EKONOMİ - 18 Ekim 2021 Pazartesi 09:31

Zaha Hadid’in son projesi Irak Merkez Bankası’na özel kalıp sistemi

A
A
A
Zaha Hadid’in son projesi Irak Merkez Bankası’na özel kalıp sistemi

2016 yılında hayata veda eden dünyaca ünlü mimar Zaha Hadid’in imzasını taşıyan Irak Merkez Bankası Projesi’nin kalıp ve kalıp mühendisliği çözümleri Doka Türkiye tarafından sağlanıyor. Şirketin genel müdürü Özatay, “Bu önemli projede yer almaktan gurur duyuyoruz” dedi.

Tamamlandığında dünyadaki mimari başyapıtlar arasında yerini alacak Zaha Hadid tasarımını hayata geçirmek için, gerekli kalıp mühendisliği çözümlerini üretmek üzere Doka Türkiye görevlendirildi. Yenilikçi bir anlayışla tasarlanan Irak Merkez Bankası Binası, alışılmadık mimari ayrıntıları nedeniyle özel mühendislik çözümleri gerektiren zorlu bir proje olarak tanımlanıyor.

Bağdat’taki Dicle nehrinin dik kıyılarında yükselen Irak Merkez Bankası’nın yeni binası, ünlü mimar tarafından kurumun kalbindeki değerler olan ‘sağlamlık, istikrar, kararlılık ve sürdürülebilirlik’ kavramlarını temsil edecek şekilde tasarlandı.

Projeye özel yeni bir kalıp yapısı üretildi
Projenin bu özellikleri nedeniyle farklı bir kalıp yapısını gerektirdiğinin altını çizen Doka Türkiye Genel Müdürü Ender Özatay, “Dünyada pek çok imza projede yer alarak bu konudaki yetkinliğini ispatlamış olan Doka, bu dev projeye özel çözümler geliştirmesi için tercih edildi” dedi.

Ender Özatay, proje için yaptıkları çalışmaları şu sözlerle anlattı:
“Dünyanın en zor betonarme yapılarından biri şeklinde de yorumlanan, 93 bin 552 metrekare toplam alanlı projede, Doka ekibine taşıyıcı yapının çok yönlülüğü nedeniyle buna özel bir çözüm üretme görevi verildi. Biz de bu binanın yapısına özel yeni bir tırmanır kalıp tasarlayarak ürettik. Bir BIM tasarımından başlayarak, eğimli, dönen yapının değişken yükseklik ve şekilleriyle çalışmaya imkan sağlayan, dış duvarlar için özel olarak yapılmış ve 3D ortamında üretilmiş bir kalıp yüzeyi oluşturduk. Adapte edilebilir levha kalıp yapısı, binanın amorf şeklini yönetmek için kullanılırken, kule bloğunun ana şaft duvarı için hidrolik tırmanma sistemi inşa zamanını minimize etmek için kullanıldı.''

“Bu önemli projede yer almaktan gurur duyuyoruz”
Ender Özatay, pek çok önemli projede sorumluluk üstlendiklerinin altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kazakistan’da Abu-Dhabi Plaza, Azerbaycan’da Port Bakü ve La Luna Hotel, son olarak da Özbekistan Taşkent’te hayata geçirilen ve tamamlandığında Orta Asya’nın en yüksek binası olacak Nestone Projesi, yurt içinde ise İstanbul Finans Merkezi’nde devam eden Ziraat Bankası binası, Vakıfbank binası, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası binası, Kuzey Marmara Otoyolu, 1915 Çanakkale Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, İkitelli Çam ve Sakura Şehir Hastaneleri, Skyland İstanbul, ürünlerimiz ve çözümlerimizle yer aldığımız projelerden bazıları. Irak Merkez Bankası Projesi, Ortadoğu’nun en büyük projelerinden biri olarak dikkat çekiyor. Böylesine önemli bir projede çözüm ortağı olmak bize gurur veriyor. Bize duyulan güveni her projede daha da ileri taşımak için çalışıyoruz. Türkiye’nin ve çevre ülkelerin en prestijli projelerinde çözüm ortağı olarak sorumluluk üstlenmek, ekibimize daha iyisini başarmak için motivasyon kaynağı oluyor.”

Projede iş güvenliği, Doka projelerinin her birinde olduğu gibi, Avrupa standartlarında uygulandı. Projede çalışanlara şantiye eğitimleri veren ve sertifikasyonlar düzenleyen Doka, operasyonel hizmetlerin hepsini zamanında yerine getirdi.

