GÜNDEM - 27 Ocak 2026 Salı 09:34

Depremde 3 evladını kaybeden acılı anne, çocuklarının kendine emaneti olan torunlarıyla hayata tutundu

A
A
A

Hatay’da asrın felaketinde 3 evladı enkaz altında kalarak aileleriyle birlikte can veren Aliye Dağlı, enkazdan 4’üncü günde kurtulan kızının emaneti Emine ve enkazdan 9’uncu günde kurtulan oğlunun emaneti Alye ile hayata tutundu.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde en çok yıkıma uğrayan Hatay’da, binlerce bina yerle bir olurken yaklaşık 25 bin insan hayatını kaybetti. Asrın felaketine Antakya ilçesi Narlıca Mahallesi’nde yakalanan Aliye Dağlı’nın çocukları; Emel Dinç, Rıfat Dağlı ve Medine Çınar enkaz altında kalarak hayatlarını kaybettiler. Depremde 3 evladını kaybeden Dağlı’ya kızı Emel’den 14 yaşındaki Emine ve oğlu Rıfat’tan 4 yaşındaki Alye emanet kaldı. Depremde annelerini ve babalarını kaybeden Emine ve Alye, asrın felaketinden bu yana anneanne Aliye Dağlı ve dedeleriyle birlikte yaşamaya devam ediyorlar. Evlatlarına baktığı gibi torunlarına da bakan anneanne Dağlı, büyük toruna yemek yapmayı öğretirken küçük torunuyla boyama yapıyor. Depremden bu yana evlatlarının emanetleri olan torunlarına hem annelik hem de babalık yaptıklarını ifade eden anneanne Dağlı, ölene kadar torunlarına bakacaklarını ve kimseye vermeyeceklerini söyleyerek duygusal anlar yaşadı.

Depremde 3 evladını kaybeden acılı anne, çocuklarının kendine emaneti olan torunlarıyla hayata tutundu

"3 yıl boyunca onlara hem anne hem de baba olduk, ölene kadar torunlarıma bakarım ve kimseye torunlarımı vermem"

Depremden vefat eden evlatlarının emaneti olan 2 torununa ölene kadar bakacağını söyleyen Aliye Dağlı, "Ben Narlıca Mahallesi’nde oturuyordum, çocuklarım da Antakya merkezinde oturuyorlardı. Orada 1 oğlum ve 4 kızım yaşıyordu. Deprem zamanı çok zor günler yaşadık. Depremde kızlarım Emel Dinç, Medine Çınar ve oğlum Rıfat Dağlı’yı kaybettim. Torunlarımdan Alye 6 gün diğeri Emine ise 4 gün sonra enkazdan kurtardılar. Emine’nin annesi yaşıyordu ama Emine enkazdan çıktığında annesi Emel vefat etti. Torunlarımla çok iyi geçiniyoruz. Büyük torunum okula gidiyor, küçük torunum ise benimle birlikte kalıyor. Torunlarımla teselli oluyorum, acılar bitmez. Torunum Alye, babam ve annem nerede diye sorduğunda cennette diyorum. Torunum Emine’ye ise teyzesi durumu söyledi. Ben ve eşim torunlarıma bakıyorum. Allah’a çok şükür iyi bakıyorum. 3 yıl boyunca onlara hem anne hem de baba olduk. Ölene kadar torunlarıma bakarım, kimseye torunlarımı vermem. Kendi çocuklarıma nasıl baktıysam onları da beslerim. Keşke hiçbir şeyim olmasaydı da çocuklarım yanımda kalsaydı" dedi.

