GÜNDEM - 14 Şubat 2022 Pazartesi 11:09

Zaman tüneli gibi koleksiyon

A
A
A
Zaman tüneli gibi koleksiyon

Mersinli iş insanının bir yılda toplayarak oluşturduğu koleksiyonda ‘yok’ yok.

 Mersin’de yaşayan 43 yaşındaki iş insanı Oktay Dal, uzun yıllar emek verilerek oluşturulabilecek bir koleksiyonu bir yılda yapmayı başardı. Binlerce ürünün bir bölümünün sergilendiği depodaki koleksiyon adeta tarihe yolculuk yaptırırken, orta yaş ve üzeri insanları da çocukluk yıllarına götüren bir zaman tünelinde gezdiriyor. Koleksiyonda, 1920’li-30’lu yıllardan itibaren Türk insanının hayatına giren her şeyi görmek mümkün. Ayla filminde kullanılan reprodüksiyon tüfeklerden eski Türk filmlerinde unutulmaz karakterlere hayat veren aktör Ali Şen’in bakkalında kullandığı tartıya, Şener Şen’in hafızalara kazınan Züğürt Ağa filminde kullandığı benzin pompası ve tartıdan 50’li-60’lı yıllarda trafik polislerinin içine girdiği zıvanaya, dünyaca ünlü aktör, araba ve motosiklet yarışçısı Steve McQueen’in kullandığı motosiklete kadar binlerce antika eşya, sergileneceği günü bekliyor.

Babasının motosikletinden ve çakmak gazı dolum aletinden yola çıktı

Motosiklet bayii sahibi ve aynı zamanda motosiklet yarışlarında 100 civarında Türkiye şampiyonluğu bulunan iş insanı Oktay Dal, deposunun kapılarını İHA muhabirine açarak, nostaljik eşya toplama serüvenini anlattı. Siyah-beyaz fotoğraflarda gördüğü babasının kullandığı mobilet ve çakmak gazı dolum aletinden yola çıkarak, kendisini zaman tünelinin etkileyici dünyasına kaptırdığını belirten Dal, “Babamın işi çakmak gazı dolumu üzerineydi. Babamın kullandığı bir de mobileti vardı. Fotoğraflarda görünce o gaz dolum aletini de mobileti de yeniledim. Ondan sonra eskiye bir yolculuk başladı bende. Eski dönem kullandığım kıyafetler, oyuncaklar derken, bir yıl içerisinde böyle bir serüven yaşadım. Benim için zaman tüneli. Bir yıl içerisinde bütün bunları topladım. Motosiklet hem ilgi alanım hem de işim olduğu için motosiklet, bisiklet, çocuk oyuncakları, çocuklar için üretilen eski pedallı oyuncak arabalar, bakkaliye, Devlet Demir Yolları, PTT, polis malzemeleri, benzin istasyonu ürünleri gibi birçok birikimim var” dedi.

“Yola çıkış hikayem, ailemin geçmişi ve bu geçmişe verdiğim değerdi”

Dünyaca ünlü aktör Steve McQueen’in motosikletini de koleksiyonuna eklediğini, Zeki Müren’in kullandığı kondisyon aletinin aynısını bulduğunu, siyah öğrenci önlüklerinden eski televizyon ve radyolara kadar binlerce ev eşyası ve giyecek topladığını dile getiren Dal, “Biz Yeşilçam filmleriyle büyüdüğümüz için eski filmlerden esinlendik, bu filmde vardı, bu filmde oynamıştı derken o büyülü dünyanın içerisinde bulduk kendimizi. 1930-1990 dönemlerine ait, birçoğu filmlerde yer almış ya da birçoğu ünlülerin kullanmış olduğu ürünlerim var. Çok büyük bir plan ve programla yola çıkmadım. Yola çıkış hikayem, ailemin geçmişi ve bu geçmişe verdiğim değerdi” diye konuştu.

“Maddiyatla ölçülemeyecek değerlere sahibim”

Ürünleri çeşitli mecralardan, antikacılardan, seyyar satıcılardan, kulaktan duyduğu insanlardan, hurdacılardan topladığını vurgulayan Dal, “Çok büyük bir emek var; ciddi de bir bütçe ayrıldı. Maddi değeri kadar manevi değeri de çok büyük. Bugüne kadar yaklaşık 5 milyon lira harcadım. Toplamda minimum hedefimiz 10 milyon lira civarında. Tabi ki, maddiyatla ölçülmeyecek değerlere de sahibiz” ifadelerini kullandı.

