GÜNDEM - 03 Eylül 2023 Pazar 09:13

Vali Ali Çelik: “Birlik ve beraberlik en büyük gücümüzdür”

A
A
A
Vali Ali Çelik: “Birlik ve beraberlik en büyük gücümüzdür”

Hakkari Valisi ve Belediye Başkan Vekili Ali Çelik, Şemdinli’nin ihtiyaç duyduğu her konuda imkanlar dahilinde çözüm üretme ve işbirliği içerisinde çalışmaktan büyük memnuniyet duyacağını belirterek, “Birlik ve beraberlik en büyük gücümüzdür” dedi.


İlçeleri tanımak, ihtiyaçları yerinde tespit etmek ve vatandaşlarla tanışmak amacıyla Şemdinli ilçesini ziyaret eden Vali Ali Çelik’in ilk durağı 34. Hudut Tugay Komutanlığı oldu. Vali Çelik, Tuğgeneral Mustafa Özay’dan bölgenin güvenlik durumu ve faaliyetler hakkında bilgiler aldı. Bir sonraki ziyaretini Şemdinli Kaymakamlığına yapan Vali Çelik, Şemdinli Kaymakamı Ali Ekber Ateş ve Belediye Başkanı Tahir Saklı ile bir araya geldi. Vali Çelik; ilçenin eğitim, sağlık, ulaşım, altyapı ve asayiş konuları hakkında detaylı bilgiler aldı.


Vali Çelik, daha sonra ilçe merkezinde dolaşarak ilçenin durumunu değerlendirmek ve ihtiyaçları vatandaştan dinlemek için esnaf ziyareti yaptı. Vatandaşların talep, ihtiyaç ve önerilerini de dinleyen Vali Çelik, “Devletimiz vatandaşının yanında. İmkanlar dahilinde eksiklerin kısa sürede giderilmesi için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirme gayretinde olacağız” dedi.


Vali Çelik, sokaktaki çocuklardan da büyük ilgi gördü. Çocuklarla sohbet edip hayallerini dinleyen Vali Çelik, “Her zaman yanınızdayım” dedi.


Vali Çelik, ziyaretlerine Şemdinli Belediyesi ile devam etti. Belediye Başkanı Tahir Saklı’dan projeleri, çalışmaları ve faaliyetleri hakkında bilgi aldı. Şemdinli’nin ihtiyaç duyduğu her konuda imkanlar dahilinde çözüm üretme ve işbirliği içerisinde çalışmaktan büyük memnuniyet duyacağını belirten Vali Çelik, “Birlik ve beraberlik en büyük gücümüz. Hakkâri için taş üstüne taş koyan herkese elimden geldiğince destek olacağım” ifadelerini kullandı.


Şemdinli İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Şemdinli İlçe Jandarma Komutanlığını da ziyaret eden Vali Çelik, ilçenin asayiş ve güvenliği hakkında detaylı bilgiler aldı. Kurum ve halk ziyaretleri sonrası Şemdinli Seyir Tepesi’ne geçen Vali Çelik, bölgenin eşsiz manzarasını hayranlıkla izledi. Şemdinli’nin bu eşsiz güzelliğini herkesin görmesi gerektiğini ifade eden Vali Çelik, “İlçemiz, Seyir Tepesi’nden bir başka güzel görmüyor. Zengin görsel şölene hayran kalmamak elde değil” diye konuştu.


Vali Ali Çelik, Nehri köyünde bulunan Kayme Sarayı’nı ve tarihi Taş Köprü’yü inceledi. Bölgedeki tarihi yapıları gezen Vali Çelik, Seyyid Tâhâ-i Hakkâri ve amcası Seyyid Abdullah Şemdini’nin kabirlerini de ziyaret ederek dua etti.


Şair Necip Fazıl Kısakürek’in, “Şemdinli dağlarının içtim nur çeşmesinden, kurtuldum akreplerin ruhumu deşmesinden” mısralarını burada yazdığını hatırlatan Vali Çelik, “Rahmet ve bereketin, hizmet ve muhabbetin vesilesi olan güzel insanlara selam olsun” dedi.


Hakkâri’nin her bir köşesinde insanı kendisine hayran bıraktığını belirten Vali Çelik, “Bu duyguyu bugün Şemdinli’de de yaşadık. İlçemiz, tarihi, doğası ve kültürel zenginliğiyle adeta keşfedilmeyi bekleyen bir cennet köşesi. Nehri Kayme Sarayı’nı ziyaret etmeli, tarihi Nehri Taş Köprü’de yürüyüşe çıkmalısınız. Herkesi Hakkâri’yi görmeye bekliyoruz” diye konuştu.



Vali Ali Çelik: “Birlik ve beraberlik en büyük gücümüzdür”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Annesinin güvenli diye gönderdiği ev, duvarın çökmesiyle 15 yaşındaki çocuğa mezar oldu Hatay’da aşırı yağışla birlikte oluşan heyelana dayanamayan müstakil evin duvarları çöktü. Afete uykusunda yakalanan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed hayatını kaybetti. Olay yerindeki aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, "Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi. Kentte etkili olan şiddetli yağışla birlikte yaşanan heyelan, Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi’nde, dağ yamacında bulunan müstakil bir evin duvarlarının çökmesine neden olmuştu. Heyelana uykuda yakalanan ev halkından 4 kişi yaralanmıştı. Hastaneye kaldırılan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Olayda Abdulhanan’ın 10 yaşındaki kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed de ağır yaralanmıştı. Olayda yaralanan 2 kardeşin, anneleri tarafından evlerinin güvenli olmadığı düşünülerek akşamüzeri ablalarına misafirliğe gönderildiği anlaşılmıştı. Abdulhanan Elmuhammed’e mezar olan ve kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed’in ağır yaralanmasına neden olan müstakil evin heyelanla birlikte duvarlarının çöktüğü ve tavanın sağlam olduğu görüldü. Olayın ilk anında aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, yaşananları anlatarak yağmur suyunun gidecek yer bulamayınca evin duvarını patlattığını söyledi. Olayda hayatını kaybeden 15 yaşındaki çocuğun çekyat altında sıkışarak can verdiğini anlatan Mehmet Ceylan, "İlk etapta geldiğimde aşağısının bayağı kötü olduğunu gördüm. 3 kişi çıkarılmıştı, 1 kişi ise bulunamamıştı. Anneyle karşılaştığımda şoktaydı. Duvarların patlamış olduğunu gördüm. Yağmur suyunun, toprağın birikintisinin gidecek yeri olmadığından duvarları patlatıp, heyelanı oluşturduğunu gördük. Çevreye baktık bulamadık. En son çocuk, yağmur sularının gittiği derede bulundu. Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi.
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.