ASAYİŞ - 09 Mayıs 2026 Cumartesi 10:13

Arsuz’da şarampole devrilen otomobilin sürücüsü yaralandı

A
A
A
Arsuz’da şarampole devrilen otomobilin sürücüsü yaralandı

Hatay’ın Arsuz ilçesinde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle şarampole devrilen otomobilin sürücüsü yaralandı.



Kaza; Arsuz Akçalı Mahallesi’nde meydana geldi. Sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil yol kenarına devrildi. Kazayı gören vatandaşların durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine olay yerine jandarma, ambulans ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yaralı sürücü itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan sürücü hastanede tedavi altına alındı.



Arsuz’da şarampole devrilen otomobilin sürücüsü yaralandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İnsansız denizaltı TENGİZ ve uzun menzilli kamikaze İHA sistemi KUZGUN harp sahasında oyun değiştirici güç olacak STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., harekat sahasında dengeleri değiştirecek uzun menzilli kamikaze İHA sistemi KUZGUN’u ve otonom insansız sualtı ailesinin en büyük üyesi TENGİZ’i ilk kez vitrine çıkardı. KUZGUN, 1000+ km uçuş menzili, 6 saat uçuş süresi, 200 kilogram kalkış ağırlığı ile dikkat çekiyor. STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, "KUZGUN bin kilometrenin üzerine gidebiliyor, 6 saatten fazla havada kalabiliyor. KUZGUN’un testleri şu anda devam ediyor. Diğer yandan, mevcut denizaltıların yapabildikleri yetkinliklerin birçoğunu ise TENGİZ’e taşıma safhasındayız" dedi. Türkiye’nin tam bağımsız savunma sanayii hedefleri için milli teknolojiler geliştiren STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda, uzun menzilli kamikaze İHA sistemi KUZGUN’u ve otonom insansız sualtı ailesinin en büyük üyesi TENGİZ’i ilk kez vitrine çıkardı. Özellikle İran-İsrail savaşında gündeme gelen uzun menzilli vurucu İHA sistemlerine milli ve yerli bir soluk getirdi. Deniz platformları ve taktik insansız hava araçlarında kendini kanıtlayan STM, bu kez de uzun menzilli kamikaze İHA sistemi KUZGUN ile dikkatlerini üzerine çekti. Sınır ötesi operasyonlar ve düşman hattı gerisindeki kritik hedeflere yönelik tasarlanan sistem, aerodinamik yapısı sayesinde yüksek beka kabiliyeti sunuyor. Herhangi bir pist altyapısına ihtiyaç duymadan, mobil kara platformları veya sabit fırlatıcılar üzerinden roket destekli (RATO) kalkış yapabilen sistem, operasyonel esnekliği en üst seviyeye çıkarıyor. 6 saati aşan havada kalış süresi ile uzak mesafelerdeki hedeflere süratli ve etkili taarruz imkanı tanıyor. Yoğun GNSS karıştırmasının yaşandığı çatışma bölgeleri için optimize edilen KUZGUN, karıştırma dayanımlı seyrüsefer mimarisiyle öne çıkıyor. Sualtı harbi özelliğine sahip TENGİZ Otonom insansız sualtı ailesinin en büyük üyesi TENGİZ, sualtı harbinin temel ihtiyaçlarını karşılamak üzere çok amaçlı bir operasyonel yapı sunuyor. Elektronik harp, sinyal istihbaratı ve deniz tabanı haritalama gibi görevlerde kullanılan TENGİZ, kritik altyapıların denetiminde rol alırken, aynı zamanda taarruzi mayın harbi çerçevesinde belirlenen alanlara mayın dökme kabiliyetine sahip. Ağır ve çok hafif torpido fırlatma yeteneğine sahip olan TENGİZ, bünyesinde mühimmat sistemini taşıyıp sualtından fırlatabilen bir "ana gemi" (mothership) yapısıyla çalışıyor. ADVENT komuta kontrol mimarisi sayesinde ağ merkezli harp konseptine dahil olan platform, uydu haberleşmesi üzerinden veri aktarımı gerçekleştiriyor. 