GÜNDEM - 16 Mayıs 2022 Pazartesi 12:46

“Yılın Bürokratı” Prof. Dr. Temel Kotil seçildi

A
A
A
“Yılın Bürokratı” Prof. Dr. Temel Kotil seçildi

Ekonomist Dergisi'nin gelenekselleşen 'Yılın İş İnsanları' ödüllerinde bu yıl Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Genel Müdürü Prof. Dr. Temel Kotil, ‘Yılın Bürokratı’ seçildi. Prof. Dr. Temel Kotil, "‘Ekonomist Dergisi'nde 'Yılın Bürokratı' olarak seçilmek gurur verici. Birlikte omuz omuza çalıştığım ve bana destek olan tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum" dedi.

Ekonomist Dergisi bünyesinde bu yıl 31’incisini düzenlenen 'Yılın İş İnsanları' anketinde dokuz kategoride en çok oyu alan Prof. Dr. Temel Kotil oldu.

Yılın Bürokratı olarak seçilen Prof. Dr. Temel Kotil, "Şirkette 5’inci yılımı doldurdum. 6’ncı yılımdayım. İlk yıllarımda toplam çalışan sayımız 5 bin kişiydi bugün ise 12 bin kişiye eriştik. Ülkemize kazandıracağımız projelerimizin gerçekleşmesi için istihdam kaynaklarımızı artırdık. Bu 6 yıl içerisinde birçok ilk yaşadık. Ürünlerimizin ilk ihracatlarını gerçekleştirdik, bu gururu tüm çalışma arkadaşlarım ile birlikte yaşadık. Bu vesileyle gece gündüz çalışarak ülkemize katkı sağlamaya devam eden biri olarak Ekonomist Dergisi'nde 'Yılın Bürokratı' olarak seçilmek gurur verici. Birlikte omuz omuza çalıştığım ve bana destek olan tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum" dedi.

Anket sonucunda dokuz kategoride en çok oyu alan Prof. Dr. Temel Kotil, 2016 yılından bu yana Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Genel Müdürü olarak görev yapıyor.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Hakkında

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii, sabit ve döner kanatlı hava platformlarından insansız hava araçları ve uzay sistemlerine kadar entegre havacılık ve uzay sanayi sistemlerinin tasarım, geliştirme, modernizasyon, üretim, entegrasyon ve yaşam döngüsü destek süreçlerinde 4 milyon metrekare açık, 640 bin metrekare kapalı alanda 12 bini aşkın çalışanı ile hizmet vermeye devam ediyor. Türkiye’nin teknoloji merkezi konumunda olup; havacılık, uzay ve savunma sanayiinde küresel oyuncular arasında yer alıyor.

Muhammed Musab Gümüşer
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Okul saldırganı failin ölmediği iddialarına yalanlama Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, kentteki bir ortaokulda meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin sosyal medyada yayılan "failin ölmediği ve kaçırıldığı" yönündeki iddiaları yalanladı. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı Medya İletişim Bürosu tarafından yapılan yazılı açıklamada, bazı sosyal medya platformları ve haber sitelerinde yer alan bilgilerin gerçeği yansıtmadığı belirtildi. Açıklamada, olay sonrası yapılan incelemelerde failin olay yerinde hayatını kaybettiğinin tespit edildiği ifade edildi. Açıklamada, olay yerindeki incelemeler sonucunda failin yaşamını yitirdiğinin belirlendiği, ardından cenazenin Kahramanmaraş Necip Fazıl Şehir Hastanesi morguna kaldırıldığı kaydedildi. Nöbetçi Cumhuriyet Savcısının katılımıyla yapılan otopsinin 15 Nisan saat 21.45’te başlayıp, 16 Nisan saat 00.30’da tamamlandığı, defin ruhsatının düzenlenmesiyle sürecin sona erdiği bildirildi. Failin ölmediğine yönelik iddiaların asılsız olduğu vurgulanan açıklamada, dosya taraflarının otopsi ve ölü muayene işlemlerine ait kayıtları inceleme yetkisine sahip olduğu belirtildi. Öte yandan, halk arasında korku ve panik oluşturabilecek nitelikte yanıltıcı bilgi yayan kişiler hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi kapsamında adli soruşturma başlatıldığı bildirildi. Başsavcılık, kamuoyunun yalnızca resmi kaynaklardan yapılan açıklamaları dikkate alması gerektiğini vurgulayarak, asılsız haber ve paylaşımlara itibar edilmemesi çağrısında bulundu.
