SPOR - 19 Kasım 2025 Çarşamba 07:54 | Son Güncelleme : 19 Kasım 2025 Çarşamba 07:58

Vincenzo Montella: "Mart ayında hep birlikte büyük bir hayalin peşinde koşacağız"

A
A
A

 A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, İspanya maçının kendisini gururlandırdığını söyleyerek, "Mart ayında hep birlikte büyük bir hayalin peşinde koşacağız" dedi.

2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri E Grubu 6. ve son maçında A Milli Futbol Takımı, La Cartuja Stadyumu’nda karşı karşıya geldiği İspanya ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, "Bu maç beni çok fazlasıyla gururlandırıyor, maç sonunda futbolcularımızla konuşurken kendilerine teşekkür ettim, fazlasıyla büyük fedakarlık, acayip bir mücadele gösterdiler. Belki size söylemiştim ama onlara da söylemiştim, kim oynarsa oynasın rekabet yüzdemiz yüksek bir takımız. O yüzden böyle bir performans vereceğimizden emindik. Sonucu da gerçekten canı gönülden kabul ediyoruz, sonuna kadar denedik olmadı, galip de gelebilirdik, bu beraberlikle iyi bir performans sonrasında mutlu ayrılıyoruz" şeklinde konuştu.

"Mart ayında hep birlikte büyük bir hayalin peşinde koşacağız"

Tüm düşüncelerinin mart ayındaki play-off'lar olduğunun vurgulayan Montella, "21, 17 ve 19 Yaş Altı takımlarımız da başarılı bir dönemden geçiyor bu beni mutlu ediyor. Özellikle maça gelirken 21 Yaş Altı takımımızın galip gelmesi beni çok mutlu etti. Kamptan önce iki oyuncularını almıştım, onlara karşı ne kadar hassas olduğumu herkes biliyor. Şimdi her şeyi sıfırlamamız gerekiyor ve mart ayı için en iyi konsantrasyonumuzla çalışmalarımıza devam edeceğiz. Mart ayında hep birlikte büyük bir hayalin peşinde koşacağız. Belki bir ricada bulanabilirim, mart ayında kulüplerle konuşarak bir maç eksik oynatıp, futbolcularımızla birkaç gün fazladan çalışma şansımız olursa bu konuda herkes katkıda bulunursa çok sevinirim" diye konuştu.
Zor günlerden geçen futbolcular için mutlu olduğunu ifade eden İtalyan teknik adam, "Özellikle Salih uzun zamandır kendi kulübünde istediği gibi oynamıyordu, inanılmaz bir maç çıkardı. kendisiyle gurur duyuyorum. Orkun belki kendi kulübünde oynuyor ama zor bir dönemden geçtiğini biliyoruz, bugün inanılmaz bir karakter koydu ve ne kadar kaliteli bir futbolcu olduğunu gösterdi. Çağlar az oynadığı bir dönemden geliyor o da müthiş bir performans gösterdi. İrfan da kendi kulübüyle maçlara bile gidemiyor, o da çok iyi performans gösterdi. Saydığım futbolcular saha dışında da örnek karakterler o yüzden böyle iyi olduğunuzda her zaman yukarıdan da yardım oluyor. Altay da bu şekilde, belki istediği gibi oynayamıyor ama bugün müthiş bir performans gösterdi" değerlendirmesinde bulundu.

Önemli bir rakibe karşı başarılı olduklarını vurgulayan Vincenzo Montella, "Modern futbolun dönemlerinde milli takımlarda oturmuş bir oyun formatı varsa İspanya gibi, onlara karşı adaptasyon geçirmeniz gerekiyor. Oradaki bütün futbolcular kulüplerinde de aynı sistemle oynuyor, oyunları oturmuş olmasına rağmen biz rakibin bütün özelliklerini düşündüğümüzde bu şekilde adapte olduğumuzu gösterdik. Bu aslında bizim de bir artı değerimiz, kim olursa olsun adaptasyonu gerçekleştirebiliyoruz. Bugün 13 şutumuz var, Portekiz Uluslar Ligi finali oynadığında İspanya’ya sadece 7 şut attı. Bugün topu rakibe bilerek bıraktık, hata paylarını da hesaplayarak hareket ettik" açıklamasında bulundu.

