SAĞLIK - 23 Mayıs 2022 Pazartesi 10:17

Yeni doğan bebeğin köprücük kemiği kırıldı, vücudu mosmor oldu

A
A
A
Yeni doğan bebeğin köprücük kemiği kırıldı, vücudu mosmor oldu

Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde doğuma giren bir doktorun bebeğin köprücük kemiğini kırdığı ve vücudunda morluklar oluştuğu iddia edildi. Doğumdan sonra entübe edilen talihsiz bebek, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na ait helikopterle Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi’ne getirilerek yoğun bakıma alındı. Müracaat üzerine savcılığın yanısıra Sağlık Müdürlüğü de soruşturma başlattı.

Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde yaşayan Şöhret Özdemir (26) ile Erhan Özdemir (32) çifti, 3’üncü çocuklarına hazırlanırken hayatlarının şokunu yaşadı. Hamilelik süreci boyunca doktorlarının kendileriyle yakından ilgilendiğini ancak doğuma bir hafta kala izne çıkan doktorlarının yerine başka bir doktor olan K.Y.’nin doğuma geldiğini belirten Özdemir çifti, kendilerine kötü muamele yapıldığını öne sürdü.

12 Mayıs tarihinde Şöhret Özdemir’in sancılarının başlaması ve Gökçeada Devlet Hastanesi’ne götürülmesinin ardından doğuma K.Y. girdi. Doğum sırasında köprücük kemiği kırılan bebeğin göğsünde de morluklar oluştuğu ve nefes zorluğu çekmesinin ardından Deniz Kuvvetlerine ait helikopterle Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi’ne sevk edildi.

Hem kendisinin hem de eşinin yaşadığı şoku İHA muhabirine anlatan Erhan Özdemir, “12 Mayıs tarihinde eşimin sancılanması üzerine Gökçeada Devlet Hastanesine gittik. Doktorumuzun 1 aylık yıllık izine çıkması sonrasında onun yerine gelen doktor eşimi muayene etti. 3 gün içerisinde davranışları olsun, konuşma tarzı olsun hiç hoş değildi. Doktor eşimi rahatlatmak için serum vereceğini söylüyor ama onun yerine suni sancı veriyor ve bunu kendisine söylemiyor. Sonrasında eşim doğum sancıları çekmeye başlıyor, açılması zor açılıyor. O arada doktor eşime, “Niye bağırıyorsun, bağırma” diyor. Eşim de sancı çektiği için normal olarak bağırıyor. Açılması olduktan sonra eşimi doğuma alıyorlar. Doğuma aldıkları zaman hemşire hanım doğumun başladığını doktora söylüyor. Doktor eli cebinde, “Bir şey olmaz kalsın” diyor ve 3 kez bunu tekrarlıyor. Bunlar eşimin bana anlattıkları” dedi.

“Eşim nerede bebek görse ağlıyor”

Eşinin psikolojik olarak zor durumda olduğunu belirten Özdemir, “Zaten eşim şu an psikolojik olarak zor durumda. Nerede bebek görse ağlamaya başlıyor. Doğum başlıyor, bebek 4 kilo 200 gram olarak doğdu. Benim diğer iki çocuğum da 4 kilo üzerinde doğdu. Hemşire hanım diyor ki “Doktor bey kesik atalım, bebek çıkmıyor”, Doktor da bu şekilde çıkaracağını söylüyor. Çocuğu hırpalayarak köprücük kemiğini kırdı, nefes almakta zorluk çekti. Zor bir doğum oldu, göğsünde morluklar var” diye konuştu.

Yeni doğan bebeğin köprücük kemiği kırıldı, vücudu mosmor oldu

“Doğumu bıraktı, muayeneye gitti”

Doğum sırasında doktorun doğumu bırakarak hastaları muayene etmeye gittiğini de sözlerine ekleyen Özdemir, “Çocuğu hırpalayarak çıkardıktan sonra göbek bağını kesip, bırakarak gidiyor. Sonrasında hemşireler bebeğin başına toplandılar, doğar doğmaz entübe edildi. Doktor bebeğin bırakarak başka hastaları muayene etmeye gitmiş. O sırada bir vatandaş muayene sırasında duruyor. Hemşire hanım kapıyı çalarak doktoru çağırıyor. Annenin kanamasının olduğunu söylüyor. Doktor ise bir şey olmaz diyerek geçiştiriyor. Orada bulunan hasta da bizi arayarak böyle bir şey olduğunu kendisinin de şahit olacağını söyledi. Hemşireler sağ olsun çok ilgilendi, doktor ise bıraktı gitti. Bebeğim, Gökçeada’dan Çanakkale’ye helikopter geldi ve hastaneye gelmesi 2,5 -3 saati buldu” dedi.

