ASAYİŞ - 23 Şubat 2025 Pazar 08:50

3 saatlik mücadele sonunda yakalanan angusun vatandaşı yaraladığı anlar kamerada

A
A
A
3 saatlik mücadele sonunda yakalanan angusun vatandaşı yaraladığı anlar kamerada

Hatay’da yurt dışından ülkeye getirilen angus, gemiden tıra sevk edildiği esnada kaçtı. Firari angus, yaklaşık 3 saat süren çalışma sonrası uyuşturucu iğneyle müdahale edilerek yakalanırken, angusun kaldırımda yürüyen bir vatandaşı yaraladığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı.


Yurt dışından gemilerle ülkeye getirilen anguslar, İskenderun Körfezi’nden tırlarla yola çıkarak Türkiye’nin dört bir yanına sevk ediliyor. İskenderun ilçesine gemiyle getirilen bir angus, sevk esnasında kaçarak şehir turuna çıktı. Yaklaşık üç saat boyunca kentin caddelerinde tur atan angus, trafiği de birbirine kattı. Firari angusun şehir turu, 3 saat süren mücadele sonrası uyuşturucu iğne ile müdahaleyle son buldu. Şehir turuna çıkan angusu çevredeki meraklı vatandaşların ise angusu cep telefonuyla kayıt altına alırken, angusun kaldırımda yürüyen yayayı altına aldığı anlar ise anbean güvenlik kamerasına yansıdı. Yaralı şahsın durumunun iyi olduğunu öğrenildi.



"Hastane tarafında kaldırımda giden yayaya saldırdı"


Gemiden indirildiği esnada kaçarak şehri birbirine katan angusun yaptıklarını anlatan 18 yaşındaki Halit Tibet, "İş için Bekbele Mahallesi’ndeki adrese giderken üst geçit civarında angusu görünce çok şaşırdım. İlk başta eski acil hastanesi civarını birbirine kattı sonra eski üstü geçide geldi, oradan da Meydan Mahallesi’ne geldi. Biz de angusu takip ettik. Angusu görenler telefonla video ve fotoğraf çektiler. Eski SSK hastanesi tarafında kaldırımda giden yayaya saldırdı orada yaraladı" dedi.



3 saatlik mücadele sonunda yakalanan angusun vatandaşı yaraladığı anlar kamerada

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan ve Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Kos’tan Türkiye-AB ilişkilerinde stratejik değer vurgusu Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos’un gerçekleştirdiği görüşmede, hızla değişen jeopolitik ortamda bölgesel istikrarın ve ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesinde Türkiye-AB ilişkilerinin stratejik değerine vurgu yapıldı. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Bakan Fidan’ın Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Kos ile Ankara’da bir araya geldiği belirtildi. Açıklamada, Bakan Fidan ve Komiser Kos’un görüşmede Türkiye’nin aday ülke statüsünü yeniden teyit ettiği ve hızla değişen jeopolitik ortamda bölgesel istikrarın ve ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesinde Türkiye-AB ilişkilerinin stratejik değerini vurguladığı belirtildi. Tarafların çeşitli ortak çıkar alanlarında son dönemde tesis edilen karşılıklı angajmanı memnuniyetle karşıladığı ve bu sürecin somut adımlara dönüştürülmesine yönelik kararlılıkların yinelendiği belirtilen açıklamada, "Geçtiğimiz yıl içerisinde beş yüksek düzeyli diyalog toplantısının gerçekleştirilmesi, Türkiye’nin geçici koruma altındaki sığınmacılara ev sahipliği yapma çabalarına yönelik AB desteğinin sürdürülmesi ve Türk vatandaşlarının çok girişli Schengen vizelerine erişiminin kolaylaştırılması suretiyle ilerleme sağlanmıştır" ifadelerine yer verildi. Açıklamada, tarafların küresel ve bölgesel düzeyde yaşanan son gelişmelerin Türkiye-AB ilişkilerinin stratejik önemini daha da öne çıkardığının vurgulandığı, bu çerçevede Bakan Fidan’ın ikili ilişkilerdeki mevcut