ÇEVRE - 29 Mart 2026 Pazar 09:02

Göç yolunda yorgun düşen Ebabil kuşlarına polisten yürek ısıtan şefkat

A
A
A
Göç yolunda yorgun düşen Ebabil kuşlarına polisten yürek ısıtan şefkat

Hatay’da göç yolculuğunda bitkin düşen 2 Ebabil kuşu, polis ekipleri tarafından korumaya alınarak tedavi edilmeleri için belediye ekiplerine teslim edildiler.


İskenderun ilçesi Şehit Pamir Caddesi’nde devriye atan polis ekipleri, cadde üzerinde yer alan inşaat alanında uçamaz halde 2 Ebabil kuşu buldu. Ebabil kuşlarını zarar görmelerine karşı koruma altına alan polis ekipleri, durumu belediye ekiplerine bildirdi. Ebabil kuşları, polis ekipleri tarafından tedavilerinin yapılması ve uçar hale gelmeleri için belediye ekiplerine teslim edildiler. Polis ekipleri duyarlılıklarıyla takdir topladılar.


Konuyla ilgili duyarlı davranış sergileyen trafik polisi Yücel, ’’Kuşları inşaatta bulduk, muhafaza altına aldık. Belediyeden veteriner hekimle görüştük. Sorumlular gelip teslim alacak’’ dedi.


