SAĞLIK - 12 Şubat 2026 Perşembe 10:55

‘Bir defadan bir şey olmaz’ diyerek başladı, bırakabilmek için 15 yıldır mücadele ediyor

A
A
A
‘Bir defadan bir şey olmaz’ diyerek başladı, bırakabilmek için 15 yıldır mücadele ediyor

Hatay’da görevli Doktor Abdulkerim Girişken, sigara bağımlılığından kurtulmak için kişin kararlı olması gerektiğini ifade ederek sigarayı bırakmak isteyenlerin sigara bırakma klinikleri veya ‘Alo 171’i arayarak bağımlılıklarından kurtulabileceklerini söyledi. Sigarayı bırakabilmek için 15 yıldır mücadele veren Alican Rende, ‘bir defadan bir şey olmaz’ diyerek başladığını anlattı.



Tütün kullanımı, günümüzde halk sağlığını tehdit eden en büyük önlenebilir nedenlerden biri olarak kabul ediliyor. Türkiye’de insanların en çok kullanılan Sigara; başta akciğer kanseri ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) olmak üzere pek çok solunum sistemi hastalığına yol açarken, kalp-damar hastalıkları ve inme riskini de ciddi ölçüde rahatsızlıklara zemin hazırlıyor. Sigara kullanımın çocuk yaşlarına kadar düşerken sigarayla tanışma anlarının sigara bağımlılığın başlangıcı olarak görülüyor. Sigara bağımlısı olan insanların ‘Ben bağımlı değilim’ diyerek inkar ettiğini söyleyen Arsuz ilçe Sağlık Müdürlüğü’nde görevli Doktor Abdulkerim Girişken, sigara bağımlılığından kurtulmaya karar vermiş kişiler ilçe sağlık müdürlüklerimizde sigara bırakma kliniklerine başvuru yaparak ilk adımı atacaklarını söyledi. Lise zamanlarından arkadaşlarından görerek sigara içmeye başladığını ifade eden Alican Rende, 15 yılın ardından sigarayı bırakmak istediği için hastaneye başvurduğunu söyledi.



"Bu süreç içerisinde de yemeklerden tat alma, koku alma ve fiziksel olarak akciğerlerin temizlenme aşaması başlıyor"


Sigarayı bırakmak isteyenlerin öncelikle isteyerek karar vermesinin önemli olduğunu söyleyen Doktor Abdülkerim Girişken, sigara kullanımının kanser riskini ortaya çıkarabileceğini belirterek "Sigarayla tanışma aslında çocuk yaşlarda başlıyor. Ailemizde, çevremizde içen bireylerle tanışmış oluyoruz. Özellikle kötü kokusu çok akıllarda yer kalıyor. Zamanla bunu kullanma aşamasına gelen ilk tanışma ise ortaokul çağında başlamış olabiliyor. Bu yaşlara kadar düştü ne yazık ki; ilerleyen çağlarda arkadaş ortamı, iş hayatı, kötü bir zaman geçmişi olan durumlarda sigarayla tanışmak çok mümkün oluyor. Aslında burada içenler ‘ben bağımlı değilim’ diyerek bana çok inkar ediyorlar. Bireyin ilk önce bunun için karar vermesi lazım. Karar vermekle istemek arasında fark var. Kişi buna kararlıysa, eylemleri doğrultusunda sigarayı bırakmak için hedefler belirler. Sigara kullanımı özellikle solunum sisteminde ve kardiovasküler sistemde çok sıkıntılar yaşatıyor. Ağız ciğerlerimizde, dudağımızda, dişimizde, gırtlağımızda, boğazımızda ağrılara sebep olur, tür yerlerde ne yazık ki kanser risklerine yol açabiliyor. Özellikle sigara ilk bırakma aşamalarında kişi çok yoruluyor. Bu süreç içerisinde de yemeklerden tat alma, koku alma ve fiziksel olarak akciğerlerin temizlenme aşaması başlıyor. İlk 1 yılda neredeyse yüzde 70’i, 2 yılda ise yılda neredeyse yüzde 95’i eski haline tamamen dönmüş bir hale ulaşıyor. Sigara bırakmaya karar vermiş kişiler ilçe sağlık müdürlüklerimizde sigara bırakma kliniklerine başvurabilirler. Buna ek olarak Alo 171’i arayarak ilgili hizmetleri alabilirler" şeklinde konuştu.