40 feet ISO konteyner boyutlarıyla uyumlu olan TENGİZ, limanların yanı sıra lojistik destek gemileri ve TCG ANADOLU (LHD) gibi havuzlu gemilerden otonom olarak göreve başlayabiliyor. TENGİZ; 11,2 metre uzunluğa, 1,6 metre çapa ve 17,8 ton deplasman ağırlığına sahip. 400 metreyi aşan derinliklerde görev icra edebilen platform, sualtında 8 knotun üzerinde hıza ulaşabiliyor. Sistem mimarisi ve enerji kapasitesi, aracın herhangi bir dış desteğe ihtiyaç duymadan 20 günü aşkın süre boyunca kesintisiz operasyon sürdürmesine imkan tanıyor. STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, "SAHA 2026 oldukça heyecanlı, aktif geçiyor. STM olarak gerçekten hem KUZGUN hem başka ürünlerimizle beraber SAHA’da farklı lansmanlar yaptık. Özellikle İHA sistemleri konusunda, otonomi konusunda STM’nin çok ciddi bir yetkinliği var. Ama hepimiz şunun farkındayız; sahada giderek KUZGUN gibi uzun mesafelere gidebilecek, 1000 kilometre üzerine gidebilecek, oldukça etkili harp başlığı taşıyabilecek ama bir taraftan da maliyet etkin çözümlere de ihtiyaç var. O anlamda STM olarak bizler de KARGU ile başlayan insansız sistemlerde elde ettiğimiz tecrübelerle Kuzgun’un lansmanını yaptık. KUZGUN benzeri ürünlere karşı kullanılabilecek, Avcı dronumuz TUNGA-X’in de lansmanını yaptık. İnsansız deniz alanında da insansız sistemlerle ilgili lansmanlarda bulunduk" ifadelerini kullandı. "KUZGUN 1000 kilometrenin üzerine gidebiliyor, sürü halinde saldırabilecek" Kamikaze İHA sistemi KUZGUN’nun bin kilometrenin üzerinde menzile sahip olduğunu vurgulayan Güleryüz, "Savaş alanı artık giderek insansız sistemlerin insansız sistemlerle savaşı haline dönüyor. O yüzden KUZGUN gibi işte çok uzun menzillere gidebilecek, oldukça yüksek kapasitede harp başlığı taşıyabilecek ki, KUZGUN 1000 kilometrenin üzerine gidebiliyor, harp başlığı oldukça etkili, 6 saatten fazla havada kalabiliyor. Ama bir taraftan da hem radar kesit alanı son derece düşük; o yüzden radarlarca tespit edilmesi çok kolay değil, ama maliyet olarak baktığımızda da maliyet etkin. En büyük artısı KUZGUN’un diğer taraftan da otonomi seviyesi oldukça yüksek olacak, sürü konseptiyle çalışabilecek" diye konuştu. "KUZGUN’un testleri şu anda devam ediyor" KUZGUN’un testlerinin devam ettğini belirten Güleryüz şöyle devam etti: "Hem KUZGUN içerisinde bir sürü oluşturabilmek hem de heterojen sürüler olarak adlandırdığımız farklı İHA’larla, belki insansız kara araçlarıyla, deniz araçlarıyla beraber çalışabilecek konsepti, STM’nin bu SAHA Fuarı’nda en fazla ön plana çıkarmaya çalıştığı konu diyebilirim. ALPAGU-B, TIRPAN, ALPAGUT. Tek lançerden atılabilecek, oldukça etkili mühimmat taşıyabilecek, özellikle kara platformları, deniz platformları gibi entegre platformlara entegre edilebilecek ürünlerimiz var. Hem platformlarımızdan saldırı gerçekleştirebilmek hem de platformlarımızın kendilerini İHA’lara karşı veya benzer insansız sistemlere karşı koruyabilmelerini için çok önemli bir ürün çeşitliliği STM standında mevcut. KUZGUN’un testleri şu anda devam ediyor. Mümkün olan en kısa sürede hem silahlı kuvvetlerimizin envanterine hem yurt dışında farklı ülkelerin envanterine katmak istiyoruz. Özellikle daha önce ihracatını gerçekleştirdiğimiz ülkelerde de KUZGUN için ciddi bir talep