Ebabil kuşlarının kurtarıldığı için mutlu olduğunu ifade eden Bülent Keskin, ’’ Ebabil kuşu bulunmuş, aynı zamanda adı kutsal kitapta geçen kuşlardan bir tanesidir. Kurtulduğuna sevindim, umarım yakın zamanda sağlığa kavuşurlar ve tekrar kanatları açıp uçarlar. Çok katlı otoparkın orada bulunmuş, iklim değişikliği ve kuşlar yollarından sapabilir, herşey olabilir ’’ dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Özer Matlı: "Orta doğu’daki gelişmeler tarım ve gıda piyasalarını etkiliyor" Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Orta Doğu’da derinleşen savaşın yalnızca enerji piyasalarını değil, tarım ve gıda zincirinin tamamını da etkilediğini söyledi. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, Hürmüz Boğazı’ndaki riskler ve gübre tedariğindeki kırılganlıkların maliyet baskısını artırdığını belirten Matlı, "Bu tablo, önümüzdeki dönemde gıda fiyatları üzerinde yeni bir artış dalgasını tetikleyebilir" dedi. Yaşanan gelişmelerin artık yalnızca enerji başlığı altında değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, jeopolitik krizlerin tarım sektöründeki etkisine dikkat çekti. Matlı, "Orta Doğu’daki savaş ortamı, petrol ve doğalgaz fiyatları üzerinden sanayiye; gübre, yem, lojistik ve navlun maliyetleri üzerinden de tarım ve gıda sektörüne yansıyor. Türkiye, ithalat ağırlıklı girdi yapısı nedeniyle bu tür jeopolitik kırılmalara karşı daha hassas bir konumda. Bugün enerjide yaşanan her dalgalanma, yarın tarlada maliyet, hasatta verim kaybı ve tezgâhta fiyat artışı olarak karşımıza çıkabiliyor. Bu noktada devletimizin süreçte sağduyulu bir politika izlemesi ve savaş ortamından uzak durma yönündeki yaklaşımı, risklerin yönetilmesi açısından önemli bir denge unsuru oluşturmaktadır" dedi. "Hürmüz Boğazı’ndaki risk gübre tedarikini de etkiliyor" Hürmüz Boğazı’nda son dönemde artan jeopolitik risklerin, yalnızca petrol sevkiyatını değil, tarımsal üretimin önemli girdilerinden olan gübre tedarikini de etkilediğine dikkat çeken Özer Matlı, "Bölgedeki gelişmeler, üre, amonyak ve benzeri kritik hammaddelere erişimde zaman zaman zorluklar yaşanmasına neden olabiliyor. Şubat ayından bu yana gözlemlenen bu tablo, gübre fiyatlarında yüzde 20-25 aralığında bir artışı beraberinde getirirken, akaryakıt fiyatlarının 70 lira seviyelerinde seyretmesi de üreticilerimizin maliyetlerini artırmaktadır" ifadelerini kullandı. Süreçte üretim tarafındaki dengeleri korumak adına atılan adımların kıymetli olduğunu vurgulayan Başkan Özer Matlı, "Bu noktada, 7 Mart’ta yayımlanan kararla üre gübresinde bazı ülkelerden yapılan ithalat için uygulanan yüzde 6,5’lik gümrük vergisinin tüm ülkeler için sıfırlanmasını, üreticilerimiz adına küçük de olsa moral verici bir destek olarak görüyoruz. Ancak tarımsal sürdürülebilirliğin devamı için bu tür önlemlerin zamanında alınması; sürecin dikkatle yönetilmesi, arz-talep dengesinin korunması, gıda fiyatlarında istikrarın sağlanması açısından kritik önem taşımaktadır" diye konuştu. "Orta Doğu pazarı ihracat açısından kritik önemde" Riskin sadece iç pazarla sınırlı olmadığını, Türkiye’nin gıda ihracatı için Orta Doğu’nun kritik bir kale olduğunu hatırlatan Başkan Matlı, "Hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektöründe önemli bir ihracat hacmine sahibiz ve bunun yaklaşık 4 milyar dolarlık kısmı Orta Doğu ülkelerine gerçekleştiriliyor. Özellikle Irak, sektörümüz açısından en büyük pazar konumunda yer alıyor. Süt ve süt ürünlerinde de benzer bir yoğunlaşma söz konusu. Bölge ülkeleriyle olan ticaretimiz, yaşanan her gerilimden doğrudan etkileniyor. Bu süreçte ihracat performansımızı korumak için pazar çeşitliliği hayati önem taşıyor" ifadelerini kullandı. "Yeni dönemde risk yönetimi kritik olacak" Bursa Ticaret Borsası olarak süreci yalnızca kısa vadeli bir piyasa dalgalanması olarak görmediklerini ve gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Başkan Özer Matlı, "Bundan sonraki dönemde şirketlerimiz için en kritik başlıklar; girdi tedarik güvenliği, pazar çeşitlendirmesi, maliyet yönetimi ve finansal dayanıklılık olacaktır. Artık ‘bekle-gör’ yaklaşımının değil, ‘erken önlem al, kaynağı çeşitlendir, riski dağıt’ anlayışının zorunlu hale geldiği bir dönemdeyiz. Üyelerimizin rekabet gücünü koruyacak, tedarik ve ihracat risklerini azaltacak ve tarım-gıda zincirinin dayanıklılığını artıracak çalışmalara odaklanmayı sürdüreceğiz" dedi.
Adana Seyhan Barajı’nda kapaklar açıldı: Çağlayan sular Seyhan Nehri ile buluştu Adana’da etkili olan yağışların ardından Seyhan Barajı’nda su seviyesi yükselince baraj kapakları kontrollü şekilde açıldı. Kapaklardan bırakılan suyun çağlayarak Seyhan Nehri ile buluşması, ortaya güzel görüntüler çıkardı. Geçen yıl mart ayında yüzde 65 doluluk oranına sahip olan Seyhan Barajı, bu yıl yağışların etkisiyle yüzde 82 seviyesine ulaştı. Artan su seviyesi nedeniyle kontrollü şekilde açılan kapaklardan akan suyun oluşturduğu manzara vatandaşların ilgi odağı oldu. Öte yandan, kent genelinde etkili olan yağışlar diğer barajlara da olumlu yansıdı. Tarımsal sulamada önemli rol oynayan Nergizlik Barajı’nda doluluk oranı yüzde 29’dan yüzde 93’e yükseldi. Geçen yıl su seviyesi yüzde 14’e kadar düşen Kozan Barajı ise bu yıl yüzde 60 doluluğa ulaştı. Tarımsal sulamanın yanı sıra hidroelektrik enerji üretimi de sağlayan Yedigöze Barajı’nda doluluk oranı yüzde 100’e çıkarken, kentin içme suyu ve sulama ihtiyacını karşılayan Çatalan Barajı’nda da doluluk oranı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 70’ten yüzde 100’e yükseldi. Barajlardaki doluluk oranlarının artması hem tarımsal üretim hem de enerji ihtiyacının karşılanması açısından umut olurken, Seyhan Barajı kapaklarından akan suların oluşturduğu görsel şölen Adana’da doğanın gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.