GÜNDEM - 01 Haziran 2024 Cumartesi 09:06

13 yıldır ehliyet hayali peşinde koşan adam, girdiği 18. sınavda da hayaline kavuşamadı

A
A
A

Hatay’da yaşayan Abdurrahman Çelik, 13 yıldır ehliyet alabilme hayaliyle girdiği 18 sınavdan da başarısız sonuç aldı. Tüm çabalarına rağmen başarılı olamayan Çelik, "Gece gündüz çalışıyorum ama olmuyor" diyerek duygularını dile getirdi.

Hatay’ın Kumlu ilçesinde yaşayan 53 yaşındaki Abdurrahman Çelik, 2011 yılında ehliyet alabilme hayaliyle sürücü kursuna yazıldı ve sınavlara girmeye başladı. Aralıksız bir şekilde hayalini gerçekleştirmeye çalışan Çelik, 13 yılda 18 yazılı sınava girse de sınavlarda başarılı olamadı. Çelik, son olarak da 5. dosyasının 2. hakkında da girdiği sınavda başarısız oldu. Sınavın zorluğuna tepki gösteren Çelik, gece gündüz çalıştığını fakat başarılı olamadığını söyledi.

13 yıldır ehliyet hayali peşinde koşan adam, girdiği 18. sınavda da hayaline kavuşamadı

Ehliyet sınavının zorluğuna dikkat çekmek için soruları doktorların bile çözmekte güçlük çekeceğini ifade eden Abdurrahman Çelik, "Ehliyet sınavı ile ilgili durumum 2011 yılında başladı. 2011 ile 2024 arası bu aralar içerisinde 5’inci dosyamı yeniledim. Bir türlü yazılı sınavı geçemiyorum. Fazla okumadığımızdan kaynaklanıyor, okuduğumu anlayamıyorum. Doktora sorsan doktor bile bu soruları bilmez” dedi.

13 yıldır ehliyet hayali peşinde koşan adam, girdiği 18. sınavda da hayaline kavuşamadı

“Benim şoförlüğüm ve direksiyonum çok güzel ama ben bu yazılı sınavı bir türlü geçemiyorum”

Aracı olmasına rağmen kullanamadığını ve daha önce ehliyetsiz araç kullandığı için trafik cezası yediğini ifade eden Çelik, komşularının kendisini bir yerden bir yere götürdüğünü belirterek, “Evimin önünde araba var ama kullanamıyorum. Komşularımdan ehliyetli olan varsa onlar beni düğüne, cenazeye ya da başka bir yere götürüyor. Bana komşularım yardımcı oluyor. Daha önce ehliyetsiz arabayı kullandım, yakalanıp ceza yedim. Ceza yediğimden itibaren ondan beri de daha arabayı kullanmıyorum. Ehliyet sınavına ilk girdiğimde yaşım 40’tı şu an ise 53 yaşındayım. 13 yıldır ehliyeti alamıyorum. Ehliyet sürücü kursunun verdiği kitaba da çalışıyorum, telefondan bazı programlar indirdim oradan da çalışıyorum. Hepsine çalışıyorum bir türlü olmuyor bir türlü sınavı geçemiyorum. Gece gündüz çalışıyorum olmuyor. Benim şoförlüğüm ve direksiyonum çok güzel ama ben bu yazılı sınavı bir türlü geçemiyorum. Ondan dolayı da ehliyeti alamıyorum" dedi.

