ÇEVRE - 13 Eylül 2024 Cuma 09:14

12 yıl önce Cilo Dağı’nda keşfettiği kaya balının kilosunu 3 bin TL’den satıyor

A
A
A
12 yıl önce Cilo Dağı’nda keşfettiği kaya balının kilosunu 3 bin TL’den satıyor

HAKKARİ (İHA) – Hakkari’nin Kırıkdağ köyünde yaşayan Adil Yiğit, Cilo Dağı eteklerinde 12 yıl önce keşfettiği ve Norveç ile İsviçre gibi ülkelere gönderdiği kaya balının kilosunu bu sene 3 bin TL’den satışa çıkarttı.


Adil Yiğit isimli çiftçi, eylül ayının ortalarında Cilo Dağı’nda kaya balının hasadına başladı. Çiftçilikle uğraşan Adil Yiğit isimli vatandaş, 12 yıl önce Cilo Dağı eteklerinde gezdiği sırada kayalar arasında çok sayıda arının yuva yaptığını tespit etti. İlkbaharda tespit ettiği alanı ayılardan korumak için gece gündüz nöbet tutarak kaya balının hazır olduğu eylül ayına kadar bekleyen Yiğit, balları tüm tehlikelere rağmen 2 bin rakımlı dağa tırmanarak topladı.


Binlerce arının içinde balı kovalara koyarak özel müşterileri için köye getiren Yiğit, zamanla bunu Norveç, İsviçre, İran ve Irak gibi ülkelere göndermeye başladı.


Cilo Dağı eteklerinde her sene aynı vakitte balı çıkarttığını belirten Adil Yiğit, ’’Ben yıllardır çiftçilik yapıyorum. 12 yıl önce tespit ettiğim bu arı yuvalarının her sene bakımını yaparak gözüm gibi bakıyorum ve aylarca nöbetini tutuyorum. Her ilkbaharda kontrolünü yapıyor ve sonbaharda balı alıyorum. Burada oluşan bal tamamen doğal baldır. Burada 80 kiloya yakın bal bekliyorum. Doğal bal olduğu için bayağı rağbet olurken, dünyanın farklı ülkelerine de gönderiyoruz. Kaya balının bu sene 3 bin TL’den kilosunu satacağım. Bugün de dağa çıkarak kızgın güneşin altında ve binlerce arının içinden balları çıkarıp kovanlara koyduk. Zorlu ve zahmetli bir iş ama değiyor. Bu sene daha bereketli görünüyor" dedi.



12 yıl önce Cilo Dağı’nda keşfettiği kaya balının kilosunu 3 bin TL’den satıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.