“Hedefim; bir müze kurup, elde edilecek geliri sokak ve hapishane çocuklarına harcamak”

Bu serüveninin, sosyal sorumluluk kapsamında büyük bir projeye dönüşebileceği kanısına vardığını ve bu yönde çalışmaya başladığını anlatan Dal, “Bunu insanlarla paylaşmak istedim. Bir müze fikri oluştu bende” diyerek, kolları sıvadığını söyledi. Z kuşağı gençlere geçmişi anlatmak, insanların zaman tünelinde geçmişe yolculuk yapmalarını sağlamak istediğini belirten Dal, amacını şöyle anlattı:

“Hedefim; bir müze kurup, elde edilecek geliri sokak ve hapishane çocuklarına harcamak. Mahkum çocukların, içerisinde iş istihdamı olabilecek eğitici, öğretici istasyonlar, sokak çocuklarımızın hem uğraşı hem o hayatlarından kurtulup bir an olsun yaşadıklarını unutturabileceğimiz eğitici istasyonlar düşünüyoruz. Kuracağımız müzeden elde edeceğimiz geliri, bu alanlara aktaracağız. Yerel yöneticilerimiz başta olmak üzere belediye başkanlarımızla konuşu paylaşıyoruz. Kendilerinin de desteklerini bekliyoruz. Burası 260 metrekare bir depo, bunun 10 katı büyüklüğünde ürünümüz var. Yeter ki, büyük bir alana sahip olalım, bu alanı insanlarla paylaşalım ve paylaştıkça güzelleşen o faydayı da hem biz hem insanlar görsün.”

