GÜNDEM - 07 Ocak 2011 Cuma 15:47

Yıldız: 'Altın Frank'ı temenni etmiyoruz

A
A
A
Yıldız: 'Altın Frank'ı temenni etmiyoruz

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, TPAO'nun daha özerk ve insan kaynakları açısından daha farklı kabiliyetlerini ortaya koyabilecek bir yapıyı sağlaması gerektiğini belirterek, TPAO'nun özelleştirilmesine ilişkin hazırlıkların önemli bir noktaya geldiğini söyledi.

Yıldız ayrıca, Boğazlardan geçişle ilgili 'altın frank' olarak adlandırılan yüksek geçiş ücreti hakkının bunun kullanılmasını temenni etmediklerini belirterek, ancak zorda kaldıkları takdirde bunu gündeme getirebileceklerini kaydetti.

Bakan Yıldız, TKİ tesislerinde düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Doğalgaz kontrat devirlerine ilişkin bir soru üzerine Yıldız, özel sektörün payını artırmaya dönük kararlılıklarının devam ettiğini açıkladı. Yıldız, "Yönetim Kurulu da önümüzdeki hafta içerisinde bu konuyla ilgili kararı alıp, işlemi başlatacak. 6 milyar metreküpü Rusya tarafıyla da anlaşıp, özel sektöre belki 1'er milyar metreküp, belki parçalı belki de bütün halinde devredebiliriz. Biz bunu niçin önemsiyoruz? Bir, rekabetin artması; iki, Rusya'ya ile müzakere edecek, fiyat rekabetini güçlendirecek farklı aktörlerin gelişmesi lazım. Şu anda hem üreticiler, hem de tüketiciler bu gider kalemleri üzerinde çok hoşnut değiller, dünyada böyle oluyor.

Bunun altında bir dram var aslında. Elektrik, doğalgaz parası kimsenin ödemeyi istemediği bir konudur. Ancak bunlar refah seviyemizi geliştirmek açısından önemli girdilerdir. 2011 yılı açısından en önemli gelişmelerden bir tanesi bu olacak. Bu 6 milyar
metreküplük kontrat devrinin özel sektöre ve piyasaya rahatlık getireceğine inanıyoruz" diye konuştu.

TPAO'NUN ÖZELLEŞTİRİLMESİ


Bakan Yıldız, TPAO'nun özelleştirilmesi ile ilgili bir soru üzerine, özelleştirilmeye ilişkin hazırlıkların önemli bir noktaya geldiğini söyledi. TPAO'nun daha özerk ve insan kaynakları açısından daha farklı kabiliyetlerini ortaya koyabilecek bir yapıyı sağlaması gerektiğini ifade eden Yıldız, TPAO'nun gerek yurtiçinde, yurtdışında gerekse Karadeniz'de yaptığı çalışmalarla önemli bir aktör olduğunu söyledi.

Karadeniz'deki arama çalışmaları hakkında da bilgi veren Bakan Yıldız, Exxonmobil'in Karadeniz'deki aramaları için kullanacağı yeni bir platform gemisinin Mart ayında Türkiye'ye geleceğini ve faaliyetlerine başlayacağını kaydetti. Yıldız, Statoil'in arama çalışmalarına ilişkin kararlılığını bildiklerini ancak bunu somut bir projeyle taçlandırmadıklarını da sözlerine ekledi.

"ALTIN FRANK'I UYGULAYABİLİRİZ"


Boğazlardan geçişle ilgili soruları da yanıtlayan Yıldız, bu konuda Montrö Anlaşmasının yükümlülüklerini yerine getirmeye hazır olduklarını, boğazlardan geçişin bir gönüllülük ilkesine dayandığını söyledi. Yıldız, Montrö Boğazlar Sözleşmesinden kaynaklanan ve 'altın frank' olarak adlandırılan yüksek geçiş ücreti hakkına dönük bir maddenin de bulunduğunu, bu uygulamanın önemli bir geçiş ücreti bariyeri oluşturduğunu söyledi. Yıldız, bunun kullanılmasını ve bu rakama başvurulmasını temenni etmediklerini de vurgulayarak, ancak zorda kaldıkları takdirde bunu gündeme getirebileceklerini bildirdi.

Altın frank uygulamasının nasıl bir getiri sağlayacağının sorulması üzerine ise Yıldız, bu uygulamanın bir takım komplikasyonları, yan tesirleri bulunduğunu, çünkü boğazlardan geçiş ücretlerini ciddi oranda artırdığını söyledi. Yıldız, İstanbul'u hukuki ve uluslararası haklardan kaynaklanan gerekçelerle hiçbir şekilde riske atamayacaklarına da vurgu yaptı.
Yıldız, şunları kaydetti:

"Montrö Antlaşması 1936 yılında şunu söyler; 'buradan geçmek isteyen herhangi bir uluslararası taşımacılık, buradan geçer'. Biz bu anlaşmaya sadığız ve bağlıyız, ama Montrö'nün diğer maddelerine baktığımız zaman orada Türkiye'ye sağlanan bazı haklar var, bu dikkatle uygulanması gereken Ulaştırma, Dışişleri ve Çevre Bakanlıklarımızın beraber yürüttüğü bir koordinasyonla uygulamaya geçecek bir kalemdir. Dikkatli kullanılması gereken bir argümandır."

