ASAYİŞ - 01 Nisan 2026 Çarşamba 08:48

Annesine sopayla saldıran şahıs, araya giren eşini defalarca bıçaklayarak öldürdü

A
A
A
Annesine sopayla saldıran şahıs, araya giren eşini defalarca bıçaklayarak öldürdü

Hatay’ın Altınözü ilçesinde psikolojik sorunları olduğu iddia edilen Abdulsamet Akay, annesiyle tartıştığı esnada araya giren 2 çocuğunun annesi olan 26 yaşındaki eşi Emel Akay’ı defalarca bıçaklayarak öldürdü.


Edinilen bilgilere göre olay, Altınözü ilçesi Mayadalı Mahallesi’nde yaşandı. Mahallede yaşayan 30 yaşındaki Abdulsamet Akay ile 26 yaşındaki Emel Akay, 2 çocuklarıyla birlikte hayatlarını sürdürüyordu. Psikolojik sorunları olduğu iddia edilen Abdulsamet Akay, 28 Mart tarihinde henüz öğrenilemeyen nedenden dolayı annesiyle tartıştı ve sopayla saldırdı. Kocasının, kaynanasını sopayla dövdüğünü gören Emel Akay ise araya girerek eşini uzaklaştırmaya çalıştı. Eşi tarafından tartışmadan uzaklaştırılan Abdulsamet, evde bulduğu bıçakla eşi Emel’i ilk belirlemelere göre 8 yerinden bıçakladı. Olayın 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine olay yerine jandarma ve ambulans sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri, ağır yaralı Emel’i ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kocası tarafından defalarca bıçak darbesi alan Emel, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Eşini canice öldüren Abdulsamet Akay’ın ruh sağlığı ve sinir hastalıkları bölümünde kaydı bulunduğu, geçmişte intihar girişiminde bulunduğu öğrenildi.


Jandarma ekiplerince gözaltına alınan şahıs mahkemece tutuklandı.



Annesine sopayla saldıran şahıs, araya giren eşini defalarca bıçaklayarak öldürdü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Düzce’de artan yolcu sayısına elektrikli otobüsler çare olacak Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, belediye olarak Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdiklerini ve toplu taşıma sisteminin iyileştirilmesi noktasında devrim niteliğinde bir çalışmaya başladıklarını söyleyerek, "Bu çalışma bütün mazotlu, gazlı ve benzinli toplu taşıma araçlarımızın elektrikli araçlara dönüştürülmesidir" dedi. Başkan Faruk Özlü’nün toplu ulaşım sistemini daha verimli, konforlu ve çevreci hale getirmek amacıyla başlattığı planlama çalışmaları çerçevesinde ön plana çıkan elektrikli araçlara geçişin Düzce’de yapılan bir haftalık ilk sürüş testleri başarılı şekilde sonuçlandı. Artan yolcu kapasitesine daha etkin yanıt verilmesi ve şehir içi ulaşım kalitesinin yükseltilmesi hedefi ile Düzce’de toplu taşıma sisteminin iyileştirilmesine yönelik çalışmalarına devam ettiklerini dile getiren Faruk Özlü, "Bu aşamada Düzce’de devrim niteliğinde bir çalışmaya başladık. Bu çalışma bütün mazotlu, gazlı ve benzinli toplu taşıma araçlarımızın elektrikli araçlara dönüştürülmesidir. Bu maksatla daha önce Cumhurbaşkanlığı Bütçe ve Strateji Başkanlığı’na yaptığımız başvuru kabul edildi. Düzce Belediyesi’ne yaklaşık 14 milyar lira civarında kredi kullanma izni verildi. Ama biz bunun tamamını kullanmayacağız" dedi. 207 araç elektrikli olacak Gerçekleştirmesi düşünülen çalışmanın amacının Düzce’de toplu taşıma hizmeti veren yaklaşık 207 aracı elektrikliye çevirmek ve araçları büyütmek olduğuna dikkati çeken Başkan Özlü, şöyle konuştu; "Bu maksatla yürüttüğümüz çalışmalarda 18 metre, 12 metre ve 8,5 metre araçlarla hizmet vermeyi planlıyoruz. Önümüzdeki süreçte bununla ilgili ihale süreçlerini, teknik çalışmaları, finansal çalışmaları tamamlayacağız. Toplu taşımada Düzce’de tamamının elektrikli araçlarla yürütüldüğü bir projeye başladık. 1,5 yıl içerisinde sonuçlanmasını bekliyoruz. Bu Türkiye’de de ilk olacak. Bütün toplu taşıma araçlarının elektrikli araçlardan oluştuğu bir filo inşa edeceğiz. Burada özellikle ana hatlarda hastane, üniversite, sanayi çarşısı gibi yoğun yolcu trafiğinin olduğu bölgelerde 18 metre körüklü araçlarımızı kullanacağız. Daha detay hatlarda daha küçük araçları kullanmaya yönelik planlama yaptık." Faruk Özlü, Düzce’nin toplu taşıma konusunda önemli bir eşiği geride bırakacağı çalışma kapsamında Düzce’ye gelen 2 adet aracın 1 haftalık deneme testlerinin yapıldığını da paylaşarak, "Düzce’de yaşayan ve toplu taşıma kullanan kardeşlerimizi bu araçlarla taşıyacağız ve toplu taşıma sistemimizi rahatlatacağız. Düzce’mize hayırlı olsun" diye konuştu. Özlü, daha sonra beraberinde Ulaşım A.Ş. Genel Müdürü Muhsin Yavuz ve şirket yöneticileri ile birlikte elektrikli otobüs hakkında bilgi alarak, kendisi de direksiyona geçerek otobüsü kullandı.