Zaha Hadid’in ölmeden önceki son eseri
Irak Merkez Bankası, tasarımları ses getiren ve mimari başyapıtlar olarak kabul edilen Irak asıllı Britanya vatandaşı ünlü mimar Zaha Hadid’in son çalışması olarak biliniyor. Projenin resmi olarak 2012 yılında, Londra Victoria & Albert Müzesi‘nde yapılan tanıtımında konuşan Zaha Hadid, düşüncelerini şu sözlerle ifade etmişti:

“Irak Merkez Bankası için yeni yönetim merkezi tasarlamam istendiğinde derinden şükran duydum. Irak’ta doğdum ve hala kendimi Irak’a çok yakın hissediyorum. Böylesine ulusal öneme sahip bir tasarımda Irak’ta çalışmayı bir ayrıcalık olarak görüyorum.''

Daha yüksekteki katlardan ışığın sürekli gelmesine izin veren yapısal bir dış iskelete teğet olacak şekilde geniş orta katlardan dar zemine doğru azalan çizimin, ilk defa 2011 yılında ortaya çıkan 170 metrelik kulesi içinde kapsadığı mekânı çoğaltmak için tasarlanmış. Dicle nehrinin önemine ve ülke ticaretinin şekillenmesindeki rolüne sürekli bir referansla, banka binasının podyum seviyesi, nehirden yansıyan ışığı taklit eden, değişen dış iskeletle ışığın iç mekanlarda parıldamasına izin vererek sert ve yumuşak peyzajları birleştiriyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Isparta Türkiye’nin ilk koku müzesi Isparta’da 4 bin 500 yıllık parfüm formülü sergileniyor Gül ve gül yağı üretimiyle dünyaca tanınan Isparta’da, 1750’li yıllardan kalma Aya Baniya Kilisesi restore edilerek "Misparta Koku Medeniyeti" adıyla Türkiye’nin ilk koku müzesine dönüştürüldü. Müzede, dünyanın en eski parfüm formülü ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor. Dünyaca ünlü parfüm markalarının kokularında kalıcılığı sağlayan gül ve gül yağı üretimiyle öne çıkan Isparta’da önemli bir kültür projesi hayata geçirildi. 1750’li yıllarda inşa edildiği düşünülen Aya Baniya Kilisesi, Isparta Belediyesi tarafından restore edilerek, "Misparta Koku Medeniyeti" adıyla Türkiye’nin ilk koku müzesine dönüştürüldü. Koku müzesi, bu alanda Türkiye’de ilk olma özelliği taşırken, dünyada ise sayılı örnekler arasında yer alarak 5’inci müze olma niteliği taşıyor. Isparta’nın gül ve koku kültürünü yansıtan müze, hem tarihi dokusu hem de içerdiği özel koleksiyonlarla dikkat çekiyor. Müze koleksiyonunda dünyanın bilinen ilk parfüm formülü, tarih boyunca kullanılan parfüm kapları, kokuya dair etnografik unsurlar ve kilise yapısından elde edilen arkeolojik buluntular sergileniyor. 4 bin 500 yıllık parfüm formülü ve deneyim atölyesi aynı çatıda buluşuyor Müzede dünyada ilk kez sergilenen birçok eşsiz eserin yanı sıra, 4 bin 500 yıllık geçmişe sahip dünyanın en eski parfüm formülü de bulunuyor. Mezopotamya kökenli olan ve deneysel arkeoloji yöntemiyle günümüze kazandırılan formülde aralarında gülün de yer aldığı toplam 16 farklı ham madde bulunuyor. Bu özelliğiyle söz konusu formül, dünyada yalnızca Isparta’daki bu müzede sergileniyor. Atölye bölümünde ise ziyaretçilere, kokunun tarihi serüveninden parfüm yapım sanatına uzanan bir perspektif sunuluyor. Antik Çağ’dan günümüze kokular üzerine aktarılan bilgiler, aromaterapi uygulamaları ve kişiye özel parfüm tasarımı eğitimleri aracılığıyla deneyimlenebilen bir öğrenme ortamı oluşturuluyor. Isparta Belediyesi Misparta Koku Müzesi ve Atölyesi’nin küratörü, aynı zamanda bilim sorumlusu olan Meryem Karakurt Göksal, "İçerisinde bulunduğumuz kilise, 1750’li yıllarda inşa edilmiş bir Ortodoks Rum kilisesidir. Bugün ise Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan koku müzesi ve atölyesi konseptiyle hizmet vermektedir. Bu proje, Isparta Belediyesinin, Belediye Başkanımızın 2021 yılında başlattığı kültür projelerinin ilklerinden biridir. Bulunduğunuz müze bölümünde tarih boyunca kullanılan parfüm kapları sergilenmektedir. Özellikle aristokratların özel hayatlarından izler taşıyan bu kaplar dikkat çekmektedir. Apsis olarak adlandırdığımız sahne kısmında ise kokular, etnografik hikâyelerle birlikte ve gülü de içerisine alarak sunulmakta ve pek çok ham maddenin yer aldığı bir koku hafızası oluşturduğu bir noktadır" şeklinde konuştu. 