Gittikçe artan petrol arama faaliyetleriyle birlikte geçişlerin de arttığını belirten Yıldız, "Örneğin BTC petrol hattıyla bugüne kadar taşınan petrol miktarının 1 milyar varili geçti. Bu hat yapılmasaydı, bunların hepsinin boğazdan geçecekti. Bu konuyu konuşuyor olmamızın nedeni boğazlar konusunda hassasiyetimizin son noktaya gelmesidir. O yüzden alternatif çözümleri sunarak, ne geçişleri sıkıntıya sokacak ne de İstanbul'un, Çanakkale'nin güzelliklerini sıkıntıya sokacak bir durum oluşmamalıdır" dedi.

Boğazlardan yılda 150 milyon ton petrol geçtiğini ve 150 milyon dolar gelir elde edildiğini belirten Yıldız, günde ortalama 18 büyük tanker geçişi olan boğazlarda kaza tehlikesi ile karşı karşıya kalmayı istemediklerini vurguladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisa Büyükşehir 2025’i 1 milyar TL fazlayla kapattı Manisa Büyükşehir Belediyesi, enflasyonist baskılara rağmen mali disiplinden taviz vermeyerek 2025 yılını 1 milyar liranın üzerinde bütçe fazlasıyla kapattı. Nisan ayı meclis toplantısında kabul edilen Mali Faaliyet Raporu, belediyenin güçlü finansal yapısını ortaya koyarken, yaz aylarında 50’nin üzerinde projenin temelinin atılacağı açıklandı. Manisa Büyükşehir Belediye Meclisi, Besim Dutlulu başkanlığında toplandı. Toplantıda 2025 yılı Mali Faaliyet Raporu görüşülerek oy birliğiyle kabul edildi. Rapor, belediyenin gelir hedeflerini aşarak yılı güçlü bir mali performansla tamamladığını ortaya koydu. Hedeflenen bütçe aşıldı Genel Sekreter Burak Deste tarafından sunulan verilere göre, 2024 yılında 8.8 milyar TL olan toplam gelir, 2025 yılı için 11.8 milyar TL olarak planlandı. Ancak yıl sonu gerçekleşmesi 13 milyar TL’ye ulaştı. Belediyenin gelirlerinin yaklaşık yüzde 90’ının merkezi yönetim vergi paylarından oluştuğu belirtilirken, 1 milyar TL’nin üzerinde bütçe fazlası dikkat çekti. Yoğun bir yatırım sürecine girildiğini belirten Başkan Dutlulu, yaz aylarında 50’den fazla projenin hayata geçirileceğini ifade etti. Dutlulu, "Soma’dan Turgutlu’ya, Salihli’den Manisa merkeze kadar yıllardır bekleyen sorunlara çözüm üreteceğiz" dedi. Asfalt üretiminde yeni dönem Belediyenin kendi üretim gücünü artırdığını vurgulayan Dutlulu, Salihli ve Akhisar’daki tesislerde asfalt üretiminin sürdüğünü, Manisa merkezine kurulacak yeni tesisle birlikte önümüzdeki 20 yıl boyunca asfalt sorununun ortadan kalkacağını söyledi. "Manisa Şehir Kart" projesiyle sosyal belediyecilikte yeni bir adım atılacağını belirten Dutlulu, sistem sayesinde hem esnafın hem de vatandaşın destekleneceğini ifade etti. Emeklilerin ilaç katkı paylarının karşılanacağı, diyabet hastası gençlerin sensör maliyetlerinin üstlenileceği açıklandı. Dijital denetim sistemlerinden tarımsal desteklere kadar birçok alanda yeni projelerin hayata geçirileceğini kaydeden Dutlulu, "Tarım Erasmus’u" ile üreticilerin yurt dışında modern tarımı inceleme fırsatı bulacağını söyledi. Festivale davet Başkan Dutlulu, konuşmasının sonunda tüm vatandaşları 21-26 Nisan tarihlerinde düzenlenecek Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali’ne davet etti. Toplantıda ayrıca meclis başkanvekillikleri, encümen üyelikleri ve ihtisas komisyonları da belirlendi. 1. Meclis Başkanvekilliğine Ozan Kıvrak, 2. Başkanvekilliğine ise Elif Sümeyye Duygulu seçildi. Encümen Üyeliklerine ise Kubilay Çetin Bozer, Tamer Aluş, Faruk Östlüer, Lütfü Akdağ ve Engin Demirdal seçildi. 2025 Yılı Mali Faaliyet Raporu, meclis üyelerinin oylarıyla kabul edilerek onaylandı.