İstanbul Hırsızlık yaptı sandılar, 14 yaşındaki çocuğu tekme tokat dövdüler; o anlar kamerada Esenyurt’ta ailesinin fırına ekmek almaya gönderdiği 14 yaşındaki çocuk, motokuryeler tarafından darp edildi. Hırsızlık yaptığı sanılan çocuğun vücudunda çok sayıda darp izi oluşurken, olayda parmağı da kırıldı. Şahıslar kayıplara karışırken, yaşanan o anlar çevredeki bir işyerinin kamerasına yansıdı. Olay, geçtiğimiz gün Esenyurt Kıraç’ta yaşandı. İddiaya göre ailesinin ekmek almaya gönderdiği 14 yaşındaki bir çocuk, sokakta bulunan bir motosiklet tamirhanesinin önünden geçti. O sırada içeride bulunan yaklaşık 10 kişilik bir motokurye grubu, çocuğun hırsızlık yaptığını sandı. İçlerinden bazıları koşarak çocuğu yakalamaya çalışırken, çocuk ise kendisini kovalayan şahıslardan kaçmaya çalıştı. Yolun karşısında yakaladıkları çocuğa tekme, tokat saldıran 4-5 kişilik kurye grubunu ise çevredeki vatandaşlar ayırdı. Ailesinin olay yerine gelmesiyle kuryeler olay yerinden kaçarken, durum polise bildirildi. Çevredeki güvenlik kameralarını inceleyen polis, herhangi bir hırsızlık şüphesi bulamadığını belirtti. Aile ise darp raporu alarak şahıslardan şikayetçi oldu. Yaşanan olayı anlatan baba Erol Gazel, "Oğlumu ekmek almaya göndermiştim. Sokağımızda bulunan bir motosiklet tamirhanesinin önünden geçtiğinde içeridekiler hırsızlık yaptığını sanmış. O sırada içeride motokuryeler varmış. 4-5 kişi peşinden koşmuşlar, yakalayarak oğlumu darp etmişler. Çocuğun vücudunda darp izleri var, parmağını kırmışlar. Benim oğlum 14 yaşında, darp eden adamlar 38-44 yaş aralığında. Olaydan sonra başlarındaki adam diğerlerini gönderdi, biz olay yerine geldik diye. Adamlar bir özür bile dilemediler, şikayetçiyiz, yetkililere sesleniyorum. Burası büyükşehir, dağ başı değil. Burada bu insanlar nasıl yaşanacağını bilmiyor" dedi
Kütahya Gediz’de büyük dönüşüm: Murat Dağı 12 ay turizme açılıyor Kütahya’nın Gediz Belediye Başkanı Necdet Akel, bölgenin termal kaynakları, kayak merkezi ve doğal zenginlikleriyle dört mevsim turizme hizmet verecek büyük bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Yapılan yatırımlar, festivaller ve yeni projelerle Murat Dağı’nın yılın 12 ayı yaşayan bir turizm merkezine dönüştürüleceğini ifade eden Akel, bölgenin hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda daha fazla tanınacağını belirtti. Göreve geldikleri günden itibaren önemli çalışmalara imza attıklarını dile getiren Akel, Murat Dağı’ndan başlayan yatırımlara dikkat çekerek, "Öncelikle ilçemize, bölgemize bizden önce yatırım yapan değerli başkanlarımıza, milletvekillerimize teşekkür ediyorum. Taş taş üzerine koyanlardan Allah razı olsun" dedi. Murat Dağı’nın doğal zenginliğine dikkat çeken Akel, "Murat Dağı’mız Türkiye’de tek, dünyada üçüncü harika bölge. bin 453 rakımda 43 derece termal suyumuz var. Bin 730 rakımda ise kayak merkezimiz bulunuyor" ifadelerini kullandı. Kayak merkezinin geçmiş dönemlerde yapılan yatırımlarla uzun süredir hizmet verdiğini belirten Akel, yaklaşık 780 metre pist uzunluğuna sahip tesiste Kayak Evi, yürüyen bant ve T-Bar sisteminin bulunduğunu kaydetti. "Önümüzdeki sezon kayak merkezini daha kullanışlı hale getireceğiz" Bu yıl düzenlenen Kar ve Kızak Festivali’nin yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Akel, "Beklemediğimiz bir ilgiyle karşılaştık. Uzun süredir kar yağmaması da etkili oldu ve vatandaşlarımız bölgemize akın etti. Bazı aksaklıklar yaşansa da Murat Dağı’nın tanıtımı açısından önemli bir kazanım oldu" dedi. Eksiklerin