4 bin 500 yıllık sır Isparta’da gülle yeniden hayat buluyor Müzede dünyanın en eski parfüm formülünün de bulunduğunu belirten Göksal, "Yaklaşık 4 bin 500 yıllık bu formül, Mezopotamya’dan çıkmıştır ve içerisinde 16 farklı ham madde bulunmaktadır. Bizim için önemli olan nokta ise bu formülün içinde gülün de yer almasıdır. Gül, modern anlamda hem parfümeri de hem günlük yaşamda tıptan mutfağa kadar hayatın her alanında kullanılan bir bitkidir. Aynı zamanda Isparta ile özdeşleşmiş bir çiçektir. Bu nedenle Misparta Koku Medeniyeti’ni oluşturma yolunda attığı adım gül ile birlikte şekillenmiş ve bu durum kesinlikle tesadüf değildir. Anadolu’nun zengin kokusu adeta Isparta’dan yükselmektedir. Gülle birlikte pek çok endemik türün merkezi olan Isparta, aynı zamanda Anadolu’nun dünyaya açılan önemli kapılarından biridir" ifadelerini kullandı. Gör, dinle, kokla kendi parfümünü tasarla Müzede ziyaretçiler için oluşturulan deneyim alanında 12 farklı koku türünün bulunduğunu ifade eden Göksal, "Bu kokular, Isparta Belediyesi Ahşap Atölyesi tarafından oyma tekniğiyle hazırlanan çiçek formları içerisinde sunulmaktadır. Ziyaretçilerimiz kokuları deneyimlerken, aynı zamanda bu bitkileri görme ve bizlerden dinleme imkânı da bulmaktadır. Bu yönüyle müzemiz görmek, duymak ve koklamak olmak üzere üç duyuya hitap eden yaşayan bir müzedir. Kişiye özel parfüm tasarımı yapılan bölümümüzde ise yaklaşık 600 farklı koku bulunmaktadır. Ziyaretçilerimiz bu kokular arasından seçim yaparak kendi koku hafızalarını oluşturabilir ve kendilerine özgü parfümler tasarlayabilirler" dedi. Yaşayan müze anlayışıyla sürekli yenilenen bir deneyim "Müzemizi sabit bir yapı olarak görmüyoruz" diyen Göksal, "Müzemizde sürekli gelişen ve yenilenen bir anlayış benimsiyoruz. Bu doğrultuda düzenli olarak etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Örneğin Atatürk’ün Isparta’ya gelişinin 96. yılına özel olarak Bekir Kantarcı koleksiyonundan getirilen Atatürk’e ait koku ve şişeler burada sergilendi. Bu etkinlik, ziyaretçilerimizin büyük ilgisini gördü ve sadece bu deneyimi yaşamak için kilometrelerce uzaktan gelenler oldu. Buna benzer pek çok çalışma önümüzdeki süreçte de devam edecektir" diye konuştu. Herkese açık ücretsiz koku deneyimi Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in özellikle üzerinde durduğu konulardan birinin de müzenin herkese hitap etmesi olduğunu dile getiren Göksal, "Bu nedenle müzemize girişler ücretsizdir. Çalışma saatlerimiz ve sosyal medya hesaplarımız aktiftir. Ziyaretçilerimizin tek yapması gereken buraya gelerek kokuları deneyimlemeleridir" şeklinde konuştu. Gül ve gül yağıyla özdeşleşen Isparta’da kurulan müze, koku kültürünü gelecek nesillere aktarmayı hedeflerken, ziyaretçilere de benzersiz bir deneyim sunuyor.
Mersin Mersin Şehir Tiyatrosu, ‘Misafir’ oyun ile Silifkeli sanatseverlerle buluştu Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Bilgesu Erenus’un kaleme aldığı ‘Misafir’ adlı oyunu Silifke’de tiyatroseverlerle buluşturdu. Doğan Cüceloğlu Kültür Merkezi’nde sahnelenen oyun, Anadolu’dan Almanya’ya işçi göçüyle başlayan yaşam mücadelesini trajikomik bir dille sahneye taşıdı. