SPOR - 18 Mayıs 2023 Perşembe 22:27

Valencia, Alex’in rekorunu egale etti

A
A
A
Valencia, Alex’in rekorunu egale etti

Fenerbahçe’nin Ekvadorlu forveti Enner Valencia, bu sezon Süper Lig’de 28. golünü atarken, sarı-lacivertlilerin efsane futbolcusu Alex de Souza’nın rekorunu da egale etti.

Spor Toto Süper Lig’in 34. haftasında Trabzonspor ile sahasında karşılaşan Fenerbahçe, 3-1’lik skorla kazandı. Mücadeleye 11’de başlayan Enner Valencia, takımının üçüncü golünü kaydetti. Son haftalardaki suskunluğunu bozan Valencia, 71. dakikada takımının üçüncü golünü kaydetti. Ceza sahası içi sol çaprazda topla buluşarak yaptığı vuruşta uzak köşeden topu filelere gönderdi.

Süper Lig’de gol krallığı listesinde zirvede yer alan 33 yaşındaki forvet, Trabzonspor ağlarına attığı golle, gol sayısını 28’e yükseltti. Mücadeleye 11’de başlayan Enner Valencia, 72. dakikada yerini Joshua King’e bıraktı.
Sarı-lacivertlilerin efsane futbolcusu Alex de Souza’nın 2010-2011 sezonunda kaydettiği 28 golü egale eden Ekvadorlu yıldız, Fenerbahçe forması altında bir sezonda en çok gol atan yabancı futbolcu rekoruna ortak oldu.
Bu sezon 28 lig maçında 28 gole ulaşan Valencia’nın, UEFA Avrupa Ligi’nde 3, Ziraat Türkiye Kupası’nda da 1 golü bulunuyor.