Kıymet Gökçe-Koray Ünlü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Iğdır FK - Bodrum FK maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 30. haftasında Iğdır’da oynanan Iğdır FK ile Bodrum FK maçının ardından iki takımın teknik direktörü açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 30. haftasında Iğdır FK, sahasında Bodrum FK’ya 3-2 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında toplantısında Iğdır Futbol Kulübü Teknik Direktörü Kenan Koçak değerlendirmelerde bulundu. Koçak, "İlk yarıda rakibin kaleye şutu yok, ama 1-0 önde gidiyorlar. Verilen bir penaltı kararı var ve ilk yarıyı 1-0 mağlup kapatıp soyunma odasına giriyoruz. Ardından ikinci yarıya çıkıyoruz. Gayet iyi oynuyoruz, haklı bir penaltıyla skoru 1-1 yapıyoruz. Ancak sonrasında bireysel hatalarla, 18’in civarında iki kez gereksiz top kaybı yapıp topu rakibe veriyoruz. Ceza sahası içinde temassız oyuncuyu bırakınca yine rakibe bir gol hediye ediyoruz. Üçüncü gol de keza öyle; yapılan bireysel hataların bir sonucu. Bu seviyede böyle bireysel hatalar yaparsanız, rakibe bu şekilde hediyeler verirseniz ve bireysel sorumluluğunuzu bilmezseniz maç kazanmak çok zor olur. Bu yüzden üzgünüm. Taraftarlar için üzgünüm, şehir için üzgünüm, başkanımız için üzgünüm. Ne bu başkan, ne bu taraftar ne de bu şehir böyle bir skoru hak ediyor. Söyleyecek fazla bir şey yok. Bu mağlubiyet tamamen yaptığımız bireysel hatalardan kaynaklandı. Başka bir açıklaması da yok. Her şey ortada. Bu yüzden üzgünüz, tekrar özür diliyoruz" dedi. "Bu galibiyete zaten ihtiyacımız vardı" Bodrum FK Teknik Sorumlusu Sefer Yılmaz ise, "Güzel bir havada, keyifli bir maç oldu. İzleyenler için, seyirciler için ve televizyon başında maçı takip edenler için keyifli bir karşılaşmaydı. Tabii biz de kazandığımız için daha da keyiflendik. Bu galibiyete zaten ihtiyacımız vardı. Geçen hafta çok hak ettiğimiz bir maçı maalesef kaybetmiştik. Yeniden play-off içinde üst sıraları zorlamak için bu galibiyet bizim için çok önemliydi. Bütün oyuncularımıza teşekkür ediyoruz. Rakibimiz de bugün çok iyi oynadı. Onların da teknik direktörünü ve futbolcularını tebrik ediyorum. Sonuçta bir takım galip gelecekti. Bugün galip gelen biz olduk ve bundan dolayı çok mutluyuz. Şimdi üç gün sonra içeride çok daha önemli bir maçımız var. O maçı da kazanıp yeni bir galibiyet serisi yakalamak istiyoruz" dedi.
İstanbul Gaziosmanpaşa’da İstiklal Marşı’nın kabulünün 105’inci yıl dönümünde Mehmet Akif Ersoy anıldı İstanbul Gaziosmanpaşa’da İstiklal Marşı’nın kabulünün 105’inci yıl dönümünde Milli Şair Mehmet Akif Ersoy için anma programı düzenlendi. Gaziosmanpaşa Belediyesi İstiklal Marşı’nın kabülünün 105’inci yıl dönümüne özel bir program düzenledi. Gaziosmanpaşa Kültür ve Sanat Merkezi’nde yapılan programa Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Alveroğlu, Zeynep Vurmaz Yiğit, Kültür Sanat Sosyal İşler Müdürü Murat Doğan, Sanat Akademisi öğrencileri, öğretmenler ve aileleri ile davetliler katıldı. İstiklal Marşı’nın okunmasının ardında Milli Şair Ersoy adına koro düzenlenerek Ersoy’un "Zulmü Alkışlayamam", "Ordunun Duası" gibi pek çok şiiri öğrenciler tarafından seslendirildi. "Çok güzel bir etkinlik oldu, yaptığım sunuculukta hiç zorlanmadım" Etkinlik sunucusu Murat Oğru, "Gaziosmanpaşa Belediyesi Kültür Merkezi olarak İstiklal Marşı’nın kabulünün yıl dönümünü kutladık gerçekten duygulandırıcı bir katılım oldu, miniklerimiz koristlerimiz, şiir söyleyen arkadaşlarımız, çok güzel bir etkinlik oldu, yaptığım sunuculukta hiç zorlanmadım, rol yapmadan her şey içimden geldiği gibi oldu" ifadelerini kullandı. Sahnede İstiklal Marşı’nın 10 kıtasını okuyan Tuana Aksözek, "İstiklal Marşı’nın kabulünü kutlamak için belediyeye geldik, İstikal Marşı korosuna katıldım ve İstiklal Marşı’nı okudum öğretmenlerime ve arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Meltem Özgücü ise, "İlkokul birinci sınıftan beri İstiklal Marşı’nı biliyordum şu anda çok heyecanlıydım, öğretmenlerime, belediye başkanımıza ve belediye başkan yardımcımıza çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. Program etkinliğe katılan öğrencilere Mehmet Akif Ersoy’un ‘Safahat’ adlı kitabının hediye edilmesi ve fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Kars Kars emniyetinden öğrencilere siber güvenlik eğitimi Kars’ta 120 öğrenciye siber suçlar ve akran zorbalığı anlatıldı. Kars İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Çocuk Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından öğrencilere yönelik bilinçlendirme çalışması yapıldı. Kars Alparslan Anadolu Lisesi’nde düzenlenen seminerde 120 öğrenciye siber suçlar, güvenli internet kullanımı ve akran zorbalığı konularında eğitim verildi. Gerçekleştirilen eğitim programında, özellikle son yıllarda gençler arasında hızla yayılan dijital risklere dikkat çekilerek öğrencilerin internet ortamında karşılaşabilecekleri tehlikeler hakkında bilgilendirme yapıldı. Dallarında uzman polisler tarafından verilen eğitimde; siber