“Bizim yaşadıklarımızı başkaları yaşamasın”

Hatalı doğum yaptırdığı iddia ettiği doktor hakkında yasal süreci başlattığını ve devletten yardım beklediklerini belirten Özdemir, “Yasal süreci başlattım. Devletimden bu konuyla ilgili yardım istiyorum. Başkaları böyle bir olayı yaşamasın. Gerçekten zor bir durum. Bebeği olanlar ve bizim yaşadıklarımızı bilenler bizi anlar. Devletimizden yardım istiyorum. Eşim şu anda psikolojik olarak gerçekten zor durumda iyi değil. Çocuğum şu an da Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesinde 3’üncü düzeyde yoğun bakımda. Doktorlar tam olarak bir şeyde söylemiyorlar. Durumu nedir diye sorduğumuzda normal diyorlar. Bize tam olarak bir bilgi vermiyorlar. Yaşasa bile artık engelli mi olur? Herhangi bir sıkıntısı olur mu hiç bilmiyoruz. Zor bir durumdayız Devletimizden yardım bekliyoruz. Bu doktorla ilgili ellerinden geleni yapacaklarına da inanıyorum. Biz her zaman doktorlarımızı seviyoruz” şeklinde konuştu.

Yeni doğan bebeğin köprücük kemiği kırıldı, vücudu mosmor oldu

Bebeğin yardımına TSK yetişti

Milli Savunma Bakanlığına bağlı Deniz Kuvvetlerine ait bir helikopter 12 Mayıs tarihinde gerçekleştirdiği özel görev ile Özdemir bebeği Gökçeada’dan alarak Çanakkale Merkez’e getirmişti. Daha sonrasında sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Milli Savunma Bakanlığı; Özdemir bebeğe acil şifalar dileğinde bulunmuştu.

Çanakkale İl Sağlık Müdürlüğü, konuyla ilgili gerekli soruşturmayı başlatırken, acılı aile de yoğun bakımda yatmakta olan ve henüz ismini bile koyamadıkları yeni doğan bebeklerinden müjdeli haberi bekliyor.