Ankara Gülistan Doku’nun sevgilisinin çelişkilerle dolu ifadesi ortaya çıktı Gülistan Doku’nun sevgilisi Zeinal Abakarov’un çelişkilerle dolu ifadesi ortaya çıktı. Abakarov, HTS kayıtları ortaya çıkınca ifadesini değiştirdi. Gülistan Doku soruşturmasında düğüm 6 yıl sonra çözülürken, Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov da şüpheli olarak tutuklandı. Rus vatandaşı olan ve Türkçeyi çok iyi bilmediğini beyan eden Abarakov’un yeminli tercüman eşliğinde alınan ifadesi ortaya çıktı. 1996 doğumlu Abarakov, Asayiş Şube Müdürlüğü’nde alınan ifadesinde Alanya’da annesi ve üvey babası ile yaşadığını, sabit bir işi olmadığını belirtti. Abakarov, Gülistan Doku ile 2019 yılında Tunceli’de faaliyet gösteren Hanımeli isimli kafede birlikte çalıştıkları için tanıştıklarını ve sevgili olduklarını söyledi. Abakarov, Gülistan ile sevgili olduktan sonra Gülistan’ı kendi ailesi ile tanıştırdığını, Gülistan’ın ailesinden kimse ile tanışmadığını belirtti. Gülistan’ın kaybolduğunu basından öğrendiğini söyleyen Abakarov, kendisinin Gülistan Doku’nun kaybolmasına dair bir bilgisi olmadığını savundu. HTS kayıtları 2022’deki ifadelerin yalan olduğunu ortaya koydu Abakarov’a 17 Mart 2022 tarihinde verdiği ifadede "4 Ocak 2020 günü Gülistan’ın kendisini aramadığı ve kendisinin de onu aramadığı yönünde vermiş olduğu beyanının HTS kayıtlarından yalan olduğunun ortaya çıktığı" soruldu. Bunun üzerine Abakarov, "17 Mart 2022 tarihindeki ifademde konuyu tam hatırlamadığımdan bu şekilde bir cevap verdim. Gülistan 4 Ocak 2020 tarihinde bana ulaşmaya çalışmıştı, akabinde ben de kendisine dönüş yaptım. Bu konuda beni yalan söylemeye iten bir sebep yoktur" dedi. "Telefonum sessizdeydi" Savcılık, soruşturmada en son görüşme kaydı bulunan 22 Aralık 2019 tarihinden sonra 4 Ocak’a kadar Gülistan Doku ve Abakarov arasında görüşme olmadığını, 4 Ocak 2020 günü akşamında saat 20.00 ve 23.09 saatleri arasında Gülistan tarafından Abakarov’a gelen çok sayıda cevapsız çağrı olduğunu belirledi. Aynı akşam saat 20.08’de Gülistan tarafından Abakarov’a atılan mesaj ve akabinde Abakarov’un annesi tarafından saat 20.24’te Gülistan’ın 183 saniye arandığı, Abakarov’un da aynı gün saat 23.14’te Gülistan’ı 148 saniye aradığı tespit edildi. Görüldüğü son gecedeki ısrarla aramalara rağmen Gülistan’a neden cevap vermediği sorulan Abakarov, "Telefonum sessizdeydi. Cevapsız çağrıları ondan dolayı görmedim" cevabını verdi. Cevapsız çağrıları fark etmediğini belirten Abakarov, annesinin uyarısıyla Gülistan’ı geri aradığını söyledi. "Hatırlamıyorum" Abakarov, "Görüşme içeriklerini tam olarak hatırlamamakla beraber benim evime geldiği ve benimle görüşmek istediği yönündeydi" dedi. İki hafta boyunca hiç görüşmemelerine rağmen 4 Ocak 2020 akşamı dosyada şüpheli olan birtakım kişiler kafeye girdikten 10-15 dakika sonra Gülistan’ın can havli ile o gün yeni işe başladığı kafeden izin alarak çıkıp alelacele Abakarov’un ikametine gelip kendisinden ve polis olan üvey babası Engin Yücer’den yardım istediği yönünde deliller mevcut olduğu ifade edilince Abakarov, "Bununla ilgili Gülistan Doku bana bir şey anlatmadı" dedi. "Hal hatır sorduk, başka konuşmadık" Gülistan Doku’nun 4 Ocak 2020 tarihi akşam saatlerinde Abakarov’un ailesiyle birlikte yaşadığı Tunceli merkez