engellerin ivedilikle aşılması gerektiğinin altını çizdiği ve daha kapsamlı kurumsal ve çok boyutlu bir çerçevede iş birliği yapılması çağrısında bulunduğu kaydedildi. Görüşmede her iki tarafın güvenlik ve bağlantısallık dahil olmak üzere ortak çıkar alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesinin devam eden bölgesel ve küresel gelişmeler doğrultusunda stratejik öneme sahip olduğunu kabul ettiği vurgulanan açıklamada, "Taraflar, Karadeniz, Güney Kafkasya ve Orta Asya’da istikrar, dayanıklılık ve sürdürülebilir büyümeye katkıda bulunmak amacıyla enerji, ulaştırma, dijitalleşme ve ticareti kapsayan bölgesel bağlantısallık gündemini şekillendirmek için daha yakın eşgüdümün önemini vurgulamıştır. Bu bağlamda taraflar, Türkiye’nin bölgede merkezi jeopolitik bir aktör olarak üstlendiği rolün öneminin altını çizmiştir" ifadeleri kullanıldı. Tarafların Türkiye ve AB arasındaki ekonomik bütünleşmenin önemini bir kez daha teyit ettiğinin altı çizilen açıklamada, "Bakan Fidan, küresel ticaret dinamiklerindeki değişim, artan jeopolitik ve ekonomik belirsizlikler, ikili ve bölgesel ticaret anlaşmalarının yaygınlaşması, tedarik zincirindeki kırılganlıklar ile yeşil ve dijital dönüşüm ışığında Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin giderek artan aciliyetini vurgulamıştır. Her iki taraf, Gümrük Birliği’nin uygulanmasının iyileştirilmesine yönelik angajmanın sürdürülmesi hususunda mutabık kalmıştır. Bu çerçevede taraflar, Gümrük Birliği’nin güncellenmesine zemin hazırlama ve rekabet edebilirliği, ekonomik güvenliği ve dayanıklılığı desteklemek amacıyla Gümrük Birliği’nin tüm potansiyelini gerçekleştirme yönündeki birlikte çalışma iradelerini ortaya koymuştur. Taraflar, Avrupa Yatırım Bankası’nın (AYB) Türkiye’deki faaliyetlerinin kademeli olarak yeniden başlamasını memnuniyetle karşılamış, Türkiye’de ve komşu bölgelerde inovasyon temelli ve sürdürülebilir projeleri desteklemek üzere AYB ile iş birliğini daha fazla güçlendirme niyetini dile getirmiştir" denildi. Açıklamada, her iki tarafın Türk vatandaşlarına çok girişli Schengen vizelerinin verilmesinde kolaylık sağlayan Komisyon Kararı’nın kabul edilmesini memnuniyetle karşıladığı kaydedilerek, "Taraflar, Vize Serbestisi Diyaloğu’nun ve güvenlik ve göç alanlarındaki iş birliğinin bu konularda tesis edilen yüksek düzeyli diyalog mekanizması aracılığıyla daha fazla güçlendirilmesinin önemini bir kez daha vurgulamıştır" ifadeleri kullanıldı. Açıklama, şöyle devam etti: "Komiser Kos, hukukun üstünlüğüne ve demokratik standartlara ilişkin diyaloğun Türkiye-AB ilişkilerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu hatırlatmıştır. Ayrıca, BM Genel Sekreteri’nin himayesinde Kıbrıs konusunda devam eden gayriresmi sürece Türkiye’nin angajmanını memnuniyetle karşılamış ve güven tesis eden girişimlerin sürdürülmesinin önemini vurgulamıştır. Komiser Kos, AB yaptırımlarının tüm devletler tarafından etkisizleştirilmesinin önlenmesinin önemini tekrar hatırlatmıştır. Komiser Kos, 2023’te meydana gelen yıkıcı depremlerin yıl dönümünde depremden etkilenenleri saygıyla anarak, Avrupa Birliği tarafından sağlanan 1 milyar avroluk acil durum ve yeniden yapılanma desteği dahil olmak üzere AB’nin Türkiye ve Türk halkıyla tam dayanışma içinde olduğunu bir kez daha teyit etmiştir. Bakan Fidan, deprem sırasında AB’nin sergilediği dayanışmaya atıfta bulunarak, Avrupa kıtasının güvenliği, istikrarı ve refahı için tüm alanlarda Türkiye-AB arasındaki dayanışmanın önemini vurgulamıştır."