Utku Yaşar Cüce - Enishan Keskin
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Ziraat Türkiye Kupası: Trabzonspor: 1 - Konyaspor 0 (İlk yarı) Ziraat Türkiye Kupası finalinde Trabzonspor ile Konyaspor, Antalya’da karşı karşıya geliyor. Mücadelenin ilk yarısı Trabzonspor’un 1-0 üstünlüğü ile tamamlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 1. dakikada Konyaspor tribünlerinden sahaya atılan meşaleler nedeniyle hakem Halil Umut Meler, oyunu kısa süreli durdurdu. 6. dakikada Konyaspor’da Gonçalves’in savunma arkasına gönderdiği topta Bardhi, kaleciyle karşı karşıya kaldı. Bardhi’nin şutunda meşin yuvarlak üstten auta çıktı. 10. dakikada Trabzonspor’da Zubkov’un pasında ceza sahası dışında topla buluşan Muçi’nin şutunda meşin yuvarlak üstten auta çıktı. 18. dakikada Trabzonspor, sağ kanattan gelişen atakta Pina’nın ortasında Onuachu’nun kale alanı önünden yaptığı vuruşla golü buldu. 1-0 25. dakikada Konyaspor atağında Uğurcan’ın sağ taraftan ortasında Bardhi’nin uzak direk dibinden yaptığı vuruşta meşin yuvarlak az farkla üstten auta çıktı. 36. dakikada Trabzonspor’da Onuachu’nun kafa vuruşunda kaleci Bahadır gole izin vermedi. Stat: Corendon Airlines Park Hakem: Halil Umut Meler, Çağlar Uyarcan, Bersan Duran Trabzonspor: Onana, Pina, Nwaiwu, Savic, Mustafa Eskihellaç, Folcarelli, Bouchouari, Zubkov, Muçi, Augusto, Onuachu Yedekler: Onuralp Çevikkan, Ahmet Doğan Yıldırım, Anthony Nwakaeme, Ozan Tufan, Lovik, Onuralp Çakıroğlu, Umut Nayir, Oulai, Salih Malkoçoğlu, Boran Başkan Teknik Direktör: Fatih Tekke Konyaspor: Bahadır, Uğurcan, Adil, Nagalo, Berkan, Jevtovic, Melih, Deniz, Gönçalves, Bardhi, Muleka Yedekler: Deniz Ertaş, Yasir Subaşı, Jo Jin-Ho, Rayyan Baniya, Yusuf Andzouana, Arif Boşluk, Sondre Svendsen, Bjorlo, Olaigbe, Kramer Teknik Direktör: İlhan Palut Gol: Onuachu (dk. 18) (Trabzonspor) Sarı kartlar: Bouchouar, Savic (Trabzonspor), Uğurcan Yazğılı, Jevtovic (Konyaspor)
Ankara Sumud Filosu’nda İsrail güçleri tarafından alıkonulan HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan, konfederasyon tarafından karşılandı Sumud Filosu’nda İsrail güçleri tarafından alıkonulan Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan ve HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Fatma Zengin, Türkiye’ye dönüşlerinin ardından HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından karşılandı. Gazze’ye insani yardım götürmek için Global Sumud Filosu ile çıktığı yolculuğunda İsrail saldırısıyl alıkonulan HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ve HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Fatma Zengin, diplomatik girişimler sonucunda Türkiye’ye getirildi. HAK-İŞ’e bağlı sendika başkanları ve üyeleri tarafından karşılanan Arslan, yaptığı konuşmada, dünyanın Sumud Filosu’nda yaşananları bilmesi gerektiğinin altını çizdi. Arslan, "Bunu teşkilatlarımızın dünyanın bilmesi gerekiyor. Gerçekten Sumud için Siyonist devletinin yapmış olduğu hazırlıklar bir plan dahilinde yapılmış. Gemilere müdahaleden başlayarak sınır dışı edildiğimiz saate kadar her şey planlanmıştı. Bir dakikası bile boş geçmeyen işkenceler, hakaretler, aşağılanmalar, bir insana yapılmaması gereken ne varsa hepimize uygulandığı bir süreç yaşadık. Bunların böyle olduğunu biliyorduk. Ama bu kadar olduğunu bilmiyorduk. Geçen yıl Sumud 1’de yaşananların on katı değil yüz katını yaşattılar. Neden? Sumud onlar için büyük bir baş belası. Sumud bir ateşkesin kısmen de olsa sağlanmasını gerçekleştirmişti. Yardımların kısmen de olsa gitmesini sağlamıştı. Uluslararası toplumun Filistin konusunda inanılmaz duyarlılık oluşturmuştu. Ve bütün dünya ayağa kalkmıştı" dedi. "Amacımız, bir duruş ortaya koymak ve bunun karşılığında onurumuzu, yerlere süründürmeden dik durabilmekti" Sumud’un İsrail güçlerine karşı olan duruşuna değinen Arslan, "Ama Sumud’un ilkesi şu; ‘asla karşılık vermeyeceğiz, asla şiddete eğilim göstermeyeceğiz, asla gözlerine bakmayacağız, asla onlarla bir münakaşaya girmeyeceğiz’. Çünkü bunları yaparsanız Fatma gibi daha çok dayak yiyorsunuz. Daha fazla hakaret görüyorsunuz. Daha fazla işkence görüyorsunuz. Bizim oradaki amacımız, bir duruş ortaya koymak, o duruşumuzun karşılığında onurumuzu, haysiyetimizi, kişiliğimizi asla yerlere süründürmeden dik durabilmekti" ifadelerine yer verdi. Sumud 2 misyonunun daha Gazze’ye ulaşamadan uluslararası kamuoyunda büyük etki oluşturduğunu ifade eden Arslan, dünyanın birçok ülkesinde halkların Filistin için meydanlara çıktığını söyledi. Arslan, Batılı halkların hükümetlerinin baskılarına rağmen Filistin için ses yükselttiğini belirterek, Sumud misyonuna katılan yüzlerce aktivistin büyük bölümünün İslam dünyasından olmadığına