GÜNDEM - 18 Ekim 2025 Cumartesi 09:22

3 yıl sonra duş alıp, tıraş olan Barış’ın annesi, evladının yuva kurması hayaliyle yaşıyor

A
A
A

Hatay’da 3 yıla yakın süredir evden çıkmayarak sadece telefonla ve bilgisayarla oynayan ve 3 yılın ardından ilk defa tıraş olup dışarıya çıkan Barış Özbay’ın annesi, evladının yuva kurmasını hayal ediyor. Hayatına müdahale edilmesinden rahatsız olan Barış Özbay, "Ben ilk röportajda dediğim gibi hiçbir şey yapmak istemiyorum, tedavi olmak istemiyorum" dedi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde evini kaybeden 50 yaşındaki anne Semra Özbay ve 23 yaşındaki oğlu Barış Özbay, yaşadıkları depremin ardından Defne ilçesinde hayata birlikte tutunuyorlar. Depremde hem evlerini hem yakınlarını kaybeden aile, üç yıldır zorlu bir süreçle mücadele ediyor. Depremin ardından yaşama hevesini kaybeden ve okuduğu üniversiteyi yarıda bırakarak sürekli bilgisayar ve cep telefonuyla oynamaya başlayan Barış Özbay, sanal dünyaya bağımlı hale gelerek hayat hikayesiyle Türkiye’nin dikkatini çekmişti. Yaşamak için gerekli ihtiyaçlarını gideren genç adam; ne duş alıyor ne de tırnaklarını kesmek gibi özel gereksinimlerini yerini getiriyordu. Hatay Valisi Mustafa Masatlı’nın talimatıyla harekete geçen Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ekipleri, Barış’ın yeni hayatına başlamasına yönelik ilk adımı atmıştı. Yaklaşık 3 yıl sonra duş alan, tıraş olan ve evinden çıkıp farklı bir noktaya giden Barış’ın annesi Semra Özbay’ın yüzü evladı için gülmeye başladı. Antakya Belediyesi ekipleri, 3 yılın ardından yeni hayat yolundaki ilk adımı atan Barış ve annesinin yaşadığı evi, köşe bucak temizledi. Temizliğin ardından Antakya İlçe Sağlık Müdürlüğüne bağlı Evde Sağlık Hizmetlerinden gelen sağlık ekipleri, evde çıkmayan telefon bağımlısı gençten kanlar alarak muayene etti. Evin temizliği ve oğlunun muayenesi yapıldığından mutlu olan anne Özbay, oğlunun zamanla iyileşerek gelecekte evlenip yuva kurmasının hayalini kuruyor.

3 yıl sonra duş alıp, tıraş olan Barış’ın annesi, evladının yuva kurması hayaliyle yaşıyor

"Oğlumun bu yeni hali hep hayaldi ama gerçek oldu, evladımın eski haline dönmesini istiyorum"

Oğlunun yeni görünümüne sevindiğini ve hayalinin oğlunun evlenip aile kurması olduğunu söyleyen anne Semra Özbay, "Dün bir işim vardı, evden çıktım. Sonradan eve gelince Barış’la ilgili sevinçli haberleri aldım. Önce inanamadım ama Barış eve gelip görünce inandım sürpriz oldu. Ben evde yokken Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ekipleri gelip Barış’ı alıp götürdüler. 3 yılın ardından Barış’a banyo yaptırdılar ve saç tıraşı yapıldı. Bugün özel bir doktor gelip kan tahlillerini aldı. İnşallah daha güzel sonuçlar olacak. Belediye ekipleri eve gelip temizlediler evi toparladılar. Oğlumun yeni hali süper oldu. İnşallah daha iyi olacak. Oğlumun bu yeni hali hep hayaldi ama gerçek oldu, evladımın eski haline dönmesini istiyorum. Kendi hayatını yaşamasını ve arkadaşlarıyla birlikte takılmasını istiyorum. Kendi hayatı için mücadele etmesini istiyorum. Her anne istediği gibi hayalim, torun sahibi olmak istiyorum. Hayalim her annenin istediği gibi; kendi hayatına bakmasını, güzel bir düzen kurmasına, evlenmesini ve çoluk çocuğa karışmasını istiyorum" dedi.

