GENEL - 23 Haziran 2023 Cuma 12:42

Bakanlar Tekin ve Bayraktar Hatay’da

A
A
A
Bakanlar Tekin ve Bayraktar Hatay’da

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hatay’ın Antakya ilçesinde AFAD kriz merkezinde koordinasyon toplantısına katıldı.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hatay’ın Antakya ilçesinde AFAD kriz merkezinde koordinasyon toplantısına katıldı.


Hatay’ın Antakya ilçesinde AFAD kriz merkezinde koordinasyon toplantısına katılan Bakanlar Tekin ve Bayraktar, toplantının ardından açıklamalarda bulundu.


Depremin yaralarını sarmak için çalışmalarını sürdüreceklerini belirten Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Deprem üzerinden yaklaşık 4,5 ay geçti. Depremin hemen akabinde biz bu bölgede özellikle Hatay merkezde çok yoğun bir çalışma dönemi hem arama kurtarma döneminde hem daha sonra vatandaşlarımızın konaklamaları için çok ciddi bir çaba sarf ettik. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı olarak buradaki altyapının tekrar toparlanması için bütün ekiplerimizi seferber ettik. Özellikle madencilerimiz, arama kurtarma faaliyetlerinde çok ciddi katkı koydular ve onların sayesinde belki birçok hayatı kurtarma şansımız oldu. Şimdi depremin yaralarını sarmak, tekrar bir inşa ve ihya faaliyeti içerisinde inşallah çalışmalarımızı yürüteceğiz. Yeni Cumhurbaşkanlığı kabinesi olarak sayın Cumhurbaşkanımızın bütün kabine toplantılarında ve bütün özel görüşmelerinde bize verdiği talimat özellikle depremle ilgili deprem bölgelerinde bu inşa ve ihya faaliyetlerinin hayatın tekrar normalleşmesi faaliyetlerinin büyük bir gayretle üzerine gitmek ve büyük bir gayretle bu faaliyetleri yerine getirmek. Bu anlamda bütün arkadaşlarımızla bu çabanın içerisindeyiz. Enerji sektöründe bütün vatandaşlarımızın kesintisiz enerjiye erişimi için, depremin olduğu günden bugüne kadar büyük bir gayret sarf ettik. Bundan sonra da yine şehirlerimizin yeniden inşasında, yeni kurulacak sahalarda ve yeni inşaat alanlarında, toplu konut alanlarında bu faaliyetlerimize devam edeceğiz. Ama tedbirlerimizi, şehirlerimizi bu çerçevede tasarlamamız ve hayata geçirmemiz önem arz ediyor. Biz bu bölgede özellikle vatandaşlarımız kalıcı konutlara kavuşuncaya kadar, gerek konteyner gerek çadır kentlerde epey çalışmalar yaptık. Binlerce çadırı ve konteyneri enerjilendirdik. Barınma ihtiyacını karşılamak üzere biliyorsunuz gemilerimiz İskenderun Limanı’na getirdik. Bölgede olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.



"Eğitim öğretim sürecini sağlıklı bir şekilde başlatmış olacağız"