dikkati çekti. "Şov yapmak için değil, Filistin için gittik" Arslan, Sumud yolculuğunun herhangi bir gösteri amacı taşımadığını ve kamuoyuyla önceden paylaşmadığını söyleyerek, "Amacımız Filistinli kardeşlerimizin acılarını dindirmek. Onların yaşadığı zorlukları görüp bunu sizinle paylaşıp daha fazlasını yapmayı istemek. Derdimiz bu, şov yapmak değil. Şov yapmak istesek bir ay önceden propaganda yapardık. Ailemin dışında kimseye paylaşmadık. Yönetim kurulundaki arkadaşlarımıza son gün söyledim. Neden? Çünkü bu istismar edilsin istemedik" diye konuştu. "Gazze’nin düşmemesi, Filistin’in özgür olması gerekiyor" Filistin halkının yaşadığı zulmün tüm insanlığın ortak meselesi olduğunun altını çizen Arslan, "Filistin için kim bir tuğla koymuşsa kendimizi ondan ayrı görmüyoruz. Ama HAK-İŞ herkesten daha fazlasını yapmak zorunda. Herkesten daha fazla fedakarlık, herkesten daha fazla mücadele etmek zorunda. Çünkü konfederasyonumuzun bu konuda kararları var. Bulunduğumuz illerde, il başkanlıklarımızda, şube başkanlıklarımızda, sendikalarımızda Filistin’i ve Gazze’yi girinti gündeminiz yapın. Gazze tamamen düşerse biliniz İstanbul düşer arkadaşlar. Bu siyonist katillerin esas hedefi Türkiye. O yüzden Gazze’nin düşmemesi, Filistin’in özgür olması gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. Arslan, Gazze’de yaşanan insanlık dramının yalnızca konuşularak geçiştirilemeyeceğini belirterek, herkesin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Gazze’de yaşananların yerinde görüldüğünde çok daha derinden hissedilebildiğini söyleyen Arslan, "Gazzeli kardeşlerimizin yaşadığı acıları yerinde görünce daha fazlasını yapmamız gerektiğini anladık. Lafla değil, bizzat mücadele ederek Filistin davasının yanında olmak zorundayız" şeklinde konuştu. Filistin konusunda dünyanın birçok ülkesinde büyük bir vicdani uyanış yaşandığını kaydeden Arslan, özellikle Batı toplumlarında Filistin’e destek gösterilerinin giderek büyüdüğünü ifade etti. Arslan, Avrupa’dan Amerika’ya, Kanada’dan Latin Amerika’ya kadar milyonlarca insanın Filistin için meydanlara çıktığını ve Batılı halkların kendi hükümetlerinin baskılarına rağmen Gazze halkının yanında durduğunu söyledi. Ayrıca Sumud misyonuna katılan yüzlerce aktivistin büyük bölümünün İslam dünyasından olmadığını ifade eden Arslan, farklı inanç ve kültürlerden insanların Gazze için ortak vicdanda buluştuğunu belirtti. Arslan, Gazze halkının Türkiye’ye büyük umut bağladığını belirterek, "Türkiye bu sorumluluğunun farkında olmak zorunda. Biz farkındayız çok şükür. Devletimiz farkında, milletimiz farkında daha fazlasını yapmamız gerekiyor. Onun için biz Sumud’a katılarak bu hainlerin, bu katillerin Gazzeli, Filistinli kardeşlerimize 80 yıldır neler yaptıklarını deneyimledik. Bizi iki gün dayanamayan arkadaşlarımız iki üç gün sabredemeyen arkadaşlarımızın yerinde 80 yıllık Gazze’de yaşayan biri olsanız nasıl olur?" dedi. Arslan, süreç boyunca Türkiye Cumhuriyeti’nin ortaya koyduğu diplomatik irade ve dayanışmanın uluslararası aktivistler açısından büyük anlam taşıdığını belirtti. Ketziot Hapishanesi’nden çıkarıldıktan sonra havalimanında ilk olarak Türk Hava Yolları uçaklarını gördüklerini ifade eden Arslan, bu tablonun kendileri için büyük gurur kaynağı olduğunu söyledi. Türk Hava Yolları’nın yalnızca Türkiye vatandaşlarını değil yüzlerce aktivisti ülkelerine ulaştırdığını belirten Arslan, "Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Türk Hava Yolları’na bir kez daha teşekkür ediyoruz" dedi. Türkiye’nin Filistin meselesindeki tarihi sorumluluğuna dikkat çeken Arslan, Türkiye’nin hem diplomatik hem de insani anlamda daha güçlü olması gerektiğini ifade etti. HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Fatma Zengin ise, yaklaşık 40 gün önce İtalya’dan yola çıktığını belirterek, Sumud misyonunun sabır, direniş ve kararlılık üzerine kurulu olduğunu ifade etti. Dünyanın farklı ülkelerinden yüzlerce aktivistle birlikte Filistin halkına destek olmak için mücadele ettiklerini söyleyen Zengin, bu süreçte vicdan sahibi insanların din, dil, ırk ayrımı gözetmeden ortak bir dayanışma ortaya koyduğunu belirtti. Zengin, süreç boyunca uluslararası aktivistlerin en büyük güvencesinin Türkiye olduğunu belirterek, Türkiye’nin Filistin meselesindeki duruşunun dünya kamuoyunda büyük bir karşılık bulduğunu söyledi. Zengin, farklı ülkelerden aktivistlerin, "Ne olursa olsun Türkiye bizi kurtarır" diyerek Türkiye’ye duydukları güveni dile getirdiklerini ifade etti. Türk Hava Yolları uçaklarını gördükleri an büyük mutluluk yaşadıklarını belirten Zengin, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere devlet yetkililerine ve Türk milletine teşekkür etti.