13 yıldır ehliyet hayali peşinde koşan adam, girdiği 18. sınavda da hayaline kavuşamadı

Ayşe Güler Tokdemir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Hesabına gelen parayı iade etmişti, umre vaadiyle dolandırıldı Sivas’ta yaşayan ve geçtiğimiz günlerde banka hesabına yanlışlıkla gelen 20 bin TL’yi sahibine iade eden Hüseyin Gülmez, dolandırıldı. Umre vaadiyle dolandırılan Gülmez, mağduriyetinin giderilmesini istedi. Sivas’ta yaşayan 68 yaşındaki Hüseyin Gülmez, banka hesabına gelen 20 bin TL’yi fark etmiş, sahibine ulaşmak istemişti. Cep telefonu üzerinden iade işlemini gerçekleştiremeyen Gülmez, banka şubesine giderek gelen parayı geri göndermişti. 68 yaşındaki Gülmez, duyarlı davranışının ardından talihsiz bir olay yaşadı. Umre yapmak üzere bir firmaya ödeme yapan Gülmez, dolandırıldı. Firma yetkilisinden haber alamayan ve 124 kişi ile birlikte dolandırılan Hüseyin Gülmez yaşadıklarını anlattı. "Haram olduğu için yememiştim, para yatırdık ve dolandırıldık" Hesabına gelen paranın haram olduğunu ve iade ettiğini söyleyen Gülmez, "O parayı bir hafta bekletip arkadaşı bulduk ve parasını bankadan iade ettik. Vatandaşı benim oğlum aradı, buldu; öyle ulaştık. Tekrar bankaya gelmediği için hesap numarasına gönderdik. Ben kul hakkı yemem, haram olarak gördüğüm için geri iade ederim. Umre konusunda da firmaya gittik, yardımcı olduk; arkadaşlar para getiriyordu, bankaya yatırıyorduk, dekontunu veriyorduk. Bu süreçte çok sıkıntı yaşadık; bugün gideceğiz, yarın gideceğiz diye oyaladılar. 26’sında uçuşumuz vardı, o da olmadı. Bu şekilde devam etti, çok kötü bir durum. O parayı haram olduğu için yemedim, arkadaşı bulup iade ettim; ama burada umreye gitmek için beklerken para yatırdık ve dolandırıldık" dedi.
Ankara ATO Başkanı Baran: "Türkiye, tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde önemli bir alternatif merkez haline geliyor" Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, "Avrupa ile Asya arasında bir köprü konumunda olan Türkiye, tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde önemli bir alternatif merkez haline geliyor. Küresel şirketler, üretim ve lojistik ağlarını çeşitlendirmek isterken, Türkiye’yi daha fazla gündemlerine alıyor" dedi. Ankara Ticaret Odası’nın 29. Dönem Mart ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkan Yardımcısı Ali İhsan Özdemir başkanlığında gerçekleşti. ATO Başkanı Gürsel Baran, Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail ile İran arasındaki savaşın küresel ekonomiye ve enerji fiyatlarına etkilerine değindi. "Petrol fiyatlarının yükselmesi, her alanda maliyetleri yukarı çeken zincirleme bir etki ortaya çıkardı" ATO Başkanı Baran, küresel petrol ticaretinin büyük bölümü ve sıvılaştırılmış doğalgaz taşımacılığının geçtiği Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının, enerji arzını, ticaret yollarını ve tüm dünyadaki fiyat dengelerini etkilediğini kaydederek, "Petrol fiyatlarının yükselmesi; üretimden lojistiğe, gıdadan sanayiye ve sigortacılığa kadar her alanda maliyetleri yukarı çeken zincirleme bir etki ortaya çıkardı. Özellikle benzin ve motorin fiyatlarındaki artış; taşımacılığı, tarım üretimini, tedarik zincirlerini ve tüketici fiyatlarını doğrudan etkiliyor. Hürmüz Boğazı’nın kapanması deniz taşımacılığı ve sigortacılık