var. İnşallah ihracat konusunda da çok yakın zaman içerisinde önemli ilerlemeler kaydedeceğiz" dedi. TENGİZ, 20 günden fazla suyun altında kalacak, torpido atabilecek Büyük Otonom Sualtı Aracı TENGİZ hakkında bilgiler veren Güleryüz, şu ifadeleri kullandı: "Mevcut denizaltıların yapabildikleri yetkinliklerin birçoğunu biz TENGİZ’e taşıma safhasındayız. Biz insansız denizaltı konusunda da özellikle çalışacağız. Otonom Sualtı Aracımız NETA şu anda deniz testleri tamamlandı sayılır, seri üretime aşamasına geçti, hatta iki farklı sözleşmeyle şu anda teslimatını bekliyor. Ama ben o gün de söylemiştim; STM adım adım özellikle suyun altında insansız sistemler konusunda kendini geliştirmeye devam edecek. TENGİZ’in lansmanını yaptık. TENGİZ baktığınızda NETA’nın çok daha büyük abisi konumunda. Yaklaşık 12 metreye yakın bir boyu var, 20 günden fazla suyun altında operasyon yapabilecek. Bir taraftan üzerinde iki tane ağır torpido taşıyabilecek, buradan farklı mühimmatları atabilecek ama bir taraftan da su altında arama kurtarma faaliyetleri veya bilgi toplama faaliyetleri gibi farklı alanlarda kullanılabilecek; gelişmiş bir insansız su altı aracı diyebilirim. Mevcut denizaltıların yapabildikleri yetkinliklerin birçoğunu biz TENGİZ’e taşıma safhasındayız. O anlamda üzerinde artık mühimmat da taşıyabilen, torpido olsun ya da farklı mühimmatlar olsun, onları da atabilecek gerçekten de insansız denizaltı sınıfında bir ürün ortaya çıkmış olacak."
Antalya Dereden gelen sular denizi kahverengiye bürüdü, turistler sahili boşalttı Antalya’nın Manavgat ilçesinin turizminde önemli merkezlerinden olan Evrenseki Sahili, Gömeçli Deresi’nden geldiği ileri sürülen atık sular nedeniyle kahverengiye büründü. Manavgat Kaymakamı Adil Karataş, gerekli tespitlerin yapıldığını, tespitlerin ardından gerekli işlemlerin yapılacağını dile getirdi. Sahildeki manzara dron ile görüntülendi. Manavgat ilçesinde Evrenseki-Ilıca Mahallesi sınırında bulunan Gömeçli Deresi’nden denize dökülen sular, Evrenseki sahilinde denizin maviden kahverengiye dönüşmesine neden oldu. Evrenseki sahilinden denize dökülen ve hızla yayılan atık sular görüntü kirliliğinin yanında pis bir kokunun yayılmasına neden oluyor. Denizin renginin değişmesiyle birlikte bölgedeki otellerin sahilinden denize giren turistler sahili tamamen boşaltırken bazı otellerde turistlerin yaşadıkları sorun nedeniyle acentalarına şikayette bulundukları bildirildi. Evrenseki sahilinde su sporları işletmeciliği yapan Ercan İşbilir, öğle saatlerinde her şey normal giderken bir anda dereden gelen suyla denizin renginin değiştiğini belirterek, "Ne olduğunu anlayamadık. Derenin yukarısındaki işletmelerden kanalizasyon bırakıldığına inanıyoruz. Sahilde 1 tane bile turist denize girmiyor. Az sayıda turist güneşleniyor. Denizdeki kirliliğin yanında pis bir koku yayılıyor. Yetkili mercilere durumu bildirdik. En kısa sürede sorunun çözüme kavuşturulacağına inanıyoruz" dedi. Konuyla ilgili Manavgat Kaymakamı Adil Karataş, gerekli tespitlerin yapıldığını, tespitlerin ardından Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından gerekli işlemlerin yapılacağını söyledi. Evrenseki Mahalle Muhtarı Hasan Kaya, bölgelerinde 3 tane hayvan çiftliği olduğunu, deredeki atık suların bu çiftliklerden birisinden geldiğini tahmin ettiklerini, gerekli incelemeler yapılmadan kimseyi suçlayamayacaklarını belirtti.