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi bünyesinde sahnelenen oyunda; göç, aidiyet ve kuşaklar boyunca süren kimlik arayışı ele alındı. Güçlü oyunculuk performanslarıyla dikkat çeken oyun, izleyicilerden tam not aldı. Oyunu izleyenler arasında yer alan Silifke Kaymakamı Abdullah Aslaner de gösteri sonunda oyuncuları tebrik etti. Oyunda ‘Musa Tezer’ karakterini canlandıran Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu oyuncusu Ömer Faruk Ustaoğlu, oyunun 1960’lı yıllarda Almanya’ya çalışmak için göç eden insanların yaşadığı zorlukları anlattığını belirterek, "Bu oyun, Anadolu’dan Almanya’ya göç eden Musa Tezer’in hikayesi üzerinden Türk toplumunun yıllardır yaşadığı göç meselesini anlatıyor" dedi. Seyircinin oyuna yoğun ilgi gösterdiğini ifade eden Ustaoğlu, izleyicilerin hem duygusal hem de komik sahnelerde oyuna ortak olduğunu söyledi. Oyunu izleyen gençler de etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Üniversite öğrencisi Özcan Şenol, oyunun hem düşündürücü hem de keyifli olduğunu ifade ederken, İpeknur Okta ise oyunun duygusal ve komedi yönünün güçlü olduğunu söyledi. Hasan Özcan da kültür sanat etkinliklerinin ilçelerde düzenlenmesinin önemli olduğunu kaydetti.
Antalya Falezlerden düşerek mahsur kaldı, kendisini kurtaran ekiplerden özür diledi Antalya’da gece saatlerinde falezlerden düşerek patika alanda mahsur kalan genç kadın, polis ve itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı. Genç kadın ekiplere "Özür dilerim, hepinizi yormuşum ben" diyerek teşekkür etti. Olay, gece 02.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Şirinyalı Mahallesi Lara Caddesi üzerinde bulunan yüksekliği yaklaşık 40 metrelik falezlerde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir kadının falezlerin uç noktasında yuvarlanarak aşağıya düştüğünü ve yardım çığlıkları attığını gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Verilen adrese gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı ekip yaptıkları kontrollerde isminin Zübeyde A. (30) olduğu öğrenilen genç kadının yaklaşık 5 metre aşağıda patika alanda asılı şekilde mahsur kaldığını tespit etti. Ekiplerden özür diledi Genç kadını mahsur kaldığı yerden kurtarmak için harekete geçen ekipler gerekli güvenlik önlemlerini alarak iple erişim teknikleri ile Zübeyde A.’ya ulaştı. Yanına ulaşan itfaiye erinin sağlık durumunu kontrol etmesinin ardından ipe bağlanan genç kadın yaklaşık yarım saatlik operasyonun ardından mahsur kaldığı yerden kurtarıldı. Genç kadın kendisini kurtaran ekiplere "Özür dilerim, hepinizi yormuşum ben" dedi. Sağlık ekiplerine teslim edilen ve herhangi bir yaralanması olmadığı belirlenen genç kadın ifade işlemleri için polis merkezine götürüldü.
Aydın Aydın Büyükşehir’den Didim’e renkli dokunuş Aydın Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ile Fen İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından yaz sezonu öncesinde turizmin incisi Didim’de çalışmalar sürüyor. Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin çalışma ve hizmetleri vatandaşlar tarafından da memnuniyetle karşılanıyor. Aydın Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ile Fen İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından yaz sezonu öncesinde turizmin incisi Didim’in dünyaca ünlü Altınkum Mahallesi Yalı Caddesi’nde gerçekleştirilen çalışmalar sürüyor. Her yıl yüz binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Altınkum, gerçekleştirilen çalışmalar ile bu sezonda da misafirlerini ağırlamaya hazırlanıyor. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, cadde boyunca bakım çalışmalarının yanı sıra onarım, peyzaj düzenlemeleri, budama ve trimör faaliyetleri hayata geçiriyor. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı tarafından Büyükşehir Belediyesi’ne ait fidanlıklarda yetiştirilen birbirinden güzel çiçekler de Altınkum’u süslüyor. Kent genelinde çalışmaların devam edeceğini belirten Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, "Aydınımızın tüm ilçelerinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hizmetlerimizi hemşehrilerimizle buluşturuyor, mesai mefhumu gözetmeksizin gerçekleştirdiğimiz çalışmalarımıza tüm ilçelerimizde eş zamanlı olarak devam ediyoruz. Kentimiz ve hemşehrilerimiz için çalışmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.