Osmaniye Bahçeli: "Muhalefetin esasen Türkiye’ye karşı olduğu aleni değil midir" Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Her şeye karşı olan muhalefetin esasen Türkiye’ye karşı olduğu aleni değil midir? Muhalefet partileri deprem enkazı üzerinde siyasi rant kazıları yaparken taş ve moloz yığınları arasında istikbale umut ekenler vardı. Ellerinde imkan olsa kümes bile yapamayacak olanlar 455 bin 357 konutun inşasını nasıl yok sayacaklar" dedi. Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yıl dönümünde Osmaniye’de düzenlenen "Küllerinden Doğdu Yine, Türkiye’min Gücüne Bak" 6 Şubat Depremleri Anma Programı’na katıldı. "Türk milletinin tökezlemesi mümkün değildir" Adnan Menderes Bulvarı’nda düzenlenen programda konuşan Devlet Bahçeli, "Köyünde, kentinde, bağında, bahçesinde, tarlasında, bostanında, evinde, iş yerlerinde hayat mücadelesi veren cebeli bereketin vefakar insanlarını hasretle bağrıma basıyorum. Aziz milletimize, gönül ve kültür coğrafyamızda yaşayan bütün kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Yerin altından veya yerin üstünden hiçbir felaket, hiçbir musibet Türk milletini yolundan geri çevirmemiştir. Bu hakikati kavramak ve bu hakikate kaynaşmak lazımdır. Allah’ın yazdığını kulun silmesi diye bir şey olamaz. Herhangi bir sebeple Türk milletinin karalanması bir daha ilahi adalete, Allah’ın nizamına aykırıdır. Tarih boyunca uğradığı sayısız felaketin içinden çıkmayı başarmış Türk milletinin tökezlemesi mümkün değildir. 6 Şubat 2023 tarihli ikiz depremlerden sonra bu açık gerçek bütün boyutlarıyla yaşanmış ve teyit edilmiştir" ifadelerini kullandı. "Taş ve moloz yığınları arasında istikbale umut ekenler vardı" Devletin deprem bölgesinde anında vaziyet aldığını belirten Bahçeli, "Depremden hemen sonra devlet felaket bölgesinde vaziyet almıştır ve asrın inşa seferberliği başlatılmıştır. Türkiye adeta ayağa kalkmış ve pek çok dost ve kardeş ülke arama-kurtarma çalışmalarına katılan pek çok sayıda gönüllü kuruluş felaket gölgesinde koşmuştur. Muhalefet partileri deprem enkazı üzerinde siyasi rant kazıları yaparken taş ve moloz yığınları arasında istikbale umut ekenler vardı. Onlar, ikbal ve çıkar arayışıyla meşgul olurken devlet ve millet tek nefes halinde devasa felakete aynı safa katılmıştır. Dedikodu borsasında fitne hissesine yatırım yapan, devletin acze düştüğünü utanmadan, sıkılmadan, ganimeti yağmalamak için pusuya yatsaların da maskeleri düşmüştür. Bilinen bir gerçeği tekrar etmek gerekirse depremin 15’inci gününde ilk konutların temeli atılmış ve 45’inci gününde Gaziantep’te ilk köy evleri teslim edilmiştir" diye konuştu. Cumhur İttifakı olarak mücadeleyi sürdüreceklerini anlatan MHP lideri Bahçeli, "Devlet ve milleti bilmeyen, acıyı ve tasayı anlamayan sırf siyasi hırslarını tatmin etmek için oraya buraya musallat olan siyasiler, atılan güçlü adımları hiçbir zaman hazmedememiştir. Varsın onlar köhne ve kirli siyasetlerine devam etsinler. Biz hizmetimize ve mağdur insanlarımıza kol kanat germeye devam edeceğiz. Biz mücadelemizi sürdüreceğiz. Onlar gerçekleri çarpıtacaklar ancak biz Cumhur İttifakı olarak sarsılmadan kervanımızı yürüteceğiz. Ellerinde imkan olsa kümes bile yapamayacak olanlar 455 bin 357 konutun inşasını nasıl yok sayacaklar. Güneşi balçıkla nasıl sıvayacaklar. Onların imkansızı bizim mümkünümüzdür, çünkü iman varsa imkan varsa diyen bir yüreğin sahibiyiz. Biz Cumhur İttifakıyız, biz Türkiye sevdalısı, tertemiz ahlaklıyız. 2 bin 500’ü köy evi olmak üzere 12 bin 557 konut Osmaniye’nin çehresini değiştirmiş, acıları bir nebzede olsa dindirmiştir. Her şeye karşı olan muhalefetin esasen Türkiye’ye karşı olduğu aleni değil midir" ifadelerini kullandı.