tespit edildiğini belirten Akel, Kütahya Valisi Musa Işın ve Milletvekili Ahmet Erbaş ile birlikte bölgede incelemelerde bulunduklarını aktararak, "T-Bar sistemi, otopark alanının genişletilmesi ve asfaltlanması gibi konuları ele aldık. Önümüzdeki sezon kayak merkezini daha kullanışlı hale getireceğiz" diye konuştu. Kayak merkezinin sadece kış aylarında değil yıl boyunca aktif olması için çalışmalar yürüttüklerini vurgulayan Başkan Necdet Akel, "Burası daha önce sadece 3 ay kullanılan bir tesisti. Türkiye’nin en uzun kaydırağını yaptık. Ayrıca Karadeniz’deki macera salıncaklarına benzer projeler planlıyoruz. Burayı 12 ay yaşayan bir eğlence merkezi haline getireceğiz" ifadelerini kullandı. Devir sürecinde bazı eksiklerin bulunduğunu dile getiren Akel, özellikle T-Bar sisteminde yaşanan sorunlar ve otopark düzenlemelerine dikkat çekerek, bu eksiklerin giderilmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi. Başkan Akel, "Valimizin ve milletvekilimizin desteğiyle altyapıyı güçlendirerek burayı tam anlamıyla bir turizm ve kayak merkezi haline getireceğiz" dedi. Kar ve Kızak Festivali’nin önümüzdeki yıllarda daha kapsamlı hale getirileceğini belirten Akel, organizasyonun birkaç güne yayılmasının planlandığını ifade etti. Festivalde yoğun katılım olduğunu dile getiren Akel, "Festival günü 10 binin üzerindeydi. Bana göre bu sayı 3 buçuk aylık dönemde 100 bini geçti" sözleriyle ilgiyi vurguladı. Bölgede konaklama imkanlarının da geliştirildiğini belirten Başkan Necdet Akel, "Şu anda 40 adet ahşap bungalov evimiz var. Belediyemize ait 12 bungalovun yapımı devam ediyor. En geç haziran ayında vatandaşlarımızın kullanımına açılacak" dedi.
Adana Prof. Dr. Çetinkünar: "Tüp mide ameliyatı yalnızca kilo kaybı sağlamaz, eşlik eden hastalıklarda da iyileşme görülür" Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, tüp mide ameliyatı sonrası birçok hastada eşlik eden hastalıklarda da iyileşme görüldüğünü belirterek, "Tip 2 diyabet, hipertansiyon ve uyku apnesi gibi hastalıklarda belirgin düzelme sağlanabilir" dedi. Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, tüp mide ameliyatının riskli olup olmadığı hastalar tarafından sıklıkla sorulan soruların başında geldiğini belirterek, "Modern bariatrik cerrahi teknikleri sayesinde tüp mide ameliyatı güvenli bir işlem olarak kabul edilir" şeklinde konuştu. Bariatrik cerrahinin her hasta için uygun olmadığının altını çizen Çetinkünar, " Tüp mide ameliyatı genellikle vücut kitle indeksi 40 ve üzeri olanlar ve vücut kitle indeksi 35 ve üzeri olup diyabet, hipertansiyon veya uyku apnesi bulunan hastalar için uygundur" diye konuştu. Tüp mide olarak bilinen sleeve gastrektomi ameliyatı ile midenin yaklaşık yüzde 75-80’inin çıkarıldığını belirten Çetinkünar, "Bu işlemle mide hacmi küçülür ve daha az yemekle tokluk hissi oluşur. Açlık hormonu olarak bilinen ghrelinin önemli bir kısmı da mide ile çıkarıldığından ameliyat sonrasında iştah belirgin şekilde azalır. Modern bariatrik cerrahi teknikler ile tüp mide ameliyatı güvenli bir işlem olarak kabul edilir" dedi. "Doğru merkez ve deneyimli ekip seçimi riskleri önemli ölçüde azaltır" Uluslararası çalışmalara göre ciddi komplikasyon oranının yüzde 2-5, ölüm oranının ise yüzde 0.1-0.3 arasında değiştiğini ifade eden Çetinkünar, "Bu oranlar birçok yaygın cerrahi işlem ile benzer seviyededir. Doğru merkez ve deneyimli ekip seçimi riskleri önemli ölçüde azaltır" diye konuştu. Her cerrahi işlemde olduğu gibi tüp mide ameliyatında da bazı risklerin