ASAYİŞ - 28 Ocak 2026 Çarşamba 09:15

Hatay’da hatalı park denetimi

A
A
A
Hatay’da hatalı park denetimi

Hatay Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, İstiklal Caddesi’nde trafik düzeninin sağlanması ve hatalı parkların önlenmesi amacıyla denetim ve bilgilendirme çalışması yaptı.


Trafik düzeninin sağlanması ve vatandaşların huzur ile güven içerisinde seyahat edebilmesi amacıyla Hatay Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından İstiklal Caddesi’nde trafik düzenlemesi ve hatalı park denetimi yapıldı.


Denetimler kapsamında sürücülere park etme ve duraklama kuralları hakkında bilgilendirme yapılırken, hatalı parklanmaya müdahale edilerek trafik akışının hızlandırılması sağlandı. Ekipler, hatalı parklarla mücadelenin mobil park ihlal tespit aracı kullanılarak sürdürüldüğünü bildirdi.



Hatay’da hatalı park denetimi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Isparta Tuz Gölü’nün dayanıklı bitkileri çorak toprakları yeniden canlandırmak için inceleniyor Isparta’da Tuz Gölü Havzası’nda yetişen halofit bitkilerin tuzlu toprakların ıslahında kullanılıp kullanılamayacağı araştırılıyor. Bu bitkilerin biyokimyasal içerikleri de incelenerek, tıp, eczacılık, kozmetik ve gıda gibi alanlarda yüksek değerli bileşenlere dönüştürülme potansiyelinin yanı sıra antikanser özelliklerinin belirlenmesi hedefleniyor. Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Göktürk Baydar yürütücülüğündeki "Tuz Gölü Havzası’nda Yetişen Bazı Halofit Bitki Türlerinin Tuzlu Toprakların Islahı ve Yüksek Değerli Metabolit Kaynağı Olarak Değerlendirilme Potansiyellerinin Belirlenmesi" adlı çalışma, TÜBİTAK’ın bu yıl desteklediği projeler arasında yer aldı. Projede Tuz Gölü Havzası’na doğal olarak uyum sağlamış halofit bitki türlerinin topraktaki tuzu bünyelerine çekme kapasiteleri araştırılarak, tuzlanma nedeniyle verimliliği düşen tarım alanlarının bitkisel yöntemlerle yeniden üretime kazandırılması amaçlanıyor. Ayrıca bu bitkilerin tuz stresine karşı geliştirdiği fizyolojik ve biyokimyasal adaptasyon mekanizmaları da detaylı olarak incelenecek. Halofit bitkiler yüksek katma değerli ürüne dönüştürülecek Halofit bitkiler, yüksek tuz içerikleri nedeniyle gıda veya hayvancılıkta doğrudan kullanılamıyor. Bu nedenle proje, bu bitkilerin biyokimyasal içeriklerinin belirlenmesine ve tıp, eczacılık, kozmetik, gıda ve parfümeri gibi alanlarda doğal katkı maddesi, antioksidan, antimikrobiyal ya da antikanser bileşen olarak kullanılabilirliklerinin değerlendirilmesine odaklanıyor. Kanser tedavisinde kullanılabilecek bitkisel bileşenlerin antikanser potansiyeli de bilimsel yöntemlerle incelenecek. Elde edilecek verilerle halofit türlerinin tarımsal atık olmaktan çıkarılarak, yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Tuzlanmış tarım alanları yeniden üretime kazandırılacak Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Göktürk Baydar, "Yaklaşık 3 yıllık bir süreci kapsayacak olan bu proje, Aksaray Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi ve mensubu olduğum Üniversiteden değerli akademisyen arkadaşlarımızla birlikte yürütülecektir. Multidisipliner bir anlayışla hazırladığımız bu projenin temel amacı, doğal ya da insan kaynaklı yanlış uygulamalar sonucu tuzlanarak tarım toprağı özelliğini yitiren alanların ıslah edilerek yeniden tarıma kazandırılmasıdır" dedi. "Bitkilerle tuzlu toprakları iyileştirmeyi hedefliyoruz" Prof. Dr. Baydar, halofit bitkilerin topraktaki tuzu bünyelerine çekme gücüne dikkat çekerek, "Bu kapsamda toprak ıslahında bitkileri kullanmayı planlıyoruz. Çünkü bazı bitkiler, topraktaki tuzu absorbe