"Ben ilk röportajda dediğim gibi hiçbir şey yapmak istemiyorum, tedavi olmak istemiyorum"

Tedavi olmak istemediğini söyleyen Barış Özbay, iyileşince de kendi için bir şeyin değişmeyeceğini belirterek, "Dün evde oturuyordum, annem yoktu. Normalde uyandığım zaman evde annem olmaz. Birileri gelip zili çaldı. Zilin çalanın Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ekipleri olduğunu düşünmemiştim. Normalde kapıyı çalanlara açmam, çalıp giderler diye düşünmüştüm ama gitmediler. Ben de açmak zorunda kaldım. Ekip benimle konuşmak istediler. Beni ikna etmeye çalıştılar ama ilk başta da ikna olmadım. Ekipler direnç gösterdi ve beni taşıyıp götürdüler. Tıraş oldum, duşumu aldım sonra eve geri geldim. Bugün belediye ekipleri gelip evde temizlik yaptı. Doktorlar eve geldi kanımı alıp test yapacaklar ve tansiyonuma baktılar. Doktor bir şey söylemedi, sadece kanımı aldılar ve tansiyonumu ölçtüler. Heyecandan dolayı tansiyonum biraz yüksek çıktı. Ben ilk röportajda dediğim gibi hiçbir şey yapmak istemiyorum, tedavi olmak istemiyorum. Herkes sağlık sorunumu yüzünden böyle olduğumu düşünüyor ama evde oturduğum için sağlık sorunum bu şekilde oldu. İyileşince hiçbir şey değişeceğini düşünmüyorum. Düşüncelerimi hala aynı bir şey yapmak istemiyorum. Hayat yaşamaya değmez. Hayatı yaşamaya gerek yok" şeklinde konuştu.

3 yıl sonra duş alıp, tıraş olan Barış’ın annesi, evladının yuva kurması hayaliyle yaşıyor

"Annemin hayali hayatı yaşamamı ve evlenmemi istiyor ama ben öyle şeyler hiç düşünmüyorum, benden baba olmaz"

Annesinin kendisinin evlenip yuva kurmasını istediğini söylemesi üzerin ‘Ben öyle şeyler hiç düşünmüyorum’ cevabını veren Barış Özbay, "Herkesin hayali aynı farklı bir şey yok. Annemin hayali hayatı yaşamamı istiyor ve evlenmemi istiyor. Kendisi torun sahibi olmak istiyor ama ben öyle şeyler hiç düşünmüyorum. Benden baba olmaz, iyileşince de benden baba olmaz. Dediğim gibi sağlık probleminin düşüncelerimle alakası yok. Düşüncelerim hiçbir zaman değişmeyecek. Direnç gösterince ne olduğunu gördüm artık direnç göstermiyorum. Nedenini bilmiyorum ama hayatı sevmedim. Hayatıma birileri girebilir ama onlar girene kadar uzun zaman olur. Bu yüzden hayatın inişlerini hiç istemiyorum. Söyledim sözde dedim bir anlamı yok. Hayat inişli ve çıkışlı ama ben sadece pes edenlerdenim. Hayatım o inişleri çıkışlarına değmiyor işte. Tıraş oldum ve duş almak beni biraz rahatlattı. Duş alıp rahatlamamak imkansız zaten. Yeni bir şey hissetmedim hala aynı şekilde hissediyorum. Önceden de güzel hissediyordum şimdi de güzel hissediyorum. Bedava tıraş oldum" ifadelerini kullandı.