bulunduğunu belirten Çetinkünar, "En sık kanama, stapler hattı kaçağı, enfeksiyon, ameliyat sonrası reflü görülebilir. Özellikle stapler hattı kaçağı önemli bir komplikasyon olsa da deneyimli merkezlerde görülme oranı oldukça düşüktür. Ameliyatın güvenliğinde cerrahın deneyimi, hastanenin altyapısı, ameliyat öncesi değerlendirme süreci ve ameliyat sonrası takibin büyük önem taşır. Güncel verilere göre tüp mide ameliyatında ölüm riski yaklaşık binde 1 civarındadır" dedi. "Eşlik eden hastalıklarda da iyileşme görülür" Tüp mide ameliyatının yalnızca kilo kaybı sağlamadığını belirten Çetinkünar, "Ameliyat sonrası birçok hastada eşlik eden hastalıklarda da iyileşme görülür. Tip 2 diyabet, hipertansiyon ve uyku apnesi gibi hastalıklarda belirgin düzelme sağlanabilir. Bu nedenle bariatrik cerrahi birçok uluslararası rehberde etkili bir tedavi yöntemi olarak yer almaktadır" diye konuştu. "Başarı için yaşam tarzı değişmeli" Ameliyat sonrası dönemin en az ameliyat kadar önemli olduğunu belirten Çetinkünar, "Hastalar, beslenme ve yaşam tarzı konusunda dikkatli olmalı. Protein ağırlıklı beslenme, düzenli vitamin kullanımı, fiziksel aktivite ve düzenli doktor kontrolleri başarıyı doğrudan etkiler. Doğru beslenme ve düzenli egzersiz ile kilo kaybı uzun yıllar korunabilir" diye konuştu.
İstanbul İTO Başkanı Avdagiç’ten ‘altın ithalatı kotasının kaldırılması’ önerisi İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, "Körfezden çıkan firmaların Singapur ve Hong Kong’a değil Türkiye’ye gelmesi için önümüze gelen imkanı kaçırmamalıyız. Acilen işlenmemiş altın ithalatındaki kota tedbirinin yeniden ele alınması, kaldırılması sektör için çok önemlidir, gereklidir" dedi. Avdagiç, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’nin çok önemli bir fiziki altın alım, satım ve üretim merkezi olduğunu, ancak işlenmemiş altın ithalatına Ağustos 2023’te getirilen kotadan dolayı mücevher üreticisinin ciddi kan kaybettiğini belirtti. Avdagiç, kota sebebiyle Türkiye’nin mücevher üretim kapasitesinin son üç yıla yakın bir süredir Dubai başta olmak üzere civar ülkelere kaydığını kaydetti. Şekib Avdagiç, İsrail/ABD ittifakının İran’a saldırmasıyla başlayan savaşın diğer Körfez ülkelerini de etkilemesi sebebiyle mücevher sanayiinde işlerin bu süreçte Türk üreticisinin lehine dönebileceğini kaydetti. "Türkiye mücevher sanayiinde tekrar lider ülke olma fırsatı ile karşı karşıya" Avdagiç, Körfezden çıkan firmaların Singapur ve Hong Kong’a değil, Türkiye’ye gelmesi için önümüze gelen fırsatı kaçırmamamız gerektiğini belirtti. Avdagiç, açıklamasının devamında şunları söyledi: "Acilen işlenmemiş altın ithalatındaki kota tedbirinin yeniden ele alınması, kaldırılması sektör için çok önemlidir, gereklidir. Bunun için en doğru zamandayız. Bu imkanı iyi değerlendirirsek, Türkiye mücevher sanayiinde bölgesinde tekrar lider ülke olma fırsatı ile karşı karşıyadır. Bu sebepten ‘işlenmemiş altın ithalatındaki kota tedbirinin’ gözden geçirilmesi, yeniden ele alınması, kaldırılması sektör için çok önemlidir, gereklidir. Körfez’den ayrılan ya da ayrılmak zorunda kalan önemli firmaları hızlıca ülkemize çekmek için hızlı, proaktif ve netice verecek adımlar atılmasını, bu durumu hükümetimizden ivedi değerlendirmesini bekliyoruz. İnanıyoruz ki bu konuda gerekli düzenlemeler ivedilikle gerçekleşirse, müşterilerini kaybeden kuyum ve mücevherat ihracatçıları hem onları geri kazanabilecekler hem de yeni müşteriler edinebilecekler. Bu da sektörel ihracatımızın artması adına çok önemlidir."