GÜNDEM - 08 Temmuz 2019 Pazartesi 10:55

Yerli ve milli beyefendi ‘Gökbey’

A
A
A
Yerli ve milli beyefendi ‘Gökbey’

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen ve geçtiğimiz günlerde ilk uçuşunu yaparak 45 dakika havada kalan Gökbey, “göklerin beyefendisi” olarak adlandırılıyor.

Gökbey ve Atak dahil tüm helikopterleri tasarlayan grupta bulunan TUSAŞ Helikopter Grubu Mühendislik Direktörü Hulusi Ali Kasap, Gökbey'i anlattı. Gökbey projesinin 6 Eylül 2013 yılında başladığını belirten Kasap, "Yine başlangıçtan 5 yıl sonra 6 Eylül 2018 saat 6'da ilk prototipin uçuşunu yaptık. Gökbey helikopterimizin ikinci prototipi için ise hem ilk uçuşunu hem de sertifikasyon uçuşunu 29 Haziran'da yaptık. Proje de bundan önceki aşamalarda tasarım, yer testleri, laboratuvar testleri ve bir takım analizlerle belirli bir olgunluğa geldi. Üretim aşamasında iki prototipimiz, ki daha iki prototipimizin üretimi devam ediyor. Prototiplerimiz devam edecek ve bundan sonra sertifikasyon test uçuşlarımızla devam eden bir kalifikasyon süreci olacak" diye konuştu.

Yerli ve milli beyefendi ‘Gökbey’

“Uçuşa el verişlilik sertifikası aldıktan sonra kullanıma hazır bir helikopter olarak tescillenecek”
Sertifikasyon uçuşunun önemine değinen Kasap, "Bizim helikopterimiz, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından onların teknik ekipleri ve bizim teknik ekiplerimizle uçuşa el verişli olup olmadığı konusunda değerlendirilecek. Sonucunda da uçuşa el verişlilik sertifikası yayınlanıyor. Bizim uçuşa elverişlilik sertifika faaliyetlerimiz çok daha önceki aşamalarda başladı. Teknik ekibimizle birlikte gerek testler, gerek laboratuvar çalışmaları, gerek analizler, gerek tasarımın gözden geçirilmesi aşamaları yapıldı. Bu aşamanın sonu artık uçuş testleri yani sertifikasyona yönelik uçuş testleri, onlar da 29 Haziran'da öbür helikopterimizin uçuşuyla başladı. Böylelikle uçuşa elverişlilik sertifikası sürecinin uçuş testleri aşamasına geçtik. Bir, iki sene kadar normal şartlar altında süren bir aşamadır bu, sonunda da Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından Gökbey'imize uçuşa elverişlilik sertifikası yayınlanacak. Kullanıma hazır bir helikopter olduğu tescil edilmiş olacak" ifadelerini kullandı.

Yerli ve milli beyefendi ‘Gökbey’

“Helikopterimizin planlanan seri üretim tarihi 2021”
Gökbey'e hem ülke içinden hem de ülke dışından talepler olduğunu anlatan Kasap, "Projenin sahibi Savunma Sanayi Başkanlığımız. Gerek Savunma Sanayi Başkanlığımızla yaptığımız görüşmelerde, gerek fuarlarda yaptığımız görüşmelerde helikopterimize hem iç hem de dış talep var. Neticede ülkemiz dağlık bir ülke, hem askeri hem de sivil anlamda helikopter ihtiyacı yüksek olan bir ülke. O yüzden bizim T-625 genel maksat helikopterimizin planlanan seri üretim tarihi 2021. Talebe bakıldığında da başarılı bir sertifikasyon sürecinin ardından seri üretime gireceğini biz öngörüyoruz" şeklinde konuştu. 

“Gökbey'i ön plana çıkartan en önemli özellik bizim olması”
Gökbey'in özelliklerinden bahseden Kasap, "Gökbey her şeyden önce bizim helikopterimiz, milli tasarımımız kendi mühendislerimiz tasarlıyor, kendi teknisyenlerimiz üretiyor. En önemli özelliği, güncel bir tasarım, elektronik ve mekanik altyapımız daha güncel ve kendi tasarımımız olduğu için ihtiyaca binaen değişik konfigürasyonlarını oluşturabileceğimiz bir helikopter. Gökbey'i ön plana çıkartan en önemli özellik bizim olması" dedi.

