DÜNYA - 03 Mart 2026 Salı 17:28 | Son Güncelleme : 03 Mart 2026 Salı 17:29

ABD’den Suudi Arabistan’da muhtemel hava saldırısı uyarısı

A
A
A
ABD’den Suudi Arabistan’da muhtemel hava saldırısı uyarısı

ABD’nin Riyad Büyükelçiliği, Suudi Arabistan’ın Dahran kentine yönelik muhtemel füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırısı tehdidine ilişkin güvenlik uyarısı yayımladı.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmaların bölgesel etkileri sürerken, İran’ın Körfez’de ABD askeri varlığının bulunduğu ülkelere yönelik misilleme tehdidi devam ediyor. ABD’nin Riyad Büyükelçiliği, Suudi Arabistan’ın Dahran kentinde muhtemel füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarına ilişkin yeni bir güvenlik uyarısı yayımladı. Büyükelçilik tarafından yapılan açıklamada, "Dahran’da yakın zamanda gerçekleşebilecek bir füze ve İHA saldırısı tehdidi bulunmaktadır. ABD’nin Dahran Konsolosluğu’na yaklaşmayınız" ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, bölgede bulunan ABD vatandaşlarına mümkün olduğunca binaların alt katlarında ve pencerelerden uzak alanlarda bulunmaları tavsiye edilirken, muhtemel saldırı senaryolarına karşı önceden hazırlanan güvenlik planlarına uyulması çağrısı yapıldı. Konsolosluk personelinin sığınaklarda kaldığı belirtilen açıklamada, muhtemel yeni saldırı ihtimaline karşı teyakkuz halinde olunması gerektiği vurgulandı. Ayrıca vatandaşlara, herhangi bir saldırı öncesinde ve sırasında izlenmesi gereken güvenlik adımlarına ilişkin bilgilendirme yapıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Niğde Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Dinç: "Bağımlılıkla mücadelede devletin çabası yetmez, herkes sorumluluk almalı" Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, "Bağımlılıkla mücadelede devletin çabası yetmez, herkes sorumluluk almalı" dedi. Niğde’deki programı çerçevesinde ilk olarak Vali Nedim Akmeşe’yi ziyaret eden Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, kentte yürütülmesi planlanan projelere ilişkin bilgi alışverişinde bulundu. Ziyaretin ardından Yeşilay Danışmanlık Merkezi’nde basın mensupları ve gönüllülerle bir araya gelen Dinç, Türkiye genelinde yürütülen çalışmalar hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin her köşesinde 104 yıldır faaliyet gösterdiklerini ifade eden Dinç, bağımlılığın birey ve toplum üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekerek, "Bağımlılık bir insanın başına gelmiş en kötü şeydir. Bağımlı insan işini kaybeder, ilişkilerini kaybeder, sevdiklerini, dostlarını kaybeder, sağlığını, yeteneğini kaybeder ve en sonunda kendini kaybeder. Bir insanın, aynı zamanda bir toplumun da başına gelebilecek en kötü şey, çocuklarının, gençlerinin, gelecek nesillerinin bağımlı olmasıdır. O yüzden Türkiye Yeşilay Cemiyeti, ne herhangi bir insanımız bu problemi yaşasın istiyor ne de toplumumuzda böyle bir problem olsun istiyor. Çünkü hem bireye zarar veriyor hem toplumu kökünden yıkan olumsuz etkiler ortaya çıkarıyor" ifadelerini kullandı. Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca kurumların çabasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Dinç, "Seferberlik diyoruz, çünkü bağımlılıkla mücadelede devlet kurumları gayret ediyor, yetmez. Yeşilay çalışma yapıyor, yetmez. Her bir insanımızın bu konuda sorumluluk alması, bu yükün altında kalmamak için mücadelemize destek vermesi gerekiyor" dedi. Dinç, bağımlılığın aileler üzerinde oluşturduğu ağır yükü şu sözlerle anlattı: "Danışanlarımızdan birinin annesi şöyle yazmış; ‘Ben evladımdan vazgeçmiştim, siz vazgeçmediniz, şimdi kurtuldu’ demiş. Bir insan evladından vazgeçer mi? Geçebiliyor. Çünkü bağımlılık öyle bir noktaya getiriyor ki anne, ‘Evladım ölsün diye dua ediyorum. Kendine de eziyet ediyor, bize de eziyet ediyor, başkasına da eziyet ediyor’ diyor. Allah hiçbir yuvaya vermesin istiyoruz." Yeşilay’dan çocuklar ve gençler için eğitim ve projeler Bağımlılıkla mücadelenin özellikle çocuklar ve gençler üzerinden güçlendirilmesi gerektiğini belirten Dinç, anaokulundan itibaren eğitim verdiklerini söyledi. Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı kapsamında bugüne kadar 7 milyon öğrenciye ulaştıklarını ifade eden Dinç, 188 üniversitede Genç Yeşilay kulüplerinin faaliyet gösterdiğini kaydetti. Gençlerin enerjisinden ve vizyonundan yararlanmak istediklerini ifade eden Dinç, spor salonları, kütüphaneler ve atölyelerle çocuklara güvenli alanlar oluşturduklarını, Niğde’de "Yeşil Kampüs" projesini hayata geçirmek istediklerini belirtti. Uyuşturucu, kumar ve tütün bağımlılığına dikkat çeken Dinç, "Uyuşturucuyla, kumarla, tütünle alakalı problemler var. Artık sayı vermeye gerek yok. Yangın yanımızda. Yangın geliyor diye bağırmaya gerek yok, bizatihi görüyoruz, sıcağını hissediyoruz. Yangın varken bir yerde başka iş yapılmaz. Kimin ne işi varsa bırakır, herkes toplu şekilde yangın söndürmeye gider. Şu anda bağımlılıkla alakalı bir yangın var. Bütün dünyada var, ülkemizde de var. İşimizi gücümüzü bırakacağız, birinci önceliğimiz bu yangını söndürmek olacak. Niğde’de verdiğimiz bu mücadelede sizlerin de çok desteğini bekliyoruz" şeklinde konuştu.
