GÜNDEM - 05 Şubat 2026 Perşembe 10:44

Depremde 2 kızı can veren acılı anne, evlatlarını kurtarabilmek için son ana kadar mücadele veren Mehmetçiğin emeklerini unutmuyor

A
A
A

 Hatay'da depremde iki kız evladını kaybeden ve kendisi enkazdan 8 saat sonra kurtarılan 55 yaşındaki acılı anne Selma Sönmez, deprem enkazından kızlarını kurtarmak için son ana kadar mücadele eden Mehmetçiklerin emeklerini depremin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen unutmuyor. Acılı anne Sönmez, "Devlet yoktu diyen, sesimizi duyan yoktu diyen insanları ben hiç anlayamıyorum. O kadar acı günler yaşadık ki bizi hiçbir zaman için gerçekten bırakmadılar" dedi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde en çok yıkıma uğrayan Hatay'da, binlerce bina yerle bir olurken yaklaşık 25 bin insan hayatını kaybetti. Asrın felaketine Antakya ilçesi Narlıca Mahallesi'nde yaşayan 55 yaşındaki Selma Sönmez ve ailesi, asrın felaketine evlerinde uyurken yakalandılar. Enkazdan 8 saat sonra kurtarılan Sönmez'in 21 yaşındaki kızı Feyza ve 27 yaşında kızı Hatice Nur enkaz altında kalarak can verdiler. Acılı anne Sönmez, iki evladını ve aynı bina enkazında bulunan 8 kişiyi kurtarmak için canla, başla mücadele eden Mehmetçiğin mücadelesini depremin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen unutamıyor. Evlatlarının cansız bedenlerini bulana kadar Mehmetçiğin enkaz başından ayrılmadığını ifade eden anne Sönmez, devlet yok diyenler için devletin var olduğunu iliklerine kadar hissettiğini söyledi.

Depremde 2 kızı can veren acılı anne, evlatlarını kurtarabilmek için son ana kadar mücadele veren Mehmetçiğin emeklerini unutmuyor

"Enkazdan oğlum beni çıkardıktan sonra ikimize daha sonrasında askerler yetişti ve binanın enkazına ilk yetişen askerlerimizdi"

Depremde iki evladı can veren acılı anne Selma Sönmez, yıkım anında ve kurtarılma anında yaşadıklarını anlatarak "Depremi Narlıca Mahallesi'nde 4 katlı aile apartmanında yaşandık. İki bekar kızım kendi odalarında yatıyorlardı ve biz de kendi odamızdaydık. O sırada depremi hissettik ama yataktan kalkamadık, üçüncü kat eşimle beraber üstümüzdeydi. Betonların altında sadece nefes almaya çalışıyorduk. Eşimle beraber hayatın son bulduğunu o anda hissettik. Şehadet ve tekbir getiriyorduk. Daha sonra oğlum bize yetişti. Rabb'im o gün o kadar çok hikmetini gösterdi ki, enkazın içerisinden telefonumuzu bulabildik. Eşim oğluma, ‘Oğlum biz enkazdayız, bize yetiş' dedi. Oğlum duvarları küçük yerde bulduğu taş parçasıyla kırmaya çalışıyordu. Dediğim gibi Rabb'imin hikmetiyle bir baktım ki kendi dışarıda gördüm, yarım saat daha kalsam ayaklarım ampute olabilirdi. Enkazdan oğlum bizi çıkardıktan sonra binanın enkazına ilk yetişen askerlerimizdi. Enkazda kalan çocuklarım, yeğenlerim ve kayınbiraderim hepsi enkazdalardı. Canlarımız önce rabbimizin sonra da işte askerlerimizin sayesinde enkazdan kurtarıldılar. Hiç bizden ayrılmadılar, bizi öğleye doğru çıkardılar. En son beşinci günü kızlarımı çıkarttılar" dedi.

Depremde 2 kızı can veren acılı anne, evlatlarını kurtarabilmek için son ana kadar mücadele veren Mehmetçiğin emeklerini unutmuyor

"Devlet yok diyenler için devletimizin var olduğunu iliklerimize kadar o gün hissettim"

Depremde enkaz altında kalan 21 yaşındaki ve 27 yaşındaki evlatlarını başta olmak üzere binanın enkazında olan 9 kişiyi kurtarmak için canla başla veren Mehmetçiğin mücadelesini anlatan Sönmez, "Feyza sağlık personeliydi eğitim araştırma hastanesinde, 21 yaşındaydı en küçük kızımdı. Diğer kızım da 27 yaşındaydı ve okul öncesi öğretmeniydi. Onlar beşinci günü cenazelerini aldık. Devlet yok diyenler için devletimizin var olduğunu iliklerimize kadar ben o gün hissettim. Oğlumla beraber onun arkadaşları olan askerler zaten oradaydı. Biz çıktığımızda askerler hep gelmişlerdi. Devlet yoktu diyen, sesimizi duyan yoktu diyen insanları ben hiç anlayamıyorum. O kadar acı günler yaşadık ki bizi hiçbir zaman için gerçekten bırakmadılar. Allah devletimizi her zaman için var etsin. Mehmetçiğimizin ayağına taş değmesin. Her gün akşam hava kararınca çalışmalar sona eriyordu, ben sabah olsun istiyordum çalışmalar yeniden başlasın diye. Çalışmalar yapılsın da çocuklarım kurtarılsın istiyordum. Geliyordum askerlere sarılıyordum. ‘Canlarım, çocuklarımı kurtaracaksınız değil mi' dediğimde ‘Tabii ki teyzeciğim sen merak etme, biz kurtaracağız çocuklarını sen hiç merak etme' diyorlardı. Mehmetçiğimizin mücadelesinde evlatlarım gibi kendilerine sarılıyordum. Çocuklarım beşinci günde cansız bedenleriyle enkazdan kurtarıldılar, onlar benden çok üzüldüler ve daha çok ağladılar. Çünkü benim orada çırpınışlarımı görüyorlardı, bir annenin feryadını görüyorlardı " ifadelerini kullandı.

