SAĞLIK - 08 Ocak 2026 Perşembe 13:44

Yüksekova’da sağlık ordusu zorlu coğrafyaya meydan okuyor: 1,5 metrelik karı aşarak vatandaşlara şifa dağıttılar

A
A
A
Yüksekova’da sağlık ordusu zorlu coğrafyaya meydan okuyor: 1,5 metrelik karı aşarak vatandaşlara şifa dağıttılar

Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde kar kalınlığının 1,5 metreyi bulduğu köye giden mobil sağlık ekipleri, dondurucu soğuklara rağmen vatandaşlara evlerinde şifa dağıtıyor. 2024 yılında 3 bin 623 kişiye ulaşan ekipler, 2025 yılında bu sayıyı 6 bin 157’ye çıkararak hizmet ağını genişletti.


Yüksekova ilçesinde İlçe Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı mobil ekipler, zorlu kış şartlarına ve geçit vermeyen yollara meydan okuyarak kırsaldaki vatandaşların imdadına yetişiyor. Yaz kış demeden ilçenin her noktasına sağlık hizmeti taşıyan ekiplerin bu haftaki durağı, karın esir aldığı Beşatlı köyü oldu.


Hastaneye ulaşmakta güçlük çeken yaşlı, çocuk, hamile ve yatağa bağımlı hastalar için oluşturulan mobil ekipte; doktor, diyetisyen ve fizyoterapistlerin yanı sıra Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) birimi de yer alıyor. Kar kalınlığının yer yer 1,5 metreyi aştığı mezralara kimi zaman yürüyerek ulaşan ekipler, ev ev gezerek vatandaşların tansiyon ve şeker ölçümlerini yapıyor, kronik rahatsızlıklarını titizlikle takip ediyor.



"Amacımız hiçbir vatandaşın geride kalmaması"


Hizmetin sürekliliğine vurgu yapan Dr. Uğur Barut, kış aylarının zorluklarına rağmen sahada olduklarını belirterek, "Özellikle kış aylarında merkeze ulaşmakta güçlük çeken vatandaşlarımız için mobil hizmetlerimizi kesintisiz sürdürüyoruz. Sadece muayene etmiyor, aynı zamanda koruyucu sağlık hizmetleri ve kanser taramaları konusunda bilgilendirme yapıyoruz. KETEM birimimizle ücretsiz tarama testlerimizi yaygınlaştırıyoruz. Çoğu zaman 1,5 metrelik karı yararak hastalarımıza ulaşıyoruz; tek amacımız hiçbir vatandaşımızın tedavisinin aksamamasıdır. Ulaşımın güçlükle sağlandığı yerleşim yerlerine öncelik veriyoruz" dedi.


Verilerin sahadaki özverili çalışmanın meyvelerini verdiğini gösterdiğini söyleyen Dr. Bulut, 2024 yılında 3 bin 623 kişiye yerinde sağlık hizmeti sunulurken, bu sayı 2025 yılı itibarıyla 6 bin 157’ye yükselerek rekor bir artış kaydetti.


Sağlık ekiplerini köylerinde ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getiren Beşatlı Köyü Muhtarı Fethi Erci, "Köyümüzde 1,5 metreyi geçen kar var. Talebimiz üzerine ekipler hemen yola çıktı. Tansiyon ve şeker hastalarımızı evlerinde muayene ettiler. Bu zor şartlarda yanımızda oldukları için hepsine tek tek teşekkür ediyorum" dedi.