Atatürk Mahallesi’nde bulunan eve gittiği de tespit edildi. Abakarov, bu görüşmeyi anlatırken çelişkili ifadelerde bulundu. Abakarov şunları söyledi: "Gülistan Doku 4 Ocak 2020 günü akşamı ikametimize geldiğinde ben evde değildim. Ben eve girdiğimde annem ve Gülistan mutfakta oturuyorlardı. Ben de onların yanına gittim, oturdum. Onların yanına gitmeden önce sadece üzerimdeki montu çıkararak yanlarına oturdum. Bu sırada Engin Yücer salonda TV izliyordu. Gülistan ile günlük şeyler konuştuk, hal hatır sorduk, başka bir şey konuşmadık. Yanımızda annem olduğu için özel konular ile ilgili herhangi bir şey konuşmadık. Ne kadar oturduğumuzu tam hatırlamamakla birlikte 15-20 dakika annem yanımızdan ayrıldı. Annem yanımızdan ayrıldıktan sonra Gülistan ile ilişkimiz konusunda konuştuk. Bu konuşmanın süresini tam olarak hatırlamıyorum. Gülistan’ın evimizden ayrılma saati, yurt kapanma saati 23.00 olduğu için net olmamakla beraber yurdun kapanmasına yaklaşık 20-30 dakika öncesinde ayrıldı." Önce "Babam kızı arabayla bırak" dedi, sonra "Babam arkasından gittiğim için bana kızdı" dedi Gülistan’ın evlerinden tek başına ayrıldığını söyleyen Abakarov, "Gülistan evden çıktıktan hemen sonra Engin Yücer bana ‘Kız bu saatte yağmurlu havada yalnız gitmesin, sen arabayla bırak’ diyerek aracın anahtarını verdi. Ben de hemen Gülistan’ın arkasından çıktım" dedi. Gülistan’ın yurda giderken her zaman kullandığından farklı bir yola yöneldiğini ifade eden Abakarov, kendisinin araca binmesini teklif ettiği halde Gülistan’ın bu teklifi reddettiğini belirtti. Abakarov şöyle devam etti: "Gülistan yaya olarak gitti. Ben de arabanın içinden yavaş yavaş ilerleyerek takip ettim. Sonra yine yanına yanaştım, araçtan indim ve kendisine yurda geç kalacaksın diyerek ısrarla bırakmak istediğimi tekrar ettim. Ancak Gülistan yine reddetti. Bu ısrarlarım esnasında polisler geldi. Bize hitaben bir problem olup olmadığını sordu. Ben de polislere ’Bir problem yok’ dedim, kız arkadaşımın yurda gitmesini istediğimi belirttim. Polisler bizlerin kimliklerini aldılar ve kontrol ettiler. Akabinde polisler de Gülistan’a ’İstediğin bir yer varsa biz bırakalım’ teklifinde bulundular. Ancak Gülistan polislerin teklifini de kabul etmedi ve yaya olarak ana yola doğru ilerledi. Polisler beni bırakmadılar. Çünkü aracım yavaş yavaş hareket ettiği esnada çamura batmıştı. Polisler de babam Engin’i tanıdıkları için babamı aradılar ve bulunduğumuz yere çağırdılar. Polisler babamı arar aramaz babam arabamızın yanına geldi. Hatta babam, polislerin yanında araç çamura battığı ve kız istemiyorsa ısrarla arkasından gittiğim için bana bayağı kızdı. Birkaç dakika sonra polisler ile birlikte aracı battığı yerden çıkartarak babam ile beraber ikametimize döndük. Bu durumdan dolayı eve geldikten sonra da babam bana kızdı, bu duruma karşı çıkan anneme de kızdı." "6 yıllık çamur çelişkisi" Abarakov, 06.01.2020 tarihli ifadesinde ise hiç aracın çamura saplandığından bahsetmedi. Savcılık, 5 Ocak 2020’yi 6 Ocak 2020 gününe bağlayan gece saatlerinde Abarakov ve üvey babanın emniyete ifadeye gittiğinde kamera kayıtlarında aracın herhangi bir yerinde çamur izi olmadığını da tespit etti. Abakarov’a bu çelişki hatırlatılarak, bu aracı ne zaman ve nerede temizlediği soruldu. Abakarov, "Araç çamura