Şırnak Şırnak’ta asrın felaketinin yıl dönümünde deprem şehitleri dualarla yad edildi Türkiye’yi yasa boğan Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde hayatını kaybeden binlerce vatandaş, Şırnak’ta dualarla anıldı. Asrın felaketinin yıl dönümünde gerçekleştirilen programda, birlik, dayanışma ve kardeşlik duyguları ön plana çıktı. Şırnak Valiliği öncülüğünde İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) koordinasyonunda İsmet Paşa Mahallesi’ndeki Ulu Cami’de düzenlenen anma programına vatandaşlar yoğun katılım sağladı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda depremde hayatını kaybedenler için Mevlid-i Şerif okundu. Programda İl Müftü Vekili Abdullah Şanlı tarafından yapılan duada, depremde hayatını kaybeden vatandaşlar için Allah’tan rahmet dilenirken, geride kalan aileler için sabır ve metanet temennisinde bulunuldu. Okunan dualar sırasında camide duygusal anlar yaşandı. Mevlidin ardından vatandaşlara cami çıkışında çeşitli ikramlar sunuldu. İl protokolü, 6 Şubat depremlerinin yıkıcı etkilerini gözler önüne seren fotoğraf sergisini de gezerek, yaşanan büyük acıyı bir kez daha hafızalarda tazeledi. Protokol üyeleri ayrıca AFAD ve Türk Kızılay tarafından kurulan bilgilendirme stantlarını ziyaret ederek, afetlere hazırlık ve müdahale çalışmaları hakkında yetkililerden bilgi aldı. Programa Şırnak Valisi Birol Ekici, Belediye Başkanı Mehmet Yarka, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Zafer Tombul, Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahim Alkış, İl Emniyet Müdürü Volkan Sazak, AFAD İl Müdürü Muzaffer İşlek, kurum amirleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Aydın DEGÜF üyeleri deve güreşlerinin yapılmamasını protesto etti Aydın’da Devecilik Kültürü ve Deve Güreşleri Federasyonu (DEGÜF) üyeleri şap hastalığı dolayısıyla yapılamayan deve güreşlerini protesto etmek için eylem gerçekleştirdi. Aydın’da hayvanlarda görülen şap hastalığı nedeniyle alınan karantina tedbirleri kapsamında deve güreşleri yapılamadı. İl genelinde hayvan hareketlerinin kısıtlanmasıyla birlikte organizasyonlar da iptal edilirken, DEGÜF üyeleri bu durumu protesto etmek için toplandı. Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü önünde gerçekleştirilen eyleme deve getiren DEFÜF üyeleri ve güreşseverler deve güreşlerinin yeniden yapılmasını talep etti. Eylemde deveciler adına konuşan DEGÜF Genel Sekreteri Mevlüt Toker, "Tarihçesi Türklerin Orta Asya’dan çıkışına dayanan kültürel mirasımız geleneksel festival amaçlı deve güreşleri Aydın ili başta olmak üzere Antalya, Balıkesir, Çanakkale, Denizli, İzmir, Manisa, Muğla illeri ve ilçelerinde yapılmaktadır. Geleneksel olarak yapılan deve güreşleriyle ilgili ülkemiz etkisi altına alan şap hastalığı her yetiştirici gibi biz deve güreşi sevdalılarını da derinden etkilemiştir. Yapılan araştırmalar sonucunda devede şap hastalığı olmadığı, hastalığı geçirmediği, at, kuş, insan gibi çevresel faktörlerini etkileyen etkenler kadar taşıyıcı olduğu federasyonumuz tarafından ispatlanmış bir