maliyetleri ile küresel ticaret psikolojisini de şekillendiriyor. Tankerlerin boğazı geçemeyip, açıkta beklemesi, sigorta primlerinin tırmanmasına, piyasalarda korku ve belirsizlik oluşmasına yol açıyor" ifadelerini kullandı. "ÖTV tamponu kullanılmasaydı, benzin ve motorin fiyatları litre başına 100 TL’yi geçebilirdi" Enerji maliyetlerindeki yükselişin, tarımdan sanayiye kadar tüm sektörlerde, üretim maliyetlerine, lojistik maliyetlere ve zincirleme şekilde tüketici fiyatlarına yansıdığını kaydeden ATO Başkanı Gürsel Baran, bunun enflasyon ile mücadele sürecine de olası olumsuz etkilerine dikkat çekerek, "Hükümetimiz eşel mobil sistemini devreye alarak pompadaki artışın doğrudan piyasalara yansımasının önüne geçmek için stratejik bir adım attı. ÖTV tamponu kullanılmasaydı bugün belki de benzin ve motorin fiyatları litre başına 100 TL’yi geçebilirdi" dedi. "Savunma sanayiinde elde ettiğimiz birikimin ne denli önemli olduğu çok net anlaşıldı" Dünyada yaşanan tüm bu gelişmelerin Türkiye’yi yakından etkilediğini kaydeden ATO Başkanı Baran, "Türkiye, coğrafi olarak bu gelişmelerin merkezine oldukça yakın bir noktada bulunuyor. Ülkemiz bir yandan, komşuda yanan ateşin ülkemize sıçramamasını sağlayacak bir denge politikası güttü. Sorunları aklıselimle çözme konusundaki tavrını net biçimde ortaya koydu. Diğer yandan da ekonomiyi dengede tutmaya çalıştı. Türkiye’nin savunma sanayi gücü ve diplomasi geleneği, bulunduğumuz coğrafyada barış ve istikrar adası olduğumuzu bir kez daha gösterdi. Bu süreçte, ASELSAN’dan TUSAŞ’A, ROKETSAN’dan HAVELSAN’a, BAYKAR’dan FNSS’e kadar gurur duyduğumuz şirketlerle son 20 yıllık süreçte savunma sanayiinde elde ettiğimiz birikimin ne denli önemli olduğu çok net anlaşıldı" diye konuştu. "Türkiye, tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde önemli bir alternatif merkez haline geliyor" Türkiye’nin, dünya ekonomisini derinden etkileyen bu gelişmeler karşısında, güçlü üretim altyapısı, dinamik özel sektörü ve stratejik konumuyla bu tür küresel dalgalanmalara karşı, ekonomisini dengede tutmak için azami gayret sarf ettiğinin altını çizen ATO Başkanı Gürsel Baran, "Ayrıca, Avrupa ile Asya arasında bir köprü konumunda olan Türkiye, tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde önemli bir alternatif merkez haline geliyor. Küresel şirketler, üretim ve lojistik ağlarını çeşitlendirmek isterken, Türkiye’yi daha fazla gündemlerine alıyor. Bu süreçte, üretim tarafında katma değerli sektörlere yönelmek, ihracatı çeşitlendirmek ve teknoloji odaklı büyümeyi desteklemek, küresel belirsizlikler karşısında en güçlü sigortamız olacaktır" ifadelerine yer verdi. Baran konuşmasında, Avrupa Birliği’nin üretim gücünü yeniden kendi sınırları içine çekmek, kritik sektörlerde dışa bağımlılığı azaltmak ve özellikle Çin gibi ülkelere karşı rekabet gücünü artırmak amacıyla, Sanayi Hızlandırma Yasası kapsamında bir süre önce "Made in EU" stratejisini ortaya koyduğunu hatırlatarak, Türkiye’nin bu sürece dahil edilmesinin önemli bir gelişme olduğunu kaydetti. "Türk ürünlerinin Avrupa’daki dev kamu ihalelerinden dışlanmaması sağlandı" Baran, "Normal şartlarda ‘Made in EU’ sadece AB üye ülkelerini kapsayacak şekilde planlanmıştı. Ancak Türkiye’nin Avrupa değer zincirindeki, özellikle otomotiv ve yan sanayi