GÜNDEM - 25 Ocak 2026 Pazar 08:58

Depremde vefat eden babasının hayalleri için ter döken tekvandocu Ahmet, milli formayla çıktığı turnuvada Türk bayrağını göndere çektirdi

A
A
A
Depremde vefat eden babasının hayalleri için ter döken tekvandocu Ahmet, milli formayla çıktığı turnuvada Türk bayrağını göndere çektirdi

Hatay’da yaşayan 14 yaşındaki Ahmet Doğru, Romanya’da düzenlenen tekvando şampiyonasında derece yaparak milli sporcu olmayı hak etti. Depremde kaybettiği rahmetli babasının hayallerini gerçekleştirmenin buruk sevincini yaşayan Doğru, Türk bayrağını uluslararası şampiyonalarda dalgalandırmak istiyor.


Asrın felaketinde ağır hasar alan Hatay’da 25 bin insan vefat etmişti. Ölümün en fazla olduğu noktalardan olan Antakya ilçesi Güzelburç Mahallesi’nde bulunan 600 konutlarda da yaşayan 14 yaşındaki Ahmet Doğru ve ailesi, depreme enkaz altında kaldı. Depremde annesi, kardeşleriyle birlikte kurtarılan Ahmet, babası Ali Doğru’yu kaybetmenin hüznünü yaşadı. Depremden önce arkadaşların desteğiyle tekvando sporuna başlayan Ahmet, asrın felaketinin ardından yeniden babasının hayallerini gerçekleştirmek için ter dökmeye başladı. Geçtiğimiz yıl Ekim ayında düzenlenen Romanya Açık Taekwondo Turnuvası’na katılan Ahmet, bu turnuvada rakiplerini yenerek bronz madalyanın sahibi olmaya hak kazandı. Doğru, rahmetli babasının hayallerini gerçekleştirmenin buruk heyecanını yaşıyor.



"Maçlara çıktığımda da çok heyecanlanıyordum ama savaştım derecemi aldım ve milli sporcu oldum"


Romanya’daki tekvando turnuvasında bronz madalya kazanarak 14 yaşında milli sporcu olan Doğru, "Ben 14 yaşındayım, Antakya Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde öğrenciyim. Tekvando sporuna 6 yıl önce başladım ve hala devam ediyorum. Bu spora arkadaşlarım da gidiyordu ve onlar beni teşvik etti. Ben de o zaman başladım ve hala devam ediyorum. Romanya’nın Bükreş şehrinde uluslararası şampiyonaya katıldım. Şampiyonaya 14 ülkeden kendi branşımdan 16 sporcu arasında 3 maç kazanarak bronz madalya alarak 3’üncü oldum. Bu başarıyı hocalarıma ve arkadaşlarıma borçluyum. İnşallah daha çok başarı elde edeceğim. Başarılar için çok çalıştım, inandım ve azim ettim. Maçlara çıktığımda da çok heyecanlanıyordum ama savaştım derecemi aldım ve milli sporcu oldum. Milli sporcu olduğum için çok mutlu oldum, sevindim. Ailemi, arkadaşlarımı, hocalarımı, herkesi gururlandırdım. İnşallah daha büyük başarılar elde edeceğim" dedi.



"Rahmetli babamın en büyük hayali milli sporcu olup Dünya ve Avrupa dereceleri yapmamdı ve ben de çok çalışıp bu hayalleri gerçekleştireceğim"


Depremde kaybettiği babasının hayalini gerçekleştirmek için çok çalıştığını söyleyen milli sporcu Doğru, "Bundan sonraki hedeflerim içim daha çok çalışıp daha çok inanacağım. Gençler de Türkiye derecesi elde etmek, Uluslararası şampiyonada elde etmek ve ailemi gururlandırmak. Bunlar için çok çalışıyorum, azim ediyorum ve inanıyorum. İnşallah yurt dışlarına, dünya olimpiyatlarda bayrağımız dalgalandırıp İstiklal Marşı’mızı okuyacağım. Benim en büyük destekçim depremde vefat eden babamdı. Şimdiden annem, babaannem ve bütün de ailem destek çıktı, inşallah hepsini gururlandıracağım. Depremden üç yıl önceden başlamıştım, yapıyordum. Annem, babam, ben ve ablam evdeydik, yaşadığımız binamız yıkıldı. Babam enkaz altında kalarak rahmetli oldu. Şimdi hala bu spora devam ediyorum. İnşallah cennette babamı gururlandıracağım. Rahmetli babamın en büyük hayali milli sporcu olup Dünya ve Avrupa dereceleri yapmamdı. Ben de çok çalışıp bu hayalleri gerçekleştireceğim. Bu sporu herkese tavsiye ediyorum. Sokakta boş dolanmak yerine spora yapıp hayatını düzene koymak ve ailelerini gururlandırabilirler. Türk bayrağını dalgalandırmayı herkese teşvik ederim" ifadelerini kullandı.



