SAĞLIK - 06 Ocak 2026 Salı 16:26

‘Anne Oteli’ zorlu kış şartlarında hastalar için sıcak bir yuva oldu

A
A
A
‘Anne Oteli’ zorlu kış şartlarında hastalar için sıcak bir yuva oldu

Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde olumsuz hava şartları ve ulaşım zorlukları nedeniyle sağlık hizmetine erişimde güçlük yaşayan anne adayları "Anne Oteli"nde misafir ediliyor.


Bölgedeki halkın yanı sıra İran ve Irak’tan gelen kadınların da tercih ettiği Yüksekova Devlet Hastanesi, sunduğu konaklama ve sağlık imkanlarıyla hayati bir görev üstleniyor. Yüksekova Devlet Hastanesi, 2016 yılından bu yana sürdürdüğü "Anne Dostu Hastane" vizyonu kapsamında özellikle kış aylarında yolları kapanan köylerden ve çevre ilçelerden gelen gebeler için "Anne Oteli" hizmetini de titizlikle yürütüyor. Şemdinli ve Derecik ilçeleriyle Esendere beldesi gibi ulaşımı zor noktalardan gelen anne adayları, doğum öncesi ve sonrasındaki kritik süreçleri bu merkezde güven içinde geçiriyor.


Hastanede görev yapan Ebe Sarice Ulalı, Anne Oteli’nin sağladığı imkanların hem bebek sağlığı hem de anne konforu açısından kritik olduğunu vurguladı. Ulalı, "Anne Otelimiz, bebeği hastanede tedavi gören annelerin emzirme ve bakım sürecini kesintisiz sürdürebilmesi amacıyla hizmet vermektedir. Özellikle olumsuz hava sebebiyle ve ulaşım zorlukları nedeniyle mağduriyet yaşayabilecek annelerimize, sosyal hizmet kapsamında güvenli konaklama imkanı sunuyoruz. Burada sadece barınma değil; doğum öncesi, doğum ve doğum sonrası süreçlere dair hem teorik hem de uygulamalı eğitimler de veriyoruz" dedi.


Modern tıbbi donanımı ve "Anne Dostu" uygulamalarıyla dikkat çeken hastane, sadece çevre illere değil, sınır komşuları İran ve Irak’tan gelen hastalara da kapılarını açıyor. Sağlık turizmi kapsamında bölgeye gelen yabancı anne adayları, doğum süreçlerini uzman personel gözetiminde ve Anne Oteli konforunda tamamlıyor.


Hastanede konaklayan anne adayları, gebelik döneminde karşılaşılan sorunlar ve çocuk sağlığı gibi konularda eğitim programlarına katılarak bilinçli birer ebeveyn olma yolunda destek alıyor.