3 yıl sonra duş alıp, tıraş olan Barış’ın annesi, evladının yuva kurması hayaliyle yaşıyor

Ramazan İlın - Veysel Korkmaz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Kırılan bardak tartışmasında "Beni müşterilerin yanında rezil ediyorsun, ben yapacağımı biliyorum" diyen kadının kocası, iş yerinin camına kaldırım taşı fırlattı Hatay’da alışveriş yapmak için geldiği züccaciye dükkanında eline aldığı bardak kutusundan düşen bardağın kırılmasıyla iş yeri yetkilisiyle tartışma yaşayan ve "Beni müşterilerin yanında rezil ediyorsun, ben yapacağımı biliyorum" diyen kadının kocası iş yerinin camını kaldırım taşı fırlatarak kırdı. Camı kırdığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, Dörtyol ilçesi kent merkezinde bulunan züccaciye mağazasında yaşandı. Mağazaya alışveriş yapmak için gelen kadın, eline aldığı bardak kutusundan bir bardağı düşürerek kırdı. Anbean güvenlik kamerasına yansıyan o anların üzerine iş yeri yetkilisi kırılan bardağın yer aldığı kutuyu kadının satın alması gerektiğini belirtmesi üzerine kadın ve iş yeri yetkilisi arasında tartışma yaşandı. Kadının ısrarla kırdığı bardağın yer aldığı kutuyu satın almamak istemesi üzerine iş yeri yetkilisi "Empati yapalım, kendini benim yerime koy. Günlük 10 takım kırılsa biz ne yapalım. Sen bunu bu şekilde almazken, başkası almaz. Neden, 1 tane kırılanı ödemek istiyorsun. Ben bunu kabul edersem, benden çıkacak" diyerek kendini ifade etti. Yaşanan tartışma sonrası kadın, "Beni müşterilerin yanında rezil ediyorsun, ben yapacağımı biliyorum" diyerek iş yerinden ayrılarak gitti ve bir süre eşiyle birlikte kapanan mağazaya geldi. Mağazanın kapalı olduğunu gören şahıs, yerden bulduğu kaldırım taşını iş yerinin camına fırlatarak camı kırdı. Camın kırıldığı anlar ve şahıslar arasında yaşanan diyaloglar güvenlik kamerası tarafından kaydedildi. Yaşananları anlatan iş yeri çalışanı "Müşterimiz geldi ve burada bardak aldı. Bardağı aldı, gezerken elinden düşürdü ve kırdı. Ondan sonra ben kasaya yönlendirdim, kırıldığı için Kırdığı bardağı ödemek istemedi ve yetkilimizle görüşmek istedi. Biz de ödemesini istedik, yetkimizle tartıştı. Dışarı çıkarken tehditler savurarak gitti. Biz iş yerini kapattıktan sonra kocasıyla gelip camı kırıp gitmişler" dedi.
Ankara Gölbaşı Belediyesi, kuruluşunun 61. yılını kutladı Gölbaşı Belediyesi’nin kuruluşunun 61. yıl dönümü düzenlenen programla kutlandı. Programda birlikte beraberlik mesajı veren Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, Gölbaşı için hep birlikte çalışmaya devam edeceklerini belirtti. Gölbaşı Belediyesinin kuruluşunun 61. yıl dönümü dolayısıyla belediye meclis salonunda kutlama programı düzenlendi. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından Gölbaşı’nı anlatan bir video izletildi. Kutlama programında açıklamalarda bulunan Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, Gölbaşı’na hizmet etmenin onurunu ve gururunu yaşadığını belirterek, Gölbaşı’nı bugünlere getiren tüm belediye başkanlarına teşekkür etti. "Bu güzel kente hizmet etmenin onurunu ve gururunu yaşıyorum" Gölbaşı’nın gelişimine dikkat çeken Odabaşı, ilçenin bugün Ankara’nın gözde yerleşim alanlarından biri haline geldiğini belirterek, "Ben de bu toprakların bir evladıyım. Bu güzel kente hizmet etmenin onurunu ve gururunu yaşıyorum. 