GÜNDEM - 16 Nisan 2026 Perşembe 10:18

Balıkçıları imrendiren öğretmen, 2 saat süren zorlu mücadeleyle 60 kilogramlık balık yakaladı

A
A
A
Balıkçıları imrendiren öğretmen, 2 saat süren zorlu mücadeleyle 60 kilogramlık balık yakaladı

Hatay’da öğretmen Murat Çengel, hobi olarak yaptığı olta balıkçılığında hayallerini süsleyen devasa büyüklükteki Orkinos’u oltayla yakalamayı başardı. Çengel’in 2 saat süren mücadeleyle yakaladığı balığın ağırlığının 60 kilogram ve boyunun 1 buçuk metre olduğu anlaşıldı.


İskenderun ilçesinde yaşayan ve öğretmenlik yapan Murat Çengel, balık tutma hevesini bir süredir hobi olarak yapıyor. İskenderun Körfezi’ne arkadaşlarıyla birlikte 3 metrelik tekneyle açılan Çengel’in oltasına devasa büyüklükte orkinos balığı takıldı. Balığı yakalamak için 2 saat mücadale veren Çengel, balığı bota çektiğindeyse boyunun 1 buçuk metreyi geçtiğini gördü. Hevesle tuttuğu balıkla fotoğraf çekinen Çengel’in heyecanı ve mutluluğuysa an be an kameaya yansıdı. Tuttuğu devasa balığı tartmak için bir işyerine giden Çengel, orkinos cinsi balığı tartının taşıyamadığını söyledi. Tahmini ağırlığı 60 kilogram olan balığı akrabaları ve dostlarıyla birlikte yediğini ifade eden Çengel, gençlere sportif faaliyetler ile ilgili hobi edinmeleri gerektiğini söyledi.


’’Boyu yaklaşık 1,5 metre civarıydı, hayallerim gerçekleşti’’


Büyük balık yakalamanın hayali olduğunu söyleyen Murat Çengel, ’’Cinsi, orkinos türü. Boyu da yaklaşık 1,5 metre civarıydı. Götürdüğümüz kantar tartamadı, kantarın sahibi ‘Ben bunu tartamam’ dedi. Ama yaklaşık 60 kilo aralığında diye düşünüyoruz ve yakalaması yaklaşık 2 saat sürdü. Bizi çok yordu ve hala kollarım ağrıyor. Hobi olarak balıkçılık yapıyorum, asıl mesleğim öğretmenlik. Sevdiğim bir hobi. Satmadım, parçaladım. Sevdiklerime, arkadaşlarıma, eşe, dosta, aileye dağıttım. Birlikte yedik. Hayallerim arasında hep vardı, yaklaşık böyle 50 kiloluk bir balık yakalamak. Ancak hiç ümidim de yoktu. Ama hayallerim gerçekleşti, çok mutluyum. Kesinlikle gençlere tavsiye ederim. İnternet ortamında, sosyal medyadan ya da beyinlerini boşa yoracakları uğraşlardan uzaklaşmaları için sportif faaliyetler, doğada gezme, balıkçılık, sanatsal faaliyetlere yönelmelerini tavsiye ederim. Kendileri için de çok faydalı olacaktır. Tüm balıkçı arkadaşlarımın yakalamasını isterim. Çok güzel bir keyif, harika bir andı. Güzel bir deneyimdi benim için. Ömrümde yaşayabileceğim en güzel dakikalardan biriydi "dedi.


