DÜNYA - 13 Nisan 2026 Pazartesi 16:15 | Son Güncelleme : 13 Nisan 2026 Pazartesi 16:18

Von der Leyen: "Lübnan yanarken, Orta Doğu ya da Körfez’de istikrar mümkün değil''

A
A
A
Von der Leyen: "Lübnan yanarken, Orta Doğu ya da Körfez’de istikrar mümkün değil''

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, "Lübnan yanarken, Orta Doğu’da ya da Körfez’de istikrar mümkün değil. Bu nedenle tüm taraflara, Lübnan’ın egemenliğine saygı gösterme çağrısı yapıyor ve tam bir ateşkes talep ediyoruz" dedi.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB Komisyonu üyeleriyle gerçekleştirilen toplantının ardından basın toplantısı düzenledi. Toplantıda büyük oranda Orta Doğu’daki krizin Avrupa Birliği (AB) üzerindeki ekonomik etkileri üzerinde konuştuklarını ifade eden AB Komisyonu Başkanı Von der Leyen, "Orta Doğu, 44 gündür bir kez daha savaşın içine sürüklendi. Bu son 6 hafta bize, barışın garanti olmadığını hatırlattı" dedi.

Ateşkes ilan edilmesine rağmen müzakerelerin duraksadığını vurgulayan Von der Leyen, "Herhangi bir anlaşmanın, İran’ın nükleer ve balistik füze programındaki endişeleri ve Hürmüz Boğazı’ndaki durumu ele almak zorundadır" dedi.

"Lübnan’a yönelik devam eden saldırıların tüm süreci raydan çıkarabileceğinden endişeliyiz"

Hürmüz Boğazı’nın açılmasının hayati önem taşıdığın ifade eden Von der Leyen, "Ayrıca, Lübnan’a yönelik devam eden saldırıların tüm süreci raydan çıkarabileceğinden endişeliyiz. Lübnan halkına acil yardım sağlamak için AB stoklarını harekete geçiriyoruz. Ancak hiçbir yardım, kalıcı barışın sağladığı güvenin yerini tutmaz. Son haftaların önemli derslerinden biri, güvenliğin bölünmez olduğudur. Lübnan yanarken, Orta Doğu’da ya da Körfez’de istikrar mümkün değil. Bu nedenle tüm taraflara, Lübnan’ın egemenliğine saygı gösterme çağrısı yapıyor ve tam bir ateşkes talep ediyoruz" şeklinde konuştu.

Orta Doğu’daki savaşın Avrupa’nın fosil yakıt ithalat faturasını 22 milyar euronun üzerinde artırdığına işaret eden Von der Leyen, "Krizin ekonomimiz üzerinde muazzam bir etkisi var. Düşmanlıklar hemen sona erse bile, Körfez’den gelen enerji arzındaki aksama bir süre daha devam edecek" dedi.

Von der Leyen, bu çerçevede önümüzdeki hafta Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde yapılacak gayrı resmi AB Konseyi toplantısında liderlere sunulacak bir dizi önlemi ele aldıklarını söyledi.

Von der Leyen, "Hürmüz Boğazı’nın kapanması, vatandaşları doğrudan etkiliyor. Benzin istasyonunda, markette ve faturalarında bunu hissediyorlar. Bu, son yıllardaki ikinci fosil yakıt krizi. Aşırı bağımlılığın bedelini ağır ödüyoruz. Ancak Avrupa olarak avantajlarımız da var. Yenilebilir ve nükleer enerji üretimi güçlü. Stratejimiz net. Yerli, uygun fiyatlı ve güvenilir enerjiyi artırmamız gerekiyor" dedi.

Avrupa’nın elektrik üretiminin yüzde 70’ten fazlasını yenilenebilir enerji ve nükleer enerjiden geldiğini ifade eden Von der Leyen, "Ancak daha ileri gitmeliyiz. Depolama, esneklik ve şebeke yatırımlar şart" şeklinde konuştu.

"Macar halkı konuştu ve Avrupa yolunu yeniden sahiplendi"

Basın toplantısında Macaristan’daki parlamento seçimlerine ilişkin değerlendirmesi ve ülkenin yeni lideri Peter Magyar’dan beklentileri sorulan Von der Leyen, "Macar halkı konuştu ve Avrupa yolunu yeniden sahiplendi" dedi.