172 bin nüfusu aşan Gölbaşı’nı bugünlere getiren tüm belediye başkanlarımıza, meclis üyelerimize teşekkür ediyor, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Gölbaşı geçmişte küçük bir yerleşim yeriydi ancak birçok uygarlığa ev sahipliği yaptı, kesişim noktası oldu. Bugün ise önemli bir kent konumuna ulaştı. Ankara’da yaşayan vatandaşlarımız Gölbaşı’na yerleşmek istiyor. Biz de bu güzelliği korumak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Zor şartlarda göreve geldik ancak bu zorlukları aştık. Borçlarımızı büyük ölçüde kapattık. Bundan sonra daha fazla yatırım yapan bir belediye olacağız" ifadelerini kullandı. Konuşmasının ardından Odabaşı, Gölbaşı’na geçmiş dönemlerde katkı sunan eski belediye başkanları Erdal Eren ve Mümtaz Sarıtaş’a teşekkür ederek hediye takdim etti. Ayrıca, 35 yıl boyunca belediyeye hizmet eden Özcan Balcı, Gürbüz Onbaşı, Hasan Arslan, Şevket Şahin, Mustafa Erdoğan ve Erdal Karabağ’a plaket verildi. Program, hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.
Hatay Depremin izlerinin silindiği kentte, 1540 takım, robot yarışmasında derece yapmak için mücadele verecek Hatay’da resmi kurumların iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek olan ödüllü ‘Hataybot’ robot yarışmasına 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım başvuru yaptı. Depremzede öğrencilerin yeteneklerini ve teknolojiye olan ilgilerini ortaya çıkaracak yarışmaya olan ilginin yoğun olduğunu ifade eden Vali Mustafa Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Depremin ardından eğitim yuvalarının yeniden inşa edildiği Hatay’da öğrencilerin gelişimleri için yeni projeler hayata geçirilmeye devam ediyor. Hatay Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde 2’nci ‘Hataybot’ robot yarışması düzenlenecek. Teknoloji ve inovasyonun ön planda olduğu yarışmaya katılmak isteyen 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım, başvuru yaptı. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Antakya ilçesinde bulunan M2 Steam Merkezi’ni ziyaret ederek yarışmaya hazırlanan öğrencilerle bir araya geldi. Yarışma hakkında bilgi aktaran Vali Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Hatay Robot Yarışması’na 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurduğunu belirten Vali Masatlı, "M2 bilim merkezinde teknolojiye ilgi duyan yetenekli çocuklarımızın burada hem hedeflerinin gerçekleşmesi hem de kendini yeteneklerinin geliştirilmesi bakımından önemli bir kurumumuz. Geçen yıl ilk defa asrın felaketinin ardından ihya ve inşa çalışmalarının dışında özellikle teknolojiyle ilgilenen gençlerimizin ve çocuklarımızın bu meraklarını ve becerilerini sahaya dökmelerini, geliştirmelerini ve yeni çözümlemeler ortaya koymaları bakımından Hatay Robot yarışmasını düzenlemiştik. Düzenlediğimiz robot yarışması il ölçeğinde bir ilktir, bu bakımdan ne kadar gurur duysak azdır. Geçen yıl büyük emeklerle başarılı bir şekilde robot yarışmamız tamamlanmıştı. Bu yıl yine Valiliğimiz koordinasyonunda ve Hatay Büyükşehir Belediyemizin katkısıyla Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün yürütümünde 2’nci Hatay Robot yarışmasını düzenleyeceğiz. Geçtiğimiz yıl 1566 öğrenci ve öğretmenden oluşan 552 takım ile başladığımız bu yolculuk, bu yıl 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurusu ile çok daha büyük, çok daha güçlü bir seviyeye ulaşmıştır. Bu yıl başvuru sayılarımızda görülen tablo sıradan rakamsal bir artışı göstermemektedir. Bu artış; asırların felaketi 6 Şubat ve devamındaki depremler sonrasında Hatay’ımızın yalnızca yaralarını sarmadığını; aynı zamanda geleceğini de kararlılıkla kurduğunu göstermektedir. Ayrıca, Hatay’ımızın üreten, gelişen, kendine inanan ve geleceğe umutla yürüyen ruhunu da göstermektedir" dedi. Yarışmaya katılacakları için heyecanlı olduklarını dile getiren öğrenciler, derece yapmak için mücadele edeceklerini söylediler.