battığı ve polisler geldiği için arkasından takip edemedim. Bu yaşananlardan dolayı üvey babam zaten bana kızgındı, ondan dolayı gittiği istikamete devam edemedim. Tabii ki Gülistan’ın nereye gittiğini merak ettim ve Gülistan’a WhatsApp üzerinden ‘Yurda git ya da Küba’nın yanına git’ mesaj attım. O gün başka, üvey babama ait araçla hiçbir yere gitmedik, direkt ikametimize döndük. Eve saat kaçta döndüğümüzü hatırlamıyorum. Gülistan Doku’yu araçla yavaş yavaş takip ettiğim esnada araç gidiş istikametine göre yolun sol tarafına doğru hafif kayarak çamura saplandı. Aracın çamura saplandığında çıkartmaya çalışırken aracın ön tekerleri ile benim ayakkabılarım ve pantolonumun alt tarafları çamur oldu. Aracın başka bir yerinde hasar ya da çamur yoktu. 6 Ocak 2020 tarihinde alınan ifademde, ifade esnasında tercüman olmadığı ve benim de Türkçem iyi olmadığı için bu hususu atlamış olabilirim. Aracın kamera görüntülerinde çamurlu olmadığı hususunu bilmiyorum, belki üvey babam yıkatmıştır, ben işteydim. Aracın herhangi bir yerinde hasar ya da kırık olup olmadığını hatırlamıyorum" dedi. Her zamankinden çok farklıydı Abakarov, 4 Ocak 2020 tarihinde Gülistan Doku’nun evlerinden çıktıktan sonra Engin Yücer’e ait 19 AU 212 plakalı araca binmediğini anlatarak, "O gün Gülistan Doku her zamanki halinden çok farklıydı, bu durumu şimdi şimdi anlıyorum" dedi. Soruşturmada Zeinal Abakarov’un yanısıra eski polis olan üvey babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer de "suç delillerini yok etmek, gizleme ve değiştirmek" suçlarından Alanya’da tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Muğla MTK Koleji’nde ‘Birlik, Dayanışma ve Güvenlik’ vurgusu MTK Koleji’nde, okul saldırısında öğrencilerini korumak için kendisini siper eden ve hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara ve yaşamını yitiren öğrenciler anısına anlamlı bir tören düzenlendi. Törende duygu dolu anlar yaşanırken, birlik ve beraberlik mesajları öne çıktı. Program, saygı duruşu ve İstiklâl Marşı ile başladı. Öğrenciler, öğretmenler ve idareciler ellerinde Türk bayraklarıyla törene katılarak milli birlik, beraberlik ve kardeşlik duygusunu hep birlikte yaşattı. Hep bir ağızdan okunan İstiklâl Marşı, vatan sevgisi ve ortak değerlerin gücünü bir kez daha hissettirdi. Anma etkinliğinde, Ayla Kara’nın öğrencileri için gösterdiği fedakârlık ve cesaret vurgulanırken, öğretmenlik mesleğinin taşıdığı hayati sorumluluğa dikkat çekildi. Tören kapsamında ayrıca öğretmenlere yönelik bir teşekkür etkinliği de gerçekleştirildi. Yönetim ve idare kurulu tarafından, öğrenciler adına öğretmenlere çiçek takdim edilerek emekleri, özverileri ve fedakârlıkları için teşekkür edildi. Yapılan konuşmalarda, öğretmenlerin kendilerini her zaman güvende hissetmelerinin gerekliliği vurgulandı. Etkinlikte özellikle okullarda öğrenci ve öğretmenlerin can güvenliğinin sağlanmasına yönelik hassasiyetin altı çizildi. Eğitim ortamlarının güvenliğinin, sağlıklı bir gelecek inşa etmenin temel unsurlarından biri olduğu ifade edildi. MTK Koleji’nin milli ve manevi değerlere bağlı, ülkesine ve geleceğine sahip çıkan bireyler yetiştirme hedefi doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğü belirtilirken, anma töreni birlik ve beraberlik mesajlarıyla sona erdi.