ederek bünyelerinde biriktirme kapasitesine sahiptir. Biz de bitkilerin bu özelliklerinden yararlanarak tuzluluk gibi önemli bir stres faktörüne karşı topraklarımızı iyileştirmeyi ve yeniden tarıma kazandırmayı hedefliyoruz. Çalışmamızda özellikle Tuz Gölü Havzası gibi ekstrem ve tuzlu toprak koşullarına adapte olmuş türleri değerlendirmeyi amaçlıyoruz. İçerisinde endemik türlerin de bulunduğu 10 farklı bitki türünün topraktaki tuzu bünyelerine alma ve biriktirme kapasitelerini inceleyerek, bu türlerin tuzlu toprakların ıslahında ne derece kullanılabilir olduğunu belirlemeye çalışacağız" şeklinde konuştu. "Tarımsal atığı yüksek katma değerli ürüne dönüştürmeyi planlıyoruz" Halofit bitkilerin ekonomik değerine yönelik çalışmaları anlatan Baydar, "Bu bitkiler yüksek tuz içeriğine sahip olduklarından insan veya hayvan beslenmesinde doğrudan kullanılamamaktadır. Bu nedenle toprak ıslahı için kullandığımız bitkileri hasat sonrası tarımsal atık olmaktan çıkarıp ekonomiye kazandırmaya yönelik çalışmalar da planladık. Bu kapsamda üzerinde çalışacağımız bitkilerin şimdiye kadar biyokimyasal açıdan detaylı bir analizinin yapılmadığını gördük. Öncelikle bu türlerin biyokimyasal içeriklerini ortaya çıkaracağız. Ardından tıp, eczacılık, gıda, kozmetik ve parfümeri gibi alanlarda yüksek katma değerli metabolit kaynağı olarak kullanılabilme potansiyellerini değerlendireceğiz. Tıp ve kozmetikte kullanılan hammaddelerin büyük çoğunluğunun bitkisel kökenli olduğu bilinmektedir. Biz de bu bitkileri tarımsal atık olmaktan çıkararak doğal katkı maddesi, doğal antioksidan kaynağı ya da değerli bileşenler olarak kullanılabilir hale getirip getiremeyeceğimizi araştıracağız. Ayrıca insan patojenlerine karşı etkilerini belirlemek için antimikrobiyal analizler yapacağız. Günümüzün önemli sağlık sorunlarından biri olan kansere yönelik olarak da, kolay ulaşılabilir, ekonomik ve etkili bileşenlere sahip bitkilerin antikanser potansiyelini değerlendireceğiz. Bunun yanı sıra, hem tıp hem de kozmetik alanında kullanılmak üzere bu bitkilerden elde edilen ekstraktların yara iyileştirici ve cilt üzerindeki etkilerini belirlemeye yönelik analizler gerçekleştireceğiz" ifadelerini kullandı. Tuz toleransının sırları araştırılacak Projenin bilimsel hedeflerini özetleyen Prof. Dr. Baydar, "Projemizin bir diğer önemli amacı ise tuz stresine karşı bitkisel adaptasyon ve toleransın altında yatan fizyolojik ve biyokimyasal mekanizmaları ortaya çıkarmaktır. Özetle tuzlu toprakları bitkiler aracılığıyla ıslah edebilir miyiz ve ıslah için kullanılan bu bitkileri ekonomiye kazandırabilir miyiz? Çalışmamızın temel amacı bu sorulara bilimsel yanıt üretmektir. Yaklaşık 3 yıl sürecek olan projemizin sözleşmesinin önümüzdeki birkaç ay içinde imzalanmasını öngörüyoruz" diye konuştu. Genç araştırmacılar için büyük bir deneyim fırsatı Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü’nde doktora eğitimi gören İlknur Albayrak, "Biz, daha önceki proje çalışmalarında olduğu gibi Nilgün hocamızın danışmanlığında birçok projede yer alma fırsatı bulduk. Şu anda desteklenmeye hak kazanan bu projede de hem yazım aşamasında hem laboratuvar çalışmalarında hem de sonuçların raporlanması sürecinde hocamızın bize yer vermesi, bizim için büyük bir gurur kaynağıdır. Bu projede daha çok laboratuvar analizlerinde hocamıza destek olmak amacıyla bulunuyoruz. Bu süreç, bizim için çok değerli bir deneyim niteliği taşıyor. Proje disiplinini, laboratuvar çalışmalarını ve araştırma kültürünü öğreniyor olmayı, akademik hayata adım atmadan önce bizim açımızdan büyük bir şans olarak değerlendiriyorum" şeklinde konuştu.