Yerli ve milli beyefendi ‘Gökbey’

“Gökbey, askeri, sivil, ambulans ve yangınla mücadelede ihtiyaç karşılayabilecek”
Gökbey helikopterinin birçok ihtiyaca cevap vereceğini vurgulayan Kasap, "6 tonluk bir genel maksat helikopteri sınıfında askeri versiyonu olacak, sivil versiyonları olacak, kullanım alanlarına baktığımızda konfigürasyon değişikliği ile ambulans helikopter, vip taşımacılığı ve yangınla mücadele gibi pek çok farklı ihtiyaca cevap verebilecek şekilde tasarladık biz helikopterimizi" ifadelerini kullandı.
Teknik özellik olarak 12 yolcu ve 2 mürettebat taşıyabilen Gökbey'in maksimum tavan irtifası 20 bin feet (fit), 700 kilometre (km) gibi bir menzile sahip olan Gökbey, 3.5 saat havada kalma süresi ile tüm muadilleri gibi bu sınıfta görev yapabilecek.

“Havacılığın tüm alanlarında TUSAŞ olarak sektör oluşturmak istiyoruz”
Havacılığın tüm alanlarında TUSAŞ olarak bir sektör oluşturduklarını kaydeden Kasap, "Yüksek teknolojinin önemi şudur; birincisi bağımsızlığınızla ilgili bir konudur bu. Bir helikopter yapabiliyorsanız, artık teknolojik olarak pek çok şeyi yapabilecek hale gelmişsinizdir. Onun haricinde biz helikopterimizi seviyoruz. İlk uçuşlarında da olumlu geri beslemeler aldık. Veriler hep olumlu geldi. Normal şartlar altında bir helikopter ilk uçuşunu bir kaç dakika ile sınırlarken, bizim ilk uçuşumuz 45 dakika sürdü. Tüm yönlerde, belirli bir limite kadar uçuş hızımızı aştık, genişlettik. Bu açılardan iyi bir helikopter yapmak için çalışıyoruz" dedi.

“Helikopterimiz milli, çünkü bizim tasarımımız, bizim üretimimiz”
Sosyal medyada Gökbey helikopteri hakkında yerli mi yoksa milli mi tartışmalarından bahseden Kasap, "Helikopterimiz milli, çünkü bizim tasarımımız, bizim üretimimiz. Alt sistemlere geldiğimiz zaman, hazır bir motor kullandık. Ancak onunda millileştirme çalışmaları devam ediyor. Diğer pek çok alt sistemi biz kendimiz tasarladık, kendimiz ürettik. Hatta onları, Türkiye'deki bazı firmalarımızla görüşüyoruz. Onların da katılımıyla daha geniş bir ekosistem, daha geniş bir teknoloji alanı olacak pek çok firma için helikopterimiz oldu, motora ihtiyacımız oldu. Önce helikopteri yapıyorsunuz, ihtiyaç motor oluyor onu da yapıyorsunuz. İnşallah yakın zamanda motorumuz ve diğer alt sistemlerimizde milli olacak. Bu sadece milli olsun diye değil, bir ekosistem oluşturuyorsunuz" diye konuştu.  