"15 yıl önce lise zamanlarındayken arkadaşlarımdan görüp ‘onlara bir şey olmuyorsa bana da bir şey olmaz’ diye başladım"


Lise zamanlarında başladığı sigarayı 15 yılın ardından bırakmak istediğini söyleyen Alican Rende, "15 yıl olması gerekiyor lise zamanlarındayken arkadaşlarımdan görüp ‘onlara bir şey olmuyorsa bana da bir şey olmaz’ diye başladım. Bir yerden sonra uyanınca sigara içtiğini fark ediyorsun ve sigaran bittiği zaman arıyorsun. O zaman bağımlı olduğunu fark ediyorsun. Üniversite öğrencisiyken, 7 yıl önce ilaç vardı ve onu kullandım. Uzun süre bıraktım ama pandemi döneminde geri başladım. Pandemi bittiğinde tekrardan bıraktım. Depremle birlikte geri başladım. Ağız alışkanlığı olduğu için bir şeyler yemek zorundaymışım gibi hissediyordum ve çevreyi değiştiremedim. Çevremde herkes sigara içiyordu ama ilaçla bıraktığım dönemde bütün dumanlar beni rahatsız etmeye başladı, o günler güzeldi. Farkında olmadan tekrardan başladım. Bir defadan olmaz diye geri başladım ve sonrasında alışkanlık geri geliyor. Yoğun ve stresli bir dönemden geçiyorum. Bırakmaya karar verdiğim bir dönem var ama o şu an değil. Sigarayı hiç sevmiyorum. Cidden sevmeden içiyorum ama alışkanlık bir şekilde çözemiyorum. Şu şekilde sigara içilmeyen ortamda insanlarla oturamıyorum, bu sıkıntılı bir durum geliyor. Sigara içmeyen arkadaşlarımız da sigara içilen ortama girdiği için bizle oturmak istemediğini fark ediyorsun. Kıyafetlerin veya saçın kötü kokuyor. Sigarayı bırakmayı istediğim için buradayım" ifadelerini kullandı.



