SAĞLIK - 27 Temmuz 2022 Çarşamba 13:18

'Yaz aylarında vücuttaki ödem artıyor'

A
A
A
'Yaz aylarında vücuttaki ödem artıyor'

Ödemin dokularda olması gerekenden fazla sıvının birikmesi olarak bilindiğini aktaran Dyt. Yıldız Melek Aksoylu, "Genel olarak ellerde, ayaklarda, bacaklarda ve kollarda ödem görülebilir. Dönemsel olarak değişkenlik göstermekle birlikte yaz aylarında ödem artıyor" dedi.

Medicana International İstanbul Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Yıldız Melek Aksoylu, ödem ile ilgili bilgiler verdi. Ödemin dokularda olması gerekenden fazla sıvının birikmesi olarak bilindiğini aktaran Dyt. Yıldız Melek Aksoylu, "Genel olarak ellerde, ayaklarda, bacaklarda ve kollarda ödem görülebilir. Dönemsel olarak değişkenlik göstermekle birlikte yaz aylarında ödem artıyor. Ödemle başa çıkmak için önce sebebini tespit etmek gerekiyor. Dokular içerisinde aşırı sıvı birikiminin meydana gelmesi, ödeme yol açıyor. Bu ödem birikimi de vücudun farklı bölgelerinde şişkinliğe sebep oluyor" ifadelerini kullandı.

"Bazı sağlık sorunları ödemin kaynağı olabiliyor"

En doğru tespitin alanında uzman bir doktor tarafından yapılması gerektiğini vurgulayan Dyt. Yıldız Melek Aksoylu, ödemin sebepleri ve tedavi süreci ile ilgili şu bilgileri verdi: "Vücutta meydana gelen ödemin nedenleri merak edilen konuların arasında yer alıyor. Kalp ve dolaşım problemleri, tiroit hastalıkları, böbrek hastalıkları, bazı enfeksiyonel hastalıklar, kadınlarda adet dönemi ve menopoz, hormonal değişiklikler, tansiyon hastalıkları ödeme neden olabilir. Bu hastalıklardan biri varsa ödem problemi yaşama ihtimaliniz çok yüksektir. Fakat sağlığına dikkat edenler ödem sorununu kolayca çözebilirler. Tiroit probleminiz varsa gerekli tedaviyi almadan ödem problemini engelleyemezsiniz. Demir eksikliği yaşıyorsanız eksikliği gerek ilaç gerek beslenme ile yerine koymanız gerekir. Yüksek tansiyon probleminiz varsa ve yüksek sodyumlu besleniyorsanız ödem sorunu yaşamak kaçınılmazdır. İlk adım hastalığa bağlı nedenleri doktorunuz ile görüşmek ve yaşamsal faaliyetlerinizi gözden geçirmektir.”

"Aktif spor yapmak ödem için mükemmel bir ilaç"

Günümüzde her yere ulaşım araçlarıyla gidildiğini söyleyen Dyt. Yıldız Melek Aksoylu, "Çoğu zaman masa başı çalışıyor, hareket etmekten yoksun kalıyoruz. Aktif spor yapabilmenin ödem için mükemmel bir ilaç olduğunu söyleyebilirim. Gerek spor salonunda gerek doğada gerekse de evde yaşantınıza hareket katmalısınız. İstedikten sonra her yerde hareket edebilirsiniz. Fiziksel aktivite kaslarınızın güçlenmesini sağlar, güçlü kaslarla dolaşım daha hızlıdır. Uyuyan bir dolaşımla oturduğunuz yerde şiştiğinizi hissederseniz ki masa başı çalışanlar bu konudan çok yakınır. Günde 15 dakika veya yarım saat diyerek küçümsemeyin. Günlük yarım saat yürümek, yapmamaktan daha iyidir” dedi.

"Ödem sorunlarınız için beslenmenizi gözden geçirin"