‘Anne Oteli’ zorlu kış şartlarında hastalar için sıcak bir yuva oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt 76 yaşındaki Bayburtlu üretici ata tohumları için zirai don nöbetinde Bayburt’un Aslandede köyünde sebze ve meyve yetiştiriciliği yapan 76 yaşındaki çiftçi İsmail Öksüz, sıfırın altına düşen hava sıcaklıkları nedeniyle serasındaki ata tohumu fidelerini korumak için ikinci örtü, dumanlama ve ısıtıcıyla önlem aldı. Gerekirse geceyi serada geçireceğini belirten Öksüz, yerli ve ata tohumu fideleri zarar görmesin diye tüm imkanlarını devreye soktu. Geçen yıl mart ayında etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle seraları çöken Öksüz, bu kez zirai don tehlikesine karşı ata tohumlarını korumak için harekete geçti. Yılların emeğini verdiği seralarında büyük zarar yaşayan üretici, aynı kaybı yeniden yaşamamak için fidelerin başında nöbete hazırlanıyor. Daha önceki uygulamalarından edindiği tecrübeye göre seranın belli bir seviyeye kadar koruma sağladığını, ikinci örtülerin de soğuğa karşı ek koruma sunduğunu anlatan Öksüz, bu gece beklenen hava şartlarında bunların yeterli olamayacağını söyledi. "Üçüncü bir tedbire başvuruyorum" Ata tohumu fidelerini korumak için ikinci bir aşama olarak seraya duman vereceğini anlatan Öksüz, ateş ve odun yakarak içerideki sıcaklığı dengelemeye çalışacağını dile getirdi. Bu yöntemin de yetersiz kalması halinde serada kalacağını ve üflemeli ısıtıcıyı kurarak fideleri kurtarmaya çalışacağını belirten Öksüz, "Zirai dona karşı önlem almamız gerekiyor. Bu sera belli bir dereceye kadar ürünleri koruyor o yüzden ikinci örtüleri örtüyoruz. Daha önce yaptığım uygulamalardan bunu biliyorum. Görünüyor ki bu geceki soğuğa ikinci örtülerimiz de yetmeyecek. Bunun için ikinci bir tedbire başvuruyorum. O da seraya duman vermek. Ateş yakarak, odun yakarak inşallah önlemimizi alacağız. Eğer o da yetmezse bu gece burada kalmayı düşünüyorum. Isıtıcı kullanacağım. Üflemeli ısıtıcı var, onu da kuracağım" dedi. "Amacım para kazanmak değil" Verdiği mücadelenin ticari kazançtan çok ata tohumlarını yaşatma düşüncesine dayandığını vurgulayan Öksüz, bu yaşta serada nöbet tutmasının sebebinin memlekete faydalı olmak olduğunu ifade etti. Öksüz, söz konusu olanın yerli, ince kabuklu ve lezzetiyle öne çıkan ata tohumları olduğunu dile getirerek, "Bir şekilde bu tohumları, fideleri kurtarmaya çalışacağım. Bu yaşta bu mücadeleyi vermemin bir amacı var. Amacım para kazanmak değil. Vatana, millete hayırlı bir iş yapmak istiyorum. Bu tohumlar çok özel. Eğer sıradan bir tohum olsaydı bu kadar da önem vermezdim. Burada olmasa Antalya’da olur, fazla bir zarar olmazdı derdim ama bunlar çok özel tohumlar, ata tohumları. Yerli, kabuğu ince, çok lezzetli tohum bunlar" diye konuştu. "Tarım bakanının benden isteği var" Ata tohumlarının yaşatılması ve yaygınlaştırılması için çalışmalarını sürdürdüğünü anlatan Öksüz, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın kendisinden bu üretimi bir süre daha devam ettirmesini, uygulamaları çevresindekilere öğretmesini ve tohumları dağıtmasını istediğini söyledi. Bu konuda söz verdiğini belirten Öksüz, yaşı ilerlemesine rağmen üretimden vazgeçmeyeceğini dile getirerek, "Tarım ve Orman Bakanımızın benden isteği var. 1-2 sene daha bu işi devam ettir, uygulamaları etrafındaki insanlara öğret, tohumları dağıt diye istekte bulundu. Ben de yapacağıma söz verdim . Bu yaşta biraz zorlansam da bunu yapmaya devam edeceğim" ifadelerini kullandı. "Ata tohumlarını üşütmemiz çok büyük zarar demek" Serasında 6 çeşit biber ile 4 çeşit ata tohumu ve yerli domates bulunduğunu belirten Öksüz, fidelerin henüz 3-5 santimetre boya ulaştığını, bu dönemde yaşanacak donun, büyük kayıp anlamına geldiğini söyledi. Tohumları korumak için elinden geleni yaptığını, aynı işi yapan kişilere de tecrübelerini aktarmaya çalıştığını anlatan Öksüz, "Çok değerli tohumlar. Bunları üşütürsek yazık olur. Burada 6 çeşit biber, 4 çeşit ata tohumlardan, yerli tohumlardan domates var. Şu an 3-5 santim boyuna geldiler. Bunları üşütmemiz demek çok büyük bir zarar bana göre. O yüzden tohumları korumak için elimden geleni yapıyorum ve bu işi yapan insanlara öğretmeye çalışıyorum" dedi. "Bu işi canım sağ oldukça yapmaya çalışacağım" Yıllardır üretimin içinde olduğunu söyleyen Öksüz, çiftçiliğin artık hayatının bir parçası haline geldiğini ifade etti. Üretmeden rahat edemediğini kaydeden Öksüz, sağlığı el verdiği sürece ata tohumları için çalışmayı sürdüreceğini ifade ederek, "Bu mesleğe alışmışım, bunu yapmadan da pek rahat edemiyorum. Bu işi canım sağ oldukça yapmaya çalışacağım" şeklinde konuştu. Geçen yıl yaşadığı büyük kayba rağmen üretimden vazgeçmeyen Öksüz, bu kez zirai don tehlikesine karşı ata tohumu fidelerini korumak için serasında yeniden mücadele veriyor.