alanlarında vazgeçilmez rolü ve Ticaret Bakanlığımızca yürütülen yoğun diplomasi trafiği meyvesini verdi. Bu gelişmeyle Türk ürünlerinin Avrupa’daki dev kamu ihalelerinden dışlanmaması sağlandı" açıklamasında bulundu. Otomotiv ve çelik sektörlerini yakından ilgilendiren bu gelişmeyle, Türk malı araçlar ve çelik ürünlerin Avrupa’da "yerli" muamelesi göreceğini belirten ATO Başkanı Baran, "Bu gelişme ayrıca ülkemizin yatırım çekme potansiyelini de yükseltecek. Çin’den uzaklaşmak isteyen küresel devler, Türkiye’yi ‘Made in EU’ statüsüyle üretim yapabilecekleri en kaliteli merkez olarak görebilecekler" dedi. ATO Başkanı Baran konuşmasına, Yönetim Kurulu’nun faaliyetlerine ilişkin konularla devam etti.
Sivas Kutsal topraklara gitmek istediler, umre vaadiyle çantacıya dolandırıldılar Sivas’tan kutsal topraklara gitmek üzere bir firma adına, aracılara para ödeyen vatandaşlar dolandırıldı. Dolandırılan 125 kişi, il müftülüğü önünde toplanarak mağduriyetinin giderilmesini istedi. Sivas’ta yaşayan 125 vatandaş umre yapmak üzere Diyanet’ten lisanslı Faran Turizm’in Sivas acentesi adına para toplayan N.T’ye, kişi başına bin 500 dolar para ödedi. İddiaya göre, firmanın Sivas acentesi üzerinden umre turunun organize edileceğini belirten N.T. topladığı para ile kayıplara karıştı. 26 Mart akşamı mübarek beldeye uçmayı bekleyen umreciler, uçağın gelmemesi üzerine dolandırıldıklarını anladı. Akşam saatlerinde polis merkezlerine giderek N.T.’den şikayetçi olan vatandaşlar, bu sabah müftülük önünde toplandı. Mağduriyetlerinin, firma tarafından giderilmesini isteyen umreciler, İl Müftüsü Hasan Limon ile görüştü. Müftü Limon, vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi için devletin tüm birimlerinin harekete geçtiğini belirtti. "Şikâyet dilekçemizi verdik" Umreye gitme vaadiyle dolandırılan Hüseyin Gülmez, "Bu firma ile geçen sene Ramazan ayında umreye gitmiştik. Bu yıl da Şevval ayında gitmek istedik. Normalde 26 Mart’ta uçuş olacaktı ama 30 Mart’a ertelendi. Hala şu anda bekliyoruz. Müftü ile görüşme yaptık, şikâyet dilekçemizi verdik. Bundan sonraki sürecin neticesini bekliyoruz" dedi. "Bir anda telefonlarımıza cevap verilmemeye başlandı" Akrabaları dolandırılan Gamze Çil ise "Teyzemler ve babamlar beraber gidecekti. Dolandırıcılık hadisesi, gidiş tarihin belirsizleşmesiyle başladı. Bir anda telefonlarımıza cevap verilmiyordu. En son yaptığım görüşmede, acenta yetkilisi, ‘N.T. sizi dolandırdı, bize ödemeyi getirmedi’ dedi. Parayı İBAN üzerinden şirkete gönderenlerin gidebilecekleri söylendi. Bizim isteğimiz firmanın kurumsallığının gereği olarak, şirketin adına güvenerek para verenleri götürmesi" şeklinde konuştu. Şikayet dilekçesi yazarak imzalayan kalabalık, daha sonra dağıldı. Faran Turizm merkezi ise gruptan sadece 13 kişinin ödemesinin şirket hesabına geldiğini, bu kişilerin umre organizasyonunun yapılacağını bildirdi. N.T’ye ödeme yapanların paralarının ise kendilerine ulaşmadığı için bir rezervasyon yapılmadığını belirttiler. Elden veya şahsi hesaba ödeme yapanlar, iyi niyeti suistimal ve dolandırıcılık suçlaması ile N.T hakkında Sivas Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçesi verdikleri öğrenildi. Müftülük ise durumu Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre Dairesi Başkanlığına bildirdi.