Macaristan’ın yeni hükümetiyle bu ülkenin dondurulan fonlarının serbest bırakılması gibi konularda çalışacaklarını açıklayan Von der Leyen, "Yapılacak çok iş var. Çünkü Macaristan, Avrupa yoluna geri dönüyor. Aynı zamanda AB içinde çıkarılacak derslere de bakmalıyız. Örneğin dış politikada nitelikli çoğunluk oylamasına geçmek, geçmişte gördüğümüz sistematik tıkanmaları önlemek için iyi bir yol. Bu ivmeyi kullanarak bu yolda ilerlemeliyiz" dedi.

İbrahim Aydoğan 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Görme engelliler için toplu taşımada "Sesli uyarı" talebi Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, görme engelli vatandaşların toplu taşıma araçlarını daha güvenli ve bağımsız kullanabilmesi için duraklarda ve araçlarda sesli uyarı sistemlerinin yaygınlaştırılmasını istedi. Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, görme engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları en büyük sorunlardan birinin toplu taşımaya erişim olduğunu belirterek, bu alanda acil düzenleme yapılması gerektiğini söyledi. Köse, özellikle otobüslerde ve duraklarda sesli uyarı sistemlerinin hayata geçirilmesinin, görme engelli vatandaşların yaşam kalitesini önemli ölçüde artıracağını ifade etti. Toplu taşıma araçlarına binerken ve inerken büyük zorluklar yaşandığını vurgulayan Köse, "Hangi aracın durağa geldiğini, hangi durakta inileceğini bilmek görme engelli bireyler için hayati önem taşıyor. Sesli uyarı sistemleri bu noktada büyük bir ihtiyacı karşılıyor" dedi. Sesli sistemlerin yalnızca bir kolaylık değil, aynı zamanda temel bir erişilebilirlik hakkı olduğuna dikkat çeken Köse, bu uygulamanın yaygın olduğu şehirlerde görme engelli bireylerin toplumsal hayata daha aktif katıldığını dile getirdi. Köse, "Bu sistemler sayesinde bireyler kimseye ihtiyaç duymadan seyahat edebiliyor, özgüvenleri artıyor ve sosyal hayata daha güçlü şekilde dahil oluyor" diye konuştu. Uygulamanın hayata geçirildiği bölgelerde hem güvenliğin hem de konforun arttığını belirten Köse, sesli anons sistemlerinin durak isimlerini ve hat bilgilerini net bir şekilde ileterek karışıklığı ortadan kaldırdığını söyledi. Bu sayede sadece görme engelli bireylerin değil, yaşlılar ve yabancı yolcular gibi farklı grupların da toplu taşımadan daha verimli faydalandığını kaydetti. Yetkililere çağrıda bulunan Köse, tüm şehirlerde toplu taşıma araçları ve duraklarının erişilebilir hale getirilmesi gerektiğini belirterek, "Erişilebilir bir şehir, herkes için yaşanabilir bir şehirdir. Sesli uyarı sistemleri artık bir tercih değil, zorunluluktur" ifadelerini kullandı.
Hatay Anne ve oğlunu öldüren katil akrabaların çaldıkları altınları kuyumcuya sattıkları ortaya çıktı Hatay’da ormanlık alanda çıplak halde cesedi bulunan Osman Zont’un annesi Zekiye Zont’un cansız bedeni toprağa gömülü halde bulundu. Jandarma ekiplerinin çalışmalarında anne ve oğlunun akrabaları tarafından öldürüldüğü ve katillerin ailenin yaşadığı evden çaldıkları altınları kuyumcuya sattıkları ortaya çıktı. İskenderun ilçesi Akçay Mahallesi’ndeki ormanlık alanda cesede rastlayan bir çoban, durumu jandarma ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekipleri, parmak izi incelemesi sonucu cesedin 33 yaşındaki Osman Zont’a ait olduğunu belirledi. Silahla vurulmuş halde bulunan Zont’un cesedi, otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Konuyla ilgili Zont’un ailesiyle iletişime geçmeye çalışan ekipler, 54 yaşındaki anne Zekiye Zont’un kayıp olduğunu fark ettiler. Durum üzerine çalışma başlatan ekipler, anne Zont’un cansız bedenini İskenderun yamaç paraşüt alanında topğrağa gömülü halde buldu. Jandarma ekiplerinin olayın failinin yakalanması için başlattığı çalışmada Zont ailesine akraba olan 2 kişi gözaltına alındı. Şahısların anne Zont’un altınlarını çaldığı ve Osman Zont’u gönül ilişkisinden dolayı öldürdüğünü söyledikleri öğrenildi. Şahısların jandarmadaki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.