suçların gerçekleşmeden engellenmesi, yasa dışı bahisle mücadele, maddi ve manevi zararların en aza indirilmesi ile toplumsal farkındalık oluşturulması konuları ele alındı. Eğitim öğrencilere güvenli ve bilinçli internet kullanımı konusunda önemli tavsiyelerde bulunuldu. İnternet ortamında kişisel bilgilerin korunması, sosyal medya kullanırken dikkat edilmesi gereken hususlar ve dolandırıcılık yöntemleri hakkında örnekler verilerek öğrencilerin bu tür durumlara karşı nasıl davranmaları gerektiği anlatıldı. Eğitimde ayrıca siber zorbalık ve akran zorbalığı konularına da değinildi. Öğrencilere, internet üzerinden yapılan hakaret, tehdit ve dışlama gibi davranışların ciddi psikolojik ve hukuki sonuçları olabileceği vurgulandı. Bu tür durumlarla karşılaşıldığında öğretmenlere, ailelere ve ilgili kurumlara başvurmanın önemine dikkat çekildi. Eğitimin bir diğer önemli başlığı ise teknoloji bağımlılığı oldu. Polisler, uzun süreli ve kontrolsüz teknoloji kullanımının öğrencilerin sosyal yaşamı, ders başarısı ve psikolojik sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini belirterek dengeli teknoloji kullanımı konusunda önerilerde bulundu. Eğitim sonunda öğrencilerin merak ettikleri sorular yanıtlanırken, bilinçli internet kullanımı konusunda farkındalık oluşturmanın önemine vurgu yapıldı. Yetkililer, gençlerin dijital dünyada güvenli bir şekilde yer alabilmeleri için bilgilendirme ve eğitim çalışmalarının devam edeceğini ifade etti.
İstanbul Dardanel işçileri eylemlerin 9’uncu gününde: "Sermayeleri soframızdan çaldıkları ekmekle büyüyor" Dudullu OSB’de faaliyet gösteren Dardanel fabrikasında çalışan ve Kasım ayından bu yana kademeli olarak işten çıkarılan işçiler, aylardır ödenmeyen hakları için fabrika önünde başlattıkları eylem 9’uncu gününde devam ediyor. Hak mücadeleleri için seslerini duyurmaya çalışan kadınlar, "Sermayeleri soframızdan çaldıkları ekmekle büyüyor" dedi. Dudullu Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Dardanel firmasında çalışan 170’e yakın işçi, Kasım ayından itibaren kademeli olarak işten çıkarıldı. İddialara göre işçilerin kıdem tazminatları ise "sözlü olarak" 3 taksite bölüneceğinin söylenmesine rağmen ödemelerin büyük kısmı yapılmadı. Çalışanların sendikaya üye olarak anlaşmaya çalışmalarına rağmen Dardanel’in uzlaşmaya gitmeyi reddetmesi üzerine olay mahkemeye taşındı. Tazminatları ödenmeden işten çıkarılan kadın işçiler, firma önünde gerçekleştirdikleri eylemle hak mücadelelerini ortaya koyarken, uzun süre "Sadaka değil hakkımızı isteriz" sloganları atıldı. Eylemlerin 9’uncu gününde direnişlerini sürdüren kadın çalışanlar Dudullu OSB’deki Dardanel fabrikası önünde haklarını aramaya devam etti. Bazı çalışanların tazminatlarının kısmi olarak ödendiğini ancak pek çok kişinin hala alacaklarının verilmediğini dile getiren kadınlar, "Tazminat hakkımız söke söke alırız" sloganlarıyla yaşadıkları mağduriyete tepki gösterdi. "İş kazaları geçirdik, rahatsızlandık; raporlu olduğumuz halde çalışmaya devam ettik ya da rapor almamız engellendi" İşten çıkarıldığı halde tazminatını alamayan kadın çalışanlardan biri, Dardanel’in haksız ve ağır çalışma şartlarını şu sözlerle açıkladı: "9 gündür direnişimi sürdürüyoruz. Haksız bir şekilde işten çıkarıldığımız ve aylardır tazminatlarımız ödenmediği için, içerde alacaklarımız olduğu için buradayız. Emeğimizin ve alın terimizin karşılığını almak için burada toplandık; toplanmaya devam edeceğiz. Dardanel’de -30-40 derecelerde çalıştık. Yeri geldik hastalandık, soğuktan ellerimiz dondu ama üretime devam ettik. İş kazaları geçirdik, rahatsızlandık; raporlu olduğumuz halde çalışmaya devam ettik ya da rapor almamız engellendi. ’Beğenmiyorsanız çıkıp gidebilirsiniz, kapı orada’ dediler. Bizler emeğiyle geçinen insanlarız. Burada haklarımız, geleceğimiz ve daha onurlu bir yaşam için mücadelemizi sürdürüyoruz. Dardanel fabrikası 200’ün üzerinde arkadaşımızı işten çıkardı. Dün öğrendik ki işçi aramaya başlamışlar. Bu ağır şartlara kimse dayanamadı ve o yüzden şimdi gündelik işçi arıyorlar. Dardanel’in patronu bizim ücretlerimizi, alacaklarımızı ve tazminat haklarımızı yatırmıyor. Sermayeleri bizden çaldıkları alın teriyle, soframızdan çaldıkları ekmekle büyüyor. Ama artık buna izin vermeyeceğiz ve haklarımızı alana kadar burada buluşmaya devam edeceğiz." "Çalışırken kapıyı gösterdiğiniz kadınlardan bugün taşeron olarak medet umuyorsunuz" Dardanel yönetimine seslenen bir başka çalışan ise mücadelelerinin kararlılıkla süreceğini söyleyerek, "200 kişiye yakın bayan personeli işten çıkardınız, gerekçeniz de küçülmeye gitmekti. Şimdi taşeron olarak kadın işçilerden medet umuyorsunuz. Şunu anlamanız lazım ki biz kadınlar olmadan siz yönetim olarak hiçbir yere varamayacaksınız. Küçümsediğiniz kadınlar, çalışırken kapıyı gösterdiğiniz kadınlardan bugün taşeron olarak medet umup onları yine aynı şekilde çalıştırmak istiyorsunuz. Bizler hakkımız verilene kadar, son dakikaya kadar mücadele etmeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.