"Şimdi tamamıyla play-off’lara konsantre olacağız"

'Dünya Kupası’na ne kadar yakınız?' sorusuna da cevap veren Montella, "Bizim için bir şey değişmiyor, yakınız ya da uzağız diye düşünmüyoruz. Duygusal anlamda daha dengeli olmalıyız hepimiz. Bugün daha az oynayan oyuncularımızı görme fırsatımız oldu, çok da güzel cevaplar verdiler. Şimdi tamamıyla play-off’lara konsantre olacağız ve adım adım ilerleyeceğiz. Hedefe birlikte istediğimiz şekilde yaklaşmak istiyoruz" diye cevap verdi.

"Güzel bir performansla maçı tamamladık"

İspanya ile oynanan ilk maçla ilgili sorulan bir soruya ise 51 yaşındaki teknik direktörü, "Kararları alırken belirli bir konumlandırmamız gerekiyor, o dönemde milli takımdaki herkes bu şekilde oynamamız gerektiğine inanıyordu, kora kor oynamamız gerektiğini düşündük. O gün bu taktikle oynasaydık belki farklı bir şey de olabilirdi, belki mağlup da olurduk ama gerekli dersleri almayabilirdik. Daha başka acı tat da bırakabilirdi. O mağlubiyetin çok sağlıklı bir mağlubiyet olduğunu düşünüyorum, çünkü bize gerekli dersleri aldırdı. Bugün gösterdiğimiz performansla derslerimizi en iyi şekilde çıkardığımızı gördük ve güzel bir performansla maçı tamamladık. Sonuna kadar kazanacağımıza inandık. Sağlıklı mağlubiyet dememin sebebi, o mağlubiyetten sonra Gürcistan ve Bulgaristan maçlarında en iyi futbolumuzu oynayarak galip gelmemizi sağladı. Geri dönüp onu değiştirecek bir düşüncem yok" ifadelerini kullandı.

Golleri atan Deniz ve Salih'in performansı hakkında da konuşan İtalyan teknik adam, "Salih ve Deniz’in performansından çok mutluyum. Salih gol attı ve çok iyi oynadı. Deniz hem genç, gelişime açık, çok çalışkan, bugün de fedakarca bir maç sergiledi. Bu seviyelerde oynayabileceğini de gösterdi. Geleceğimiz için Deniz’in gelişimini sıkı bir şekilde takip ediyoruz" şeklinde konuştu.

"Play-off’larda iki finalimiz var"

Ayaklarının her zaman yere basması gerektiğini vurgulayan Montella, "Napolili bir insan olarak kültürüm Türkiye’dekine çok yakın. Bu tarz güzel performanslardan sonra herkes havaya giriyor, ona dikkat etmeliyiz, ayaklarımız yere basmalı. Play-off’larda iki finalimiz var ikisini oynamak için önce ilkini geçmeliyiz. Adım adım ilerleyeceğiz, hedefe emin adımlarla gitmeliyiz. Elmeme grubu kura çekiminde çok şanslı değildik. FIFA klasmanında 1. sırada olan takım bize geldi, üstü yoktu. Dünya Kupası’na gidebilmek için bir tık daha beklemeliyiz, mart ayını beklemeliyiz" dedi.