Deprem bölgesinde görev yapan öğretmenlerin ihtiyaçlarını giderecek tedbirleri Eylül ayına kadar almış olacaklarını belirten Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise, "Biz de kabineye girdiğimiz andan itibaren sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda 6 Şubat’tan itibaren başlayan bütün bakanlıkların ilan ettiği seferberlik sürecinin bir parçası olacak şekilde bölgedeki eksiklikleri, bölgedeki yapılması gereken şeyleri hızla tamamlamaya gayret ediyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı olarak birazdan geldiğimiz noktayı buradaki arkadaşlarımızla tek tek okul bazlı, ilçe bazlı geldiğimiz noktayı analiz edeceğiz. Ortaya çıkan eksiklikleri gidermek için neler yapabileceğimizi göreceğiz. Burada biraz önce milletvekillerimiz konuşurken bir hususun altını çizdiler. Biz de öyle bir karar aldık zaten. Bakanlıkta sırf bu bölgeyle ilgilenmek üzere otuz kişilik bir koordinasyon ekibi oluşturduk. İnşaat Emlak Genel Müdürlüğümüz başta olmak üzere burada her ilde görevlendirdiğimiz bir arkadaşımız bakanlıkta işlerin hızlı yürümesi açısından bürokrasiye takılmaması açısından tedbirler alıyoruz. Ben huzurlarınızda Hatay halkına şunu taahhüt etmek istiyorum. Hiç kimsenin tereddüdü olmasın. Eylül ayı başladığında biz burada eğitim öğretim sürecini sağlıklı bir şekilde başlatmış olacağız. Hem bölgede çalışan öğretmen arkadaşlarımız açısından, hem de yeni tayin olarak ilimize gelecek öğretmen arkadaşların bütün ihtiyaçlarını giderebileceğimiz tedbirleri yine Eylül ayına kadar almış olacağız. Üçüncü başlığımızda malum bu süreç içerisinde hem öğretmen arkadaşlarımızın psikolojik desteğe ihtiyacı oldu. Hem öğrenci arkadaşlarımızın hem psikolojik hem de akademik eksiklikleri ortaya çıktı. Biz yaz aylarında bu eksikleri de giderecek yaz kursları, destek kursları, takviye kursları açarak bu eksiklikleri de gidermeye çaba sarf edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Belediye başkanının kuzenleri tahliye oldu Kayseri’de Sarız Belediye Başkanı Ömer Faruk Eroğlu’nun kuzenleri arasında çıkan ve bir kişinin ölümüyle sonuçlanan kavgayla ilgili 3’ü tutuklu 4 sanığın yargılanmasına başlandı. Mahkeme, tutuklu sanıkların adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Kayseri’nin Sarız ilçesinde Sarız Belediye Başkanı Ömer Faruk Eroğlu’nun kuzenleri arasında yaşanan kavganın ardından M.E. hayatını kaybetmişti. Olayla ilgili 3’ü tutuklu 4 sanığın yargılanmasına Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Duruşmaya tutuklu sanıklar H.E., S.E., ve olay tarihinde 18 yaşından küçük olan E.E. ile tutuksuz sanık O.E. ile olayda hayatını kaybeden M.E.’nin yakınları ile taraf avukatları katıldı. Sanıklardan H.E., amcasının oğlu M.E. ile ağabeyi S.E.’nin tartıştığını gördüğünü, olay büyümesin diye araya girdiğini M.E.’nin tartışmalar üzerine olay yerine gelen ağabeyi O.E’ye küfrettiğini, silahını çekerek ağabeyi O.E.’yi vuracağını düşündüğü için yumrukla omuzuna vurduğunu, sonra birlikte ayaklarının yere düştüklerini söyledi. Diğer sanıklar ise hiçbir şekilde M.E.’yi darbetmediklerini belirterek, suçsuz olduklarını savundu. M.E.’nin yakınlarının avukatları M.E.’nin yere düştükten sonra darbetmeye devam ettiklerini belirterek, sanıkların yaralama kastını aştığını belirterek, cezalandırılmalarını talep etti. Sanık avukatları ise Adli Tıp Kurumu raporunda M.E.’nin ölümüne neden olabilecek bir darbın söz konusu olmadığını, sadece basit tıbbi müdahale ile geçecek lezyonlara rastlandığının tespit edildiğini belirterek, M.E.’nin kalp krizi sonucu hayatını kaybettiğini belirtti. Yapılan yargılama sonucu mahkeme heyeti tutuklu sanıkların adli kontrol şartı ile tahliyesine karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Samsun Samsun’da 2 çocuğun ölümüne sebep olan sürücünün yargılanmasına başlandı Samsun’da yolun karşısına geçmeye çalışırken kamyonetin çarpması sonucu hayatını kaybeden 13 yaşındaki iki kız çocuğunun ölümüyle ilgili açılan davada sürücünün yargılanmasına başlandı. Kaza, 30 Eylül 2025 akşamı İlkadım ilçesi Atatürk Bulvarı Gar Kavşağı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Sultan Ahmet Y. (20) idaresindeki 55 ADN 702 plakalı kamyonet, yayalara kırmızı ışık yandığı sırada yolun karşısına geçmeye çalışan Gülsüm Sami Kefeli Ortaokulu 8. sınıf öğrencileri Rabia Kaynar (13) ile Elifnaz Aslan’a (13) çarptı. Ağır yaralanan çocuklar ambulansla Gazi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatlarını kaybetti. Kazanın ardından gözaltına alınan sürücü Sultan Ahmet Y., çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı. Adli Tıp Kurumu Samsun Grup Başkanlığı tarafından hazırlanan raporda, kızların yayalara kırmızı ışık yanarken yolu karşıya geçmeye çalıştıkları ve kazada asli kusurlu oldukları, kamyonet sürücüsünün ise tali kusurlu olduğu belirtildi. Sanık Aralık ayında adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı ve hakkında "taksirle iki kişinin ölümüne sebep olma" suçundan Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Bugün görülen davanın ilk duruşmasına, tutuksuz sanık ile hayatını kaybeden çocukların anne ve babaları Süleyman Aslan, Yasemin Aslan, Hamdullah Kaynar ve Elif Kaynar ile taraf avukatları katıldı. Sultan Ahmet Y. savunmasında, "Yaşanan olay için gerçekten üzgünüm. Elimden bir şey gelmedi. Kaderin önüne geçilmiyor. 50-60 kilometre hızla gidiyordum, hava yağışlıydı. Orta şeritten ilerliyordum. Çarpmamak için direksiyonu sağa kırdım, frene bastım ancak araç kaydı. Kavşağa girdiğimde karartı gördüm, fren yaptım ama engel olamadım" dedi. Hayatını kaybeden çocukların aileleri sanıktan şikayetçi olduklarını belirterek cezalandırılmasını istedi. Baba Hamdullah Kaynar, "Aylardır evimde uyuyamıyorum. Yağmurlu havada kavşağa yaklaşırken hız sınırını aşmamamız gerekiyor. Şikayetçiyim" ifadelerini kullandı. Anne Elif Kaynar ise, "13 yaşındaki çocuklar karnelerini alamadı. Cezalandırılmasını istiyorum" dedi. Ailelerin avukatı Onur Han, mevcut kusur raporuna itiraz ederek kaza kusuru ile ilgili yeniden rapor alınmasını talep etti. Mahkeme heyeti, dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek kazada kusur oranı ile ilgili rapor alınmasına ve eksik hususların giderilmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.