(SC-VK-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Yönetici Liderlik Eğitim Programı devam ediyor İnönü Üniversitesi ev sahipliğinde kamu hizmetlerinin etkinliğinin artırılması, yönetsel kapasitenin güçlendirilmesi ve kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla üniversite yöneticilerine yönelik "Yönetici Liderlik Eğitim Programı" devam ediyor. İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Özer ile Prof. Dr. Mehmet Sağlam ve akademik personelin katıldığı programda, Araştırma Koordinatörü Doç. Dr. Enes Gül, "Akademik Üretkenlik ve Üniversitelerin Derecelendirme Metodolojisi" başlıklı sunum yaptı. Doç. Dr. Gül, araştırma koordinatörlüğü ve araştırma dekanlığı gibi birimlerin dünyada ve Türkiye’de giderek yaygınlaştığını belirterek üniversitelerin uluslararası derecelendirme sistemlerindeki yerinin önemine dikkat çekti. Üniversitelerin bu sistemlerde yer almamasının ilerleyen süreçte akademisyen kabulleri ve Erasmus anlaşmaları gibi alanlarda sorunlara yol açabileceğini ifade etti. Web of Science, Scopus, QS, Shangai (ARWU) ve URAP gibi derecelendirme kuruluşlarının gelişim süreçlerine değinen Gül, veri biliminin ilerlemesiyle birlikte üniversitelerin sıralanmasında objektif ve veriye dayalı ölçümlerin öne çıktığını söyledi. "Life Sciences alanında Türkiye’de ikinci olduk" Sunumunda İnönü Üniversitesi’nin akademik başarılarına değinen Gül, multidisipliner çalışmaların bu başarıdaki rolüne dikkat çekti. Gül, "Life Sciences (Yaşam Bilimleri) alanında Türkiye’de ikinci olduk. Aslında böyle bir bölümümüz yok ama farklı disiplinlerin katkısıyla bu başarı elde edildi. Tıp fakültesi, gıda mühendisliği, spor bilimleri gibi alanlar bu başarıya katkı sağlıyor. Hatta çok küçük oranlarda diğer alanların da etkisi olabiliyor." diyerek sözlerini tamamladı.
Van Van’da şifa kaynağı ‘çiriş otu’ tezgahlardaki yerini aldı Van’da karların erimesi ve ilkbaharın gelmesiyle birlikte yüksek kesimlerde kendiliğinden yetişen, bölge halkı tarafından şifa kaynağı olarak bilinen ‘çiriş otu’ tezgahlarda satışa sunulmaya başlandı. Van ve çevresinde nisan ile mayıs aylarında karların erimesiyle birlikte dağların yüksek kesimlerinde yetişen çiriş otu, pazarlardaki yerini aldı. Doğadan bin bir güçlükle toplanan ve birçok ailenin geçim kaynağı olan şifalı ot, şehir merkezindeki tezgahlarda kilosu ortalama 100 TL’den alıcı buluyor. Özellikle çorba, pilav, börek ve çeşitli sulu yemeklerde tercih edilen çiriş otunun, bölge halkı tarafından birçok hastalığa karşı koruyucu olduğu belirtiliyor. Konuya ilişkin konuşan satıcı Emrullah Savur, bu yıl yağışların fazla olması nedeniyle hasadın geçtiğimiz yıla oranla biraz geciktiğini belirtti. Savur, "Bu sene kar çok olduğu için oralarda hâlâ kar yağıyor. Dağlarda bir sürü kar olması nedeniyle bu ürünler şu an geç geldi; yoksa normalde bir hafta, 10 gün önce gelmesi lazımdı. Aynı ıspanak gibi kaynatılarak pişiriliyor. Karaciğere, akciğere, tansiyona ve şekere çok iyi geliyor, yani oldukça faydalı. Mideyi temizliyor, bağırsakları sürekli çalıştırıyor. Piştiği zaman azaldığı için bir insan en az 5-6 kilo alıyor" dedi. "Bir haftaya kadar yayla muzu da çıkar" Çiriş otunun dağlardan toplanmasının çok zahmetli olduğunu dile getiren Savur, "İnsanlar kilometrelerce yol gidip o dağlara çıkıyor; o yüksekliği bir binanın katlarıyla kıyaslayın, öyle bir emek var. İnşallah daha güzel olur. Henüz sirmo, mendi, kenger ve uşkun (yayla muzu) gibi bitkiler yeni yeni başlıyor, daha fazlası da gelecek inşallah. Bir haftaya kadar uşkun (yayla muzu) da çıkar. Tabii bu sene yağış çok olduğu için inşallah daha bereketli ve daha güzel olur" diye konuştu.
Bilecik Doğanın sesi BŞEÜ’de yankılanacak Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) "Kampüsüne Bir Zeytin Dalı da Sen Uzat" projesinde, önemli bir başarıya imza atarak adını ÜNİFEST finaline yazdırdı. Genç TEMA Kulübü tarafından yürütülen, Gençlik ve Spor Bakanlığı Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı kapsamında desteklenen "Kampüsüne Bir Zeytin Dalı da Sen Uzat" projesi, önemli bir başarıya imza atarak adını ÜNİFEST finaline yazdırdı. Ulusal çapta gururlandıran bu vizyoner proje, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde düzenlenecek olan Üniversite Öğrenci Toplulukları Toplumsal Katkı Proje Festivali’nde ’İklim Değişikliği, Çevresel Sürdürülebilirlik ve Yeşil Enerji’ kategorisinde zirve için sahneye çıkacak. Zafer Asım Kaplancıklı: "Atılan her adım, gençlerimizin içindeki doğa sevgisini devasa bir farkındalık hareketine dönüştürdü" Rektör Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı proje hakkında yaptığı açıklamada, "Sadece bir proje olmanın çok ötesine geçerek yeşil bir geleceğin tohumlarını atan bu çalışma; sürdürülebilirlik bilincini en üst seviyeye taşımak, çevre duyarlılığını kampüs sınırlarımızın dışına taşırmak ve doğayla kusursuz bir uyum içinde yaşama kültürünü inşa etmek amacıyla öğrencilerimizin muazzam enerjisiyle hayata geçirildi. Atılan her adım ve hayata geçirilen her faaliyet, gençlerimizin içindeki doğa sevgisini devasa bir farkındalık hareketine dönüştürürken, onlara topluma yön verecek sarsılmaz bir sosyal sorumluluk bilinci kazandırdı. ÜNİFEST finalinde boy gösterecek olmak; projemizin sağlam bilimsel temellerinin, her alanda uygulanabilir yenilikçi yapısının ve topluma sunduğu eşsiz katkı potansiyelinin en parlak kanıtıdır. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi olarak göğsümüzü kabartan bu büyük başarıda alın teri döken, doğaya nefes olan tüm öğrencilerimizi ve onlara yol gösteren kıymetli akademik danışmanlarımızı yürekten tebrik ediyor" diye konuştu.