Oğuzhan Ort

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Nazilli Belediyesi’nden 23 ayda 23 yeni araç Nazilli Belediye Başkanı Dr. Ertuğrul Tetik, göreve geldiği günden bu yana yürüttüğü tasarruf politikasıyla hem belediyenin borç yükünü büyük ölçüde hafifletti hem de 23 yeni aracı ilçenin hizmetine sundu. 56 bin metrekare asfalt ihalesi, yeni barınak projesi ve Ahmet Şensan Kültür Merkezi’nin bulunduğu 6 bin metrekarelik alanın yenilenmesi gibi adımların yanı sıra araç filosunun güçlendirilmesi için de kalıcı adımlar atan Başkan Tetik, gerçekleştirdiği mahalle buluşmalarıyla da sık sık vatandaşların taleplerini yerinde dinleyerek halkın takdirini kazandı. Son dönemde esnaf odası ziyaretlerini artırarak her kesimden vatandaşın ilçe yönetimine ve yatırımlara ilişkin taleplerini bizzat ilk ağızdan dinleyen Tetik, belediyenin mali gücünün artırılmasıyla hizmetlerin de hız kazanacağına dikkat çekti. Mart ayı itibariyle 4 yeni aracı Temizlik İşleri Müdürlüğü bünyesinde kullanılmak üzere hizmete sunduklarını kaydeden Tetik, özellikle ara sokakların hijyen standartlarının artırılması için 10 işçinin 1 saate yaptığı işi yarım saatte tek başına yapan yeni araç alımı gerçekleştirdiklerini ifade etti. Söz konusu araçların sayısının artırılarak şehrin temizlik sorununu tamamen çözeceklerini belirten Başkan Tetik; "Nazilli’nin iki temel sorunu var; yol ve temizlik. Yol sorununu büyük ölçüde çözecek ihalemiz için ilanlarımız yayınlandı. Temizlik sorununu çözüme kavuşturmak için işçi alım girişimlerimiz ne yazık ki Ankara’dan bir sonuç alamadı. Biz de çözümü teknolojiden yana kullandık ve yeni araçlarımızı şehrimize kazandırdık. Bu araçların sayısını artırarak bu sorunu da çözmüş olacağız. Halkımız sabırlı olsun. Tüm sorunları el birliğiyle çözüme kavuşturacağız" dedi.
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı böyle görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dron ile havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum ETSO Mart ayı Meclis Toplantısı yapıldı: UR-GE projelerinde Türkiye birinciliği vurgulandı Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı, ETSO Meclis Başkanı Gökhan Yılmaz başkanlığında yapıldı. Toplantıda, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın tarafından aylık faaliyet raporu meclis üyelerine sunuldu. Toplantının en önemli gündem maddelerinden biri Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi (UR-GE) projeleri oldu. Başkan Saim Özakalın meclise yaptığı sunumda, ETSO’nun UR-GE projelerinde Türkiye genelinde birinci sırada yer aldığını belirterek, bu istikrarlı başarının firmalarımızın yeni teknolojilerle tanışmasına, vizyonlarını genişletmesine ve küresel pazardaki yeni ufuklara adapte olmasına ivme katacağını ifade etti. Ankara Temasları ve Stratejik Kazanımlar Meclise Aktarıldı Saim Özakalın’ın meclis üyelerine sunduğu faaliyet raporunda, geride kalan ay boyunca Ankara’da ve Erzurum’da yürütülen yoğun temaslar detaylandırıldı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala ile yapılan görüşmelerde, Erzurum’un 2. OSB genişleme süreci, 6. Bölge teşvikleri ve mesleki eğitim yatırımları için alınan destek sözleri meclis üyeleriyle paylaşıldı. Rapor kapsamında ayrıca, ETSO heyetinin Erzurum Valisi Aydın Baruş ziyareti, Model Fabrika Projesi hazırlıkları, Ziraat Bankası ve Halkbank bölge müdürlükleriyle yapılan finansmana erişim toplantıları ile Kadın ve Genç Girişimciler kurullarının yürüttüğü çalışmalar değerlendirildi. Toplantı, meclis üyelerinin sektörel taleplerini dile getirmesi ve Ramazan ayı gıda yardımları gibi sosyal dayanışma faaliyetlerinin istişare edilmesinin ardından sona erdi.