gerçektir" dedi. "DEGÜF olarak çalışma yaptık" DEGÜF olarak develerde şap hastalığının görülmediğine dair çalışmalar yaptıklarını kaydeden Toker, "Göreve geldiğimiz günden bu yana şap hastalığı ile ilgili başta 5 adet üniversiteden ülkemize kayıtlı şap vakası olup olmadığını araştırmaya başladık. Gelen sonuçlar başta Hayvan Genel Müdürlüğü’ne ve bahsi geçen 8 ilin Tarım ve Orman İl Müdürlüklerine yolladık. Bir an önce şap illetinden kurtulunması için DEGÜF olarak yardımcı olacağımızı belirttiğimiz halde Aydın İl Tarım ve Orman Müdürü Ayhan Temiz bizi dinlememiştir" dedi. "Şapın faturasını deveciye kesmeye çalışıyor" Aydın İl Tarım ve Orman Müdürü Ayhan Temiz’e yönelik eleştirileri sürdüren Toker, "Şap hastalığı ile mücadele bizim işimiz değildir. Ancak hastalığın çıkış merkezi Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da hastalık bitmiş pazarlar açılmış o bölgeden bu bölgeye tır tır hayvan sevkiyatı devam etmektedir. Görüştüğümüz arkadaşlarımız sürü bağışıklığı sistemi ile doğuda hastalığın son bulduğunu çok kısa sürede bu işin bittiğini söylemişlerdir. Nedense bu hastalık Kıyı Ege’de sıkışıp kalmıştır. Aynı ilçenin bir mahallesi kapalıyken diğerinin açılması nasıl bir mücadelenin sonucudur? Bu hastalığı taşıyan süt ve yem kamyonları, aşıya giden görevliler olduğunu belirlenmişken bunları dikkate almayıp fuar fuar koşan üreticileri bir araya toplayıp tarla günü düzenleyen şapın faturasını deveciye ve deve güreşlerine kesmeye çalışan Tarım ve Orman İl Müdürü Temiz’in halen görevde duruyor olması değerli devlet büyüklerimizin dikkatini çekmemesi bizleri düşündürmektedir" ifadelerini kullandı. "Bir gecede şap çıktı" Sultanhisar ilçesinde aniden şap hastalığı görülmesi yönünde alınan karara itiraz eden DEGÜF Genel Sekreteri Toker, "Göreve geldiği günden bu yana hiçbir şekilde makamından çıkmamış Aydın ilinin kültürel değerlerini merak edip hiçbir kültür varlığını ziyaret etmemiş, bu insanlar ne diyor deyip kulak bile kabartmamış prosedür yönetmeliklerin arkasına sığınıp "ben görevimi icra ediyorum" diyerek bizleri hakir görüp, 27-30 Kasım 2025 tarihlerinde Aydın Tekstil Park’taki fuar alanındaki tarım fuarına, sayısız tarla günlüklerine ve yeni yapılacak olan tarım fuarına olumlu görüş vererek deve güreşlerine ve yörük kültürünü önemsememiştir. Bu zamana kadar sustuk. Bardağı taşıran son damla 26 Ocak 2026 tarihinde Köşk ilçemizde şap karantinası Tarım ve Orman Bakanlığı’nın isteği şekilde kaldırılmasının ardından biz de DEGÜF olarak bu karara istinaden Aydın Valiliği’ne güreş başvurumuzu yaptık. İl Tarım Müdürü Ayhan bey günlerden bu yana şap vakası çıkmayan Köşk’ün komşu ilçesi Sultanhisar’da bir gecede şap çıkartarak güvenlik gerekçesiyle tekrar Köşk ilçesini kapattırarak sorumluluktan uzak olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bizler koltuk sevdalısı kamu görevlileri istemiyoruz. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın tarzında düşünen müdürler istemiyoruz. Derdimizle dertlenecek, bizimle gülüp bizimle ağlayacak görevlilere ihtiyacımız var" diye konuştu.