Antalya Kepez Belediyesi sağanak yağışlara karşı seferber oldu Kepez Belediyesi, Antalya’da 22 Ocak Perşembe gününden itibaren etkili olan sağanak yağışlar süresince, 340 personeliyle sahada görev aldı. Kepez Belediyesi’nin Fen İşleri Müdürlüğü, Temizlik İşleri Müdürlüğü, Park ve Bahçeler Müdürlüğü, Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü ekipleri, yağışların başladığı andan itibaren sahada koordineli ve etkin bir çalışma yürüttü. Vatandaşların can ve mal güvenliğini korumak amacıyla toplam 340 personel ve çok sayıda iş makinesiyle sahada aktif olarak görev yapan ekipler, su baskın riski bulunan noktalara anında müdahale etti. Yağış süresince vatandaşlardan gelen 150 ihbarın tamamına hızlı bir şekilde yanıt verildi. Bu sayede muhtemel taşkınlar ve ulaşımda yaşanabilecek aksaklıklar önlendi. Kepez Belediyesi ekipleri, 7/24 esasına göre hazır bekleyerek çalışmalarını aralıksız sürdürdü. Günün her saatinde yapılan çalışmalarda mazgal temizliği, su tahliyesi ve drenaj kontrolleri titizlikle gerçekleştirildi. Kepez Belediyesi’nin yağış öncesinde gerçekleştirdiği altyapı yatırımları ve önleyici çalışmalar, sürecin sorunsuz atlatılmasında önemli bir rol oynadı. Kepez’in her mahallesindeki mazgallar daha öncesinde titizlikle temizlendi. Eski ve yetersiz drenaj hatları beton box sistemleriyle yenilendi. Ayrıca Ay Deresi, Şelale Mahallesi, Varsak Demirel Mahallesi ve Tek Sarnıç Parkı’nda yapılan drenaj sistemleri ile dere yataklarında yapılan ıslah çalışmaları, yoğun yağışın etkilerini minimize etti. Ekipler, muhtemel risklere karşı da sürekli hazırda bekledi. Belediye yetkilileri, hava şartlarını anlık olarak takip ederek gerekli müdahaleleri gerçekleştirdi. "Vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği her zaman önceliğimiz" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, yürütülen çalışmalara ilişkin yaptığı açıklamada, önleyici belediyecilik anlayışına vurgu yaparak şunları söyledi: "Vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği her zaman önceliğimiz. Yağış öncesinde yaptığımız altyapı, drenaj ve dere ıslah çalışmalarının ne kadar önemli olduğunu bu süreçte bir kez daha gördük. Ekiplerimiz, gece gündüz demeden sahada görev alarak herhangi bir mağduriyet yaşanmaması için büyük bir özveriyle çalıştı. Kepez’i afetlere karşı daha dirençli bir kent haline getirmek için yatırımlarımıza ve hazırlıklarımıza kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.