İstanbul 12. Uluslararası İstanbulensis Şiir Festivali sona erdi Sultanbeyli Belediyesi tarafından bu yıl 12’ncisi düzenlenen Uluslararası İstanbulensis Şiir Festivali sona erdi. Kapanış töreninde konuşan Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş, "Yurt içinden ve yurt dışından gelen şairlerle, 3 gün boyunca şiirin ve edebiyat ikliminde buluşmanın mutluluğunu yaşadık." dedi. 12’inci Uluslararası İstanbulensis Şiir Festivali, Prof. Dr. Necmettin Erbakan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen kapanış töreniyle sona erdi. Aydos Kalesi’nde başlayan ve üç gün boyunca şiir konserleri, okul buluşmaları, söyleşiler, konserler ve İstanbulensis Şiir Yarışması ödül töreniyle dopdolu geçen festivalde yurt içinden ve yurt dışından şairler Sultanbeyli’de ağırlandı. Programa Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş’ın yanı sıra Sultanbeyli Kaymakamı Kemal Şahin, AK Parti Sultanbeyli İlçe Başkanı Ayhan Üşdi ve çok sayıda vatandaş katıldı. 3 gün sürdü Festivalin açılışının Aydos Kalesi’nde gerçekleştirildiğini belirten Başkan Ali Tombaş, İstanbulensis Şiir Festivali’nin Sultanbeyli’nin kültür ve sanat hayatında özel bir yere sahip olduğunu ifade etti. Üç gün boyunca ilçede şiirin birleştirici diliyle güzel bir kültür iklimi oluştuğunu vurgulayan Başkan Tombaş, şöyle konuştu: "12. Uluslararası İstanbulensis Şiir Festivali’mizi bu yıl da büyük bir heyecanla gerçekleştirdik. Festivalimizin açılışını, ilçemizin en önemli tarihi ve kültürel değerlerinden biri olan Aydos Kalesi’nde yaptık. Ardından üç gün boyunca şairlerimizi, sanatçılarımızı, öğrencilerimizi ve şiire gönül veren hemşehrilerimizi farklı programlarda bir araya getirdik. Şiir konserleriyle, söyleşilerle, konserlerle ve okul programlarıyla dolu dolu bir festival yaşadık. Şairlerimiz ilçemizdeki okullarda öğrencilerimizle buluştu; şiir okudu, söyleşiler gerçekleştirdi, gençlerimizle tecrübelerini paylaştı. Bizim için bu buluşmalar çok kıymetli. Çünkü gençlerimizin edebiyatla, şiirle ve sanatla temas etmesini önemsiyoruz." Şiir yarışmasına 300 başvuru geldi Başkan Tombaş, festival kapsamında düzenlenen İstanbulensis Şiir Yarışması’na da değinerek, "Ortaokul, lise ve yetişkin kategorilerinde düzenlediğimiz şiir yarışmamıza 300’e yakın başvuru yapıldı. Dereceye giren kardeşlerimize ödüllerini takdim ettik. Yarışmaya katılan tüm şiirseverleri gönülden tebrik ediyorum. Her bir başvuru, şiire duyulan ilginin ve gençlerimizdeki edebiyat sevgisinin güzel bir göstergesidir." ifadelerini kullandı. "Kültür ve sanat etkinliklerimizi daha da güçlendireceğiz" İstanbulensis Şiir Festivali’nin her yıl daha da güçlenen bir kültür buluşmasına dönüştüğünü belirten Başkan Ali Tombaş, Sultanbeyli’de kültür ve sanat çalışmalarını artırarak sürdüreceklerini söyledi. Başkan Tombaş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bugüne kadar İstanbulensis Şiir Festivalimiz kapsamında 60 farklı ülkeden 130 yabancı şairi, Türkiye’den ise 170 şairimizi Sultanbeyli’mizde misafir ettik. Bu yıl da yerli ve yabancı olmak üzere 30’un üzerinde şairimize ev sahipliği yaptık. Çocuklarımızın, gençlerimizin ve tüm hemşehrilerimizin nitelikli kültür sanat etkinlikleriyle buluşması için var gücümüzle çalışıyoruz. "Kültüre, sanata ve insana yapılan yatırım çok kıymetli" Programda konuşan Sultanbeyli Kaymakamı Kemal Şahin ise festivalin özellikle gençlere ve okullara ulaşması bakımından önemli bir anlam taşıdığını belirtti. Festivalin en güzel taraflarından birinin halkla ve öğrencilerle birlikte hazırlanıp yine onlarla birlikte sonuçlandırılması olduğunu vurgulayan Kaymakam Şahin, "Şairlerimizin öğrencilerimize rehberlik etmesi, yeni şairlerin yetişmesi adına çok kıymetli. Bugün ektiğimiz tohumların yarın kitaplara, yeni eserlere ve yeni edebiyat yolculuklarına dönüşeceğine inanıyorum." dedi. Protokol konuşmalarının ardından şairler kendi sesinden unutulmaz bir şiir ziyafeti sundu. Kapanış töreni, Hakan Kabil Demir ve Can Gülbal konseriyle sona erdi.