İsmail Yasin Akçın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep 51 kişinin öldüğü Furkan Apartmanı davasında sanıktan şoke eden savunma Gaziantep’in Nizip ilçesinde, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 51 kişinin ölümüne neden olan Furkan Apartmanı davasında firari sanık Hasan Hüseyin S., ilk kez hakim karşısına çıktı. Sanık Hasan Hüseyin S., "6 Şubat depremlerinden sonra 2 fabrikam kapandı. Yüzlerce işçi çıkarmak zorunda kaldım. Ben Gaziantep’in yılın en iyi müteahhidi ünvanı aldım" dedi. Gaziantep’in Nizip ilçesinde, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 51 kişinin ölümüne neden olan Furkan Apartmanı davası bugün görüldü. Nizip Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuksuz sanıklar Faik Ö., Eyüp Ö., Bülent B., Nejdet A., Mehmet A., Oktay A., Ömer Ş., Coşkun Ş., sanık avukatları, maktul avukatları, maktul aile yakınları katıldı. Tutuklu sanıklar Hasan Hüseyin S. ve ev hapsinde olan sanık Yılmaz Şahin Y. ise SEGBİS üzerinden katıldı. "Ben kolonun kesildiğini gördüm" Duruşmada tanık olarak dinlenen Mehmet S.Ç., "Ben kolonun kesildiğini gördüm. Orada araba satıyorduk. Ben de orada işçi olarak çalışıyordum. Kolonlar kesilirken gördüm ve engel olmaya çalıştım. Fakat Çoşkun Ş. ve yanındakiler kolonları kesti. 2001-2002 yılları arasındaydı. Kolonların kesildiğini diğer ortaklar Nejdet A. da biliyordu" dedi. "Bu süre zarfında 2 fabrikam kapandı" Mahkemede ilk kez savunma yapan tutuklu sanık Hasan Hüseyin S., "35 yıllık inşaat müteahhidiyim. Bu süre zarfında 10 binlerce bina yaptım. Asrın felaketinde yaptığım hiçbir bina yıkılmadı. Furkan Apartmanını ben yapmadım. Ben meslek hayatım boyunca Gaziantep’in en iyi müteahhidi oldum. Müteahhitler kendi yaptıkları evde değil benim yaptığım evlerde oturuyorlar. Benim Furkan Apartmanı ile hiçbir ilgim yok. Binayı kardeşim Abdullah Sever yaptı. Benim en büyük hatam gizlenmek oldu. Çevremdekiler bana Abdullah saklandı sende saklan, yoksa kamuoyu baskısıyla tutuklamayacağı söyledi. Bende bu nedenle saklandım. Beni günah keçisi ilan ettiler. Ben o süre zaafında güvence bedelini bekledim ve teslim oldum. Bu süre zarfında 2 fabrikam kapandı. Yüzlerce işçi çıkarmak zorunda kaldım. Ben Gaziantep’in yılın en iyi müteahhidi ünvanı aldım. Tansiyon hastasıyım. Ben beraatimi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Tutuksuz sanıklar beraatlerini talep etti. Firari sanık Abdullah Devrim S.’nin avukatı, Hasan Hüseyin S.’nin suçu kardeşine attığını savundu. Savcılık, alanda yeni keşif yapılmasını, tutuklu sanık Hasan Hüseyin S.’nin tutukluluğun devamını, diğer sanıkların adli kontrollerinin devam etmesini talep etti. Mahkeme heyeti savcılığa keşif talebini reddederek tutuklu sanık Hasan Hüseyin S.’nin tutukluluğuna, diğer sanıkların adli kontrol şartlarının devamına karar vererek davayı 23 Ocak tarihine erteledi. Heyet, nihai kararın 23 Ocak’ta verileceğini belirtti. Ne olmuştu? Nizip Ağır Ceza Mahkemesi’nce, 19 Temmuz 2024’te görülen karar duruşmasında, mühendis sanık Yılmaz Şahin Yurtyapan hakkında ’bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 16 yıl 8 ay hapis, sanıklar Faik Ö., kardeşi Eyüp Ö. ve Nejdet A. hakkında delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verilmişti. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi, Nizip Ağır Ceza Mahkemesi’nce 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 51 kişinin hayatını kaybettiği Furkan Apartmanı davasında 3 sanık hakkında verilen kararı inceledi. Nizip Cumhuriyet Başsavcılığı ile tarafların itirazı üzerine yapılan değerlendirme sonucunda daire, yerel mahkeme kararını bozdu. Nizip Cumhuriyet Başsavcılığı ile tarafların itirazı üzerine yapılan değerlendirme sonucunda daire, yerel mahkeme kararını bozdu. Kararda, beraat kararı verilen sanıklar Faik Ö. ve kardeşi Eyüp Ö. hakkında "kolon kesilmesi" iddiasıyla yeni bir iddianame hazırlandığı, bu nedenle olayın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Söz konusu dosyaların birleştirilmesi ve sanıkların birlikte yargılanması gerektiğinin belirtildiği kararda, "Tüm dosyaların birleştirilmesine karar verilerek, tüm delillerin birlikte tartışılması hakkaniyetli bir yargılama için gerekli olmakla birlikte yerel mahkemece verilen hükmün bozulmasına karar verilmiştir" denildi.
