GÜNDEM - 29 Ekim 2025 Çarşamba 16:25

Bakan Kurum, "2025’in sonunda; 153 bini Hatay’ımızda olmak üzere 453 bininci evimizin anahtarını da yine Hatay’da teslim edeceğiz"

A
A
A
Bakan Kurum, "2025’in sonunda; 153 bini Hatay’ımızda olmak üzere 453 bininci evimizin anahtarını da yine Hatay’da teslim edeceğiz"

Hatay’da konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 2025 yılın sonu itibariyle deprem bölgesinde 453 bin evin anahtarını teslim etmeyi planladıklarını söyledi.


Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı 28 Aralık 2024’te asrın felaketinde 80 santimetre kaymanın yaşandığı İskenderun Sahili’nin yeniden düzenlenmesi için çalışmalara başlamıştı. Ekiplerin gece ve gündüz süren aralıksız çalışmalarıyla inşası tamamlanan İskenderun Sahil Düzenleme ve Yenileme Projesinin ilk etabı törenle hizmete açıldı. Törene; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Hatay Valisi Mustafa Masatlı ve Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk ile il protokolü katıldı. Törende konuşan Bakan Kurum, bölgede yürütülen çalışmalar ve sosyal konut projesi hakkında bilgi verdi.


"Biz bu sürede tamı tamına 303 bin metrekarelik alanı, Akdeniz’e, Mavi Vatan’ımıza yaraşır şekilde, bir mücevher gibi işledik"


Bakan Kurum, İskenderun Sahil Düzenleme ve Yenileme Projesi’yle 303 bin metrekare alanın mücevher gibi işlendiğini belirterek "Çok iyi hatırlayacaksınız, 28 Aralık 2024’de de yine buradaydık. O gün Sahil Projemizin temellerini atarken, "Türkiye’nin en güzel sahil düzenlemesi İskenderun’umuzda olacak" diye söz vermiştik. Bugün 29 Ekim ve aradan sadece 10 ay geçti. Biz bu sürede tamı tamına 303 bin metrekarelik alanı, Akdeniz’e, Mavi Vatan’ımıza yaraşır şekilde, bir mücevher gibi işledik. Bu muhteşem güzelliğe erişmek için büyük bir özenle çalıştık. Ulaştırma Bakanlığımız depremde oluşan 80 santim çökmeyi giderir gidermez bayrağı devraldık. Vatandaşımızın taleplerini dinledik, İskenderun Sahilimizi karış karış inceledik, projemizi süratle hazırladık. Nihayetinde bu eşsiz güzelliği, İskenderun’umuza armağan ettik. Sahilimizi asrın felaketi sonrası yeniden doğan Hatay’ımızın simgesi haline getirdik. Hatay’ın simgesi diyorum çünkü bugün açılışını yaptığımız projemiz sadece bir park veya dinlenme alanı değil; dahası, Hatay’ın yeniden dirilişidir; küllerinden doğan anka kuşu misali yeniden doğuşun timsalidir. Bu projemizin her bir taşında, her bir ağacında, Hataylı kardeşlerimizin fikirleri var, hayalleri var. Ben kaldırım taşından ağacına kadar; her detayına özen gösterdiğimiz bu güzel eserimizin; İskenderun’umuza, Hatay’ımıza, ülkemize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" dedi.



"Bugün her üç depremzedemizden ikisi artık yeni yuvasındadır, yeni hayatına başlamıştır"


Asrın felaketinde yuvası yıkılan her 3 depremzede vatandaştan 2’sinin yeni yuvasında yaşamaya başladığını ifade eden Bakan Kurum, "6 Şubatta millet olarak yüzyılın en büyük imtihanından geçtik, asrın felaketini yaşadık. Ama yedi cihana da bu milletin sarsılsa da yıkılmayacağını gösterdik. Devlet-millet el ele verdik, asrın felaketini asrın inşa seferberliğine dönüştürdük. Şu anda deprem bölgesinde 200 bin mühendis, mimar, işçi kardeşimiz gece gündüz demeden, 7 gün 24 saat alın teri döküyor. Bu eşsiz gayretin sonucunda bugün itibarıyla söz verdiğimiz 453 bin yuvanın yüzde 70’inden fazlasını tamamladık. Yani bugün her üç depremzedemizden ikisi artık yeni yuvasındadır, yeni hayatına başlamıştır. Hatay’ımızda da 87 bin konut ve iş yerimizi tamamladık ve hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Şu anda şehrimizde 66 binin üzerinde konut, iş yeri ve köy evinin inşaatına süratle devam ediyoruz. Ama biz bununla yetinmiyoruz. Asrın felaketini, Cumhuriyetimizin 102. Yılına yakışır bir diriliş destanına dönüştürüyoruz. Önümüzdeki günlerde 350 bininci konutumuzu da teslim edeceğiz. Ve inşallah 2025’in sonunda; 153 bini Hatay’ımızda olmak üzere 453 bininci evimizin anahtarını da yine Hatay’da teslim edeceğiz. Böylece, 11 ilimizde huzurla, güvenle, mutlulukla yuvasına kavuşmayan tek bir depremzede kardeşimizi bırakmayacağız" dedi.


500 bin sosyal konut projesi kapsamında Hatay’a 13 bin 300 konut ayrıldığını ifade eden Bakan Kurum, "Birileri slogan üretip sözü tüketirken, biz yepyeni projelerle vatandaşımızın hayatını güzelleştirmeye devam ediyoruz. İşte Sayın Cumhurbaşkanımızın müjdelediği Sosyal Konut Projesiyle bunu bir kez daha gösterdik. Yüzyılın Konut Projesiyle devletimizin şefkat elini vatandaşlarımıza 500 bin sosyal konut olarak uzattık. İnşallah büyük hamleyle, Türkiye’nin dört bir yanında konut arzını artırıyoruz, kiraları düşürüyoruz, ev sahibi olmayı hayal olmaktan çıkarıyoruz. Dünyada başka hiçbir ülkenin başaramayacağı bu proje sadece konut projesi değil, sosyal devletin zirvesidir. Elbette bu proje asrın inşa seferberliğinden alnının akıyla çıkan aziz milletimizin, siz Hataylı kardeşlerimizin dirayetinin meyvesidir. Projemizde Hatay’ımıza da 13 bin 300 konut ayırdık. Deprem sonrası memleketine dönmek isteyen kardeşlerimize de kolaylık sağlayacağız. Vatandaşımız geleceğe güvenle baksın, devletine güvensin. Sayın Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi ‘Türkiye liyakatli kadroların riyasetindedir, emin ve ehil ellerde güvendedir.’ Allah’ın izniyle Asrın inşasında yazdığımız destanı, yüzyılın konut projesiyle zirveye taşıyacağız. Türkiye yüzyılını güvenli yuvaların ve refahın yüzyılı yapacağız" dedi.




Bakan Kurum, "2025’in sonunda; 153 bini Hatay’ımızda olmak üzere 453 bininci evimizin anahtarını da yine Hatay’da teslim edeceğiz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."