Depremde vefat eden babasının hayalleri için ter döken tekvandocu Ahmet, milli formayla çıktığı turnuvada Türk bayrağını göndere çektirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Bebeklikte başladı, 33 yaşında üçüncü ameliyatla hayata döndü Trabzon’da yaşayan 33 yaşındaki Fatma Karabiber, geçirdiği üçüncü açık kalp ameliyatının ardından sağlığına kavuştu. Tıpta nadir görülen vakalardan biri olarak değerlendirilen operasyon, başarılı bir şekilde tamamlandı. Trabzon’un Maçka ilçesinde yaşayan Fatma Karabiber’in kalp hastalığı hikayesi henüz bebeklik döneminde başladı. Doğduktan sadece 2 ay sonra kalbinde delik olduğu belirlenen Karabiber, 2006 yılında doğuştan gelen karıncıklar arası delik ve pulmoner damar darlığı (ventriküler septal defekt ve pulmoner stenoz) nedeniyle ilk açık kalp ameliyatını geçirdi. Uzun yıllar bu hastalıkla mücadele eden Karabiber, 2014 yılında ise aort kapak darlığı ve subaortik membran nedeniyle ikinci kez ameliyat masasına yattı. Yıllar sonra yeniden ortaya çıkan şikayetler, üçüncü ve en kritik sürecin habercisi oldu. Göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikayetleriyle Medical Park Karadeniz Hastanesi’ne başvuran Karabiber’in yapılan tetkiklerinde aort damarının kök ve çıkan kısmında 55 milimetre çapında anevrizma tespit edildi. Hayati risk taşıyan bu durum üzerine üçüncü kez açık kalp ameliyatı kararı alındı. Gerçekleştirilen operasyonla genişleyen ve yırtılma riski bulunan aort damarının bozuk bölümü yapay damar ile değiştirildi. Ameliyat sonrası süreci iyi geçen Karabiber, operasyonun 8. gününde taburcu edilmeye hazırlanıyor. Yaşadığı zorlu süreci anlatan Fatma Karabiber, "Üçüncü ameliyatım çok şükür başarıyla geçti Tuncay Bey’in sayesinde, Allah razı olsun. İkinci ameliyatımı da ona olmuştum. Biraz zorlu bir ameliyat oldu ama yine başarılı bir ameliyat geçirdim. Ben çeşitli hastaneleri dolaştım bu süreçte fakat en güvendiğim doktorum Tuncay Bey’di. O yüzden yine ona gelerek kendimi teslim ettim. Allah razı olsun iyi bir ameliyat ile çok şükür hayattayım. Korkulu bir süreç geçirdim ama iyiyim çok şükür. Hastane ve personelleri ile her şey iyiydi" dedi. "Hayat mücadelemi bırakmadım" Kalp rahatsızlığı sürecinin bebeklik döneminde başladığını dile getiren Karabiber, "Benim hastane serüvenim 2 aylıkken başladı. Doğduktan 2 ay sonra kalbimin delik olduğunu öğrenmişler. 13 yaşında ameliyat olabildim. Beklenmedik bir şekilde ikinci kez kapak ameliyatı oldum. İlk ameliyatımı İstanbul’da olmuştum. Üçüncü kez ameliyat kararı alınınca açıkçası korktum. Üçüncü kez aynı masaya yatmak korkulu bir durumdu. Allah’a şükür ben doktoruma güvendim. Doktorumun sayesinde başaracağız dedim. Doktorumla birlikte başardık. Çok şükür, onun da emeğine sağlık. Allah razı olsun. Hayat mücadelemi bırakmadım. Çok şükür taburcu olmak üzereyim. Taburcu olup hayatıma devam edeceğim. Çok şükür ailemi bırakmadım. En çok annemi yalnız bırakmaktan korkuyordum. Şimdi hayata daha sıkı sarılacağım. Kendime daha iyi bakacağım. Tedavilerimi ve kontrollerimi aksatmayacağım. Bir daha ameliyat masasına yatmamak için elimden geleni yapacağım" şeklinde konuştu. "Üçüncü kere açık kalp ameliyatı nadir bir durumdur" Üçüncü kez gerçekleştirilen açık kalp ameliyatlarının son derece riskli olduğuna dikkat çeken Medical Park Karadeniz Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Tuncay Erden, "Hastamız nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayetiyle geldi. Daha önce 13 yaşındayken kalbinde delik artı akciğere giden damarda darlık vardı. Ondan dolayı ameliyat olmuştu. O ameliyattan