‘Bir defadan bir şey olmaz’ diyerek başladı, bırakabilmek için 15 yıldır mücadele ediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak BEUN’da sağlıklı yaşam kültürü yaygınlaşıyor Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Ereğli Eğitim Fakültesi Kampüsü, Alaplı Meslek Yüksekokulu Kampüsü, Çaycuma Kampüsü ve Devrek Kampüsü, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen program kapsamında "Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İşyeri" ünvanına layık görüldü. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İş Yeri (BDFAD) Programı; sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite başta olmak üzere sağlıkla ilgili alanlarda çalışanlarda davranış değişikliği oluşturmayı, sağlığın korunmasını ve geliştirilmesini hedefliyor. Program ile aynı zamanda sağlıklı, güvenli ve üretken bir iş yeri ortamının oluşturulması amaçlanıyor. Bu kapsamda BEUN’un Ereğli, Alaplı, Çaycuma ve Devrek kampüsleri; Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Başkanlığı Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Birimi tarafından gerçekleştirilen değerlendirmeler sonucunda söz konusu ünvanı almaya hak kazandı. Yapılan incelemeler, kampüslerde sağlıklı yaşamı teşvik eden uygulamaların başarıyla hayata geçirildiğini ortaya koydu. BEUN’un ilgili kampüslerinin söz konusu ünvanı almaları dolayısıyla değerlendirmede bulunan Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün, programın temel amacının çalışanların sağlıklı yaşam alışkanlıklarını güçlendirmek ve iş yerlerinde sağlığı teşvik eden uygulamaları yaygınlaştırmak olduğunu ifade etti. Uzm. Dr. Gün, açıklamasının sonunda bu programa hassasiyetle yaklaşarak kampüslerde yürütülen çalışmaların titizlikle uygulanmasına destek veren başta BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere emeği geçen tüm yönetici ve personele teşekkür etti. Ünvan almaya hak kazanan kampüsleri tebrik ederek başarılarının devamını diledi. Rektör Özölçer: "Sağlıklı Yaşam Kültürünü Üniversitemizin Her Alanına Taşıyoruz" BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede üniversitenin yalnızca akademik başarıya değil, sağlıklı yaşam kültürünün kurumsal bir değer haline getirilmesine de büyük önem verdiğini belirterek şu sözleri ifade etti: "Üniversiteler yalnızca akademik bilgi sunarak öğrencileri meslek hayatlarına hazırlayan yükseköğretim kurumları değildir. Aynı zamanda sağlıklı, bilinçli ve örnek yaşam alanları inşa etmekle de sorumludur. Kampüslerimizin ‘Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İşyeri’ ünvanına layık görülmesi, benimsediğimiz bu anlayışın somut ve kıymetli bir göstergesidir. Çalışanlarımızın ve öğrencilerimizin beden ve ruh sağlığını önceleyen bir yaklaşımı esas alıyoruz. Sağlıklı beslenmeyi teşvik eden uygulamalarımız, fiziksel aktiviteyi destekleyen imkânlarımız ve farkındalık çalışmalarımızla kampüslerimizi daha nitelikli ve daha bilinçli yaşam alanlarına dönüştürmeyi hedefliyoruz. Çünkü inanıyoruz ki; sağlıklı bireyler güçlü kurumları, güçlü kurumlar ise güçlü bir toplumu inşa eder. Bu duygu ve düşüncelerle programa verdikleri kıymetli desteklerden dolayı başta Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na ve Sağlık Bakanlığı ailesine şükranlarımı sunuyorum. Sürecin titizlikle yürütülmesinde büyük destek sunan Zonguldak İl Sağlık Müdürümüz Sayın Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün’e, değerli Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerine ve değerlendirme ekibine gönülden teşekkür ediyorum. Ayrıca bu sürece büyük bir hassasiyetle katkı sağlayan kampüslerimizin kıymetli yöneticilerine, akademik ve idari personelimiz ile sevgili öğrencilerimize yürekten teşekkürlerimi iletiyorum. Sağlıklı kampüs uygulamalarımızı daha da geliştirerek yaygınlaştırmaya ve bu alandaki çalışmalarımızı artan bir kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz."