Mevlüt Hasgül

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep "Gürültü" gerekçesiyle öldürülen 10 yaşındaki Emir Baki Bayındır cinayetinde ağırlaştırılmış müebbet Gaziantep’te 10 yaşındaki Emir Baki Bayındır’ın pompalı tüfekle öldürülmesine ilişkin davada, üst mahkemenin bozma kararının ardından yeniden görülen yargılamada sanık Mühsin Taşkın, çocuğa karşı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Gaziantep’te 10 yaşındaki Emir Baki Bayındır’ın pompalı tüfekle öldürülmesine ilişkin davada, sanık Mühsin Taşkın’ın daha önce çocuğa karşı kasten öldürme suçundan aldığı hüküm, üst mahkeme tarafından "olası kast kapsamında yargılama yapılması gerektiği" gerekçesiyle bozuldu. Bozma kararının ardından dava, Gaziantep 13. Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden görülmeye başlandı. Gaziantep 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, maktulün ailesi ve avukatları ile sanık avukatları katıldı. Sanık Mühsin Taşkın duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlandı. Duruşmada söz alan maktulün ailesi, sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında sanığın kasten öldürme suçundan yargılanması ve cezalandırılması gerektiğini belirtti. Yargılama sonunda mahkeme heyeti, sanığa hitaben "çocuğa karşı kasten öldürme suçunu işlediğin sabit görülmüştür" diyerek, sanık Mühsin Taşkın’ı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Olayın geçmişi Şahinbey ilçesi Güzelvadi Mahallesi’nde 26 Ağustos 2025 tarihinde meydana gelen olayda, 10 yaşındaki Emir Baki Bayındır, aynı mahallede manavlık yapan Mühsün Taşkın tarafından fazla ses yaptığı iddiasıyla pompalı tüfekle vurularak ağır yaralanmıştı. Hastaneye kaldırılan çocuk, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti. Sanık Mühsün Taşkın, yerel mahkeme tarafından "Çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış, ancak üst mahkeme sanığın eyleminin "Olası kast" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştu.
Kayseri Talas’a hayran kaldılar Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın’ın ev sahipliğinde gerçekleşen program kapsamında 24. Dönem İstanbul Milletvekili Gülay Dalyan, Türk Dünya İş Kadınları Platformu (TUDİP) Başkanı Gülnur Kamasak ve TUDİP Dış İlişkilerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Şule Ekmekçi, Talas’ın kültür ve tarih mirasını yerinde inceledi. Heyet, Yaman Dede Kültür Evi’nden başlayarak Talas’ın manevi ve edebi zenginliğine tanıklık etti. Ardından Tıpkı Basım Mushaflar Sergisi’nde İslam medeniyetinin asırlık yazma eser geleneğini yansıtan nadide çalışmalar incelendi. Cemil Baba Evi’nde tasavvuf kültürünün izleri keşfedilirken, Talas Su Medeniyetleri Galerisi’nde suyun insanlık tarihindeki belirleyici rolü hakkında bilgi alındı. Milli hafızaya yolculuk Program kapsamında Çanakkale’den Cumhuriyet’e 100. Yıl Müzesi de ziyaret edildi. 9 Ocak 2024’te açılan ve kısa sürede yüz binlerce ziyaretçiye ulaşan müzede sergilenen binlerce orijinal eser, milli mücadelenin ruhunu bir kez daha hissettirdi. Heyet, Osmanlı Kültür Sokağı içerisinde yer alan Türkçe Sokağı’nı da gezerek Türkçenin kültürel derinliğini yansıtan çalışmaları yakından gördü. "Her köşesinde emek ve sahiplenme var" Ziyaretin ardından yapılan değerlendirmede, Talas’ta hayata geçirilen projelerin her birinde emek, vizyon ve güçlü bir sahiplenme anlayışının bulunduğu ifade edildi. Konuklar, kültürel mirasın korunarak gelecek nesillere aktarılmasına yönelik çalışmalardan dolayı Başkan Mustafa Yalçın ve emeği geçen herkesi tebrik etti. Başkan Mustafa Yalçın’ın öncülüğünde yürütülen kültür yatırımları, Talas’ı sadece bir ilçe değil; tarih, medeniyet ve milli değerlerin buluştuğu önemli bir merkez haline getirmeye devam ediyor.