Balıkesir Havran ölüm kavşağına ışıklandırma yapıldı Balıkesir’in Edremit ile Havran ilçeleri arasındaki D230 karayolu üzerinde bulunan Çamdibi Kavşağı’na trafik sinyalizasyon sistemi kuruldu. Yıllardır çok sayıda trafik kazasının meydana geldiği ve onlarca kişinin hayatını kaybettiği ya da yaralandığı kavşakta yapılan trafik sinyalizasyon düzenlemesi sonrası trafik akışı kontrollü hale getirildi. Edremit-Havran karayolu üzerinde yer alan Çamdibi Kavşağı, özellikle orta refüjden yapılan dönüşler ve tali yoldan ana yola kontrolsüz çıkışlar nedeniyle uzun süredir bölgenin en riskli trafik noktalarından biri olarak gösteriliyordu. Ana yol üzerinde yüksek hızla ilerleyen araçlarla kavşağa giren araçların karşı karşıya gelmesi sonucu yıllar içinde çok sayıda ciddi kaza meydana geldi. Bölge sakinlerinin ve sürücülerin ifadelerine göre kavşakta bugüne kadar onlarca kaza yaşandı, birçok kişi hayatını kaybetti ve çok sayıda vatandaş da yaralandı. Özellikle gece saatlerinde görüş mesafesinin düşmesi ve kavşakta herhangi bir sinyalizasyon sisteminin bulunmaması kazaların en önemli nedenleri arasında gösteriliyordu. Uzun süredir kamuoyunda tartışma konusu olan kavşakta karayolları ekipleri tarafından trafik ışıklandırma ve sinyalizasyon sistemi kuruldu. Yeni sistemle birlikte ana yol ve tali yol geçişleri ışıklarla kontrol altına alınırken, orta refüj dönüşleri de daha güvenli hale getirildi. Işıklandırma sisteminin devreye girmesiyle birlikte bölgede trafik akışının daha düzenli hale geldiği görülürken, sürücüler de kavşaktan daha kontrollü şekilde geçiş yapmaya başladı. Ancak yıllardır çok sayıda kazanın yaşandığı kavşağa trafik ışıklarının ancak şimdi konulması, "Bu önlem kavşak ilk yapıldığında neden alınmadı?" sorusunu da beraberinde getirdi. Bölge halkı, onlarca can kaybı ve yaralanmanın yaşandığı noktada yapılan düzenlemenin geç kalınmış ancak önemli bir adım olduğunu ifade ediyor.
İstanbul Dirençli mantar enfeksiyonlarına karşı yeni tedavi yaklaşımı geliştiriliyor Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Dr. Yağmur Ekenoğlu Merdan, yürütücülüğünü üstlendiği projede, son yıllarda hastanelerde daha sık görülen ve tedavisi zorlaşan "candidozyma auris" adlı mantara karşı yeni bir tedavi yaklaşımının araştırıldığını söyledi. TÜBİTAK-ARDEB 1002-A Hızlı Destek Modülü kapsamında desteklenmeye değer bulunan çalışmada, mevcut mantar ilaçlarının etkinliğini artırmaya yönelik yenilikçi bir yöntem laboratuvar ortamında inceleniyor. Projede ele alınan candidozyma auris’in, özellikle bağışıklık sistemi zayıf hastalarda ciddi enfeksiyonlara yol açabildiğini belirten Dr. Ekenoğlu Merdan, bu mantar türünün birçok yaygın ilaca karşı direnç geliştirebildiğine dikkat çekti. Dr. Ekenoğlu Merdan, "Hastane enfeksiyonları açısından önemli bir sorun haline gelen candidozyma auris, mevcut tedavilere her zaman yeterli yanıt vermeyebiliyor. Bu da yeni ve destekleyici tedavi yaklaşımlarını gerekli kılıyor" dedi. Mevcut ilacın etkisini güçlendiren bir yaklaşım Araştırma hakkında bilgi veren Dr. Ekenoğlu Merdan, "Mantarların çoğalma ve iletişim mekanizmalarını baskılayabilen farnesol adlı bir maddenin, özel taşıyıcı yapılarla birlikte kullanılması ve yaygın olarak kullanılan flukonazol adlı mantar ilacıyla oluşturduğu birlikte etkinin değerlendirilmesini hedefliyoruz. Bu yaklaşımın, ilacın mantar üzerindeki etkisini artırarak daha etkili ve güvenli tedavi seçeneklerine katkı sağlayabileceğini öngörüyoruz" dedi. Laboratuvar sonuçlarıyla etkinlik değerlendiriliyor Çalışma kapsamında geliştirilen bu yeni kombinasyonun, mantarın çoğalmasını ne ölçüde baskıladığı ve tedaviye katkı potansiyeli laboratuvar ortamında test edildiğini söyleyen Dr. Ekenoğlu Merdan, "Amacımız mevcut antifungal ilaçların etkinliğini artırabilecek, uygulanabilir ve güvenli yeni yaklaşımlar ortaya koymak. Bu tür çalışmalar, dirençli enfeksiyonlarla mücadelede önemli bir bilimsel zemin oluşturuyor" diye konuştu. Gelecek çalışmalara bilimsel altyapı sunması bekleniyor Araştırmadan elde edilecek bulguların, dirençli mantar enfeksiyonlarına yönelik yeni tedavi stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlaması ve ileride yapılacak daha kapsamlı çalışmalara yol göstermesi amaçlanıyor.