Eskişehir Milletvekili Hatipoğlu’ndan Eskişehirspor’a 5 milyon TL’lik destek AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Eskişehirspor’un oynayacağı play-off maçlarından önce 5 milyon TL’lik primi takım kaptanlarına teslim etti. AK Parti Eskişehir Milletvekili ve Eskişehirspor’un eski başkanı Nebi Hatipoğlu, tesislere gelerek burada antrenman yapan futbolcularla bir araya geldi. Play-off maçları öncesi futbolcular teknik ekip başkan ve Milletvekili Hatipoğlu edilen duaya ‘amin’ dedi. Daha sonra kulüp binasına geçen AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Eskişehirspor kulüp başkanı Ulaş Entok ve kaptan futbolcuların katılımıyla bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda Hatipoğlu, siyah-kırmızılı camiaya futbolculara moral vermek amacıyla 5 milyon TL tutarındaki bloke çeki takım kaptanlarına verdi. Ayrıca Hatipoğlu, klübün belirlediği 15 milyon prim için kentin önde gelenlerine ’destek’ çağrısında bulundu. "5 milyon lira prim veriyorum" Toplantıda konuşan Nebi Hatipoğlu, "Bu sene maalesef sona şampiyonlukla ulaşamadık. Komşu şehrimiz Kütahya 2. Lig’e direkt çıktı. Tabii onları da kutluyoruz buradan. İkinci olarak play-off’a gittik ve ilk maçları hep deplasmanda, ikinci maçları kendi sahamızda oynayacağız. Bu bence çok büyük bir avantaj. Bu avantajı lehimize kullanarak finale çıkmak istiyoruz. Bu doğrultuda ben, Eskişehirspor’un eski başkanı ve her zaman yanında olan bir şehir milletvekili olarak bugün Eskişehirspor’un şampiyonluğuna bir prim açıklamak istiyorum. Bu primi de Eskişehirspor kaptanlarına teslim etmek istiyorum. Buyurun kaptanım. Eskişehirspor bu sene bir üst lige çıkarsa, Nebi Hatipoğlu olarak ben size 5 milyon lira prim veriyorum. Bu da bloke bir çektir, karşılığı bankaya yatmıştır. Siz şampiyon olduğunuz gün bunu bozdurabilirsiniz. Hayırlı olsun" diye konuştu. "15 milyonun tamamlanması için bugün bir kampanya başlatıyorum" Eskişehirspor için yönetimin düşündüğü primin 15 milyon lira olduğunu sözlerine ekleyen Hatipoğlu, "Bunun 5 milyonunu ben bugün takdim ettim. Şehrin diğer seçilmişleri, atanmışları, diğer Eskişehir’in ileri gelenlerinden bu 15 milyonun tamamlanması için bugün bir kampanya başlatıyorum. Ben Sanayi Odası Başkanı, Ticaret Odası Başkanı ve Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi başkanları ile görüştüm. Hepsinden de olumlu yanıt aldım. İnşallah benim bu başlangıcımla birlikte onlar da yarın itibarıyla odalarımız bu açıklamaları yapacaktır. Belediye başkanlarımızın bazılarıyla görüştüm. Onların da bu desteği önemli. Onların da destek vermesini bekliyoruz. Eskişehir’in iş adamları var, sanayicileri var, eski belediye başkanları var; bunlardan da Eskişehirspor’un bu 15 milyon vereceği primine desteklerini burada bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Benden ne isterseniz yapmaya hazırım’ dedi" Eskişehirspor Başkanı Ulaş Entok ise Hatipoğlu’na teşekkür ederek, "Vekilimizin bugün başlatmış olduğu kampanya gerçekten çok önemli. Vekilimiz, bizim vekilimiz, eski kulüp başkanımız ama her şeyden öte bizlere, özellikle yönetim kuruluna abiliğini hiçbir zaman esirgemedi. Ne zaman arasak ‘Ben buradayım’ dedi. 15 Mayıs’a kadar ‘Benden ne isterseniz yapmaya hazırım’ dedi. Onun da ilk göstergesi olarak zaten vekilimiz kaptanlarımıza çeki teslim etti. Bundan sonra bu desteklerin artarak devam etmesini bekliyoruz. Bizler de şehrin önde gelenlerini, odaları, sivil toplum kuruluşlarını ve şehrin önde gelen iş insanlarını bu prim kampanyasına davet ediyoruz. Vekilimizin de söylediği gibi lig atlamamız gerekli. Lig atladıkça gelirlerimiz artacaktır. Ondan sonra Eskişehirspor’un inşallah geleceğini de hep birlikte planlamaya başlayacağız" dedi.