Diyarbakır Kasapoğlu: "Batıda ne varsa doğuda da o olacak anlayışı, engelli hakları için de geçerlidir" TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu’nun Diyarbakır’daki bölge istişare toplantısında konuşan Komisyon Başkanı Dr. Mehmet Kasapoğlu, engelli haklarında bölgesel farkların kabul edilemez olduğunu vurguladı. TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu, Diyarbakır’da bölge istişare toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıya Diyarbakır’ın yanı sıra Batman, Bitlis, Mardin, Siirt, Şırnak ve Van’dan gelen kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler, engelli bireyler ve aileleri katıldı. Komisyonun Diyarbakır programı kapsamında Diyarbakır Valiliği, Diyarbakır Surkent İşitme Engelliler Ortaokulu, Diyarbakır Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Bakım, Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi ile Diyarbakır Sosyal Hizmet Kampüsü ziyaret edildi. Toplantının açılışında konuşan Önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili ve Komisyon Başkanı Dr. Mehmet Kasapoğlu, komisyon raporunun erişilebilirlik, eğitim, istihdam ve sağlık başlıkları olmak üzere dört ana sütun üzerine inşa edileceğini belirtti. Raporun, sahadan gelen talep ve önerilerle katılımcı ve geniş perspektifli bir şekilde hazırlanacağını ifade etti. Dr. Kasapoğlu, komisyon çalışmalarının partiler üstü bir anlayışla yürütüldüğünü vurgulayarak, "Komisyonumuzun çalışması partiler üstü bir çalışmadır. Burada ideolojilerin kavgası değil, çözümün ortaklığı vardır. Amacımız; birbirimizi suçlamak değil, eksik olanı tespit edip o gediği nasıl kapatacağımızı bulmaktır. Ankara’da dosyalara bakarak Türkiye’nin engellilik gerçeği tam manasıyla kavranamaz. Bizim için asıl veri, asıl hakikat sahadadır. ‘Hak’ olan, ‘hizmet’ olarak gelmiyorsa, orada bir tıkanıklık var demektir. Bu anlayışla Türkiye’yi karış karış geziyoruz" dedi. Hazırlanacak raporun sadece bir temenni metni olmayacağını belirten Kasapoğlu, "Biz bu raporu; takvimi belli, sorumlusu belli, denetimi yapılabilir, somut bir yol haritası olarak tasarlıyoruz. Bu rapor, devletin hafızası, milletin talebi olacak" ifadelerini kullandı.
Ankara Ankara’da cinnet geçiren koca, eşini kızını ve annesini öldürdü, olaya tanık komşu korku dolu anları anlattı: "Önce annesi ile çocuğunu arabada vurmuş" Ankara’da cezaevinden izinli çıkan Recep Cengiz (35), annesi Azize Cengiz (57) ve ilk eşinden olan kızı Azra Cengiz’in (8) ardından aynı mahallede oturan boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz’i (28) tabanca ile öldürdükten sonra intihar etti. Olaya tanık olan komşu: "Önce annesi ile çocuğunu arabada vurmuş" dedi. Olay, dün akşam Keçiören ilçesi Kuşcağız Mahallesi 384’üncü Sokak’ta meydana geldi. Cezaevinden izinli çıkan Recep Cengiz, annesi ve kızının yaşadığı eve geldi. Burada bilinmeyen nedenle tartıştığı annesi ile yanında kalan ve ilk eşinden olan kızı Azra Cengiz’i arabada tabanca ile vurdu. Recep Cengiz, daha sonra annesi ve kızının cansız bedenlerini bagaja koyarak aynı mahallede oturan boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz’in evine gitti. Kurye kılığında kapıyı eşine açtıran Recep Cengiz, boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz’i tabanca ile öldürdükten sonra aynı silahla intihar etti. Ayrıca Recep Cengiz’in silahla tehdit ve hakaret suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırıldığı, önce kapalı cezaevinde tutulduğu daha sonra ise açık cezaevine geçtiği öğrenilirken, şahsın eşini öldürdüğü binada güvenlik kameralarına takılmamak için elektrik tesisatına zarar verdiği ileri sürüldü. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldığı öğrenildi. "Adam, daha önceden de bazı sıkıntılar yaşamış" Olayın gerçekleştiği binada yönetici olan Nizamettin Karagöz, Recep Cengiz ile Beyzanur Uçan Cengiz’in yeni evlendiğini ve Beyzanur Uçan Cengiz’in ayrılmak için dilekçe verdiğini öne sürerek, "Adam daha önceden de bazı sıkıntılar yaşamış. Eşinden uzaklaştırma almış. Eşi cezaevinden çıktığını bahsetti. 6-7 ay önce evlenmişler. Anlaşamamışlar. Kadın ayrılmak için dilekçe vermiş. Adam da bunu kabullenmedi herhalde. Önce annesi ile çocuğunu arabada vurmuş. Buraya da kurye kılığında gelmiş. Eşini de burada vurmuş. Kadın 2-3 sene önce de burada oturdu. Gitti geldi, yine oturdu. Çok memnunduk, çok iyi insandı" diye konuştu.