Ramazan İlın - İlayda Korkmaz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Eski eşini öldürüp oğlunu yaralayan sanıktan ceza almamak için şok savunma Kocaeli’de boşandığı eşini öldürdüğü, oğlunu da yaraladığı gerekçesiyle yargılanan sanık suçlamaları kabul etmeyerek, "Yüce yaratıcı tarafından insanlara yol göstermek amacıyla gönderildim. Benden sonra kimse gelmeyecek. Yahudilerin beklediği kral, Hristiyanların beklediği Mesih ve Müslümanların beklediği Mehdi benim. Bunu devlet büyükleri de biliyor" dedi. Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 20 yıldan 32 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Olay, 27 Temmuz 2024’de Gölcük ilçesi Yeni Mahalle Kazım Karabekir Caddesi’ndeki apartmanda meydana geldi. İddiaya göre, eski eşi Sözen Tutci’nin (55) evine gelen Mustafa Y. (50), tabancayla ateş etti. Kurşunların hedefi olan kadın kanlar içinde yerde kalırken; Mustafa Y., oğlu Vedat Y.’yi (33) de bacağından vurdu. Vedat Y. de babasını, silahla ateş ederek yaraladı. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Sözen Tutci’nin hayatını kaybettiği belirlendi. Hastanedeki tedavisinin ardından gözaltına alınan Vedat Y., tekerlekli sandalye ile sevk edildiği adliyede adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ağır yaralanan Mustafa Y., Kocaeli Şehir Hastanesi’nde yaklaşık 1 ay süren tedavisinin ardından taburcu edildi. Gözaltına alınan Mustafa Y., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Baba ve oğlu hakkında dava açıldı Mustafa Y. hakkında, ’tasarlayarak kadına karşı ve boşandığı eşe yönelik kasten öldürme’, ’tasarlayarak alt soya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs’, ’konut dokunulmazlığını ihlal’, ’ruhsatsız ateşli silah ve mermi bulundurma ve taşıma suretiyle 6136 sayılı yasaya muhalefet’ suçlarından, oğlu Vedat Y. hakkında ise babasına yönelik eylemi için ’üst soya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan dava açıldı. Tasarlayarak eylemi gerçekleştirdi Olaya ilişkin Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın 4. celsesine devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanık Mustafa Y. ile avukatı katıldı. Savcı, sanık Mustafa Y’nin boşandığı eşi Sözen Tutci’ye yönelik husumet beslediğini ve bu husumetin olayın nedeni olduğunu belirtti. Mütalaada, sanığın Sözen Tutci’nin pornografik videolar çektirdiğini düşündüğü ve oğlu Vedat Y’nin kendi öz oğlu olmadığına inandığı ifade edildi. Bu nedenle sanığın, eşine ve oğluna karşı öldürme kastı oluşturduğu, silah temin ederek plan yapıp olay yerine geldiği kaydedildi. Ağırlaştırılmış müebbet ve ile 20 yıldan 32 yıla kadar toplamda hapis istemi Mütalaada; sanık Mustafa Y’nin Sözen Tutci’ye yönelik eylemi sebebiyle "Boşandığı eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, oğlu Vedat Y’ye yönelik tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçundan 14 yıldan 21 yıl hapse kadar cezalandırılmasını talep edildi. Ayrıca sanığın konut dokunulmazlığını ihlal suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar, vahim nitelikte silah bulundurma suçundan 5 yıldan 8 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Sanık Vedat Y. hakkında ise eylemin saldırıyı önlemeye yönelik olduğu değerlendirilerek meşru müdafaa kapsamında kaldığı ve ceza verilmesine yer olmadığı yönünde mütalaa verildi. "Yahudilerin beklediği kral, Hristiyanların beklediği Mesih ve Müslümanların beklediği Mehdi benim" Duruşmada, geçen celse istenen akıl sağlığı raporuna ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu tarafından kanaate varılamadığı, sanığın gözlem altına alınarak değerlendirilmesi gerektiğinin bildirildiği okundu. Bunun üzerine sanık, "Akıl sağlığım yerindedir. Yüce yaratıcı tarafından insanlara yol göstermek amacıyla gönderildim. Benden sonra kimse gelmeyecek. Yahudilerin beklediği kral, Hristiyanların beklediği Mesih ve Müslümanların beklediği Mehdi benim. Bu durum bana 2023’te tebliğ edildi. Bunu devlet büyükleri de biliyor. Ben bunu açıklamadan gelip beni almayacaklar. Ben bunu açıklamadan gelip beni almayacaklar. Benden mermi geçmez, inanmazsınız deneyelim. Tahliyemi istiyorum. Sözen’i ben öldürmedim, suçum yok " diye konuştu. Sanık Mustafa Y.; önceki celselerde verdiği savunmasında Sözen Tutci’nin Vedat Y. tarafından öldürüldüğünü iddia etmişti. Akıl sağlığı raporu için gözlem altında tutulacak Mahkeme heyeti, ATK ihtisas kararı gereğince sanığın gözlem altına alınarak düzenlenecek raporun mahkemeye gönderilmesine ve tutukluluğunun devamına karar verdi.