Aydın Buharkent ilek bahçesinde hazırlıklar sürüyor Aydın’ın Buharkent ilçesinde yürütülen proje ile 20 dönümlük alanda kurulan ikinci etap ilek bahçesinde hazırlıklar sürüyor. Aydın’ın önemli tarımsal ürünlerinden incirde verim ve kaliteyi artırmak amacıyla başlatılan "İncirde Verim ve Kalite Seferberliği" projesi, somut adımlarla büyümeye devam ediyor. Proje kapsamında Buharkent ilçesinde ikinci etap ilek bahçesi kurulumu sürüyor. Aydın Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB), Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Buharkent Belediyesi iş birliğinde yürütülen projenin ikinci aşaması, Buharkent ilçesi Feslek Mahallesi’nde uygulanıyor. Kurulumu devam eden 2. Etap İlek Bahçesi alanında, Aydın İl Tarım ve Orman Müdürü Ayhan Temiz yerinde incelemelerde bulundu. Projenin ilk etabında, 2025 yılı içerisinde Buharkent’e bağlı Ortakçı Mahallesi’nde 17 dönümlük alanda 400 adet ilek fidanı toprakla buluşturulmuştu. 2026 yılında hayata geçirilen ikinci etapta ise Feslek Mahallesi’nde 20 dönümlük alanda 500 adet ilek fidanının dikimi planlandı. Fidan dikim çalışmalarının aralıksız devam ettiği bildirildi. Kurulan örnek ilek bahçeleri sayesinde üreticilerin sağlıklı ve yeterli ilek teminine daha kolay ulaşmasının hedeflendiği belirtilirken, bu sayede Aydın genelinde incirde verim ve kalite artışının sağlanmasının amaçlandığı ifade edildi. Aydın’da bir ilk olma özelliği taşıyan projenin, başta Buharkent olmak üzere bölgedeki tüm incir üreticilerine önemli katkı sağlaması bekleniyor.
Aksaray Bakan Uraloğlu, "Süreci sekteye uğratmak isteyenlere asla müsaade etmeyeceğiz" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Terörsüz Türkiye sürecini sekteye uğratmak isteyenlere asla müsaade etmeyeceklerini söyledi. Aksaray’a gelen Bakan Uraloğlu, Ortaköy ilçesindeki çevre yolu açılışının ardından kent merkezindeki bir otelde iş dünyası ve STK başkanları ile bir araya geldi. Toplantıda terörle mücadele çerçevesinde yapılan çalışmaları değerlendiren Uraloğlu, "Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde samimi, liyakatli, gayretli, ülke sevdalısı olarak biz yolumuza devam ediyoruz. Milletimizin bize verdiği güven ve destek ile. Kaldı ki Aksaray bunların en başında gelir. Bakın, bu yürütmüş olduğumuz Terörsüz Türkiye süreci var. Bu sürecin ne kadar kıymetli olduğunu şu 10-15 günlük süreçte bile hep birlikte görüyoruz. Çok kıymetli bir süreçtir. Bazen bazı eleştirilerle karşılaşıyoruz. İyi niyetli olup da gerçekten görülen bir yanlışı eleştirene hiç diyeceğimiz yok. Dinlemek ve varsa gereğini yapmakla mükellefiz. Ama genel anlamda baktığımızda, ‘bu süreci nasıl sabote ederiz?, nasıl rayından çıkarırız?’ diye gayretlerin olduğunu görüyoruz. Bakın, ben şimdi size kabaca bir rakam söylemiş olayım. 2.5 trilyon dolarlık bir maliyeti var terörün Türkiye’ye. Onunla ülkemize neler yapabilirdik. Sadece şu kadarını söyleyeyim, onun 3’te 1’i ile 2053 yılında öngördüğümüz Türkiye’nin ulaştırma altyapısını bugünden inşa etmiş olurduk. Dolayısıyla bu süreci sekteye uğratmak isteyenlere biz asla müsaade etmeyeceğiz. Allah’ın izniyle yolumuza net bir şekilde devam edeceğiz. Her adımda birlik ve beraberliğimizi inşallah güçlendirerek yolumuza devam edeceğiz. Ne içeriden ne de dışarıdan gelen hiçbir engel bizi bu yolumuzdan alamayacaktır. Kardeş olduğumuz sürece, öyleyiz çok şükür; dini, dili, ırkı ne olduğundan bağımsız, yani ’yaratılanı Yaratandan ötürü sevmek’ yaklaşımıyla biz ülkemizi sevmeye ve hizmet etmeye gayret ediyoruz" dedi. Toplantıya Vali Murat Duru’nun yanı sıra STK başkanları, siyasi parti yöneticileri ile iş adamları katıldı.