Antalya Eski belediye başkan adayına cinayetle sonuçlanan alacak kavgasında müebbet hapis Antalya’da alacak meselesi nedeniyle çıkan ve 70 yaşındaki Hamit Sunbat’ın hayatını kaybettiği silahlı kavgaya ilişkin davada karar çıktı. Tutuklu yargılanan eski Aksu Belediye Başkan Adayı Durmuş Ali Arslan, müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Olay, 18 Nisan 2025 tarihinde saat 13.00 sıralarında Antalya’nın Aksu ilçesi Fatih Mahallesi Şahinler Caddesi üzerinde bulunan bir iş yerinde meydana geldi. Eski Millet İttifakı Aksu Belediye Başkan Adayı ve bir dönem Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcılığı görevinde bulunan Durmuş Ali Arslan, alacaklı olduğu Sebahattin Sunbat ile görüşmek üzere iş yerine gitti. Taraflar arasında çıkan tartışma sırasında Sebahattin Sunbat’ın babası Hamit Sunbat (70) tabancayla vurularak ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Sunbat, olaydan 4 gün sonra yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından gözaltına alınan Arslan, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Sanık hakkında, "kasten öldürme", "öldürmeye teşebbüs", "silahla tehdit" ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçlamalarıyla dava açıldı. Karar duruşması görüldü Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 5’inci duruşmaya tutuklu sanık Durmuş Ali Arslan, müştekiler Hayati Sunbat, Azize Sunbat, Sebahattin Sunbat, Enes Sunbat, Sibel Gökalp, Selma Haktanır ile taraf avukatları katıldı. Duruşmada sanık ve taraf avukatları esas hakkındaki beyanlarını sundu. Savunmasında olay günü Sebahattin Sunbat’ın kendisine Konyaaltı’nda olduğunu ve zararının bir kısmını ödeyeceğini söylediğini ileri süren Arslan, Tamer Ertürk ile dertleşmek istediğini, iş yerine gitmesinde kasıt bulunmadığını savundu. Sebahattin Sunbat’a neden sürekli yalan söylediğini sorduğunu öne süren Arslan, "Önce Tamer, ardından Sebahattin üzerime doğru gelince geri çekilmeye başladım. Tamer beni geri çektiği sırada Sebahattin de ayağa kalkarak üzerime yürümek istedi. Sebahattin’den korktum, çünkü silahı olduğunu biliyordum. Ben oraya sadece zararımı konuşmak için gitmiştim. Bu sırada havaya ateş ettim. Geri çekilip uzaklaşmaya çalıştığım esnada Sebahattin bana 2-3 metre mesafedeydi. Benim silahı ona doğrultmak ya da isabet ettirmek gibi bir kastım yoktu. Sebahattin’e isabet etme ihtimali bulunsa da bunu istemedim, mermi maktule isabet etti. Daha sonra dışarı çıktım. Sebahattin bana küfredince dışarıda da havaya ateş ettim. Ardından yeniden içeri girerek ambulans çağrılmasını istedim. Ben kendimi savunmak istedim. Olayı nasıl olduysa o sinir ve korkuyla anlamadım. Benim Hamit Sunbat’a bir eylemim olmamıştır, ben acılarını paylaşıyorum. Bu olay taksirle gerçekleşmiştir, ben maktule bir eylemde bulunmadım" ifadelerini kullandı. "Bu olay planlı olarak yapılmıştır" Müştekiler, sanıktan şikayetçi olduklarını belirterek en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Müşteki avukatı Mehmet Nasih Aydın ise sanığın olay yerine hazırlıklı şekilde gittiğini savunarak, "Sanık silahı hazır bir şekilde gidip ateş etmiştir. Maktul oğlu için olay yerinde bulunmaktadır, bu olay kaza değildir bu olay planlı olarak yapılmıştır. Sebahattin’e ateş edip öldürmek için sanık oraya gitmiştir" dedi. Aydın, hedefte sapma ve sekme iddialarını da kabul etmediklerini belirterek, "Sanığın ateş ettiği ortam kapalı bir ortamdır, dip dibe sıkışık oturan kişilere ateş etmiştir, bu hedefte sapma değildir, bu kabul edilebilir bir durum değildir. Ayrıca savunmanın sanığın maktulu tanımadığı yönündeki beyanları doğrudur ancak tanımıyor diye kimse kimseyi öldüremez" ifadelerini kullandı. Mahkeme hükmünü açıkladı Taraf avukatlarının beyanlarının ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Durmuş Ali Arslan’ı Hamit Sunbat’a yönelik kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı. Heyet, sanığın Sebahattin Sunbat’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verirken, Tamer Ertürk’e yönelik tehdit suçundan verilen 6 ay hapis cezasını ise 18 bin TL adli para cezasına çevirdi. Mahkeme, Arslan hakkında ayrıca ruhsatsız tabanca taşıma suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 250 gün adli para cezası uygulanmasına hükmetti.