yaklaşık yedi yıl sonra aort kapağında darlık ve aort damarının hemen altında doğuştan bir zar vardı. İkinci ameliyatında onu yapmıştık. İkinci kere açık kalp ameliyatı, ilk ameliyata göre 3-4 kat risklidir. Çünkü yapışıklar fazla oluyor, yırtılmalar ve kanamalar olabiliyor. Aradan 13 yıl geçtikten sonra bu sefer farklı bir hastalıkla karşımıza çıktı. Son yıllarda hasta tansiyon kontrollerini düzgün yaptırmadığı için aorttaki basınç artışına bağlı aort damarında aşırı genişleme ve neredeyse yırtılacak konuma gelmişti. Aort damarı 55 mm çapa ulaşmıştı. Aort damarını kapağın hemen üzerinden hem kök hem çıkan kısım hem de arküst dediğimiz beynine giden damarların olduğu bölgelere kadar değiştirmemiz gerekiyordu. Üçüncü kere kalp ameliyatları nadirdir. Bu benim üçüncü kere bu ameliyatı yapışım. Daha yeni yeni üçüncü kere kalp ameliyatlarına aşina olmaya başlıyoruz. Bu üçüncü hastamız, üçüncü hastamızın da ameliyatını başarılı bir şekilde yaptık. Tabii biz de korktuk ama gerekli bütün önlemleri aldık. Ameliyattan sonra hastamız bugün yedinci gününde. Gayet iyi, herhangi bir sorunla karşılaşmadık. Şifa ile taburcu etmeyi planlıyoruz" diye konuştu. "Yırtılma riski başlamıştı, zamanında müdahale ettik" Dr. Öğr. Üyesi Erden, sürecin oldukça riskli olduğunu ancak zamanında müdahale sayesinde başarılı sonuç elde edildiğini söyledi. Erden, "Aort damarı genişlemişti. Yırtılma ihtimali vardı, o yüzden ameliyat edecektik. Ama içeriden gördüğümüz kadarıyla bazı noktalardan yırtılma emareleri başlamıştı. Belki birkaç gün, birkaç hafta içerisinde yırtılacaktı. O zaman ameliyatın riski çok daha artacaktı. Burada tecrübe önem arz ediyor. Ekip çalışması ve bölümler arası uyum sayesinde başarılı olduk. Zorlu ameliyatlara alışığız ama bir sonraki hastada yine yeni bir adrenalin ve heyecan yaşıyoruz. Hastalarımızı sağlığına kavuşturmak istiyoruz. Fatma Hanım daha önceki hayatına geri dönecek. Ama bu sefer kontrollerini aksatmayacak. Tansiyonlarına daha dikkat edecek. Kan sulandırıcı ilaç kullanacak. Onların kontrollerini aksatmayacak" ifadelerini kullandı.
Erzurum Erzurum’da kadınlara kırmızılahana ve kereviz yetiştiriciliği eğitimi Erzurum’da 7 ilçeden 40 kadın çiftçiye "Kırmızılahana ve Kereviz Yetiştiriciliğinin Tanıtılması ve Yaygınlaştırılması Projesi" kapsamında eğitim verildi. Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı tarafından tarımsal yeniliklerin kadın çiftçiler tarafından öğrenilmesi, uygulanması ve kadın odaklı yaygınlaştırılması amacıyla Bakanlığa bağlı Araştırma Enstitüsü Müdürlükleri ve İl Müdürlükleri iş birliği ile "Kadın Çiftçiler Tarımsal Yeniliklerle Buluşuyor Programı" yürütülüyor. Erzurum İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitü Müdürlüğü işbirliği ile hazırlanan "Erzurum’da Kırmızılahana ve Kereviz Yetiştiriciliğinin Tanıtılması ve Yaygınlaştırılması Projesi" kapsamında Aziziye ve Palandöken ilçelerinde kadın çiftçilere eğitim verildi. 7 ilçeden 40 kadın çiftçinin katılım sağladığı eğitim sonrasında kadın çiftçiler katılım belgelerini Tarım ve Orman İl Müdürü Alpaslan Kenger, Aziziye İlçe Müdürü Abdulbaki Bakır, Palandöken İlçe Müdürü Serkan Tercan, Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü Muhammed Ali Kaya, Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitü Müdürlüğünden İsmail Fatih Çakırbay ve Abdullah Bakan’dan aldılar. Proje kapsamında eğitim alan kadın çiftçilere Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü tarafından kırmızılahana ve kereviz fideleri dağıtılacak. Fide dikiminden hasata kadar kadın çiftçilere teknik destek sağlanacak.