EDA IŞIK
ANKARA
Partisinin TBMM'deki grubunda konuşan Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin gündemi en hızlı değişen ülke olduğunu söyledi. AK Parti'nin yapay gündem oluşturmakta çok başarılı olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, bunu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın danışmanın da söylediğini ifade etti. Kozmik oda soruşturmasına değinen Kılıçdaroğlu, "Sayın Bülent Arınç'a suikast iddiasıyla o kadar haber yapıldı yazıldı çizildi. Ne oldu? Halkın gündemi neden böyle saptırılıyor?" dedi. AK Parti'nin gündemi değiştirerek bir taşla iki kuş vurmak istediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, bir yandan halkın gerçek gündemden koparıldığını, diğer yandan iktidarın kendi hukukunu oluşturmaya çalıştığını savundu.
3 generalin açığa alınmasına da değinen Kılıçdaroğlu, geçen hafta bu konunun gündemde olduğunu anımsattı. Herkesin bu konu ile ilgili yazıp çizdiğini ancak 3 generalin konuşturulmadığını ve konunun 'Siz neden dava açıyorsunuz?' noktasına getirildiğini belirten Kılıçdaroğlu, konuşmasını söyle sürdürdü:
"Başbakan diyor ki 'YAŞ kararının altında benim imzam yok'. Ama o karar çıkmış. 'Benim için hukuk yok, yasalar yok, düşüncem var. O düşüncemin gereği olarak her şeyi yapma özgürlüğüm var. O 3 asker emekli olmalı' deniyor. Hangi yasaya göre. Yok öyle yasa. Peki siz değil misiniz vekaletin o görevlere atayan. Peki neden şimdi kalkıyorsunuz da zorla görevden almaya çalışıyorsunuz."
'ŞANTAJ HUKUKU DÖNEMİ BAŞLAMIŞTIR'
CHP'nin hukukun üstünlüğüne inanan bir parti olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, "Bunu en çok Recep Tayyip Erdoğan'ın bilmesi gerekir. O seçilip parlamentoya gelebiliyorsa bizim sayemizde geliyor" dedi.
Anayasa'da idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğunun yer aldığını belirten Kılıçdaroğlu, 3 generalin de bu kapsamda yargı yoluna başvurduğunu söyledi. Kamuoyunun bu konuda yanlış yönlendirildiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "AK Parti yandaşı hukukçuların buna çanak tutması da en hafif deyimle ayıptır. Dava açamazsınız diyorlar. Niye yargıya gidiyorsunuz diyorlar.
Peki ne yapacaklar. 'Emredersiniz padişahım' demelerini bekliyorlar. Yapılan iş ayıptır. Bunu sürdürmek başka bir ayıptır. AK Parti referandumda üstünlerin değil, hukukun üstünlüğünü getireceğiz diyordu. Şimdi Başbakan'a sormak lazım. Sizin bu yaptığınız üstünlerin hukuku mu, hukukun üstünlüğü mü? Sizin gizli gündeminiz yoksa hukuk kurallarına uyarsınız. Şimdi 'Gerekirse yasa çıkartırız' diyor. Bu ne demektir; 'Benim parlamentoda askerlerim var. Onlar el kaldırır ve el kaldırırken bana bakarlar. Yasayı çıkartırız' diyor. Bu parlamentoya hakarettir. Parlamentonun iradesi ipotek altına alınmak isteniyor. Yapılan şantajdır. Şantaj hukuku dönemi başlamıştır. Bu anlayış 12 Eylül anlayışıdır. Bu anlayış Kenan Evren'in 2010 versiyonudur. Erdal Eren'i hepimiz biliriz. Yaşı 16 idi. İdama mahkum oldu. Yaşını 18'e çıkarıp idam ettiler. Başbakan'a sormak lazım. Bir adam hakkını aramak için yargıya gittiğinden dolayı demediğini bırakmadın. Senin Kenan Evren'den farkın ne? Asker onuruyla görevini yapacaktır ama kışlada. Asker siyasetin emrinde olmalıdır. Ama asker siyasetin oyuncağı olmamalıdır" diye konuştu.
Geçtiğimiz günlerde bir müsteşarın yargıya giden memurlarla ilgili 'Davalarını çekmezlerse daha çok çekerler' yönünde açıklaması olduğunu belirten Kılıçadroğlu, "Başbakan'ı böyle olursa müsteşarı da böyle olur. Ne demek 'Davanı çekmezsen daha çok çekersin'. Görevden aldığın adam senin kölen mi? Bu anlayış 12 Eylül anlayışıdır. Bunlar 12 Eylül'e karşıyız diyorlardı. Ben bunlar 12 Eylül'ün beslemeleridir dediğimde itiraz etmişlerdi. Şimdi görüyoruz. 12 Eylül bunları besledi, iktidara getirdi. 12 Eylül'de onlardan mağdur olan var mi? İşkenceye uğrayanların acılarını sömürdüler" dedi.
Konuşmasında Deniz Feneri soruşturmasına da değinen Kılıçadroğlu, "Poyrazköy iddianamesi 8 ay, Balyoz soruşturması 5-6 ay, Kafes Eylem Planı soruşturması 4 ay sürdü. Deniz Feneri soruşturması tam 1.5 yıl. Ne olduğu, ne yapıldığı belli değil. Çünkü orada hükümetin koruduğu kişiler var, yolsuzluğu kanıtlanmış adamlar var. Niye görevden almıyorsunuz. Gittiniz parlamentodan özel yasa çıkardınız" şeklinde konuştu.
'WIKILEAKS İDDİALARINI ARAŞTIRMAK İÇİN KOMİSYON KURDUK'
Dünyada büyük yankı uyandıran Wikileaks belgelerine de değinen Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın bu konudaki 'eteğindeki taşları döksün ondan sonra konuşuruz' yönündeki ilk değerlendirmesine atıfta bulundu. Kılıçdaroğlu, "Taşlar dökülecek ama ağırlığı ne olur. Açıklanan belgeler çok önemli. Bu belgeler sıradan bir yurttaş veya sıradan bir ülkenin belgeleri değil. Doğru mudur yanlış mıdır? Biz de bir komisyon kurduk. Tek tek araştırmamızı yapacağız. Belgelerin önemli olduğu dünyayı sarsmasından belli. Çok azı açıklandı, asıl taşlar öyle zannediyorum ki arkadan gelecek. İddialar sıradan iddialar değil. Başbakan için İsviçre'de 8 ayrı hesabı var deniyorsa bu ciddi bir iddiadır. Sayın Başbakan kamuoyunu tatmin edecek açıklamalar yapmalı. Suçlamıyoruz ancak Başbakan yeterli açıklama yapmazsa bu iddiaların altında kalır" diye konuştu.








