili uyarılarda bulundu.

Kolu, “Özel ayak hastalıkları grubundan kalkaneus halk arasında topuk dikeni diye bilinen hastalıktır. Topuk dikeni özelikle diyabetik hastalarda, romatoloji hastalığı olanlarda, yanlış ayakkabı seçimi yapan hastalarda görülebilir. Özellikle taban kısmı ince olan ve sert olan ayakkabı kullanımında görülebilir. Normalde hepimizin ayak tabanında kalkaneus topuk kemiği dediğimiz kemik vardır ve bu bir yastıkçıkla korunaktadır. Aslında sürekli yanlış ayakkabı seçimi, obezite kilo problemleri nedeniyle ve bir takım ek hastalıkların da bir araya gelmesi sonrasında o ayak bileğinin altındaki yastıkçık zamanla aşınır. Aşınması sonrası no spesifik bir inflamasyon dediğimiz bir olay gerçekleşir ve bu zamanla kemik yapıya dönüşür" dedi.

Bu hasta gruplarında sabah uyandıklarında topuk altından iğne batıyormuşçasına ya da uzun süre oturduktan sonra kalktığında yine aynı şekilde iğnelenme şeklinde şikâyetlerle kendilerine başvuruların geldiğini belirten Dr. Kolu;

"Topuk dikeni normal grafilerimizde çok kolay bir şekilde tanısını koyduğumuz ayak hastalığıdır. Özellikle yine bu hastalarda ayakkabı seçimi konusunda bilgilendiririz. Özellikle slikonpedler veririz. Özellikle topuk kısmında, topuk kısmının ortası dediğimiz delik olan topuk yastıkçıları tercih edebilirler bu hastalar. Uzun mesai saatleri boyunca çalışan bazı meslek grubundaki arkadaşlarım için söylüyorum. Uzun saatler boyunca ayakta duran kişiler için ayakkabı seçimi çok daha kritik önem taşımaktadır. Hastanın genel vücut ağrıları, kas ağrıları, kas yorgunluğu açısından bakılınca da rahat olmayan ayakkabı, ciddi bir stres faktörüdür hasta için. Hem psikolojik olarak işini rahat yapabilmesi, ağrı hissetmemesi, kas ağrısı ve kas yorgunluğu olmaması açısından uygun ayakkabı seçimini çok önemsemekteyiz” dedi.

Murat Başal
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Niğde Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Dinç: "Bağımlılıkla mücadelede devletin çabası yetmez, herkes sorumluluk almalı" Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, "Bağımlılıkla mücadelede devletin çabası yetmez, herkes sorumluluk almalı" dedi. Niğde’deki programı çerçevesinde ilk olarak Vali Nedim Akmeşe’yi ziyaret eden Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, kentte yürütülmesi planlanan projelere ilişkin bilgi alışverişinde bulundu. Ziyaretin ardından Yeşilay Danışmanlık Merkezi’nde basın mensupları ve gönüllülerle bir araya gelen Dinç, Türkiye genelinde yürütülen çalışmalar hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin her köşesinde 104 yıldır faaliyet gösterdiklerini ifade eden Dinç, bağımlılığın birey ve toplum üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekerek, "Bağımlılık bir insanın başına gelmiş en kötü şeydir. Bağımlı insan işini kaybeder, ilişkilerini kaybeder, sevdiklerini, dostlarını kaybeder, sağlığını, yeteneğini kaybeder ve en sonunda kendini kaybeder. Bir insanın, aynı zamanda bir toplumun da başına gelebilecek en kötü şey, çocuklarının, gençlerinin, gelecek nesillerinin bağımlı olmasıdır. O yüzden Türkiye Yeşilay Cemiyeti, ne herhangi bir insanımız bu problemi yaşasın istiyor ne de toplumumuzda böyle bir problem olsun istiyor. Çünkü hem bireye zarar veriyor hem toplumu kökünden yıkan olumsuz etkiler ortaya çıkarıyor" ifadelerini kullandı. Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca kurumların çabasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Dinç, "Seferberlik diyoruz, çünkü bağımlılıkla mücadelede devlet kurumları gayret ediyor, yetmez. Yeşilay çalışma yapıyor, yetmez. Her bir insanımızın bu konuda sorumluluk alması, bu yükün altında kalmamak için mücadelemize destek vermesi gerekiyor" dedi. Dinç, bağımlılığın aileler üzerinde oluşturduğu ağır yükü şu sözlerle anlattı: "Danışanlarımızdan birinin annesi şöyle yazmış; ‘Ben evladımdan vazgeçmiştim, siz vazgeçmediniz, şimdi kurtuldu’ demiş. Bir insan evladından vazgeçer mi? Geçebiliyor. Çünkü bağımlılık öyle bir noktaya getiriyor ki anne, ‘Evladım ölsün diye dua ediyorum. Kendine de eziyet ediyor, bize de eziyet ediyor, başkasına da eziyet ediyor’ diyor. Allah hiçbir yuvaya vermesin istiyoruz." Yeşilay’dan çocuklar ve gençler için eğitim ve projeler Bağımlılıkla mücadelenin özellikle çocuklar ve gençler üzerinden güçlendirilmesi gerektiğini belirten Dinç, anaokulundan itibaren eğitim verdiklerini söyledi. Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı kapsamında bugüne kadar 7 milyon öğrenciye ulaştıklarını ifade eden Dinç, 188 üniversitede Genç Yeşilay kulüplerinin faaliyet gösterdiğini kaydetti. Gençlerin enerjisinden ve vizyonundan yararlanmak istediklerini ifade eden Dinç, spor salonları, kütüphaneler ve atölyelerle çocuklara güvenli alanlar oluşturduklarını, Niğde’de "Yeşil Kampüs" projesini hayata geçirmek istediklerini belirtti. Uyuşturucu, kumar ve tütün bağımlılığına dikkat çeken Dinç, "Uyuşturucuyla, kumarla, tütünle alakalı problemler var. Artık sayı vermeye gerek yok. Yangın yanımızda. Yangın geliyor diye bağırmaya gerek yok, bizatihi görüyoruz, sıcağını hissediyoruz. Yangın varken bir yerde başka iş yapılmaz. Kimin ne işi varsa bırakır, herkes toplu şekilde yangın söndürmeye gider. Şu anda bağımlılıkla alakalı bir yangın var. Bütün dünyada var, ülkemizde de var. İşimizi gücümüzü bırakacağız, birinci önceliğimiz bu yangını söndürmek olacak. Niğde’de verdiğimiz bu mücadelede sizlerin de çok desteğini bekliyoruz" şeklinde konuştu.