Yüksekova’da sağlık ordusu zorlu coğrafyaya meydan okuyor: 1,5 metrelik karı aşarak vatandaşlara şifa dağıttılar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt 76 yaşındaki Bayburtlu üretici ata tohumları için zirai don nöbetinde Bayburt’un Aslandede köyünde sebze ve meyve yetiştiriciliği yapan 76 yaşındaki çiftçi İsmail Öksüz, sıfırın altına düşen hava sıcaklıkları nedeniyle serasındaki ata tohumu fidelerini korumak için ikinci örtü, dumanlama ve ısıtıcıyla önlem aldı. Gerekirse geceyi serada geçireceğini belirten Öksüz, yerli ve ata tohumu fideleri zarar görmesin diye tüm imkanlarını devreye soktu. Geçen yıl mart ayında etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle seraları çöken Öksüz, bu kez zirai don tehlikesine karşı ata tohumlarını korumak için harekete geçti. Yılların emeğini verdiği seralarında büyük zarar yaşayan üretici, aynı kaybı yeniden yaşamamak için fidelerin başında nöbete hazırlanıyor. Daha önceki uygulamalarından edindiği tecrübeye göre seranın belli bir seviyeye kadar koruma sağladığını, ikinci örtülerin de soğuğa karşı ek koruma sunduğunu anlatan Öksüz, bu gece beklenen hava şartlarında bunların yeterli olamayacağını söyledi. "Üçüncü bir tedbire başvuruyorum" Ata tohumu fidelerini korumak için ikinci bir aşama olarak seraya duman vereceğini anlatan Öksüz, ateş ve odun yakarak içerideki sıcaklığı dengelemeye çalışacağını dile getirdi. Bu yöntemin de yetersiz kalması halinde serada kalacağını ve üflemeli ısıtıcıyı kurarak fideleri kurtarmaya çalışacağını belirten Öksüz, "Zirai dona karşı önlem almamız gerekiyor. Bu sera belli bir dereceye kadar ürünleri koruyor o yüzden ikinci örtüleri örtüyoruz. Daha önce yaptığım uygulamalardan bunu biliyorum. Görünüyor ki bu geceki soğuğa ikinci örtülerimiz de yetmeyecek. Bunun için ikinci bir tedbire başvuruyorum. O da seraya duman vermek. Ateş yakarak, odun yakarak inşallah önlemimizi alacağız. Eğer o da yetmezse bu gece burada kalmayı düşünüyorum. Isıtıcı kullanacağım. Üflemeli ısıtıcı var, onu da kuracağım" dedi. "Amacım para kazanmak değil" Verdiği mücadelenin ticari kazançtan çok ata tohumlarını yaşatma düşüncesine dayandığını vurgulayan Öksüz, bu yaşta serada nöbet tutmasının sebebinin memlekete faydalı olmak olduğunu ifade etti. Öksüz, söz konusu olanın yerli, ince kabuklu ve lezzetiyle öne çıkan ata tohumları olduğunu dile getirerek, "Bir şekilde bu tohumları, fideleri kurtarmaya çalışacağım. Bu yaşta bu mücadeleyi vermemin bir amacı var. Amacım para kazanmak değil. Vatana, millete hayırlı bir iş yapmak istiyorum. Bu tohumlar çok özel. Eğer sıradan bir tohum olsaydı bu kadar da önem vermezdim. Burada olmasa Antalya’da olur, fazla bir zarar olmazdı derdim ama bunlar çok özel tohumlar, ata tohumları. Yerli, kabuğu ince, çok lezzetli tohum bunlar" diye konuştu. "Tarım bakanının benden isteği var" Ata tohumlarının yaşatılması ve yaygınlaştırılması için çalışmalarını sürdürdüğünü anlatan Öksüz, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın kendisinden bu üretimi bir süre daha devam ettirmesini, uygulamaları çevresindekilere öğretmesini ve tohumları dağıtmasını istediğini söyledi. Bu konuda söz verdiğini belirten Öksüz, yaşı ilerlemesine rağmen üretimden vazgeçmeyeceğini dile getirerek, "Tarım ve Orman Bakanımızın benden isteği var. 1-2 sene daha bu işi devam ettir, uygulamaları etrafındaki insanlara öğret, tohumları dağıt diye istekte bulundu. Ben de yapacağıma söz verdim . Bu yaşta biraz zorlansam da bunu yapmaya devam edeceğim" ifadelerini kullandı. "Ata tohumlarını üşütmemiz çok büyük zarar demek" Serasında 6 çeşit biber ile 4 çeşit ata tohumu ve yerli domates bulunduğunu belirten Öksüz, fidelerin henüz 3-5 santimetre boya ulaştığını, bu dönemde yaşanacak donun, büyük kayıp anlamına geldiğini söyledi. Tohumları korumak için elinden geleni yaptığını, aynı işi yapan kişilere de tecrübelerini aktarmaya çalıştığını anlatan Öksüz, "Çok değerli tohumlar. Bunları üşütürsek yazık olur. Burada 6 çeşit biber, 4 çeşit ata tohumlardan, yerli tohumlardan domates var. Şu an 3-5 santim boyuna geldiler. Bunları üşütmemiz demek çok büyük bir zarar bana göre. O yüzden tohumları korumak için elimden geleni yapıyorum ve bu işi yapan insanlara öğretmeye çalışıyorum" dedi. "Bu işi canım sağ oldukça yapmaya çalışacağım" Yıllardır üretimin içinde olduğunu söyleyen Öksüz, çiftçiliğin artık hayatının bir parçası haline geldiğini ifade etti. Üretmeden rahat edemediğini kaydeden Öksüz, sağlığı el verdiği sürece ata tohumları için çalışmayı sürdüreceğini ifade ederek, "Bu mesleğe alışmışım, bunu yapmadan da pek rahat edemiyorum. Bu işi canım sağ oldukça yapmaya çalışacağım" şeklinde konuştu. Geçen yıl yaşadığı büyük kayba rağmen üretimden vazgeçmeyen Öksüz, bu kez zirai don tehlikesine karşı ata tohumu fidelerini korumak için serasında yeniden mücadele veriyor.