Elazığ Nadir görülen hastalığa yakalanmıştı, başarılı ameliyatların ardından sağlığına kavuştu Bingöl’de 2 yıl önce otoimmün miyelit tanısıyla Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesine sevk edilen 14 yaşındaki Aziz Enül, yapılan başarılı tedavilerin ardından 2 yılın sonunda destekli bir şekilde yürümeye başladı. Bingöl’de 2 yıl önce nadir görülen otoimmün miyelit (Omurilik iltihaplanması) tanısı koyulan 14 yaşındaki Aziz Enül Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesine sevk edildi. Hastaneye yatışından sonra solunumu duran hastanın bir süre sonra doktorlar tarafından tedavi için akciğerinin bir lobu alındı. Enül, hastanede bulunan ileri düzey laboratuvar ve multidisipliner sağlık hizmetleriyle 1 yıl boyunca solunum cihazına bağlı olarak hayata tutundu. Hasta, hekimler tarafından yoğun ve titizlikle yürütülen medikal tedavinin yanı sıra, kapsamlı fizik tedavi ve rehabilitasyon programları da aldı. Alanında uzman hekimler, fizyoterapistler, yoğun bakım hemşireleri ve rehabilitasyon ekibinin koordineli çalışması sayesinde hastada aşamalı fakat istikrarlı bir iyileşme gözlemlenmeye başlandı. Başarılı tedavilerin ardından 14 yaşındaki Enül, öncelikle mekanik solunum desteğinden ayrıldı, yeniden konuşma yetisini kazandı ve destekle ayakta durmaya başladı. Hastanede 2 yıl boyunca omurilik iltihabı tedavisi gören Aziz Enül, sedyeyle geldiği hastaneden destekli bir şekilde yürüyerek çıkmanın mutluluğunu yaşadı. "Türkiye’deki 2 veya 3’üncü hastaydı" Hastanın yaklaşık 2 yıl önce Bingöl’den ani solunum ve kalp durması şikayetiyle Çocuk Yoğun Bakım Ünitesine sevk edildiğini aktaran Çocuk Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Serkan Kırık, "Hastanemizin kendi imkanlarıyla beraber oldukça nadir görülen Anti GAD otoimmün miyeliti tanısı aldı. Tanı aldığı zaman Türkiye’deki 2 veya 3’üncü hastaydı. Buna bağlı olarak yoğun bakımda detaylı tedavisi başladı. Bu süreçte 2 kez solunumu durdu ve akciğerinin bir kısmı alındı. Boğazı delinerek ev tipi solunum cihazıyla hasta taburcu edildi. Sonrasındaki süreçte hasta fizik tedavi ünitemizle beraber yoğun imminoterapi dediğimiz bağışıklık sistemini düzenleyen ilaçlarla beraber takip edilerek tedavisi sağlandı. Sonraki süreçte hastanın öncelikle solunum cihazından kurtulması daha sonraki süreçte ise konuşması ve kendiliğinden beslenmesi sağlandı. Daha sonraki süreçte ise, hasta destekli yürüyebilir hale geldi. Bu tabii oldukça nadir bir hastalık. Hem solunum fonksiyonlarını hem de hayati önemi arz etmesi bakımından akut güçsüzlükle gelen hastalarda hastanemiz fizik tedavisiyle, laboratuvarıyla ve servislerdeki sağlanan imkanlarla hastanın takibini tek başına üstlenebilmişti. Bu açıdan Türkiye’de bu tedaviyi sağlayan az klinikten birisiyiz. Aynı zamanda Elazığ Türkiye’de 15 tane bulunan norömskiler hastalık illerine sahip illerden biri olarak yer almaktadır. Çoğu büyükşehirde olmayan imkan ilimizde ve kliniğimizde bulunduğu için de oldukça şanslıyız" dedi. Hastaya erken dönemlerde önce yatak rehabilitasyonu ile başladıklarını aktaran Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Nevsun Pıhtılı Taş, "Daha sonraki süreçte Çocuk Nöroloji kliniğiyle beraber rehabilitasyon sürecini devam ettirdik. Hastayı ilk devraldığımızda konuşması yoktu, yutma güçlüğü vardı ve oturamıyordu. Yoğun bakım sürecini ve geçirdiği hastalığa bağlı bir takım eklemlerde ve kaslarda spastisiteleri mevcuttu. Eklem hareket açıklıklarını tam sağlayamıyorduk. Rehabilitasyon ünitemize sağlarken beraberinde gerekli olan spastisite tedavilerini yaptık. Bu tedavileri medical ilaç ve botilinum toksini enjeksiyonlarıyla hastamızın spastisitesini çözdük. Bütün bu komplikasyonları geri plana çektiğimizde hastamızı şu anda destekle de olsa mobilize olabilir duruma getirdik. Kendi başına oturabiliyor, yiyebiliyor ve konuşabiliyor. Yutma güçlüğünü aştık. Amacımız günlük yaşamını tek başına idame ettirebileceği pozisyona getirebilmektir. Şu anki süreci bizleri mutlu ediyor" ifadelerini kullandı. Sedyeyle geldiği hastaneden destekli bir şekilde yürüyerek çıkmanın mutluluğunu yaşayan Aziz Enül ise "Hocalarımı çok seviyorum. İyi ki varlar. Evime gideceğim için çok mutluyum" ifadelerini kullandı.