Beslenme alışkanlıklarının sağlığı etkilediği gibi ödem problemlerine de neden olduğunu belirten Dyt. Yıldız Melek Aksoylu, “Su tüketimi bu problemlerin en başında gelmektedir. Su tüketimi cinsiyete, yaşa, fiziksel aktivitenize ve ağırlığınıza göre değişir. Gereğinden az su tüketmek hem ödeme neden olmakta hem de metabolizmayı yavaşlatmaktadır. Su tüketiminin gereğinden fazlası da zararlıdır. Fazla su da ödem yapar ve elektrolit kaybına neden olarak sizi halsizleştirir. Düşünmekte bile güçlük çekersiniz. Meyve suyu, çay, kahve gibi içecekler su yerine geçmemektedir. Aksine fazla çay ve kahve tüketmek su kaybına neden olur ve dokularınız şişer. Tek tip beslenmek yani sadece karbonhidrat veya sadece protein ağırlıklı beslenmek hem kilo almanıza hem de ödeme neden olur. Protein ağırlıklı besleniyorum diye hiç sebze tüketmiyorsanız ve proteini gereğinden fazla tüketiyorsanız yağlanmaya bağlı dokularda sıvı birikmesi yaşarsınız. Karbonhidrat içeren besinler vücut tarafından parçalandığında su açığa çıkar ve yine gereğinden fazla tüketiliyorsa ödem kaçınılmazdır. Alerji veya intoleransınız olan besinlere karşı da dikkatli olmalısınız. Bunlarda metabolizmanıza zarar vererek kabızlığa ya da ishale bağlı ödem sorunları yaşamanıza neden olacaktır” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Niğde Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Dinç: "Bağımlılıkla mücadelede devletin çabası yetmez, herkes sorumluluk almalı" Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, "Bağımlılıkla mücadelede devletin çabası yetmez, herkes sorumluluk almalı" dedi. Niğde’deki programı çerçevesinde ilk olarak Vali Nedim Akmeşe’yi ziyaret eden Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, kentte yürütülmesi planlanan projelere ilişkin bilgi alışverişinde bulundu. Ziyaretin ardından Yeşilay Danışmanlık Merkezi’nde basın mensupları ve gönüllülerle bir araya gelen Dinç, Türkiye genelinde yürütülen çalışmalar hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin her köşesinde 104 yıldır faaliyet gösterdiklerini ifade eden Dinç, bağımlılığın birey ve toplum üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekerek, "Bağımlılık bir insanın başına gelmiş en kötü şeydir. Bağımlı insan işini kaybeder, ilişkilerini kaybeder, sevdiklerini, dostlarını kaybeder, sağlığını, yeteneğini kaybeder ve en sonunda kendini kaybeder. Bir insanın, aynı zamanda bir toplumun da başına gelebilecek en kötü şey, çocuklarının, gençlerinin, gelecek nesillerinin bağımlı olmasıdır. O yüzden Türkiye Yeşilay Cemiyeti, ne herhangi bir insanımız bu problemi yaşasın istiyor ne de toplumumuzda böyle bir problem olsun istiyor. Çünkü hem bireye zarar veriyor hem toplumu kökünden yıkan olumsuz etkiler ortaya çıkarıyor" ifadelerini kullandı. Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca kurumların çabasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Dinç, "Seferberlik diyoruz, çünkü bağımlılıkla mücadelede devlet kurumları gayret ediyor, yetmez. Yeşilay çalışma yapıyor, yetmez. Her bir insanımızın bu konuda sorumluluk alması, bu yükün altında kalmamak için mücadelemize destek vermesi gerekiyor" dedi. Dinç, bağımlılığın aileler üzerinde oluşturduğu ağır yükü şu sözlerle anlattı: "Danışanlarımızdan birinin annesi şöyle yazmış; ‘Ben evladımdan vazgeçmiştim, siz vazgeçmediniz, şimdi kurtuldu’ demiş. Bir insan evladından vazgeçer mi? Geçebiliyor. Çünkü bağımlılık öyle bir noktaya getiriyor ki anne, ‘Evladım ölsün diye dua ediyorum. Kendine de eziyet ediyor, bize de eziyet ediyor, başkasına da eziyet ediyor’ diyor. Allah hiçbir yuvaya vermesin istiyoruz." Yeşilay’dan çocuklar ve gençler için eğitim ve projeler Bağımlılıkla mücadelenin özellikle çocuklar ve gençler üzerinden güçlendirilmesi gerektiğini belirten Dinç, anaokulundan itibaren eğitim verdiklerini söyledi. Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı kapsamında bugüne kadar 7 milyon öğrenciye ulaştıklarını ifade eden Dinç, 188 üniversitede Genç Yeşilay kulüplerinin faaliyet gösterdiğini kaydetti. Gençlerin enerjisinden ve vizyonundan yararlanmak istediklerini ifade eden Dinç, spor salonları, kütüphaneler ve atölyelerle çocuklara güvenli alanlar oluşturduklarını, Niğde’de "Yeşil Kampüs" projesini hayata geçirmek istediklerini belirtti. Uyuşturucu, kumar ve tütün bağımlılığına dikkat çeken Dinç, "Uyuşturucuyla, kumarla, tütünle alakalı problemler var. Artık sayı vermeye gerek yok. Yangın yanımızda. Yangın geliyor diye bağırmaya gerek yok, bizatihi görüyoruz, sıcağını hissediyoruz. Yangın varken bir yerde başka iş yapılmaz. Kimin ne işi varsa bırakır, herkes toplu şekilde yangın söndürmeye gider. Şu anda bağımlılıkla alakalı bir yangın var. Bütün dünyada var, ülkemizde de var. İşimizi gücümüzü bırakacağız, birinci önceliğimiz bu yangını söndürmek olacak. Niğde’de verdiğimiz bu mücadelede sizlerin de çok desteğini bekliyoruz" şeklinde konuştu.