Ankara 28 ilde siber suçlara yönelik operasyonlarda 324 şüpheli yakalandı Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve MASAK koordinesinde 28 ilde son 5 günde düzenlenen operasyonlarda 324 şüpheli yakalandı. Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) koordinesinde İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince 28 ilde nitelikli dolandırıcılık, çevrim içi çocuk müstehcenliği ve tacizi ile yasa dışı bahis suçlarına yönelik operasyonlar düzenlendi. Adana, Afyonkarahisar, Ankara, Antalya, Ardahan, Balıkesir, Bingöl, Bitlis, Bolu, Bursa, Diyarbakır, Gaziantep, Gümüşhane, Isparta, İzmir, İstanbul, Kayseri, Kırşehir, Kocaeli, Mardin, Mersin, Niğde, Samsun, Sivas, Tokat, Trabzon, Van ve Yalova’da gerçekleştirilen operasyonlarda 324 şüpheli yakalandı. Yakalanan şüphelilerden 181’i tutuklanırken, 87’si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin işlemlerinin ise devam ettiği öğrenildi. Yapılan çalışmalar sonucunda şüphelilerin sosyal medya platformları ve oltalama siteleri üzerinden yatırım dolandırıcılığı, düşük faizli kredi dolandırıcılığı, bungalov kiralama ve ürün satış dolandırıcılığı temalarıyla vatandaşları dolandırdıkları, vatandaşların mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları, yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri ve reklamını yaptıkları, POS tefeciliği yaptıkları, müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları ve kişisel verilerin paylaşımı ile sorgulanmasına yönelik paylaşımlar gerçekleştirdikleri tespit edildi. Operasyonlar sonucunda şüphelilere ait suçtan elde edildiği değerlendirilen yaklaşık 210 milyon lira değerinde 3 şirket, 1 futbol kulübü, 11 araç, 3 motosiklet, 7 daire, 6 arsa ve 1 iş yerine el konulduğu öğrenildi. Olaya ilişkin soruşturma devam ediyor.
İstanbul Çatalca’da kocası tarafından öldürülen kadın son yolculuğuna uğurlandı İstanbul Çatalca’da otobüs durağında beklediği sırada eşi tarafından başından vurularak öldürülen Gülten Ürkmez son yolculuğuna uğurlandı. Zanlının olay öncesi eşine önce silah fotoğrafı, ardından iş yerine çelenk gönderdiği iddia edildi. Çatalca ilçesi Binkılıç Mahallesi’nde otobüs durağında beklediği sırada eşi tarafından silahla başından vurularak öldürülen Gülten Ürkmez’in cenazesi, Binkılıç Camii’nde ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Katil zanlısı S.Ü.’nün eşini öldürmeden önce silah fotoğrafları ile tehdit ettiği, olaydan bir gün önce ise iş yerine çelenk gönderdiği iddia edildi. Öte yandan hayatını kaybeden talihsiz kadının 7 ay önce oğlunu kaybettiği, yakınlarının ise bu olay nedeniyle babadan şüphelendikleri öne sürüldü. "Çelenk göndermiş" Gülten Ürkmez’in kardeşi Şenay İnce, "O da içeride çürüsün. Benim yanımda söyledi. ’İkinci vaka yaşanacak, Gülten çocuklarını çek benim üzerimden’ dedi. Sonra beni aradı, ‘Bacım senin aklına ne geliyor?’ dedi. ‘Benim oğlumu o mu öldürdü?’ dedi. Bilmiyorum dedim. Benim bacım 7 ay önce evladını kaybetti. İşe gireyim kendimi avutayım dedi. İşe girdi, girince kocası, ‘Çık o işten’ dedi. Bacım da ‘Çıkmayacağım’ dedi. Kocası, ‘Çıkmayacaksan boşan’ dedi. O da, ‘Tamam 25 senelik evliyiz. Zaten hep bunu istiyordun, boşarım seni’ dedi. ’Madem istemiyorsun gelme’ dedi. Sonra bacımı tehdit etmiş. Silah paylaşmış, çelenk göndermiş iş yerine. Ama bacım hiç beklemiyordu, ’Yapmaz, yapamaz’ dedi. Ama kıydı bacıma" dedi. "Senelerdir huzursuz kızım" Senelerdir kızının şiddet gördüğünü söyleyen anne Gülseren İnce, "Benim kızımın kanı yerde kalmasın, adalet istiyoruz. Senelerdir aynı. Evlendiğinden beri huzursuz kızım. Dövüyor dövüyor sokağa atıyordu kızımı" diye konuştu. "Dedi ki, ’Acaba Berkan’ımı babası mı öldürdü?" Katil zanlısının 7 ay önce ölen oğlunu da öldürmüş olabileceğinden şüphe duyduklarını ifade eden Gülten Ürkmez’in kız kardeşi Gülderen İnce ise, "İkinci vaka dediği zaman benim bacım da aradı, dedi ’Acaba Berkan’ımı babası mı öldürdü?’ Sadece şüphe var içimizde, hiçbir şey bilmiyoruz. Elimizden ne geliyorsa. Benim bacım cıvıl cıvıldı. Sesimizi duyurun her yere" şeklinde konuştu.