Depremde 3 evladını kaybeden acılı anne, çocuklarının kendine emaneti olan torunlarıyla hayata tutundu

"Enkaz altında 6. günde çıkarılan dayımın kızı Alye kuzenimle birlikte kalıyorum, kuzenim bana da kardeş oldu"

Anneannesi ve dedesinin kendisine yeniden aile olduğunu ifade eden Emine Dinç, depremde kendisiyle aynı acıları yaşayan kuzeni Alye’nin kardeş olduğunu ifade ederek "Deprem anında evde ailemle birlikte 5 kişiydik. Annem, babam ve iki kardeşimle birlikteydik. Deprem anında uyanık değildim. Deprem anında yukarıya baktığımda avize sallanıyordu. Ben direkt dış kapıya koşup baktığımda merdivenler aşağıya düşmüştü. Hemen annemleri uyandırdım. Biz annemle birlikte masanın altına girdik. Ben deprem anındayken anneme internetin kablolarını değmesin diye arka tarafa ittiğim sırada elime elektrik çarptı. Depremden sonra elimi bir süre kullanamadım. Enkaz altında 3 gün kaldım ve 4. günde çıkarıldım. Annem ve babam vefat etti. Anneannem ve dedem, benim için tekrardan bir aile oldular ve Allah’ıma çok şükür onlar hayatımdılar. Enkaz altında 6. günde çıkarılan dayımın kızı Alye kuzenimle birlikte kalıyorum, kuzenim bana da kardeş oldu. Ben onun ablası olarak sayılıyorum. Normal bir zaman geçiriyoruz. Birlikte çok güzel zamanlarım oluyor. Ben 9. sınıf öğrencisiyim ve hayalim elektrik elektronik mühendisi olmak istiyorum. Alye’yle boyama yapıyoruz ve ona yazı yazmayı öğretiyorum. Alye’ye hatta 3 yaşında kendi ismini yazmayı öğrettim. Anneannemle ve dedemle gayet iyi zaman geçiriyoruz. Anneannemle birlikte yapıyoruz, birlikte masa kuruyoruz. Onun sayesinde yemek yapmayı öğrendim. 6 Şubat’ın acısının tarifi yok, yaşamayan anlamaz" ifadelerini kullandı.

Depremde 3 evladını kaybeden acılı anne, çocuklarının kendine emaneti olan torunlarıyla hayata tutundu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Elazığ’da yakalanan 78 kilogram ağırlığındaki turna balığını iki kişi zor taşıdı Elazığ’ın Palu ilçesinde bulunan Murat Nehri’nde balıkçılar tarafından yakalanan 1 metre 71 santimetre uzunluğunda ve 78 kilogram ağırlığındaki turna balığını iki kişi zor taşıdı. Elazığ’da balıkçılar, Murat Nehri’nde 78 kiloluk dev bir turna balığı yakaladı. Yakaladığı dev turnayı kıyıya çıkaran balıkçılar, daha sonra balık işletmesine getirerek satışa çıkardı. Et halinde kilosu 500 liradan satışa çıkan balık, alıcılarını bekliyor. Yakalanan 1 metre 71 santimetre uzunluğunda ve 78 kilogram ağırlığındaki turna balığını, iki kişinin zor taşıdığı görüldü. Balığı Murat Nehri’nde yakaladıklarını aktaran balıkçı Ramazan Erdoğan, "78 kilogram ağırlığında 1 metre 71 santim boyundadır. Bu sezon gelen en büyük turna balığı oldu. Yağışlar başlarsa bunun daha büyüklerini bekliyoruz. Çok güzel bir balıktır. Et yapıp kilo halinde satacağız. Vatandaşların zaten turna balığına yoğun ilgisi var. Haberlere de düşmesiyle birlikte bu balığı görünce il dışından arıyorlar. Biz Elazığ halkına vermekten yanayız. Çünkü çok sevilen bir balık. Balığımızı et halinde temizleyip kilo halinde satacağız. Kilosunu 500 liradan vereceğiz. Kar yağdığından dolayı vatandaşların balığa rağbeti arttı. Kar yağışıyla birlikte balık daha da yağlanıyor. Bağışıklık sistemi için çok faydalı. Vatandaşlarımız bu konuda çok bilinçli. Haftada en az bir veya iki defa tüketiyorlar. Hamsi, istavrit, alabalık ve turna balıkları şuan da en fazla rağbet gören balıklardır" dedi. (MK-CK-