Ankara Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Geylan: "Meslektaşımız öğrencisi tarafından katledildi" Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, İstanbul’da öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik hakkında, "Öğretmene şiddet sadece öğretmenin meselesi değil, toplum meselesidir" dedi. İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Biyoloji Öğretmeni Fatma Nur Çelik’in 17 yaşındaki öğrencisinin bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybetmesinin ardından Türk Eğitim Sen, İstanbul’daki tüm okullarda bir gün iş bırakma eylemine gitti. Konuya ilişkin açıklama yapan Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan, kamuda öğretmene şiddet mevzusunun ilk olmadığını belirterek, ciddi bir çözüm olmadan öğretmene şiddetin ve cinayetlerin artacağına dikkat çekti. Geylan, kamuda şiddet yasasının tüm kamu görevlilerine hitap etmesi gerektiğini ifade ederek, eğitimin ailede başladığını ve gerekirse suç işleyen çocukların ailelerinin de ceza alması gerektiğini sözlerine ekledi. "Meslektaşımız öğrencisi tarafından katledildi" Öğretmenlere şiddet mevzusunun zaten var olduğunu, fakat dün yaşanan olayın bir öğrenci tarafından gerçekleştirildiğinin ayrı bir parantez içinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Geylan, "Ufak kesimlerden öğretmenlere yönelik şiddet duyuyoruz. Ama bahsi geçen meslektaşımız öğrencisi tarafından katledildi. Bu acayip bir şeydir. Toplumumuzun, ailemizin dikkat meselesi olması gerekir. Bu toplum, bir süre öncesine kadar çocuğunu okula kaydettirmeye getirirken ‘Öğretmenim eti senin, kemiği benim’ teslimiyetiyle okula yaklaşırdı. Nereden nereye geldik? Ben buradan ailelere seslenmek istiyorum, topluma seslenmek istiyorum. Öğretmene verdiğiniz değer, aslında sizin çocuğunuza ve çocuğunuzun geleceğine verdiğiniz kıymettir" diye konuştu. "Öğretmene kıymet vereceksiniz ki, çocuğunuzun geleceğine yatırım yapmış olun" Eğitimin evde başladığını ama okulda devam ettiğini ifade eden Geylan, "Öğretmene kıymet vereceksiniz ki çocuğunuzun geleceğine yatırım yapmış olun. Öğretmene kıymet vereceksiniz ki çocuğunuza değer vermiş olacaksınız. Ben bu noktada ailelerimizin, toplumumuzun daha sorumlu davranması gerektiğini düşünüyorum. Okullardaki şiddetin birçok nedeni var. En başta okullarımızda yeterli güvenlik önlemlerini maalesef alınmıyor. Her okulda yeterli sayıda güvenlik personel tahsis edilmeli. Güvenlik hizmeti adeta nöbetçi öğretmenler eliyle sağlanıyor. Bu yetersizdir. Ben buradan Milli Eğitim Bakanlığı’na çağrıda bulunuyorum. Okullarımızda güvenlik personeli yeterli bulunsun istiyorum" şeklinde konuştu. "Disiplin yönetmelikleri yeniden düzenlenmeli" Okullardaki disiplin yönetiminin yetersiz seviyede olduğunu ve bunun artırılması gerektiğini vurgulayan Geylan, "Disiplin yönetmelikleri yeniden düzenlenmeli. Caydırıcı tedbirler alınmalı. Sadece velilerimiz değil, öğrencilerimiz de yapmış oldukları tutum ve söylemlerin bir ceremesi olduğunu bilmeli. Dolayısıyla disiplin yönetmelikleri yeniden düzenlenmeli. Caydırıcı tedbirler alınmalıdır. Başta Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) olmak üzere asılsız birtakım bildirimlerle, ihbarlarla soruşma açılıyor. Bunu asla kabul etmiyoruz. CİMER’e bir şekilde düzen getirilmeli" ifadelerini kullandı. "Gelecek, eğitimle gelecek" Okullardaki rehberlik servis hizmetlerinin yeterli seviyede olmadığını, okullardaki rehberlik servisi hizmetlerinin kapasitesinin artması gerektiğinin altını çizen Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Öğretmene şiddet; sadece öğretmenin meselesi değil, toplum meselesidir. Gelecek, eğitimle gelecek. Biz geleceği, çocuklarımızın geleceğini, eğitimle şekillendireceğiz. Eğitimin de asli unsuru, taşıyıcı unsuru öğretmendir. Öğretmenin itibarını gözetmeden, sağlıklı eğitim hizmeti alamayız. Bir diğer beklentimiz de okullarımızdaki rehberlik hizmetlerinin yeteri sayıda kurulması. Şu anda bu konuda eksiklik var. Her 100 öğrenciye bir rehber öğretmen düşecek sayıda normların belirlenmesi lazım. Bu lazım ki suça meyilli, psikolojik sorun yaşayan, suça özenen öğrencilerimizi erken dönemde tespit edelim ve tedbirlerimizi alalım."